![]() |
Halkımız Seçeneksiz Degil
|
Son zamanlarda pek takip edemedim ama, önceden de bilindiği gibi ÖDP, TKP ve ESP blokta yer almıyor.. Zaten tahmin ediliyordu.. Bu duruma sevindim.
Blokta yer aldıkları halde, DSİP ve EDP'nin önerdiği adayların BDP tarafından listeye alınmamasına ise üzüldüm. Ortak bildirgede halkın artık seçeneksiz olmadığı ifade ediliyor.. Ben buna katılmıyorum.. Halen seçeneksiz olduğumuzu düşünmekle birlikte, sol bloğun diğerlerine nazaran en iyi seçenek olduğunu düşünüyorum. Seçimlerde oylar, Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu'na! |
Bizim ülkede tekerleme okumak adettendir.
Olgular, veriler, istatistikler falan önemsizdir. "Zaten bir bok değişmiyor, o zaman eski tekerlemeleri tekrarlayalım" zihniyetiyle bunları diyorlar heralde. Örnek. Verilen yazıdaki bey diyor ki: Alıntı:
Hem barınma temel hak ne demektir ya? Eğitim ve sağlık temel hak diye duymuştum ama barınma ne alaka? Devlet herkese bir daire mi vermeliymiş? Bunu ben duymamıştım. Gelişmiş ülkelerin sosyaldemokrasilerinde öyle mi oluyor? Sonra bey gene diyor ki: Alıntı:
Ya peki bu "polis baskısı" şikayeti nedir ya? Siz ki sosyalistsiniz, ve bugüne kadar ne kadar sosyalist rejim kurulmuşsa hepsi diktatölüktü, ve siz bundan elinizi yıkamadığınız gibi yeri gelince utanmadan bu diktatörleri savunursunuz. Ama yeri gelince de "polis baskısı" falan deyip demokrat numarası mı yapıyorsunuz? İki yüzlüler. "Geleceksizlik" derken ne demek istiyorsun? Nasıl olacaktı peki? Tabiki her genç kendi geleceğini kurma sorumluluğunu sırtlanacak. Hayatını kurana kadar zorlanacak. Başka nasıl olabilir? Başka şöyle olabilir: Bir sosyalist diktatörlük kurulur. Devlet her gence ne iş yapacağına ne eğitim alacağına karar verir ve bunu zorla uygulatır. Böyle gençlerin de gelecek kaygısı kalmaz. Bu mudur? Tek sorun artık devletin kölesisin, ve yeni kurulan rejimde özgür basın yok, ve bilgi alma özgürlüğü yok. Toplanma ve protesto hakkın yok. Parti kurma ve politika yapma hakkın yok. Sendika kurma hakkın bile yok. Çünkü Devlet Baba senin için herşeyi düşünüyor. Beğenmezsen de seni içeri alıp güzelce işkence yapıyor. Uyduruk mahkemeler var hukuksuzluk bol. Ama artık "geleceksizlik" kaygın yok! Ne mutlu sana. Tabi bu raddeye gelene kadar ikiyüzlüce "polis baskısı"ndan şikayet etmeyi de unutmayalım arkadaşlar! |
Alıntı:
peki yaşamak için olmazsa olmaz temel materyallerden(su, mineraller, toprak ve gıda) rekabet şartları vs nedenlerden ötürü mahrum kalmak ''cinayet'' değilse nedir? insan yaşamı ''negatif hak'' statüsündeyse yaşamı idame ettirecek gerekli materyallerden yoksun bırakıp mülksüzleştirme yoluyla ölüme göndermek neye delalet eder? bu bağlamda iş güvencesi, zorunlu temel ihtiyaçların güvencesi gibi konular bal gibi temel haklar!!! sınıfına girer... |
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Efendim? Diktatörlük mü demiştin? :) Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Senin de gerektiğinde Stalin'in katilliğni nasıl savunduğunuı iyi biliyoruz. Ateforumda anlatıyordun. Stalin ve Lenin gerektiğinde gericilerin tahılı gaspedip onları açlıkla nasıl terbiye etmiş değil mi? Gerektiğinde kullanılabilecek güzel bir metot olarak anlatmıştın hatta. Tabi Ukrayna'da 4 milyon insan açlıktan ölmüş, olabilir. "Devrim yapıyoruz heralde!" Tabiki birkaç yumurta kırılacak. Sen sonuca bak. Parti kurma hakkın yok. Özgür basın yok. İşkenceyle alınmış itiraflarla uyduruk mahkemelerde 670.000 kişi bir senede idam edilmiş. Bunlar olabilir. Sonuçta bunlara baskı denemez. Stalin 30 sene boyunca, ölene kadar yönetimde en büyük güç olarak kaldı, olabilir. Buna diktatör denmez. Bu gerçek demokrasiydi. Anlat anlat. Çünkü biz gerizekalıyız. |
Ben burada Stalin'i ya da SSCB'yi değil sosyalizmi savunuyorum. Savunduğum sosyalizm de SSCB'ninkinden çok farklı. Sosyalizm tek tip değildir. Ben özgürlükçü sosyalizmi savunuyorum ve geçmiş tecrübelerin eleştirisini de yapıyorum. Daha önce ismi lazım olmayan forumda da yapmıştım.
