![]() |
6 - 7 Eylül Olayları
Bugün 6 - 7 Eylül rezaletinin yıldönümü. Tarih 1955 Yunanlılar Selanik'te Ata'nın evini bombaladı diye bir haber ortaya atıyorlar gazetede de radyoda da kendine yer bulan bu yalan haber bir anda kitleleri kudurmuş, kör bir canavara çeviriyor. Sokaklara çıkıyorlar ve ozamanın şu meşhur sloganını atıyorlar: "Kıbrıs Türktür, Türk kalacak! Rumlar piçtir, piç kalacak!" Rumlar sadece yedikleri küfürle kalsalar iyi. İşyerleri, evleri, malları mülkleri yağmalanıyor. Sadece malları yağmalansa iyi döve döve bir sürü Rum'u öldürüyorlar. Bilanço 15 ölü. Kimi büyük kimi küçük, kimi yaşlı kimi çocuk 400 Rum kadınına da tecavüz ediliyor.
|
Klasik ırkçı,Turan'cı veya dinci Müslümanlar.Duyduklarına hemen inanırlar Kuran'da mucize olduğuna da Rumlar'ın şeytan olduğuna da hemen inanırlar.
|
6-7 Eylul olaylari, politik olarak baslatilan "turklestirme" politikasinin, millet olan milliyetler uzerindeki (yani kurd gibi degil) hakimiyet ve ustunluk kurmanin planli eylemleridir. Olmayan turk milliyetciliginin, tum millete mal edilme cabasidir.
|
AB-D'nin aynı anda yürüttüğü "Yeşil Kuşak" ile "Türk-İslam Sentezi" projesinin ilk büyük eylemedir.
Dün bu konuda kafamıza vura vura zorla kabul ettirmeye çalışıyorlardı, bugün ise rahat rahat konuşabiliyoruz. Aradaki tek fark bu! Kimse yanlış anlamasın: AB-D'nin şımarttığı bu iki çocuk dün de terörize idi, bugünde. Ama artık onlara doğrudan karşılık verme imkanımız var! BU TARİH SİZİN! İslamcı literatürden “zulüm” kelimesi hiç eksik olmamıştır. Ama zulme karşı ciddi, tutarlı bir mücadelelerine de rastlanmamıştır. Tersine, zulmedenlerin safında daha çok rastlarız onlara. 6-7 Eylül Olayları; 1960 öncesinde islamcıların faşistlerle birlikte kontrgerillanın provokasyonlarında kullanıldığı en önemli olaylardan biri Ermeni, Rum ve Yahudilere ait binlerce ev, işyeri ve kliselerin yağmalandığı, yakılıp yıkıldığı, cinayetlerin işlendiği 1955’teki 6-7 Eylül olaylarıdır. Kontrgerillanın, Mustafa Kemal’in Selanik’teki evini iki MİT işbirlikçisine bombalatıp ardından burjuva basını da kullanarak yaptığı kırşkırtmalarla başlattığı bu saldırılar sonucunda onbinlerce Rum, Ermeni ve Yahudi doğup büyüdükleri vatanlarını terkederek yurtdışına göçmek zorunda kaldı. Geride bıraktıkları mal, mülk, işyerleri ise gaspedildi. O günlerde Özel Harp Dairesi’nde çalışan ve daha sonra MGK Genel Sekreterli yapan Sabri Yirmibeşoğlu, emekli olduktan sonra gazeteci Fatih Güllapoğlu ile yaptığı bir görüşmede “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı” diyerek 6-7 Eylül olaylarını kontrgerillanın planladığını itiraf etmiştir. (Tanksız, Topsuz Harekat, Fatih Güllapoğlu) Tecavüzcü Çoşkun bunların yanında melek gibi kalır! |
6-7 Eylül olayları ile ilgili olarak yazılan çok güzel bir kitap var ve konuya ilgi duyanlara şiddetle tavsiyemdir. Aziz Nesin'in "Salkım Salkım Asılacak Adamlar" isimli kitabı.
Aziz Nesin, 6-7 Eylül olaylarını bizzat gündemin içinden yaşayarak anlatmış bu kitapta. Olayların ne şekilde tırmandırılarak patlak verdiğini, nasıl işlediğini ve sonuçta nereye vardığını her zamanki ustalığı ile anlatmış. Olaylar yatışıp bittikten sonra, dönemin Sıkıyönetim Komutanlığı, faturayı kesmek üzere işi dönemin meşhur "Komünist Tertibat" noktasına getirişi ve "...toplumda da itiraz görmeyecek şekilde, salkım salkım asılacak komünistler listesi" oluşturulması ve Aziz Nesin de dahil olmak üzere bir çok aydının yine yok yere hapis edilmesi ile ilgili bir anı kitabıdır. Kitabın idefix linki: http://www.idefix.com/kitap/salkim-s...4J1S6LA0GUI2QZ |
AhbAp konuyla ilgili kitap önermiş, ben de şunu önereyim:
http://www.iletisim.com.tr/kitap/tur...8#.VAw5V2NMjGU |
Yeri gelmişken bir de Aziz Nesin'in "Bulgaristan'da Türkler, Türkiye'de Kürtler" diye bir kitabı var ki... Hem her şeyi gayet basit anlatışı hem okuru sıkmaması hem verdiği bilgiler, yönelttiği eleştirilerin güzelliği haklılığı. Harika bir kitap herkese tavsiye ederim. Diğer bir güzelliği de şimdi Kürtlerin azınlıkların hakkını korumak eskiye göre çok daha kolay. Aziz Nesin bunu bırak hakkını korumayı azınlıkların adını bile anmanın yasak olduğu bir dönemde yapıyor. Zaten bu kitabı yüzünden de yargılandı.
