Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Ateizm (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=104)
-   -   Ateizm: Hayattan Soğutma (ihtimali) (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36961)

Stepal Kepton 21-04-2015 10:06

Ateizm: Hayattan Soğutma (ihtimali)
 
Ateizmi karalamak için bu kısma konuyu açmadım ama doğrudan konu içerikle ilgili olduğunu belirtmeliyim.

Gariptir ki burası ve buraya benzer diğer site(ler) kullanıcılarının; hayattan soğuduğu, umutlarının bittiği, yaşamaya dair isteklerinin neredeyse sıfıra indiği, bazılarının yaşamayı bile yük olarak gördüğü (örnek) ve belkide hayatına son verdiğini üzülerek gözlemlemekteyim.

İşin daha garip tarafı, semavi din inancında ki hayat/yaşam felsefesi; insana hayata tutunmayı ve zamanı gelene kadar ölmemeyi (başkası ölsün sen ölme) hayatı öyle yada böyle sevmeyi yaşamayı öğretir. Daha olumlu ve pozitiftir.

Bu çelişki için doğrusu endişeliyim. Maalesef sizin (ateizm) tutumunuz ve insanlara enjekte ettiğiniz boşluklar ve bilinmezlikler, yanlış yönlendirmeler ve bilgilendirmeler (mesela tanrı varsa zalim gaddar, ölümle birlikte kesin yok olmak gibi düşünceleriniz) insanı dönüşü zor bir buhrana, felakete sürüklüyor olabilir.

Ben ateizm forumlarında sevgiye dair hiç bir öğüt bilgi ve yönlendirmeye rastlamadım desem abartmam sanırım. Karamsarlık, bilinmezlik ve umutsuzluk... Hiçlik ve kötü bir dünya...

Bunu yapmamanız daha yerinde olabilir. Mesela sürekli doğada ki adaletsizliklerden bahsetmek yerine biraz da doğanın güzelliklerinden ve pozitif yönünden, varlığın ne denli bir hediye olduğundan ve nasıl GÜZEL bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğinden bahsetmek daha olumlu sonuçlar verebilir.

Biz zaten varız ama okuduğum bir makalede, insanlık olmasaydı olma olasılığı neredeyse 0'dı denilmişti. Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı). Biz neredeyse 0'dan olduk. Bu olasılık gerçekleşti. Bu denli bir hediyeyi kazandığımız için (birisimi verdi, şans eseri mi oldu bu hiç önemli değil) yaşama tutunmayı ve sevmeyi öğrenme ve öğütlemeliyiz ve de mümkünse daha uzun nasıl hayatta kalıcı olabiliriz demeliyiz diye düşünüyorum. Bu tip görüşleri her yaştan, psikolojiden insanın (henüz karar verme aşamasına gelmemiş, ergen, kafası karışmış vs.) okuyabileceğini de unutmamalıyız.

Sevgiler (bakın sevgiler diyorum)...

Synem 21-04-2015 10:39

Çok doğru tespitler...

Yaşam, amaçsız değildir. Organizma; yaşamaya, üremeye vb. programlanmıştır. Bu sistem en ilkel virüsler için bile aynı şekilde işlemektedir.

Hayatı amaçsız, boş gibi göstermeye çalışmak, beyinlere bu tür argümanları yerleştirmek, insanları huzursuz ve de mutsuz eder.

Karamsarlığa sebep olacak her türlü düşünceden mümkün olduğunca kaçınmamız gerekir. Dinlerden arda kalan boşluğu amaçsızlıkla doldurmaya çalışmak, yaşamı çekilmez ve anlamsız kılar...

Stepal Kepton 21-04-2015 11:00

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545841)
Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı).

Bazen harf hatası yapabiliyorum, anladınız umarım.

Vefik Sami 21-04-2015 12:13

Her zaman yaptığım gibi açık ve net konuşacağım. Bu tavrım nedeniyle gereğinden fazla tepki görmüş, hatta saldırılara mâruz kalmışsam da, dürsütlükten gelen belâyı, riyâdan gelene huzura tercih ederim.

