![]() |
CHP’den TSK’ya Yeni Bir Siyasete Müdahale Gerekçesi
Geçenlerde CHP, TSK İç Hizmetler kanunun 35. maddesinin değiştirilmesi için bir kontratak yapmıştı.. Bu maddenin TSK'ya darbe yapmak için ek gerekçe sunduğunu, bu yüzden değiştirilmesi (kaldırılması değil!) gerektiğini söylemişti.
Sargon da bu konuyu foruma taşımıştı; http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=19944 Linkte de okuduğumuz gibi, Taraf gazetesi de söz konusu konuyu manşetine taşımış ve AKP'nin derhal bu konuya -kıvırtmadan- cevap vermesi gerektiğini söylemişti.. Sargon'un da dediği gibi, Taraf gazetesinden ve başköşe yazarı Ahmet Altan'dan gerçek bir muhalefet örneği izlemiştik. Ama CHP'nin bu konuda samimi olmadığı, hatta önerdiği değişiklik teklifinin darbe için ek gerekçe sunduğu da yakın zamanda anlaşıldı.. Bilgi Üniversitesinde Hukuk Profesörü olan Serap Yazıcı'nın hem Türkiye'nin genel durumunu, hem de CHP'nin teklifini değerlendirdiği yazısı okumaya değer; Yazının tamamı için; http://www.stargazete.com/acikgorus/...ber-282542.htm ''Anılan maddeye göre: “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyetini kollamak ve korumaktır”. Maddenin değiştirilmesi iki nedenle zorunlu görünmektedir. Bunlardan ilki, maddede yer alan “Türk yurdu” deyiminin Devletimizin resmi adını yansıtmaması, bu nedenle, TSK’ya kanun koyucunun maksadını aşacak biçimde T.C.’nin ülke sınırlarının ötesinde bir savunma ödevi yüklemesidir. Bu nedenle “Türk yurdu” ifadesi T.C. Devleti şeklinde değiştirilmelidir. Maddenin değiştirilmesini zorunlu kılan ve ilkine kıyasla çok daha önemli olan diğer faktör, bu hükümle TSK’ya sunulan Cumhuriyeti “kollamak ve korumak” ödevinin yoruma açık, muğlak niteliğidir. Nitekim uzun yıllardan beri maddenin TSK’ya yüklediği bu müphem ödevin askeri müdahalelere yasal bir dayanak oluşturduğu öne sürülmektedir. Bu yüzden Türkiye’de demokrasinin pekişmesini önleyen askeri müdahale geleneğini ortadan kaldırmak için TSK’nın görev tanımının asker-sivil ilişkilerinin demokratik modeline uygun olarak, şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde yapılması gerektiği açıktır. Madde “Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ülke sınırlarını korumak ve savunmakla yükümlüdür” şeklinde değiştirilebilir. Böylece askeri müdahalelere yasal zemin oluşturacak bir düzenlemenin varlığına son verilecektir. Demokrasi kültürü özümsenmeli Bu yöndeki bir değişikliğin Türkiye’de demokrasinin güçlenmesini sağlayacak manevi bir role sahip olacağını ancak, bu tür bir değişiklikle darbe geleneğini bertaraf etmenin mümkün olmayacağını unutmamak gerekir. Nitekim bugüne kadar yapılan askeri müdahalelerde darbeci subaylar, seçilmiş organların iradesini sona erdiren eylemlerinin, bu maddenin kendilerine yüklediği bir ödevin ifası olduğunu beyan etmek yerine, müdahalelerinin toplum nezdinde meşru bir zemine dayanmasına özen göstermiş, bu maksatla özellikle üniversitelerin, medyanın ve çeşitli kamuoyu önderlerinin desteğini kazanmayı tercih etmişlerdir. Bu nedenle 35. maddede yapılacak değişikliğin darbe geleneğini sona erdirmeye yeterli olmadığını, bu geleneği sona erdirebilmek için TSK’nın ve onunla aynı değerleri paylaşan siyasi ve bürokratik elitlerin demokrasi kültürünü özümsemelerinin çok daha önemli olduğunu unutmamak gerekir. Ancak bu yöndeki bir çaba, darbelerin siyasal ve sosyo-kültürel sebeplerini ortadan kaldırabilir. ... Nihayet, CHP’nin TSK’nın 35. maddesine ilişkin olarak 29.07.2010’da TBMM Başkanlığına sunduğu değişiklik teklifinin derde deva olamayacağının da üzerinde durulması gerekir. Teklife göre: “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni parlamenter demokratik sistemin işlerliği çerçevesinde ve Anayasaya bağlı olarak korumaktır”. Teklifin demokrasiyi korumak yönünde hiçbir değişiklik içermediği, TSK’nın yönetime müdahalesi için yasal dayanak oluşturan müphem ifadeleri aynen muhafaza ettiği, üstelik TSK’ya yönetime müdahale için ek bir gerekçe daha sunduğu söylenebilir. Teklifte yer alan “parlamenter demokratik sistemin işlerliği” ifadesi yasallaştığı takdirde, parlamentonun hükümet sistemini yarı-başkanlık veya başkanlık sistemine dönüştürmek yönünde herhangi bir anayasa değişikliğini gündeme alması dahi TSK’nın müdahalesine gerekçe oluşturabilecektir. Bu nedenle, CHP tarafından hazırlanan teklifin TSK’yı ülke sınırlarını korumakla yükümlü bir kuruma dönüştürmediği, bu yönüyle samimiyetten uzak olduğu, büyük bir ihtimalle referandum sürecinde gündemi değiştirme hedefinden kaynaklandığı açıktır. Bu yüzden parlamentonun 35. madde değişikliğini sivilleşmeye yönelik daha etraflı bir mevzuat değişikliğiyle birlikte gündemine alması, ancak bu teşebbüse yönelik adımları referandum sonrasına erteleyerek, kamuoyunun zihinsel bir karışıklığa sürüklenmesini önlemesi en isabetli yol olacaktır.'' |
Ellerinden TSK gitti, Ana Muhalefet Mahkemesi, danıştay vs de Allah (c.c) izni ile gidiyor. Millete gidecek yüzleri zaten yok. Bakalım bu "laik" CHP liler şimdi ne yapacaklar? Bunun çırpınışları onlar.
