Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Kuran'da Mısır Firavunu Amenhotep'in İşareti! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=30961)

cenkvarol 14-01-2013 05:13

Kuran'da Mısır Firavunu Amenhotep'in İşareti!
 
Daha önceki açmış olduğum “Kuran'da geçen firavun Tutankhamun!” adlı başlıkta Kuran’da sürekli bahsi geçen “ailesinden kaçacağı “izin” günü ateşe atılıp cezalandırılacak olan” kişinin firavun Tutankhamun olabileceğine değinmiştim.

http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=30934

Tutankhamun, babası IV. Amenhotep’in (Akhenaton) getirmiş olduğu tek tanrılı dini yıkıp çok tanrılı inanca geri dönen, çocukları olmayan veya öldürülen, öldükten sonra mezarında yaşarken sahip olduğu paha biçilmez eşyalarla gömülmüş olan bir firavundur.

Tutankhamun babası IV. Amenhotep’in tek tanrılı dinlerin öncülüğünü yapan bir firavun olduğu iddiası ve bu dinin daha sonra Yahudilik şekline dönüşmüş olabileceği birçok bilim adamı tarafından kabul gören bir görüştür.

http://img94.imageshack.us/img94/1779/amenhotep.jpg

Yukardaki fotoğraflar; oğulları olmayan IV. Amenhotep’in eşi Nefertiti ve kızlarıyla birlikte gösterilen duvar çizimlerine aittir. Bu fotoğraflarda dikkat çeken nokta Güneş’den gelen 19 kolun bulunmasıdır. IV. Amenhotep’in tek tanrılı inancına göre baş tanrı Aton-Ra’ydı ve bu tanrı Ggüneş biçiminde imgeleştirilmişti.

Bilindiği gibi Kuran’daki Mürselat Suresi’nin 30. ayetinde de 19 ifadesi geçer.

Bu surenin 1. ve 30. ayetleri arasında söylenen; “Tek olarak yarattığım, kimseyi bana bırak, Kendisine geniş servet verdim, Göz önünde duran (şehit ?) oğullar” (11-13) diye bahsedilip “ateşten bir dağa sürülecek” olan kişinin firavun (Tutankhamun) olduğunu düşünmekteyim. (Firavun’a ilişkin benzer anlatımlar için bkz. Mumin 45-46)

Ayetlerde geçen “onu bana bırak” “onu azaba atacam” gibi ifadeler sanki ortada tek bir kişi varmış da asıl onunla hesaplaşılacakmış gibi bir izlenim uyandırmaktadır. Ayetlerin devamı ise şu şekilde:

26. Ben onu sekara sokacağım.
27. Sen biliyor musun sekar nedir?
28. Yakar bitirir de gene bırakmaz.
29. İnsanın derisini kavurur.
30. Üzerinde ondokuz vardır.

Anladığımıza göre insanın derisini kavuracak olan “sekar”ın üzerinde 19 bulunmaktadır. Peki “sekar” ne anlama geliyor?

Kurtubi Tefsiri:

“Sekar adı: Güneş onu ka­vurdu, eritti, yüzünün derisini yaktı" ifadesinden alınmıştır.”

Elmalı H. Tefsiri:

“Sekar, cehennemin isimlerindendir. Bazıları bunun Arapça bir kelime olmadığı görüşünü savunmuşlar ise de güneşin, yüzü çalıp kavurması mânâsına gelen "sakr" kelimesinden türetilerek "yakıcı" mânâsından alındığını söylemişlerdir.”

Demek ki ayetlerde üzerinde 19 olduğu söylenen şey “insan derisini kavuran” Güneş’i işaret etmektedir. Adeta IV. Amenhotep'in Güneşi'nde bulunan 19 kol gibi bir durum söz konusudur.

30. ayetten sonraki ayetler de “güneş”in varlığını destekler gözükmektedir.

31. ayette bu 19 sayısı ile müminlerin imanının kafirlerin ise inkarının artırılmak istendiği ifade edilmektedir. 32. ayette ise sanki daha öncesinden Güneş’ten bahsedilmiş gibi “hayır asla (öyle değil) ay'a and olsun" denilerek birden bire Güneş gibi olmayan “Ay”a and içilmektedir.

Herhalde bu benzerlikleri ilk ben söylemiyorumdur, eğer öyleyse insanlık tarihi demek yerine bence körlerin tarihi dense daha yerinde olur.

cenkvarol 14-01-2013 19:08

Konuma ilişkin şu bilgiyi de vermem gerekiyor. IV. Amenhotep'e ilişkin çizilmiş olan her resimde Güneş'ten uzanan kolların sayısı eşit değil. Hangi sebeplerden ötürü böylesi farklılıklar oluşmuştu bilinmiyor ama güneş bağlantılı bir 19 işareti yine de dikkate almaya değer gözükmektedir.

cenkvarol 14-01-2013 19:15

İlk mesajımda ele aldığımız Müddesir Suresi'ndeki anlatılanların insanların topluca yaşayacağı bir kıyamet gününe ilişkin olmayıp firavun'un cezaladırılacağı güne ilişkin anlatımlar olduğunu söylemiştim.