Ama burada konumuz Ertuğrul Kürkçü'nün seçimlere yönelik bildirisi, sosyalizm eleştirisi değil. Konuyu dağıtma. Not: Ludwig? |
Alıntı:
Dürüst ol Freddie. "Eski sosyalist ülkelerde de sandığın türden bir baskı yoktur ve olmamıştı" diye bir laf ettikten sonra mı "eskiyi eleştiriyorum" diyorsun? Bana öyle geliyor ki içinden Stalin'e de eski deneyime de saygı gösteriyorsun (ve hatta Stalin'e saygı duyduğunu açıkça da söylemiştin) ve biraz üstüne gelinse hemen onlnarı savunmaya geçiyorsun. Bu eski deneyimden utanan birinin görüntüsü değil. Senin nasıl bir insan olduğunu iyi biliyoruz. Aslında ne kadar "demokrat" olduğunu da iyi biliyoruz. Senin için "demokrasi" falan gibi şeylerin sadece araç olduğunu iyi biliyoruz. Sen aslında Lenin'in ve Stalin'in yaptığını hala kendine model alan birisin. Kaç kere yazılarında da şimdilik komunist harekete daha çok hareket alanı yaratmak için insan hakları özgürlük gibi kavramları suistimal edilmesi gerektiğini söyledin. Aslında gönlünde yatanın kanlı bir diktatörlük olduğunu çok iyi biliyoruz. Bize yalanlar anlatma. Kendine de bize de dürüst ol. Çünkü kandıramıyorsun. Demokrasi ve insan hakları bizimdir senin değil. Sen sadece "demokrasi" kavramını yeniden tanımlayıp bizimkinin tam tersi birşey halinde savunup kendini gerçek demokrat ilan ediyorsun. Yeri gelince ikiyüzlü şekilde demokrat ayaklarına yatıp eskiyi eleştirdiğini iddia ediyorsun. Ama her fırsatta nedense savunuyorsun. Hatta eleştirecek birşey bulamadığın anlar da oluyor. Alıntı:
Bizim sistemimizde özgür basın var. Kitap yazarsın. İnternette blogda yazarsın. Devlet sana müdahele edemez. Parti kurma, dernek kurma, protesto yürüyüşü yapma senin anayasal haklarındandır. Başbakanın 4 senede bir değişir. Yasaları senin seçtiğin insanlar tartışarak yapar. Senin sisteminde basın devlet tekelindedir. 16 yaşında milletvekili olunan "demokratik" Küba'da anayasa Komunist Parti dışında partiyi yasak etmiştir. Fidel Kastro geberene kadar iktidarda kalmıştır. Kuzey Kore'de iktidar hanedanlığa dönüşmüştür. Kuzey Kore devleti ülkesini bilişsel anlamda dünyadan yalıtmıştır. Ne biz içerde ne olduğunu biliyoruz, ne de içerdekiler dışarda ne olduğunu biliyor. Basın devlet tekeli altında. Kitap yazıp fikir üretemezsin. Dernek kuramazsın. Protesto edemezsin. Parti kuramazsın. Bu baskı ortamını bırakıp başka ülkeye gidemezsin bile! Sen kalkıp bunlardan elini yıkamıyorsun. Hatta tarihin en kanlı diktatörlerinden Stalin'i başka yerlerde açıktan savunduğunu, örnek aldığını biliyoruz. Kalkmış sonra bize demokratlık mı taslayacaksın? İnsanları gerizekalı yerine koymaya utanmıyor musun? Hiç mi saygın yok insanlara? Yoksa hakkaten gerizekalı mı sanıyorsun bizi? |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:08 . |