![]() |
Vatandasin Dusunce Kaosu
Saygideger arkadaslar;
Ben burada "basit" bir vatandas gozlemiyle, Turkiye'nin durum degerlendirmesini yapiyorum. Asker, ulkeyi korur, terorle savasir. Basbakan terorle "masaya oturur" Terorle savasan askere bu emri veren komutan, terorist olarak goz altina alinir. Askeri goz altina alan, polistir. Bir yargic, baska bir yargica dava acar. Bu dava sonucu yargic, gozaltina alinir. Bir avukat bunun kanuna aykiri oldugunu soyler. Birisi, "kimse yargiya mudahele edemez, yargi bagimsizdir" der. Birisi "yargi siyasete alet edinmistir" der. Birisi "yargi taraflidir" der. Basbakan, yargiyi "siyaset yapmakla" suclar. Tepe ust toplanir, iki asker ust serbest kalir. Cumhurbaskani ve surekasi, yargida "reform" ister. Icisleri bakaninin, ulkeye giren Amerikalilardan haberi olmaz. Birisi, darbe "onleme" tutuklamalari yaparken; baska birisi, bu harekete "darbe" der. Kisaca, basbakani "terorle isbirligi yapmak" tan suclanirken; basbakan terorle "savasan" askeri "teror zanlisi" olarak gozaltina alir. Buyrun, size cagimizin paradoksu; cozebilen varsa, beri gelsin. Var mi, bunun icinden; kanuni, yasal, anayasal, hukuki v.s. cikabilen! Bu ornekler, okyanusta damla, colde kumdur. Isteyen cogaltabilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
|
Saygideger ALKA;
Roma'da "a la turca". Neyin ne oldugu belli degil.-ALKA- Burasi bayagi ilginc, Turkiye de yerdeki tuvalete, "alaturka" lavabolu tuvalete "ala franka" denir. Ben buradaki, "turka" yi, Turk olarak dusunuyordum. Neyse, yeni bir sey daha ogrenmis olduk, bu da gunun kari olsun. Ben bunlari, ustelik vatandas gozuyle degerlendirdim. Yani, kendi bilgi, birikim, gozlem ve bilincimi katmadan. Cunku trajikomik durum o kadar aleniki, uzerinde dusunce uretmeye bile gerek yok.:argue: Bu isi, ancak bir "yaratici eli" duzeltecek, herhalde. Gerci dua eden pek yok, ama!:high5::evil: Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Türkiye'deki bu kaos yagmur duasi gibi bir duayla da gidecek tarzdan degil. Ama "her kaos kendi düzenini olusturur" deyimindeki gibi düsünürek ümit etmekten baska care kalmiyor gibi. Dipnot; Tabi "a la franga"' da Fransiz üsulu anlamina geliyor. A la turca mutfak, tuvalet , sanat veya a la franga mutfagi, tuvalet kültürü vs gibi... |
Saygideger arkadaslar;
Burada, bilhassa aile ici, fiziksel bir mudahele oldugunda ve mudahele edilenin kendisi, ya da onun adina baskasi, sikayette bulundugunda, mudahele eden kisiye cesitli yaptirimlar uygulanir. Bilhassa bunu bilen ve ogrenen etnik gruplarin kadinlari, bazan eslerini "cileden cikararak" "hadi vursana!" temelli bir dusunce uygularlar. Bu bir cesit, sosyal yasami olan ve bilgi edinmis olan, kadinlarin; erkegine karsi kullandigi hukuksal bir "silahtir" Turkiye'ye baktigimizda, hukumette aynisini uyguluyor, 1960, 1971 ve 1980 de darbe yapmis, askeri cileden cikararak "hadi vursana, darbe yapsana" diyor. Burada kadinlarin guveni hukuksal; peki Turkiye'de hukumetin guveni ne? Ya asker "cileden cikip" "vurursa" hukumeti, hangi hukuk kanunu, neye ve kime gore "koruyacak?" Bu konu da dusuncesi olan var mi? Ya da hukumet; uc farkli tecrube yasamis ve yasatmis askerin, eger kendisine cileden cikip vuramayacagini dusunuyorsa, bir bildigi mi var?, ya da vurursa, kendini neye guvenerek koruyacagini saniyor? Cevabi olan var mi? Politik/tarafli/duygusal cevaptan ziyade, mantikli cevaplar tercih edilir. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Diger bir durum da olasi bir darbeyi önlemek icin gayri ciddi bir Kürt acilimi yaparak Güneydogu'da da TSK gücünü kirmak ve Kürtleri bir ortak olarak kendi safhasinda görmek istedigi yatiyor da olabilir. Ama AKP'nin evdeki yaptigi hesap carsiya uymuyor ve bazi yerlerde geri adim atmak zorunda kaliyor. |