|
6-7 Eylul olaylari, bir tertip olarak; "turk/islam sentezi" adi altinda; sadece Turkiye'de degil; Kibrista da "turklestirme" politikasinin bir parcasidir.
Buradaki siar "turk olmayan gayri muslimler" uzerindeki kiskirtma/sindirme politikasidir. Ilginc olan ise, bu kiskirtmalarin; kurdleri ve alevileri "icermemesidir." Yani hedef kitle, rumlar ve ermeniler olarak secilmistir. Cunku bu iki halk grubu, yukaridaki siara algi olarak uymaktadir. Burada ilginc olan bir konu da, milliyetsiz millet algisindan; bir turk milliyetciligi yaratmaktir. Yani bu kiskirtma da yer alma bir cesit ve sadece "turk diyen ve musluman olanlar" a yoneliktir. Yani bugunku, mezhep ayrimciligi ve kurd ayrimciligi o tarihte yoktur. O yuzden de aleviler (turk ve musluman), kurdler de (turk ve musluman) olarak algilanmaktadirlar. Aslindaburada "milliyetcilik" ile "yurtseverlik" algilarini algilama farki bir kez daha boy gostermektedir. Milliyetcilik, sadece "turk ve musluman" agirlikli olup, bu temelde bir hakimiyet ve ustunluk kurmak cabasidir. Bu caba da bu katagoriye girmeyenlerin, yok sayilmasi, distalanmasi, otekilestirilmesi v.s. anlamina gelir. Yine bu milliyetcilik algisi, tum milleti her turlu milliyet ve mezhep farki gozetmeksizin "turk/musluman" birligi altinda birlestirmektir. Yurtseverlik ise farklidir. Adi ustunde, konu yurt/vatana dayanir ve bu da "tum vatan/yurt bunyesindeki her turlu sosyo-etik (milli/etnik, dini/mezhepsel) farki farklari ile birlikte sevmek" anlamindadir. Dolayisiyle bir yurtsever, yurdun toprak butunlugunu korumak yanlisidir. Bu da ancak yurt bunyesindeki her turlu sosyo etik farkin (alevi, sunni, hristiyan, yahudi turk, kurd, ermeni, rum v.s.) farkina saygi duymak ve onlari oldugu gibi kabullenmek, haklarini desteklemek temelindedir. Yani bilincli ve farkindalikli yurtseverlik; aslinda saygi temelli "yurtsayarlik" tir. Yani "ben yurdumun tum farklarinin farkinda olarak kendi farkim dahil; her bir firkin hak ve ozgurlugune saygi duyuyorum" demektir. Aslinda 6-7 Eylul tertibi, o devirde anlam ve icerigi bile bilinmedigi ve algilanamadigi "komunistler" mal edilmeye calisilmis, bunun da siari "vatan haini" olarak belirtilmistir. Yani "turk olmayan gayri muslimler ve onlari savunanlar" bu tertibin cikari temelinde "vatan haini" ilan edilmistir. Aslinda burada vatana ihanet edenler, bu siari ve bu tertipi duzenleyenlerin tam da kendisidir. Sadece ihanet etmemis, her turlu yasam hak ve ozgurlugunu de cignemislerdir. |
Tam da 6 - 7 Eylül katliamını araştırır ve yazarken katliamın 59. yıl dönümünde nur topu gibi bir katliamımız daha oldu. Bu sefer kurbanlar gayrımüslimler değil. Bu sefer işçileri kurban verdik. Bakan bozuntusu F. Çelik konuşuyordu. Halen mi sitifa etmez yahu halen mi istifa edilmez! İnsan ne demek yahu, onur ne demek, şeref haysiyet ne demek? Bu kadar mı yabancılaştınız onura haysiyete? Soma 'daki ölümlerde de etmiyor bugün de etmiyor yarın da etmeyecek. İşçiler ölürken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olacak Çelik orda oturmuş seyrediyor. Bu mu şerefin bu mu haysiyetin?
Bir yazı hazırlıyorum 59 yıl önceki katliamla ilgili bir kısmını bitirdim, asmak için tamamının bitmesini bekliyorum. |
Baylar, şu DÜZELTME hala yaşıyormuş: Sabri 25Oğlu, Wiki.
6-7 Eylül 1955'teki tertipleri ve Türk-İslam senteziyle İslamcılar'ın önünü açtığı için ne düşünüyorsunuz? Ne ilginçtir ki Danıştay Katili Alparslan Aslan da, Hükümete bir mesaj göndererek, "Önünüzü açtım" demişti. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:58 . |