|
Alıntı:
Ateist kılığındaki fettullahçılar da bu işe yardımcı oldu değil mi? |
"Nihayet, CHP’nin TSK’nın 35. maddesine ilişkin olarak 29.07.2010’da TBMM Başkanlığına sunduğu değişiklik teklifinin derde deva olamayacağının da üzerinde durulması gerekir. Teklife göre: “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni parlamenter demokratik sistemin işlerliği çerçevesinde ve Anayasaya bağlı olarak korumaktır”. Teklifin demokrasiyi korumak yönünde hiçbir değişiklik içermediği, TSK’nın yönetime müdahalesi için yasal dayanak oluşturan müphem ifadeleri aynen muhafaza ettiği, üstelik TSK’ya yönetime müdahale için ek bir gerekçe daha sunduğu söylenebilir. Teklifte yer alan “parlamenter demokratik sistemin işlerliği” ifadesi yasallaştığı takdirde, parlamentonun hükümet sistemini yarı-başkanlık veya başkanlık sistemine dönüştürmek yönünde herhangi bir anayasa değişikliğini gündeme alması dahi TSK’nın müdahalesine gerekçe oluşturabilecektir. Bu nedenle, CHP tarafından hazırlanan teklifin TSK’yı ülke sınırlarını korumakla yükümlü bir kuruma dönüştürmediği, bu yönüyle samimiyetten uzak olduğu, büyük bir ihtimalle referandum sürecinde gündemi değiştirme hedefinden kaynaklandığı açıktır. Bu yüzden parlamentonun 35. madde değişikliğini sivilleşmeye yönelik daha etraflı bir mevzuat değişikliğiyle birlikte gündemine alması, ancak bu teşebbüse yönelik adımları referandum sonrasına erteleyerek, kamuoyunun zihinsel bir karışıklığa sürüklenmesini önlemesi en isabetli yol olacaktır." - Sayin Sangre'nin yukaridaki yazisindan alinti .
Bu paragraf gercekten CHP'nin ozunu bize gosteriyor , o yuzden vurgulamak icin tekrar buraya yazdim. ..... Tarihe 35. madde karsi atagi olarak gececegine suphe duymadigim bu atagin aslinda ceza alani icinde kendini yere atip hakemi yaniltmaya yonelik bir haraket oldugu anlasildi. Hakem ( millet) cakacak sari karti bu referandumda .... CHP bundan sonra dikkat etsin...... zira genel secimlerde de ikinci bir sari karttan sahadan atilabilir sonra. CHP islevsiz genel baskanini kaset olayiyla kasten ya da firsattan istifade degistirdi. Amac ikinci bir "karaoglan" vakasi yaratip yelkenleri degisim ruzgarlari ile doldurmakti. Ama degisimin ici ne yazikki bos cikti ..... Hic sasirmadim .... Aynen boyle olacagini tahmin ediyordum .... Kilicdar Pasa'nin referandum'a hayir kampanyalarindaki mugalatalaridan tutun da .... YAS kararlarinda "siyasilerin , silahlari kuvvetlerin islerine burunlarini sokmamasi" gerektigini beyan etmesine kadar ..... Hicbiri beni sasirtmiyor cunku artik kabullendim ... CHP'den gercek demokratik atak beklemiyorum .... Referandum'a EVET verecegim bu yuzden ... cunku eger gelecek secimlerde bir kaza olurda AKP'yi cokertmeyi basarirlarsa bundan boyle uzunca bir zaman demokratiklesmede ilerleme beklemiyorum .... Hatta , kazanilanlar da geri alinabilir.... |
Evet sevgili ateist arkadaşlarım sizleri islamneferi gibi arkadaşlarla aynı saflarda ve düşünce akımında görmek ne güzel?
3. yol sen demokratikleşmeyi akp ye bağlayacak kadar gözün körleştiyse ya bir art niyetin vardır ya da durum vahim. Birkaç kere sordum tekrar soruyorum akpden 8 sene boyunca demokratiklikle alakalı ne gördünüz, zira ben isterseniz aksi örnekleri tekrardan sayabilirim. |
Al birini vur ötekine AKP İslamcı elitlerin iktidarı, CHP Kemalist elitlerin... İslamcısı da Kemalisti dehegemonya mücadelesinde, ikisi de despot ikisinden de taraf değilim.
|
Alıntı:
Özellikle kimin kime nasıl bir darbe yapmakta olduğu meydandayken. 12 Eylül CHP'ye mi yaradı , takunyalılara mı yaradı ? Despottu statükocuydu bunlar boş laflar. 60 Senedir CHP kimle ne gibi bir kirli tezgaha girdi de iktidar oldu tekbaşına ? Kendine muhalif kim varsa yedi ceddine AKP'nin muhaliflerine reva gördüğü şeyleri mi yaşattı ? Tam tersine bunları yapmadığı ve İslam uşakları gibi riyakar olmadığı için muhalefette geçirdi ömrünü. Amerikanın (C.C.) dediği olur ! |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Laik elitlerin CHPsin'nin artık kapatılması gerekiyor. Gerçi %12-13 den fazla oy alacaklarını sanmıyorum. Baraj %15 de yapılabilir.
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:02 . |