
26-02-2010, 05:09
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Vatandasin Dusunce Kaosu
Saygideger arkadaslar;
Ben burada "basit" bir vatandas gozlemiyle, Turkiye'nin durum degerlendirmesini yapiyorum.
Asker, ulkeyi korur, terorle savasir.
Basbakan terorle "masaya oturur"
Terorle savasan askere bu emri veren komutan, terorist olarak goz altina alinir.
Askeri goz altina alan, polistir.
Bir yargic, baska bir yargica dava acar.
Bu dava sonucu yargic, gozaltina alinir.
Bir avukat bunun kanuna aykiri oldugunu soyler.
Birisi, "kimse yargiya mudahele edemez, yargi bagimsizdir" der.
Birisi "yargi siyasete alet edinmistir" der.
Birisi "yargi taraflidir" der.
Basbakan, yargiyi "siyaset yapmakla" suclar.
Tepe ust toplanir, iki asker ust serbest kalir.
Cumhurbaskani ve surekasi, yargida "reform" ister.
Icisleri bakaninin, ulkeye giren Amerikalilardan haberi olmaz.
Birisi, darbe "onleme" tutuklamalari yaparken; baska birisi, bu harekete "darbe" der.
Kisaca, basbakani "terorle isbirligi yapmak" tan suclanirken; basbakan terorle "savasan" askeri "teror zanlisi" olarak gozaltina alir.
Buyrun, size cagimizin paradoksu; cozebilen varsa, beri gelsin.
Var mi, bunun icinden; kanuni, yasal, anayasal, hukuki v.s. cikabilen!
Bu ornekler, okyanusta damla, colde kumdur. Isteyen cogaltabilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-02-2010, 05:47
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
|
Asker, ulkeyi korur, terorle savasir.
Basbakan terorle "masaya oturur"
Terorle savasan askere bu emri veren komutan, terorist olarak goz altina alinir.
Askeri goz altina alan, polistir.
Bir yargic, baska bir yargica dava acar.
Bu dava sonucu yargic, gozaltina alinir.
Bir avukat bunun kanuna aykiri oldugunu soyler.
Birisi, "kimse yargiya mudahele edemez, yargi bagimsizdir" der.
Birisi "yargi siyasete alet edinmistir" der.
Birisi "yargi taraflidir" der.
Basbakan, yargiyi "siyaset yapmakla" suclar.
Tepe ust toplanir, iki asker ust serbest kalir.
Cumhurbaskani ve surekasi, yargida "reform" ister.
Icisleri bakaninin, ulkeye giren Amerikalilardan haberi olmaz.
Birisi, darbe "onleme" tutuklamalari yaparken; baska birisi, bu harekete "darbe" der.
|
Bizim insanlar icin alisik ve normal bir durum. Ama batili gözüyle bakinca tam bir arap saci veya 1001 gece masallari gibi karmakarisik. Londra'da buna herhalde "turkish made" diyorlardir, Berlin'de "getürkt" (önyargili bir terim olan Türk usulü hile yapma anlaminda) ve Paris'te veya Roma'da "a la turca". Neyin ne oldugu belli degil. Bilmem kac sene Almanya gibi bir yabanci ülkede yasiyorum böyle seylere tanik olmadim, Türkiye'de ise bu gündelik bir olay. Bu tür olaylar Almanya'da siklasmaya baslasaydi bu ülkeden kacma yollarini aramaya baslamistim bile herhalde. Türk insani bütün bunlara nasil katlaniyor ve borsalar cökmüyor gercekten biraz hayret verici biraz da takdir edici bir durum. Insanlarimiz her seye ragmen yasiyor ve direniyor. Umarim buradaki oldugu gibi huzurlu, güvenli, yerine oturmus ve adil bir politik yasam Türkiye'deki insanlarimiza da nasip olur. Acik söylemek gerekirse ben son olanlar yüzünden burada disarida yasadigim halde cok endiseleniyorum. Hayra alamet degil bunlar.
|

26-02-2010, 06:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger ALKA;
Roma'da "a la turca". Neyin ne oldugu belli degil.-ALKA-
Burasi bayagi ilginc, Turkiye de yerdeki tuvalete, "alaturka" lavabolu tuvalete "ala franka" denir. Ben buradaki, "turka" yi, Turk olarak dusunuyordum. Neyse, yeni bir sey daha ogrenmis olduk, bu da gunun kari olsun.