Saygideger ALKA;
Yani, bir cesit asker; bu AB'yi "onemsiyor" mu diyorsun? Bilirsin, koseye s1k1san fare, son bir can havliyle kediye saldirir. Sonuctan herkesin, kendine gore bir "yeter artik" i var. Ustelik, rejimin 1923 ten beri kanitlanmis, "guven kazanmis" "koruyucusu" ordudan bahsediyoruz ve bu ordunun toplumun gozundeki yerinden bahsediyoruz. Ordu toplumun gozundeki bu yerini kolay kolay kaybetmek istemez. Hele hele amac, TC'yi kuruldugu icerikte korumak olursa! Cunku boyle giderse, teroristle savasan askerin de "kafasi karisacaktir, onlara emir veren komutanlarin da. Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Ordu toplumun gozundeki bu yerini kolay kolay kaybetmek istemez dogru ama eger AKP mesela toplumun gözünü AB üyligine cevirir ve TSK'dan alikoyarsa, hatta darbelerin ne kadar kötü oldugu ve AB'ye girmemize engel oldugunu inandirabilmeyi basarirsa orduya bakis acisini göreceli sekilde degistirebilir ve güveni de azaltabilir. Gerek sol gerekse sag kesimde yüksek oranda 12 Eylül magduru bir kesim oldugu ve Kenan Evren'e duyulan yükselen antipatiyi hesaba alirsak bu ordunun bundan sonra darbe yapma ihtimalini ve halk destegini kaldirmazsa bile önemli ölcüde azaltir. Gelecek darbe az kabullenir olursa, bundan sonraki darbeler gitgide hic kabullenemez olabilir. Ama iki kesim icin de gelecek icin planlar yapilamaz. Darbe olasiligi her ülke icin degisen sartlara göre az dahi olsa vardir. Ben sahsen darbelerin artik hic olmamisini, secmen kesimin politik bilinclenmesini ve demokratiklesmesini istedigimden darbeleri savunmuyorum ve red ediyorum. Son karari halk vermeli ve hükümet devrilecekse bunu da halk kendi eliyle sandikta yapmali. |
Saygideger ALKA;
Birisi, darbe "onleme" tutuklamalari yaparken; baska birisi, bu harekete "darbe" der. -e.i.- Belki farketmissindir, tartismak icin degil; senin goruslerini ogrenmek icin soruyorum. Peki alintimdaki "hukumet darbesi" konusuna nasil bakiyorsun? Yani siyasi iktidarin; simdilik "ele gecirdigi", cumhurbaskanligi, basbakanlik, meclis, yurutme, yasama ve..... herkesin "endisesi/dusuncesi" temelli yargi da sira oldugu, polis-asker catismasi, kimilerine gore "fasizmin ayak sesleri", kurulacak cemaat toplumu v.s. Birde sence, bunlar RTE'nin mi, bir uygulamasi, yoksa "disaridan/gaipten" gelen direktif/emirlerin mi, yerine getirilmesi? Demokrasi mi?, yoksa tek sesli diktatorlugun ayak sesleri mi? Saygilarimla; evrensel-insan |
Alıntı:
Alıntı:
Bu misyon su kadar berrak planli hesapli bir misyon da degil. Bir vizyon var ama vizyonu ayakta tutan da sadece bir vizyon. Daha o da tam olarak ne istedigini bilmiyor, daha önemlisi nasil gerceklesebilecegini ve de gercekelsebilir olup olmayacagini tam olarak bilmiyor gibi. Üstelik sartlar ve cevresel tepkiler onu da degistiriyor. Bir sürünün basi ama sürü onu yöneltebiliyor da. Simdi soru acaba RTE, elindeki gücleri ve onunla ne yapacagini görüp o araladigi kapidan gercekten iceri girip bir "sultan" olacak mi? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:01 . |