"Düşen uçakta ateist olmaz" sözü bana göre tümüyle yanlış değil. İnsanlar, içinde yaşadıkları koşullar ve bu koşulların güdülediği ya da dayattığı öğrenme neticesinde hayâta dâir bir algı olşturur Doğuştan sahip olduğu meziyetler, aldığı eğitim ve sonuçları itibariyle yaşadığı çevrenin baskıları altında ezilmemiş, ekonomik açıdan mağdûriyet yaşamamış, hele hele sağlık problemleri ile boğuşmamış insanların hayâta bakışları; ezik, sağlıksız, eğitimsiz, ekonomik açıdan yetersiz insanlarda olduğu şekliyle edilgen değildir. Ateist de bir gün öleceğini bilir. Ama ölüm'ün soğuk nefesini ensesinde hissetmediği müddetçe rahattır. Ölümü ve sonuçlarını kabullenmek insan için pek kolay bir husus olmasa gerek. Ölüp yok olmayı kolayca hazmedebilmiş insanların hayata bağlı ve hayatını etkileyen koşullar karşısında mücâdeleci/gâlp bir tavır sergilemesini ben doğrusu anlayamıyor ve kabul edemiyorum.

Ateizm ile ilgili bir yığın teorik ve felsefi kelâmlar edilebilir. Hattâ; bunları üreten zekâya hep saygı duymuşumdur. Çünki; gereğinden fazla soyutlanmış, ağır felsefi kavramlarla dolu anlatımları anlamakda zorlanmaktayım. Fakat; mühim olan bu değil. Bir ateist'in anlatımları ile beni "köşe"ye sıkıştırması, "mat" etmesi, cevap vermez duruma getirmesi önemli değil. Ateist'in söylediklerinin yaşanan hayatta, pratikteki karşılığı nedir ?

Mühim olan bu !...

Çünki; ateist, kimi tesbit ve iddilarda bulunur. Bunun matematikteki çarpma işleminde olduğu gibi "sağlama"sı yapılamıyor. (Maddeye dâir somut-nesenel veriler üzerinden yapılan münâkaşayı kasdetmiyorum.) Hâliyle de aksini iddia ve ıspat imkânı yok. Elimizde net veriler olmadan, muhatabımızn söylemlerini hangi koşullara bağlı oluşturduğunu bilemeyiz. Bir teist'in hareket noktası bellidir.

Tanrı inancı.

Bu inanç pergel'in sâbit ayağıdır. Bu sabit ayağa göre teist'e her tür "net atış"lar yapmak mümkündür. Halbuki ateist, bir Tanrı fikrine dayanmadan bir takım görüşler ileri sürer. Bu görüş ve düşüncelerin sağlamasını yapmak çoğu kez mümkün olmaz. Buraya kadar yaptığım açıklamalar asla bir ateist'in dürüstlüğünü sorgulama olarak algılanmamalı. Niyetim gerçekten bu değil. Ancak; düşüncelerimi ifade etmenin daha farklı bir yöntemini de bilmiyorum.

İçinde yaşadığı toplumun dayatmalarına bukâlemun mahâretinde uyum sağlamış zenginler "inanmış" gibi görünürler de servet ve güçlerine, inandıklarını iddia ettikleri Tanrıdan daha fazla güvenirler. Rab'bim MESİH'in İncildeki şu öğretişi gerçekten mânidardır. Zenginin; servetine, inandığını iddia ettiği Tanrıdan daha çok güvendiğinin kanıtıdır.

Luka: 18. bab.

18 - İleri gelenlerden biri İsa'ya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.
19 - İsa, ‹‹Bana neden iyi diyorsun?›› dedi. ‹‹İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı'dır.
20 - O'nun buyruklarını biliyorsun: ‹Zina etmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin.› ››
21 - ‹‹Bunların hepsini gençliğimden beri yerine getiriyorum›› dedi adam.
22 - İsa bunu duyunca ona, ‹‹Hâlâ bir eksiğin var›› dedi. ‹‹Neyin varsa hepsini sat, parasını yoksullara dağıt; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle.››
23 - Adam bu sözleri duyunca çok üzüldü. Çünkü son derece zengindi.
24 - Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliği'ne girmesi ne kadar güç!›› dedi.
25 - ‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır.››

Bir kimse servetini, sahip olduğu şeyleri, zevk ve safâsını inandığını iddia ettiği Tanrı için terk edemiyorsa, o kişi Tanrıya gerçek anlamda güvenmiyor demektir. Tam anlamıyla güvenilmeyen bir "Tanrı" inancı ise nâkıstir, abesle iştigâldir.

Ma'alesef benim de Tanrı'ya güven noktasında epey eksiğim var. MESİH Ferisilere söylediği "Seni ikiyüzlü" hitâbını sanki suratıma söylüyor. Çünki, tutarsızlıklarımın farkındayım. Gerçi bunları bilmek de bir erdemdir. Ama; üstesinden gelmek şart. Altmışına gelmiş bir kimsenin iman yolunda halen "bebek" gibi emeklemesi pek anlaşılabilir değil.

