![]() |
İslam ve İnsan Hakları
İslam, İnsan Haklarıyla uyuşmaz. Önce İnsan Hakları Beyannamesinden ilgili maddeleri yazıp sonra islamcı anlayışla karşılaştıralım ve olayı iyice netleştirelim;
MADDE 1: Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar. İslamda kadın ve erkeğin hakkı birbiriyle eşit değildir. Kadının şahitliği erkeğinkinin yarısı kadardır ve mirastan yarı pay alır. Yine islamda insanlar özgür olarak değil, allahın kulu olarak değerlendirilir ve allaha secde etmek/boyun eğmek zorunda bırakılırlar. Yine islamda tüm insanların kardeşliği düşüncesi değil, sadece müminlerin kardeşliği düşüncesi vardır. Hatta ''Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin'' diye ayet vardır. Görüldüğü gibi islam, İnsan Hakları Bildirgesinin ilk maddesiyle çelişki halindedir. ------------------------------------ MADDE 2: Herkes; ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka inançlarına bakılmaksızın eşit haklara sahiptir. İnsanlar ulusal ve toplumsal kökenleri, zenginlikleri, doğuş farklılıkları ya da herhangi başka bir ayrım gozetılmeksizin bu bildirgede belirtilen tüm haklardan ve özgürlüklerden yararlanabilirler. Görüldüğü gibi bu maddede de insanların cinsiyet ve inançlarına bakılmaksızın eşit hakları olması gerektiğine değinilmektedir. Oysaki islamın kadınlara ve gayrı-müslimlere tanıdığı haklar eşitlikten çok uzaktır. İslam bu eşitliğin arasına kara bir çarşaf ve kanlı bir kılıç çekmiştir. Dolayısıyla islam, İnsan Hakları Bildirisinin ikinci maddesiyle de uyuşmamaktadır. ------------------------------------- MADDE 3: Yaşamak, özgürlük ve kışı güvenliği herkesin hakkıdır. İslamda ne yaşama ne kişi güvenliği ne de özgürlük hakkı gözetilmektedir. Kadınlar saçlarını rüzgarda özgürce savurma hakkından bile alı konmakta, ''allaha küfretti'' gerekçesiyle insanlar öldürülebilmekte, ''gerekli görülen durumlarda'' ölüm cezasına onay verilmektedir. İslam, İnsan Haklarının üçüncü maddesiyle de uyumsuzdur. -------------------------------------- MADDE 4: Hiç kimse kölelik ya da kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü biçimiyle yasaktır İşte islamın en uyumsuz olduğu madde! İslam tüm insanları allah adlı bir hayaletin kulu olmaya zorlamakta ve kuran denen kitapda kölelik kurumundan bahsedilmektedir. Hatta, ''kölelerinize iyi davranın'' türü öğütlerle köle sahipleri sevimlileştirilerek köleliğin devamı sağlanmaya çalışılmaktadır. --------------------------------------- MADDE 5: Hiç kimseye işkence yapılamaz; kıyıcı, insanlık dışı, onur kırıcı ceza ve davranışlar uygulanamaz. Bir yandan bu maddeyi okuyup diğer yandan şeriatla yönetilen ülkelerdeki ceza pratiklerini düşününce insanın yüzünde acı bir gülümseme beliriyor değil mi? El kesme, kafa kesme, herkesin içinde kırbaçlama gibi insanlık onurunu kırıcı işkenceler, islamın çarpık ve ilkel adalet anlayışının özünü oluşturmakta. İslamın bu maddeyle de uyumsuz olduğu çok açıktır. ---------------------------------------- MADDE 7: Herkes yasalar karsısında eşittir ve ayrımsız olarak yasaların koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin, bu bildirgeyle belirtilen haklarına ters düşen ayırt edici davranışlar için yapılacak kıstırtmalara karşı eşit korunma hakkı vardır. Çok açıktır ki, kadınların şahitliğini bile erkeklerin yarı değerinde gören islam, kadınları ve erkekleri yasalar önünde eşit görmemekte ve İnsan Hakları Bildirisinin bu maddesiyle de çelişmektedir. ----------------------------------------- MADDE 8: Herkesin, kendisine anayasa ya da yasalalarla tanınan temel haklarının yok edilmesi ya da zedelenmesi girişimine karsı ulusal mahkemelere başvuru hakkı vardır. Şeriat ülkelerinde yaşayan insanların böyle bir hakkı var mıdır? Hiç sanmıyorum. Ulema ne derse o! O halde bu madde de islamın anlayışıyla