Bu surenin firavundan bahsettiğini bize gösteren en büyük ipucu Müddesir Suresi'nin 24. ayeti:

"Sonra arkasını döndü ve büyüklük taslayıp şöyle dedi: “Bu, ancak nakledilegelen bir sihirdir.”

Bu söz Musa ile firavunun karşılaşmasında firavun yandaşlarının söylediği sözle hemen hemen aynı.

"Böylece onlara katımızdan hak geldiği zaman: “Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir.” dediler." (Yunus Suresi -10)

Müddesir Suresin'den bir önceki sure olan Müzzemil Suresi'ndeki anlatımlara bakarsak resmi daha da net görmüş olacaz.

Bir önceki surede de aslında aynı şeyler anlatılıyordu ama tek bir farkla; firavunun adı bu sefer açıkça geçiyor. İki Suredeki benzer söylemler:

(74 - Müddesir) 1. Ey örtünüp bürünen!
(73 - Müzzemil) 1. Ey bürünüp sarınan!

(74 - Müddesir) 2. Az bir kısmı hariç olmak üzere gece kalk!
(73 - Müzzemil) 2. Kalk, ve uyar.

(74 - Müddesir) 5. Doğrusu biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.
(73 - Müzzemil) 9. İşte o gün zorlu bir gündür.

(74 - Müddesir) 11. Nimet içinde yüzen o yalancıları bana bırak ve onlara biraz mühlet ver.
(73 - Müzzemil) 11. Tek olarak yarattığım, kimseyi bana bırak,
(73 - Müzzemil) 15. Üstelik o (nimetlerimi) daha da arttırmamı umuyor.

(74 - Müddesir) 12. Hiç şüphesiz bizim nezdimizde boyunduruklar, yakıcı bir ateş, var.
(73 - Müzzemil) 17. Ben onu sarp bir (ateşli) yokuşa sardıracağım!

(74 - Müddesir) 15. Nasıl Firavun'a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.

(74 - Müddesir) 16. Ama Firavun o peygambere karşı gelmiş, biz de onu ağır ve çetin bir şekilde muaheze etmiştik.

Bu iki Suredeki bir başka garipliği ise iki sureyi yan yana getirdiğiniz zaman kolaylıkla görürsünüz, Surelerin başından itibaren her ayet iki üç cümleden oluşurken Müddesir'in 31. ve Müzzemil'in son ayeti olan 20. ayetinde 8-10 cümle bir arada bulunması dikkat çekiyor. Sanki farklılık olsun diye birşeyler topluca sona eklenmiş veya kırpılmış gibi.

(73 - Müzzemil) 20. (Resûlüm!) Senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, (bazen) yarısını, (bazen de) üçte birini yatmadan (ibadetle) geçirdiğini ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun da (böyle yaptığını) Rabbin elbette biliyor. Gece ve gündüzü (içinde olup bitenleri iyiden iyiye) ölçüp biçen ancak Allah'tır. O sizin, bunu sayamayacağınızı bildiği için, sizi bağışladı. Artık, Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan (rızık) aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır. O halde Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a gönül hoşluğuyla ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükâfatça daha büyük olmak üzere. Allah'tan mağfiret dileyin, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.

(74 - Müddesir) 31. Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir. Onların sayısını da inkârcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin, iman edenlerin imanını atrttırsın; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık bulunanlar ve kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istemiştir ki?" desinler. İşte Allah böylece, dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını, kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insanlık için ancak bir öğüttür.

Bu benzerlikler meallere göre ilk başta gözükenler. Bununların dışında biraz daha ayrıntıya inilince başka benzerliklerin olduğu da görülüyor. Onu da ilk fırsatta buraya ekleyecem.

world 18-08-2017 14:08

Merhaba. Ben şurdaki sevgili Neva'nın ''Sekar'' ile ilgili tespitlerine dayanarak : http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=28460

Müddesir Suresi'nde ve Muzzemmil'de Kohen Gadol(Büyük Kahin) Harun'dan bahsedildiğini ve Muddesir Suresi'nde de onun yerine geçmek isteyen Karun'la olan o büyük isyandan söz edildiğini düşünüyorum.

Şöyle ki:

Kuran'ı Islâmi hiçbir kaynağa başvurmadan açıklamak gerekir yoksa mitlerden kurtulamayız. Örneğin Müddesir Suresi'nin Velid bin Muğire için inmesi gibi.