Aslında bu kadar ömür sonrasında ayağa kalkmış vaziyette ve kendimden emin adımlarla yürüyor olmam gerekirdi.

Karanlık, ışığın olmadığı yerde etkindir. Ama ışık gelince karanlık kaybolur. Bizler, yığınla lâf/demagoji üreterek muhatabımızı çaresiz bırakabilir, susturabiliriz. Ama; geçeğin karşısında ürettiklerimizin bir kıymet-i harbiyesi olacak mı ? Rüzgar yok ise; gemideki yolcuların hep birlikte üfürmesi, yelkenlerin havayla dolup "gemi"niin hareket etmesini sağlar mı ?

gur91 21-04-2015 13:00

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545841)
Gariptir ki burası ve buraya benzer diğer site(ler) kullanıcılarının; hayattan soğuduğu, umutlarının bittiği, yaşamaya dair isteklerinin neredeyse sıfıra indiği, bazılarının yaşamayı bile yük olarak gördüğü (örnek) ve belkide hayatına son verdiğini üzülerek gözlemlemekteyim.

Bir tane konuyu bütün kullanıcılara nasıl bağlayabiliyorsunuz hayret doğrusu siz niye deizmin propagandasını yapıp duruyorsunuz sizede mi 72 huri verecek Tanrı yoksa , hayatta herkes iniş çıkış yaşar neye inanırsan inan veya inanma yaşama son vermek son derece mantıksızlıktır , kaldı ki hayatına son verse yine onun seçimidir kendi hayatı sonuçta ama böyle bir duruma rastlasam kesinlikle engel olmaya çalışırım orası ayrı konu
Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545841)
İşin daha garip tarafı, semavi din inancında ki hayat/yaşam felsefesi; insana hayata tutunmayı ve zamanı gelene kadar ölmemeyi (başkası ölsün sen ölme) hayatı öyle yada böyle sevmeyi yaşamayı öğretir. Daha olumlu ve pozitiftir.

Sen semavi dinleri gram anlamamışsın , semavi dinler bu dünyaya lanet olarak bakar bu dünya geçicidir , imtihan yeridir burası , asla burayı sevdirme gibi bir öğütü yoktur hatta insanın dünyayı sevmesi kötü olarak gösterilir sürekli savaşa teşvik eder , savaşıyorsan bir nevi ölüme gittiğin anlamına gelir Allah yolunda öldürülenlere bir sürü ödül vardır , teşvik vardır bunun için , sen ise diyorsun ki yaşamayı öğretir komik bir çıkarım olmuş

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545841)
Bu çelişki için doğrusu endişeliyim. Maalesef sizin (ateizm) tutumunuz ve insanlara enjekte ettiğiniz boşluklar ve bilinmezlikler, yanlış yönlendirmeler ve bilgilendirmeler (mesela tanrı varsa zalim gaddar, ölümle birlikte kesin yok olmak gibi düşünceleriniz) insanı dönüşü zor bir buhrana, felakete sürüklüyor olabilir.

Sen bir doğaya çık vahşi hayvanların bolca bulunduğu , canlıların çok olduğu bir ortama karış 21. yüzyılda böyle konuşması kolay Tanrı varsa gerçekten acımasız mı gaddar mı anlarsın o zaman...

Alıntı:

Stepal Kepton´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545841)
Ben ateizm forumlarında sevgiye dair hiç bir öğüt bilgi ve yönlendirmeye rastlamadım desem abartmam sanırım. Karamsarlık, bilinmezlik ve umutsuzluk... Hiçlik ve kötü bir dünya...

Bunu yapmamanız daha yerinde olabilir. Mesela sürekli doğada ki adaletsizliklerden bahsetmek yerine biraz da doğanın güzelliklerinden ve pozitif yönünden, varlığın ne denli bir hediye olduğundan ve nasıl GÜZEL bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğinden bahsetmek daha olumlu sonuçlar verebilir.

