![]() |
Din size ne zararlar verdi?
Haliyle hepimiz bir zamanların Müslüman'ı, Hristiyan'ı, Musevi'si, vb. 'ydik...
Dindar olduğumuz süreçte, dinlerin ne gibi zararlarını gördük, onları paylaşalım istedim. Kendimle başlıyorum; Müslüman'dım. Ama namaz kılmaz, oruç tutmaz, zina eder, bazen de içki içerdim. Bunlar yüzünden için için sıkıntı çektim hep. "Allah'ı inkar etmiyorum, ebedi cehennemlik değilim ama, bu yaptıklarım (ve yapmadıklarım) yüzünden; cehennemde bayağı bir yanacağım." diye düşünür, ızdırap çekerdim hafiften. Bir ikincisi, esnaflık yaparken yanımda çalışan bazı sütü bozukları (para çalan, bayan müşterilerime asılan) işten çıkarırken; haketmedikleri halde kıdem tazminatlarını gene de hesaplayıp, kuruşu kuruşuna veriyordum. Ne olur, ne olmaz; "kul hakkıyla gelme karşıma" diyordu Allah. Saçmalık, enayilik, boşa giden paralar. Bir üçüncüsü, eskilerden çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Bir kaç ay görüşmedikten sonra yeniden görüşmüştük - tamamen değişmişti: Anladım ki tarikatların eline düşüp beyni yıkanmıştı. O görüşmeden sonra müşterek başka bir arkadaşımla haber göndermişti, "Eğer Erdem Allah'ın birliğini kabul etmiyorsa, bir daha yanıma gelmesin" gibisinden (biliyordu lay lay lom Müslüman olduğumu, namaz kılmadığımı, vb.) - ben de "Tamam, canı sağolsun" demek durumunda kalmıştım, da koymuştu sevdiğim bir arkadaşla böyle ayrılmak. İlk aklıma bunlar geldi... |
Dinin bana pek bir zarar verdiğini düşünmüyorum. Hiçbir şarta gereğe uymayan klasik bir tatlı su müslümanıydım. Cehennemde yanmak gibi bir korkum da hiç olmamıştı. Ben Allah'dan korkmak yerine ona büyük saygı duyuyor ve merak ediyordum.
Zararı olduğunu söyleyebileceğim tek nokta dinden çıkış süresi boyunca yaşadığım travmatik dönem oldu. İki yıla yakın bir süre artık müslüman olmadığımı kendime itiraf edememiştim. Çok zayıf bir müslüman olmama rağmen dinden çıkış benim için çok yıkıcı bir süreç oldu. Kişisel olarak değil ama toplumsal olarak çok büyük zararları olduğunu düşünüyorum. İslamiyet öncesi Türk toplumlarında kadının yeri ile bugünkü yerine bakınca, olur olmaz herşeyi dine uygun mu değil mi diye değerlendirmeye çalışmamıza ve benzeri durumlara bakınca zararın oldukça büyük olduğunu düşünüyorum. |
Ömrümüz heba oldu..Yine de ayıkmak güzel be:)
|
çok verdi boşa umutlar besledim, merakımı körelttim, yıllarca namaz kıldım, oruç tuttum dualar ettim, sonunda kurtuldum ama şimdi farklı şekilde veriyor, ateist gibi yaşamamıza izin vermiyor yasalarla, örflerle, adetlerle, ahlak kurallarıyla, toplum baskısıyla hayatımızın her anına burnunu sokuyor bize yine hayatı zından ediyor hangisi daha iyi bilemedim. artık bu ülkeden gitmek istiyorum.
|
Çocukken maruz kaldığımız genital sakatlama operasyonu fiziksel zararları hakkında ilk akla gelen şey. Bunun dışında din ruhsal açıdan da zararlı bir alışkanlık. Dinsel metinlerde yer alan işkencehane tasvirleriyle beyni yıkanan bir insanın bu korku duvarını yıkması epey güçtür.