Sözde Velid zenginmiş çocukları falan her şeyi varmış ama kafirmiş üstelik meleklerin sayısı olan 19'la da alay etmiş. Bu hikaye çok baştan savma kâfir bir adamın meleklerin sayısıyla alay etmesi ne demek? Muhammed 19 değil de 10000 melek var cehennemde dese nolacak ki adam inanmıyor. Bir de bu 19 melek Hıristiyanlar ve Yahudiler için Müddesir Suresi'nin 31.ayetinin belirttiği gıbı ıbret olamaz çünkü iki dinde de 19 cehennem zebanisi meleği diye bir inanç yok. Bence bu sure başka bir şeyden bahsediyor.

Tevrat'ta Harun Levili olarak Tanrı'nın tek büyük kahini olacaktır . Yine Levililer'den olan Karun Musa ve Harun'a isyan edip Harun'un yerinde ben olmalıyım tarzı şeyler söyleyip olay çıkarır.Tanrı isyanın sonunda ,Talmud'a göre Yusuf'un Mısır'da sakladığı 3 hazineden birini bularak zengin olan Karun'u ve taraftarlarını, yerin dibine gömer. İnanışa göre yerin dibinde cehennemde hala sesleri bazen duyulmaktadır bu isyancıların.

Muddesir Suresi ilk 30 ayet bence şöyle anlaşılmalı:

1 - Ey örtüsüne bürünen (Peygamber)! ( Harun olabilir kahin giysisiyle özel yapımdır ve Tevrat"ta kahinler bu giysileri giyer)
2 - Kalk artık uyar.
3 - Sadece Rabbini yücelt.
4 - Elbiseni temizle.
5 - Pislikten sakın.( Arınma kuralları)
6 - Yaptığını çok görerek başa kakma.( Kahinlik)
7 - Rabbin için sabret.
8 - O sûra üflendiği zaman,
9 - İşte o gün pek zorlu bir gündür.
10 - Kâfirler için hiç kolay değildir.
11 - Tek olarak yarattığım o kimseyi bana bırak.(İsyancı Karun)
12 - Hem ona bol servet verdim.( Karun'un zenginliği)
13 - Hem göz önünde oğullar verdim.( Karunoğullari'nın Mezmurlari bile var TaNaH'ta)
14 - Hem ona büyük imkânlar sağladım.
15 - Sonra da şiddetle arzu eder ki daha da artırayım.( Karun Harun'un yerinde olmak istiyor o da Levili)
16 - Hayır, çünkü o bizim âyetlerimize karşı bir inatçı kesildi. ( Musa ve Harun'a isyan etti)
17 - Ben onu dimdik bir yokuşa sardıracağım.( Yerin dibi)
18 - Çünkü o bir düşündü, ölçtü, biçti.( İsyan düşündü)
19 - Kahrolası nasıl da ölçtü, biçti.
20 - Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti.
21 - Sonra baktı.
22 - Sonra kaşını çattı, surat astı.
23 - Sonra arkasını döndü ve büyüklük tasladı.( Benim adamlarım var zenginim dedi Karun)
24 - "Bu, dedi, başka değil öğretilegelen bir sihirdir."( mucizeler için diyebilir veya Tevrat için )
25 - "Bu, sadece bir insan sözüdür."( Kahinliğin Harun'a alt olması kararı veya Tevrat)
26 - Ben onu Sekar'a (cehenneme) sokacağım.
27 - Bilir misin sen, nedir o sekar?
28 - Ne geriye bir şey kor, ne bırakır.
29 - Durmadan derileri kavurur.
30 - Üzerinde ondokuz vardır.(Harun'un oğulları Nadav ve Avihu'nun hikayesinde 10:9 ve Sekar var bkz : http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=28460)

Abdullah Rzayev 18-08-2017 21:44

World,senin Monoteistik Dinler Teolojisi ile bir ilgin varmı?

Cercis Hz Circis 03-09-2017 08:32

Amenhotep ve diğer Firavunlar hepsi sağlıklı beslenen insanlardı. Firavunlar hastalanmazlar söylencesi yayılmış çünkü gerçekten hastalanmazlardı hatta Firavunlar tuvalete bileçıkmazlarmış denilir ama gizli bir tuvaletler vardıysa, kimse görmeden orayı kullanmışlardır. Allah Firavunlara bir baş ağrısı bile vermemiş ki onları cennete koymak zorunda kalmayayım diye. Allah sevdiği kullarına verir dertleri, çileyi, kederi ve illet hastalıkları hastalıkları. Eyüp'e illet hastalık bir cennet müjdesiydi bu bakımdan. Firavunlar'a baş ağrısını verseydim cennete de sokmam lazım fikri, allah'ın müslümanlara gösterdiği bir himmet ölçüsü biriminden değer arz ediyor ve allahın takdirini, tengeriin boşigini gösteriyor. Müslümanlara hastalıkların çoğunu deneyimlemeye fırsat veriyor ki muzdarip oldukları hastalıkların kefaretiyle cennete girsinler.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:25 .