çelişmektedir. ------------------------------------------ MADDE 10: Herkes, haklarının, görevlerinin ya da kendisine cezai sorumluluk yükleyecek herhangi bir suçlamanın belirlenmesinde tam bir eşitlikle, davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adilane ve acık olarak gorulmesi hakkına sahiptir. İslamda kadınların erkeklerle ''hak'' ve ''görev'' açısından ''tam bir eşitlik'' talep etmeye hakları var mıdır? Elbette yoktur. İslam, erkeği kadın üzerinde ''yönetici ve hakim'' kılmıştır. İslama göre bu iki cins eşit olamaz. İslamın, bu maddeyle de çelişki halinde olduğu açıktır. ------------------------------------------- MADDE 12: Hiç kimsenin özel yaşamına, ailesıne, konut dokunulmazlığına ya da yazışma özgürlüğüne keyfi olarak karışılamaz; kimsenin onur ve ününe karşı kötü davranışlarda bulunulamaz. Herkesin bu karışma ve kötü davranışlara karşı yasalarla korunma hakkı vardır. İşte islamın çuvalladığı bir madde daha! İslam ve kuran herkesin aile ilişkilerine de ev yaşamına da dokunur, hatta cinsel hayatın nasıl yaşanacağına kadar karışır ve sözünün dinlenmediğini tespit ettiğinde de cezalandırır. İslam, müslüman olmayan herkesin ''onur ve ününe karşı kötü davranışlarda'' bulunur. ''Kafir'' der, ''beyinsiz'' der, ''dilini sarkıtmış deve'' der(tümü kuranda geçmektedir). İslam insanların yazışma özgürlüğüne de dokunur, kendisini eleştiren yazıların yazımına tahammül edemez. Arabistan'da ''allah yoktur'' yazarsanız, ''allaha küfretmek'' suçundan kafanızı keserler. -------------------------------------------- MADDE 13: a) Herkesin, herhangi bir devletin toprakları uzerınde serbestçe yolculuk yapma ve yasama hakkı vardır İslam anlayışında kadınlar sokakta serbestçe dolaşamaz, istedikleri gibi(mesela dekolte giyinerek) yaşayamaz, erkeğinin izni olmadan seyahat edemez. Yani islam bu maddeden de sınıfta kalmaktadır. -------------------------------------------- MADDE 16: a) Evlilik cağına varan her erkek ve kadın, ırk, vatandaşlık ya da din bakımlarından hiçbir sınırlamaya bağlı olmaksızın evlenmek ve aile kurmak hakkına sahiptir. Evlilik bakımından, kadın ve erkek evliliğin sürdürülmesinde, bozulmasında eşit haklara sahiptir. İslamın bu maddeyle de tezat içinde olduğu çok açıktır. İslamda, kadın ve erkeği, evliliğin sürdürülmesi ve bozulmasında eşit gören bir anlayışın a'sı bile yoktur. İslamda koca karısı üzerinde mutlak bir efendidir ve kadının boşanma hakkı bile yoktur. Hatta kadının tek eş olmak ve kocasını başka kadınlarla paylaşmamak hakkı bile yoktur. --------------------------------------------- MADDE 18: Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Buna göre, herkes din ya da inanç değiştirmekte özgürdür. Ayrıca dinini ya da inancını tek başına ya da toplulukla birlikte açık olarak ya da özel olarak öğretim, uygulama, ibadet ve ayinlerle açıklama özgürlüğüne sahiptir. Bu madde de islamla zıtlık içerisindedir, çünkü islamda -özellikle de savaş durumunda- din değiştirenler öldürülüyor. Dolayısıyla islamın din değiştirenlere yönelik özgürlükçü bir tutumu tam olarak yoktur. Din değiştiren herkesi ''karşı tarafa geçmiş'' sayarak cezalandıran, yani dinden çıkan insanları ''düşmanla işbirliği yapmak'' türü bir davranıştan ötürü değil de sadece düşüncesinden ötürü cezalandıran bir zihniyet vardır. İslam, insanları sırf düşünce ve inançlarından ötürü yaftalar ve yargılar. ---------------------------------------------- MADDE 19: Herkesin düsünme ve anlatma özgürlüğü vardır. Buna göre, hiç kimse düşüncelerinden dolayı rahatsız edilemez. Ayrıca ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve düşünceleri her türlü araçla aramak, sağlamak ve yaymak hakkına sahiptir. İslam karşıtı düşünceler, -sadece düşünce düzeyinde olsalar ve eyleme dökülmeseler bile- müslümanlar tarafından