Bir ateist olarak kendimi dindarlar arasında akıl hastanesindeki doktor gibi hissediyorum. |
Alıntı:
Bende sizin gibi bir teşbih yapıyım bari.. Bir ateist olarak kendimi,hayvanat bahçesindeki yalnız bir ziyaretçi gibi hissediyorum..:) |
Alıntı:
Hayvanlığı, "Atalarımız" muhabbetinde bu figürün doğallığı yönünde ele alırken, İnanırları aşağılama bâbında hakâret içeren cümlelerin tam merkezine almaktasınız. Bu kadar kıvraklık omurilikte ciddi problemlere yol açabilir!... Ben isizin ateist olduğunuzdan bile şüpheliyim. Muhtemelen ne olduğunuzu kendiniz de idrâk edebilecek durumda değilsiniz. Ateizmi de inanırlara karşı duyduğunuz kin ve nefreti rahataça sergileyebilme adına kullanmaktasınız. Şimdi de, on puanlık "baraj sorusu"nu sorayım. Dinden dönenler için "katli vâcip" diyen yobaz ile, Bir Tanrının var olabileceğine inanan insanları "hayvan" olarak niteleyen 'zât-ı âli'(!)niz arasında ne fark vardır ? |
Alıntı:
Aklı başında olan,dürüst insanlar yalan söyler mi? Kafa kesen mücahitler veya haçlı seferi düzenleyenler,suya sabuna dokunmayan ve kendi halinde yaşayan inananların arkasına sığınarak bunları yapmıyorlar mı? Suriye'de bir mücahit kafa kesiyorsa,bunu vebali sadece o kişiye mi ait? Biraz tümel düşünmenin vakti gelmedi mi sn.Vefik Sami? |
Alıntı:
Ispat edilen şeye iman edilmez; o şey bilinir. "Yalan söylüyorlar" demektesiniz. Neye ve kime göre ? Ateistlere göre mi ? Dürüst ve ahlâk sahibi bir ateist, kendisi gibi düşünmeyen/inanmayanlar için, "Yalan söylüyorlar" demez. Belki daha nâzik bir üslûp kullanır ve " Bir Tanrının var olabileceğine inanarak yanılıyorlar" der. Çünki yalancılığın temelinde yalan söyleyen kişinin söylediği/anlattığı husûsun yalan olduğunu bilmesi gerçeği yatar. Ha; bilmeden "yalan" söylenmişse, bilindiğinde artık o "yalan"dan vaz geçilir. Tanrı'nın varlığı ise kesin olarak bilinmez; inanılır. Aradaki farkı bilmem idrâk edebiliyor musunuz ? Yoksa gene "kör dövüşü"ne devam mı edeceksiiz ? Defalarca yazdım, anlattım. Ancak sizin huyunuzdur; işinize gelmeyenleri görünce başka tarafa bakıp ıslık çalarsınız. Alıntı:
Çünki hayvanlar konuşamadıkları için yalan da söyleyemezler. Yalancı insanı anlatacak kadar çirkin/aşağılık bir kavram bulmayı başaramadı henüz insanoğlu. Sık sık dürüstlükten bahseden siz, inanırlar aleyhine - özellikle de müslümanlar - bir haber/yazı görünce, mal bulmuş mağribi gibi atlıyorsunuz üzerine. Haberin kaynağını, doğru olup olamıyacağını hiç düşünmeden hem de. Siyesette de hâl-i pür melâliniz aynı. AKP aleyhine bir haber olsun da, ne olursa olsun. Bütün bu seviyesizlikleri kendisine şiar edinmiş birinin; inançlılara dürüstlükten bahsetmesi tam bir ironi. Hani "dinime zemmeden bâri müslüman olsa" derler ya. Sizinki, o hesap işte. Alıntı:
Zât-ı âli'niz ile ilgisini kuramıyorum ne yazık ki... Alıntı:
Böyleleri için Tanrı, Allah, Good, İlah, Şiva, Vişnu vs... insanları kavuşmayı umdukları menfaatlerine ulaştıracak şefaatçi/aracı putlardır. Bunlar, Cennet'e kavuşmak için adam öldürmekten çekinmedikleri gibi, dünyalık için mazlumu/garibi ezmeyi de mârifet bilirler. Bahsettiğiniz "Haçlı seferleri" tam da bu dünyevi menfaat kumpasını anlatmaktadır. Alıntı:
Lâkin; sizin kadar "kıvrak" figürler sergileyebileceğimi hiç sanmıyorum. |
Alıntı:
Bir insanın yalan söylüyor olabilmesi için söylediği şeyin yanlış olduğunun farkında olması gereklidir. Adamın inancı kendisine göre geçerlidir ve bunu dillendirirdiğinde de, bu minvalde konuştuğunda da yalan söylemiş olmaz. İnancının geçerliğini nesnel bir şekilde ortaya koyamaması, bunun yapamayacağının bilincinde olmaması ayrı bir konudur. Zaten bunun farkında olsa o da muhtemelen inanmama, en azından inancının kesinliğine dair konuşmama yolunu seçerdi. Kişi burada yalan söylemiyor, sadece doğru saydıklarının sağlıklı bir akıl yürütme sürecinin çıktısı olmadığının farkında değil. Tabi bununla beraber inanırlar içinde homojen bir algı düzeyinden bahsedemeyiz. Öyle ki "Ben inandıklarımın doğruluğunu mantıksal olarak, nesnel bir şekilde ortaya koyamam, inancımın geçerliğini aleni şekilde gösteremem; ben sadece inanıyorum" diyen inanırlar bile vardır. Alıntı:
"Patates tarlasında patates yetişir. Ahmet, patates tarlasının bekçisidir. Öyleyse Ahmet de bir patates olmalıdır." Kusura bakma ama sürekli olarak şekildeki kadar hatalı şekilde akıl yürütmektesin. Bir inanıra ortalama dinsiz profili budur deyip sadece senin yazdıklarını okutabilsek onun daha da dindarlaşmasına vesile olmuş olurduk, başka da bir şey yapmış olmazdık. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:51 . |