Ben bunlari, ustelik vatandas gozuyle degerlendirdim. Yani, kendi bilgi, birikim, gozlem ve bilincimi katmadan. Cunku trajikomik durum o kadar aleniki, uzerinde dusunce uretmeye bile gerek yok.
Bu isi, ancak bir "yaratici eli" duzeltecek, herhalde. Gerci dua eden pek yok, ama! 
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Konu evrensel-insan tarafından (26-02-2010 Saat 06:09 ) değiştirilmiştir.
|

26-02-2010, 06:23
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı
Saygideger ALKA;
Roma'da "a la turca". Neyin ne oldugu belli degil.-ALKA-
Burasi bayagi ilginc, Turkiye de yerdeki tuvalete, "alaturka" lavabolu tuvalete "ala franka" denir. Ben buradaki, "turka" yi, Turk olarak dusunuyordum. Neyse, yeni bir sey daha ogrenmis olduk, bu da gunun kari olsun.
Ben bunlari, ustelik vatandas gozuyle degerlendirdim. Yani, kendi bilgi, birikim, gozlem ve bilincimi katmadan. Cunku trajikomik durum o kadar aleniki, uzerinde dusunce uretmeye bile gerek yok.
Bu isi, ancak bir "yaratici eli" duzeltecek, herhalde. Gerci dua eden pek yok, ama! 
Saygilarimla;
evrensel-insan
|
Turca sözcügü hakkinda dedikleriniz yanlis degil sayin evrensel-insan. Türk anlamina geliyor. a la Turca ise türk üsulu anlaminda kullanilir.
Türkiye'deki bu kaos yagmur duasi gibi bir duayla da gidecek tarzdan degil. Ama "her kaos kendi düzenini olusturur" deyimindeki gibi düsünürek ümit etmekten baska care kalmiyor gibi.
Dipnot;
Tabi "a la franga"' da Fransiz üsulu anlamina geliyor. A la turca mutfak, tuvalet , sanat veya a la franga mutfagi, tuvalet kültürü vs gibi...
|

26-02-2010, 06:29
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger arkadaslar;
Burada, bilhassa aile ici, fiziksel bir mudahele oldugunda ve mudahele edilenin kendisi, ya da onun adina baskasi, sikayette bulundugunda, mudahele eden kisiye cesitli yaptirimlar uygulanir.
Bilhassa bunu bilen ve ogrenen etnik gruplarin kadinlari, bazan eslerini "cileden cikararak" "hadi vursana!" temelli bir dusunce uygularlar. Bu bir cesit, sosyal yasami olan ve bilgi edinmis olan, kadinlarin; erkegine karsi kullandigi hukuksal bir "silahtir"
Turkiye'ye baktigimizda, hukumette aynisini uyguluyor, 1960, 1971 ve 1980 de darbe yapmis, askeri cileden cikararak "hadi vursana, darbe yapsana" diyor.
Burada kadinlarin guveni hukuksal; peki Turkiye'de hukumetin guveni ne? Ya asker "cileden cikip" "vurursa" hukumeti, hangi hukuk kanunu, neye ve kime gore "koruyacak?"
Bu konu da dusuncesi olan var mi? Ya da hukumet; uc farkli tecrube yasamis ve yasatmis askerin, eger kendisine cileden cikip vuramayacagini dusunuyorsa, bir bildigi mi var?, ya da vurursa, kendini neye guvenerek koruyacagini saniyor?
Cevabi olan var mi? Politik/tarafli/duygusal cevaptan ziyade, mantikli cevaplar tercih edilir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-02-2010, 06:48
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
|
Burada kadinlarin guveni hukuksal; peki Turkiye'de hukumetin guveni ne? Ya asker "cileden cikip" "vurursa" hukumeti, hangi hukuk kanunu, neye ve kime gore "koruyacak?"