küfür olarak algılanır ve şiddetle cezalandırılır. İslamı eleştiren her ses, ''islama küfür etti'' bahanesiyle kısılır. İslam, İnsan Hakları Bildirisinin bu maddesiyle de uyuşmamaktadır. ----------------------------------------------- MADDE 20: a) Herkes barışçıl yollarla toplantı yapmak, dernek kurmak ve derneğe katılmak hakkına ve özgürlüğüne sahiptir Şeriatla yönetilen islam cumhuriyetlerinde komünist dernekler kurulamamakta ve bu tür dernekler şiddet uygulanarak kapatılmaktadır. Bu tür derneklerin üyeleri de cezalandırılmaktadır. Dolayısıyla islam, bu maddeyle de uyuşmamaktadır. ----------------------------------------------- MADDE 21: (...........) c) Hükümet yetkisinin temeli halkın iradesidir; halk bu iradesini gizli ya da açık bir şekilde özgürce oy vermelerinin sağlandığı devreli ve dürüst seçimlerle belirtir İslam devletlerinde hükümetlerin yetkisi halkın iradesine değil, allaha dayandırılmaktadır. Yani islam, egemenliği halktan alarak dine havale etmiştir. Dolayısıyla bu maddeyle de uyuşmamaktadır. ------------------------------------------------- MADDE 25: (...........) B-) Analık ve çocukluk, özel koruma ve yardım görme hakkına sahiptir. Bütün çocuklar, evlilik içinde ya da dışında doğsunlar aynı sosyal korunmadan yararlanırlar. İslama göre, evlilik dışı doğan çocuklar çok kötü bir kelimeyle yaftalanır ve gerek annesine gerekse çocuğa kötü gözle bakılır. Ayrıca evlilik dışı çocuk doğuran bir kadın recmedilerek öldürülür. Dolayısıyla islam, bu maddeyle de karşıttır. -------------------------------------------------- MADDE 26: (......) B-) Eğitimin amacı, insan kişiliğinin tam ve özgürce gelişmesi, insan hak ve özgürlüklerine saygının güçlenmesi olmalıdır. Bütün milletler, ırk ve din grupları arasındaki anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın sürdürülmesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir İslamda eğitimin amacı, insan kişiliğinin özgür gelişimi değil, insanın kişiliğini ve çeşitli doğal arzularını ''allah yolunda'' baskılamak, yasaklamak ve törpülemektir. İslam, kul olarak gördüğü insanların kişiliklerinin özgür gelişimini şeytan işi olarak değerlendirir ve bundan ürker. Dolayısıyla islam, İnsan Hakları Bildirisinin bu maddesiyle de uyumsuzdur. --------------------------------------------------- MADDE 29: (..........) B-) Herkes, haklarını kullanmak ve ozgurluklerinden yararlanmak konusunda; ancak yasalarla sırf başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınmasını ve bunlara saygı gösterilmesini sağlamak amacıyla ve toplumun ahlak, düzen ve genel gönencinin gereklerini karşılamak için belirlenmiş kurallara bağlıdır. İslamda başkalarının(özellikle de inançsızların) hak ve özgürlüklerine saygı söz konusu değildir. Müslümanlar, tüm insanların allahın kanunlarınca yönetilmesi ve islama boyun eğmesi gerektiğine inanmaktadırlar. Dolayısıyla islam, bu maddeyle de çelişmektedir. ----------------------------------------------------- Görüldüğü gibi islam dini, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yer alan pek çok maddeyle tezat halindedir. Bu yüzden islam, insan haklarına aykırı bir dindir. Hiç kimse, insan haklarına aykırı bir dine hoşgörü göstermek veya tahammul etmek zorunda değildir. Çünkü insan haklarını tanımayan bir inanç gayrı-meşrudur. İslam, gayrı-meşru bir inançtır. Bu yüzden ona karşı mücadele etmek her aklı başında ve duyarlı insanın meşru görevidir. İslama karşı insan haklarını savunmak gerekir. Hiçbir din, kendi sözde kutsallığını bahane ederek, insan haklarına ters düşen görüşleri savunmaya kalkamaz. |
Bu noktaları ayetlerle de eşleştirseydiniz daha bi hoş olurdu. Fakat bu çalışmanız için teşekkür ederim. Benim Kuran konusunda bilgi birikimim sizin kadar değil yoksa ben de konuya katkı sunmak isterdim.