Biz zaten varız ama okuduğum bir makalede, insanlık olmasaydı olma olasılığı neredeyse 0'dı denilmişti. Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı). Biz neredeyse 0'dan olduk. Bu olasılık gerçekleşti. Bu denli bir hediyeyi kazandığımız için (birisimi verdi, şans eseri mi oldu bu hiç önemli değil) yaşama tutunmayı ve sevmeyi öğrenme ve öğütlemeliyiz ve de mümkünse daha uzun nasıl hayatta kalıcı olabiliriz demeliyiz diye düşünüyorum. Bu tip görüşleri her yaştan, psikolojiden insanın (henüz karar verme aşamasına gelmemiş, ergen, kafası karışmış vs.) okuyabileceğini de unutmamalıyız.

Sevgiler (bakın sevgiler diyorum)...

Sevgiye dair öğütler var , görmek istemediğiniz için göremiyorsunuzdur belkide ateizme karşı bir refleks oluşmuş sizde , bırakın herkes kendi bildiğini yapsın bu dünyayı boktan bir yer haline getiren ideolojiler oldu zaten , benim tavsiyem her zaman tarafsız olmaya çalışın

İlahimasal 21-04-2015 15:29

tanrı yohdur.

yaratıcı kalmamışdır.

allah heç yohdir.


okadar mutluyum ,o kadar mutluyumki.ayı bir elime,güneşi bir elime verseler. bu kadar mutlu olamazdım...


kurtuluş,burda.....okuyun. aydınlanın..

Stepal Kepton 21-04-2015 15:33

Alıntı:

Bir tane konuyu bütün kullanıcılara nasıl bağlayabiliyorsunuz hayret doğrusu siz niye deizmin propagandasını yapıp duruyorsunuz sizede mi 72 huri verecek Tanrı yoksa , hayatta herkes iniş çıkış yaşar neye inanırsan inan veya inanma yaşama son vermek son derece mantıksızlıktır , kaldı ki hayatına son verse yine onun seçimidir kendi hayatı sonuçta ama böyle bir duruma rastlasam kesinlikle engel olmaya çalışırım orası ayrı konu
Polemiğe girmeye lüzum var mı? Ben bir tane kullanıcı değil çoğul kullandım zaten dikkat ederseniz. Mesajım da bir tane deizm var mı? Teşvik var mı? Hayatına son vermesi inişi çıkış onun tercihi olabilir ama buna neyin sebep olduğu önemlidir dimi...

Alıntı:

Sen semavi dinleri gram anlamamışsın , semavi dinler bu dünyaya lanet olarak bakar bu dünya geçicidir , imtihan yeridir burası , asla burayı sevdirme gibi bir öğütü yoktur hatta insanın dünyayı sevmesi kötü olarak gösterilir sürekli savaşa teşvik eder , savaşıyorsan bir nevi ölüme gittiğin anlamına gelir Allah yolunda öldürülenlere bir sürü ödül vardır , teşvik vardır bunun için , sen ise diyorsun ki yaşamayı öğretir komik bir çıkarım olmuş
Hiç bir semavi din bu dünyaya ateistlerin baktığı gibi boş bakmaz. Geçicidir der, hayal der vs. frenleme ister soyutlamak ister çünkü farklı bir hayat vaat eder. Bence siz semavi dinlerin ne olduğu konusunda ön yargılısınız. Her zaman dürüst olmak doğruları konuşmak gerekir diye düşünüyorum.

Alıntı:

Sen bir doğaya çık vahşi hayvanların bolca bulunduğu , canlıların çok olduğu bir ortama karış 21. yüzyılda böyle konuşması kolay Tanrı varsa gerçekten acımasız mı gaddar mı anlarsın o zaman...
Tanrı ile ilgilenmiyorum; o da benle. Yeterli mi? Anlamadıysanız deizmin reklamını şimdi yapmış olayım, belki bir fikriniz olur.

Alıntı:

Sevgiye dair öğütler var , görmek istemediğiniz için göremiyorsunuzdur belkide ateizme karşı bir refleks oluşmuş sizde , bırakın herkes kendi bildiğini yapsın bu dünyayı boktan bir yer haline getiren ideolojiler oldu zaten , benim tavsiyem her zaman tarafsız olmaya çalışın
Burnundan kıl aldırmamak diye bir deyim vardır. Tarafsızlığı ateizmi savunarak yapmaya çalışmak çok zekice doğrusu. Ateizm ile ne alıp veremediğim olabilir? Bunlar benim tespit ve görüşlerim. Doğru yanlış olabilir ama insan, ölçüsünde düşünüp yorumlamalı. Bana sevgiye, bu dünyayı hayatı varlığı kıymetli gösteren bir kaç mesaj gösterin lütfen. Ben sadece burada değil diğer ateist forumlarında da benzer örnekler gördüğüm için yazma gereği duydum.