Bu konu da dusuncesi olan var mi? Ya da hukumet; uc farkli tecrube yasamis ve yasatmis askerin, eger kendisine cileden cikip vuramayacagini dusunuyorsa, bir bildigi mi var?, ya da vurursa, kendini neye guvenerek koruyacagini saniyor?
|
AKP askerin darbe yapmamasi ve hükümeti devirmemesi icin AB üyeligi kozunu kullaniyor. AKP hükümetinin ilk yaptigi isin, AB üyeligine giris sürecine el atmasi ve ilerletmesinin bir tesadüf oldugunu düsünmüyorum. AB giris sürecini olabildigi kadar ileri götürü askeri bir darbeyi imkansiz hale getirmesi ve bu konuda da AB'yi arkasina almasi ile dengeler sivil otorite lehine dönüsebildi. Son yillarda Ab konusunda bir adim bile atilmadigi, hükümetin isteksiz gibi görünmesi, bunun yaninda Ab tüzüklerine ters gelen bir sekilde Suriye, Lübnan, Iran gibi ülkelere vize serbestiye vermesi, AB'yi pek ciddiye almamaya baslamasi ve de TSK ile yargiya el atmasi tabi ki hem AB'de hem de ana muhalefette "Erdogan acaba ne yapmak istiyor" diye süpheler de uyandiriyor.
Diger bir durum da olasi bir darbeyi önlemek icin gayri ciddi bir Kürt acilimi yaparak Güneydogu'da da TSK gücünü kirmak ve Kürtleri bir ortak olarak kendi safhasinda görmek istedigi yatiyor da olabilir. Ama AKP'nin evdeki yaptigi hesap carsiya uymuyor ve bazi yerlerde geri adim atmak zorunda kaliyor.
|

26-02-2010, 07:15
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger ALKA;
Yani, bir cesit asker; bu AB'yi "onemsiyor" mu diyorsun? Bilirsin, koseye s1k1san fare, son bir can havliyle kediye saldirir.
Sonuctan herkesin, kendine gore bir "yeter artik" i var. Ustelik, rejimin 1923 ten beri kanitlanmis, "guven kazanmis" "koruyucusu" ordudan bahsediyoruz ve bu ordunun toplumun gozundeki yerinden bahsediyoruz. Ordu toplumun gozundeki bu yerini kolay kolay kaybetmek istemez. Hele hele amac, TC'yi kuruldugu icerikte korumak olursa!
Cunku boyle giderse, teroristle savasan askerin de "kafasi karisacaktir, onlara emir veren komutanlarin da.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-02-2010, 08:00
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
|
Yani, bir cesit asker; bu AB'yi "onemsiyor" mu diyorsun?
|
Bazi konularda kismen de olsa önemsemesi gerekiyor. Zira silah sanayisi ve savunma teknolojisini kendisi üretmiyor ve bir bakima Batili ülkelerden satin aliyor veya gerekli olan bilgi transferi yüzünden Batili ülkelere bagimli. Sonra bir de T.C.'ni cagdas medeniyetler düzeyine ulastirma misyonu var. Arabistan'a ve Iran'a yönelemeyecegine göre haliyle Bati'ya yönelmesi gerekiyor. Üstelik TSK'nin son yillarda kendi silah teknolojisini üretmeye baslamasini Akp -Avrupa dayanisma eksenindeki bu gelisimlere bagliyorum. Yoksa TSK bilindigi gibi Avrupa'yi Nato'ya üyeligine ragmen cogu zaman "dis gücler" kategorisinde degerlendirir ve taviz germemeye özen gösterip bu konuda süphecidir.
Ordu toplumun gozundeki bu yerini kolay kolay kaybetmek istemez dogru ama eger AKP mesela toplumun gözünü AB üyligine cevirir ve TSK'dan alikoyarsa, hatta darbelerin ne kadar kötü oldugu ve AB'ye girmemize engel oldugunu inandirabilmeyi basarirsa orduya bakis acisini göreceli sekilde degistirebilir ve güveni de azaltabilir. Gerek sol gerekse sag kesimde yüksek oranda 12 Eylül magduru bir kesim oldugu ve Kenan Evren'e duyulan yükselen antipatiyi hesaba alirsak bu ordunun bundan sonra darbe yapma ihtimalini ve halk destegini kaldirmazsa bile önemli ölcüde azaltir. Gelecek darbe az kabullenir olursa, bundan sonraki darbeler gitgide hic kabullenemez olabilir. Ama iki kesim icin de gelecek icin planlar yapilamaz. Darbe olasiligi her ülke icin degisen sartlara göre az dahi olsa vardir. Ben sahsen darbelerin artik hic olmamisini, secmen kesimin politik bilinclenmesini ve demokratiklesmesini istedigimden darbeleri savunmuyorum ve red ediyorum. Son karari halk vermeli ve hükümet devrilecekse bunu da halk kendi eliyle sandikta yapmali.