|
O zaman, sayın freddie'nin bu çalışmasını, sayın nathan'ın görüşü doğrultusunda eklemeler yaparak genişletmeye çalışalım:
Alıntı:
|
Islam igrenc bir dindir !
|
islam = insan hakları hahahahah:D
zaten böyle olsaydı dinden çıkar mıydık? herşey evrensel bir dille akilane anlatılsaydı ,kim çıkardı dinden acaba?:D nail sana kesin katılıyorum ,kuranda yazan o abuk subuk hükümlerden ve bunun getirisi islamdan nefret ediyorum ,insanlıktan çıkaran islamiyete hala inanılması da ayrıca beni üzüyor:( |
Zaten Islam Hukuku ve İnsan Hakları birbirinden çok farklı, aykırı iki farklı kavram, İslam hukukunu buna uygun göstermeye çalışan kimse kusura bakmasın dansözlük yapıyordur.
|
Declaration Des Droits De L'Homme (İnsan Hakları Beyannamesi) 1789 yılında Fransansız devrimi zamanında temelleri atılmıştır ve günümüze gelene kadar yeni maddeler eklenmiştir. Beyannameyi hazırlayan Fransız Hükümeti gibi gözüksede Fransız Hükümeti değildir. Beyanname yayınlandında üzerinde bulunan sembol Masonluğun sembolüdür.
Mason, Allah inancına sahip değildir. Şeytanın varlığına inanır, onu kendince kutsal görür ve asıl dikkat çekici olan bu kişi doğrudan şeytan ile bağlantıya geçebilir. Dolayısıyla üst düzey mason toplantılarında alınan kararlar, doğrudan şeytandan alınan kararlardır. Şeytanın yönlendirmesiyle hareket eden bu kişiler şeytandan gelen emirleri tam anlamıyla yerine getirir, ayinler düzenler, keçi kanı içer, şeytan adına kurban verirler. Masonluk direkt kendisi adam öldürmez, onun cellatları vardır. Yani masonluğun paralı cellatları vardır, sırf bu işe bakarlar. Kan dökme işine bakarlar. Kendilerine muhalif birini gördüklerinde, ki rahmetli bu Üzeyir Garih de aynı şekilde böyle görünüyor, o komutan da öyle; masonluğa karşı bir tavır aldıklarında, mason sırlarını verdiklerinde mason yeminlerinin gereği olarak öldürülüyorlar. Mesela herkes yemin eder değil mi? Ama kim yemininin sonunda parçalanarak öldürülmeyi kabul ettiğini söyler? Böyle bir yemin olur mu? Parçalanarak öldürülmeyi kabul etmek. Her parçamı da bir yere atın diyor yeminin sonunda. Eğer ihanet edersem eğer sırları verirsem mason sırları diyor. Birkaç mason yemini vardır. Hepsi de böyle cinayet ile sonuçlanacak şekildedir yeminlerin. Adamların zaten yemininden kan akıyor. Daha bunun üzerine söylenebilecek ne söz olabilir? Sizler masonluğa hizmet edenlerde ancak gelir bizim dinimizi kötülemeye çalışırsınız. Bizim dinimiz adaleti savunmuştur her zaman siz bunu çekemeyip Kuran-ı Kerim'i ve Hadisleri çevire çevire kendiniz uydurmuşsunuz. |
Alıntı:
Söylediklerinin dogru oldugunu varsaysak bile arkadasim, kötüledigimiz ve allahiniz tarafindan gönderildigini iddia ettigin "dininizin", "seytan yapmasi mason isi" olarak damgaladigin bildirgenin yaninda dahi ne kadar ilkel ve insanlik disi oldugunu görebilmen icin "icerigi kestirip atmamani" ve önceki mesajlarda arkadaslarimizin kurandan alinti yaparak bu rezaleti gözler önüne seriverdiklerini görmeni tavsiye ederim. |
Alıntı:
Hosgeldiniz. Mason muydunuz daha once? O begenmediginiz insan haklari mahkelemelerinde, dini veya dini olmayan ozgurluk haklarinin arandigini da biliyorsunuzdur umarim. |
Alıntı:
Gercegi gördügü zaman da akli basinda kisi islamdan uzaklasir, zira dehsete düser. Cogu kiside böyle oldu. Bir tavsiye daha: Islama tabi kalmak istiyorsan arkadasim hic bu arastirmalara girme. Kurani sorgulama, emrettigi gibi körü körüne kabul et. Ha diyorsan ki islam arastirilabilir ve dogrulanabilir adaletli bir inanc sistemidir, kendini islamdan cikmaya da hazirla. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:16 . |