Neymiş? Hep doğada biri birlerini yiyormuş... Eee... Tanrının adaleti nerede?
İnanmadığınız Tanrıyı niye suçlamaktasınız? Tamam yaratıcı yok, Tanrı yoksa yine yiyorlar ne değişti? Bu sefer kime küfür edeceğiz? Siz adaletsizlikleri gördükçe kimi suçluyorsunuz? Madde enerji? Demek ki maddenin de bir adaleti yokmuş dimi. Ne oldu kafanız karıştı mı? Attığınız ok size geri döndü. Burada semavi din tartışmıyor ve savunmuyorum. Tanrı da aramıyorum. Tanrı da dayatmıyorum. Sizin son cümlenizde ki gibi, bırakın da herkes inandığı şeyle yaşasın ama ortada bir problem var. Kişisel değil toplumu ilgilendiriyor. Madem adaletsizlik var, adaletli olanı da görün tavsiyesinde bulunuyorum. Çünkü ben göremiyorum...

Vefik Sami 21-04-2015 15:55

Alıntı:

kadem´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545857)
tanrı yohdur.

yaratıcı kalmamışdır.

allah heç yohdir.


okadar mutluyum ,o kadar mutluyumki.ayı bir elime,güneşi bir elime verseler. bu kadar mutlu olamazdım...


kurtuluş,burda.....okuyun. aydınlanın..

Bu "bilimsel ve aydınlatıcı" yazınızı gördüm;
"Okudum" ve "Aydınlandım"

Demek ki ateist olma gerekiyormuş.

Peki; "ateist"olmak için ne yapmak gerek ?
Misâl; ateizm'in de bir "Kelme-i şahâdet"i var mı?

İlahimasal 21-04-2015 16:00

Alıntı:

Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 545863)
Bu "bilimsel ve aydınlatıcı" yazınızı gördüm;
"Okudum" ve "Aydınlandım"

Demek ki ateist olma gerekiyormuş.

Peki; "ateist"olmak için ne yapmak gerek ?
Misâl; ateizm'in de bir "Kelme-i şahâdet"i var mı?

bilim adamı deilimki bilimsel yazayım sayın vefik bey.

ateist olmana gerek yok....benim gibi yap

üfürükden yaratıcı lara inanmadığını haykır,sessizce söyle,kağıda yaz ne biliyim bişeler yap işde.

kelimeiiiiiiiiii şahitlikde ne oluyorki.

kopyacı deilim.....

Aleph 21-04-2015 16:04

Stepal Kepton, yaptığınız tespitler doğru, bu anlamda yazdıklarınıza katılıyorum. Ancak sevgi pıtırcığı olmayı deneyin mealindeki önerinize maalesef katılamayacağım. Ben sahte olduklarını fark ettiğim için dinleri ve Tanrı inancını terk ettim. Şimdi sırf inançsızlığı güzel göstermek için sahte bir davranış ve tutuma kendimi ikna etmemi nasıl bekleyebilirsiniz?

Şahsım adına konuşacak olursam, son zamanlarda yakın çevremin de teslim ettiği gibi fazlaca düşünceli görünüyor olabilirim ancak öyle büsbütün karamsarlığa gömülmüş, yaşam enerjisini kaybetmiş biri falan değilim. Dinlerin sahte olduğunu ve çok büyük bir olasılıkla ikinci bir yaşam olmadığını fark etmem aslında hayatın ne denli büyük bir mucize olduğunu hissetmemi sağladı. Ancak aynı zamanda hayata gelmiş olmanın ne denli korkunç bir şey olduğunu da bu sayede fark ettim. İki konum arasında gidip gelen sarkaç gibiyim. Kimi zaman yaşamın büyüleyici güzelliği karşısında mest oluyor kimi zaman da bilincimin bir gün hiç açılmamak üzere kapanacağını düşünerek dehşete kapılıyorum. Bilincim açık olduğu sürece evreni ve yaşamı daha iyi anlamaya ve hayatı dolu dolu yaşamaya karar verdim. Aziz Nesin'in dediği gibi ölmeden önce ölümü hak etmeli insan..

Bu arada sevgisiz olmaz. Yemek, içmek, sevişmek gibi zaruri bir ihtiyaçtır sevgi. Eğer perde kapanana kadar hayat denen bu oyundaki rolümüzü sürdüreceksek istesek de istemesek de sevmeye ve sevilmeye mecburuz.

Sevgiyle kalın..


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:57 .