Konu ALKA tarafından (26-02-2010 Saat 08:07 ) değiştirilmiştir.
|

26-02-2010, 09:13
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger ALKA;
Birisi, darbe "onleme" tutuklamalari yaparken; baska birisi, bu harekete "darbe" der. -e.i.-
Belki farketmissindir, tartismak icin degil; senin goruslerini ogrenmek icin soruyorum.
Peki alintimdaki "hukumet darbesi" konusuna nasil bakiyorsun?
Yani siyasi iktidarin; simdilik "ele gecirdigi", cumhurbaskanligi, basbakanlik, meclis, yurutme, yasama ve..... herkesin "endisesi/dusuncesi" temelli yargi da sira oldugu, polis-asker catismasi, kimilerine gore "fasizmin ayak sesleri", kurulacak cemaat toplumu v.s.
Birde sence, bunlar RTE'nin mi, bir uygulamasi, yoksa "disaridan/gaipten" gelen direktif/emirlerin mi, yerine getirilmesi? Demokrasi mi?, yoksa tek sesli diktatorlugun ayak sesleri mi?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

26-02-2010, 17:22
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990
|
|
|
Peki alintimdaki "hukumet darbesi" konusuna nasil bakiyorsun?
Yani siyasi iktidarin; simdilik "ele gecirdigi", cumhurbaskanligi, basbakanlik, meclis, yurutme, yasama ve..... herkesin "endisesi/dusuncesi" temelli yargi da sira oldugu, polis-asker catismasi, kimilerine gore "fasizmin ayak sesleri", kurulacak cemaat toplumu v.s.
|
Weimer Cumhuriyeti'nden ögrenilecek cok dersler var diye düsünüyorum. Darbe her zaman ordu tarafindan yapilmadigini, ama Türk insanlari bunu henüz yasamadigindan maalesef aci da olsa bunu yasayarak ögrenmek ve tecrübe etmek zorunda kalacaklarini düsünüyorum ve biraz da endise endiyorum. Umarim bu kadar vahim bir sey olmaz ama Türkiye'de son olanlarla fasizmin de kapisi acildi, erkler ayriligi fiil olarak imkansizlasiyor.
|
Birde sence, bunlar RTE'nin mi, bir uygulamasi, yoksa "disaridan/gaipten" gelen direktif/emirlerin mi, yerine getirilmesi? Demokrasi mi?, yoksa tek sesli diktatorlugun ayak sesleri mi?
|
Daha ziyade RTE'nin kendi misyonu ve uygulamasi oldugunu düsünüyorum ama bu misyonu sik sik gömlek degistirdiginden kendisi gibi degisken ve tam oturmamis. Bu disaridan ABD güdümlü, baskalarindan direktif ve emirler aliyor, BOP esbaskani gibi komplo teorilerine deger vermiyorum. Üstelik bir diktatör olmak isteyen kisi, emirleri veren ve emirlere uyuldugunu görmek isteyen bir diktatör olmak ister, baskasinin emirlerini yerine getiren bir kukla degil. Bu yüzden ne istediginin anlanmasi ve cözülmesi zor bir kisi.
Bu misyon su kadar berrak planli hesapli bir misyon da degil. Bir vizyon var ama vizyonu ayakta tutan da sadece bir vizyon. Daha o da tam olarak ne istedigini bilmiyor, daha önemlisi nasil gerceklesebilecegini ve de gercekelsebilir olup olmayacagini tam olarak bilmiyor gibi. Üstelik sartlar ve cevresel tepkiler onu da degistiriyor. Bir sürünün basi ama sürü onu yöneltebiliyor da. Simdi soru acaba RTE, elindeki gücleri ve onunla ne yapacagini görüp o araladigi kapidan gercekten iceri girip bir "sultan" olacak mi?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:20 .
|