Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Abd Tayyip ve Fetö birlikteler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=39204)

bilgivehis 04-01-2017 00:43

Abd Tayyip ve Fetö birlikteler
 
Başlıktan anlaşılacağı gibi Abd, Tayyip ve Feto halen birlikte olduklarını düşünüyorum.
Gerçi sevgili spartacus bu görüşüme katılmıyor ama gelişmeler beni hep bu yönde düşündürüyor.
Fetö darbesi diye adlandırılan darbe bana göre yine bu üçlünün danışıklı dövüşü üzerine yapılmış çok sinsi bir plandır.
Tayyip bir taraftan Bop planından kopmuş gibi görünüyor ama diğer yandanda Bop'un bütün projelerini uygulamaya devam ediyor.
Bop projesine göre bu ülke bölünecek ve islamlaştırılacak.
Bugünkü Ohal planı, Fetocu olmayanların da işsiz bırakılması-içeri atılması, yaşamın her yerinde Işid ve diğer yobazların sözlü ve fiziki saldırıları, muhaliflerin çeşitli şekilde etkisiz hale getirilmesi Bop projesinin bir parçasıdır.
Feto ve Tayyib'in varlığı bu proje ekseninde oluşmuştur.
Her ikisinin de bu projenin dışına çıkan en küçük bir davranışları olmamıştır.
Zaten öyle bir şey olsa dahi Abd bugüne kadar bir çok insanı sessiz şekilde öldürdüğü gibi aynısını Tayyib'e de yapardı, kaldı ki söz konusu darbe bizzat Abd'nin projesine hizmet etmiş ardından aynı projeye uygun olarak Ohal ve yobaz baskılar gelmiştir.
Buna ragmen Feto darbesi Tayyib'e yapıldı iddiası geçersizdir.
Kaldı ki, öyle olsa dahi bahsettiğim gibi Bop projesi en yoğun şekilde uygulanmakta devam etmektedir.
Bu anlamda darbenin Tayyib'e yapıldı iddiası yutturmacadan başka bir anlamı yoktur.
Bu görüşümü çürütecek nitelikte bir kaynaga rastlamadım, yine de eleştiriye açığım...

upuaut 04-01-2017 01:45

Takma kafana. Olay senin gördüğün gibi değil. Şunun şurasında 20 Ocak'a 16 gün kaldı.

2001'de Bush'un BOP, genişletilmişi olan GBOP projesiyle birlikte gelen AKP'nin sonu geldi. Ama içerisinin düzeltilmesi gerekiyor. Peki bu nasıl olacak? AKP, CHP, MHP hepsi bu projenin elemanı.

AKP, bir siyasal İslam hareketi olarak zaten baştan beri ulusalcılara karşı idi. CHP de, 2010'da bir porno kasetle lider değişimiyle partisindeki ulusalcıları temizledi. MHP ise ancak son zamanlarda bu işe dahil oldu. Yani ulusalcıların olmadığı bir parti yok. Bu durumda yeni bir partiye ihtiyaç vardır. Burada VP'yi de saymak gerekir ama, onun da AKP'ye hizmet ettiği bilinen bir gerçektir. Bana göre asıl sorun burada!

Perinçek ve avanesi, 15 Temmuz'da sırf Ergenekon davası nedeniyle FETÖ'den öç almak için AKP'ye yanaştı. Oysa AKP'nin FETÖ'den hiçbir farkı yoktu. İşin ilginç yanı, 15 Temmuz gecesi televizyonlarda AKP'ye bağlılıklarını bildiren komutanlar da ya bu gerçeği göremedi ya da VP gibi AKP'ye yamandı. Ama sonuç ne olursa olsun, ordumuzda bu haşereler de temizlenecektir!

pianola 04-01-2017 02:25

Havadan meclis binasına açılan ateşin TV'deki görüntüsü, Tayyib'i Marmaris'teki otelinde 15 dakika ile ıskalamalarından daha gülünçtü, güldürmüştü hakikaten. Ülke insanının bu denli yosun ve çaresiz olması, harcanan miktarı da düşürmüş olsa gerek.

spartacus 04-01-2017 02:38

Alıntı:

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593905)
Başlıktan anlaşılacağı gibi Abd, Tayyip ve Feto halen birlikte olduklarını düşünüyorum.
Gerçi sevgili spartacus bu görüşüme katılmıyor ama gelişmeler beni hep bu yönde düşündürüyor.

Sevgili bilgivehis

Detaylara girmeye gerek var mı, sanmıyorum, zira basit bir gösterge var elimizde...

Ufukta darbe var...

Darbeler ittifakların dağıldığı veya karşı karşıya geldiği veya bir yapının sendelediği veya işlevsizleştiği, saptığı vb anlamına gelir.

Erdoğan, Rusya'ya ne kadar fazla olağanüstü biçimde yaklaşıyorsa(sığınıyorsa - diplomatik ilişki değil artık), bu ittifakın(ABD-Erdoğan, BOP) ne düzeyde sarsıldığını ama ilgili ittifakın güçlü diğer ayağının hedef alacağını gösterir...

FETÖ İttifakın asli bileşeni değil, FETÖ CIA'nın Komünizmle Mücadele lafzı altında-ki bu sözde stratejsi sahtekarca kapitalizmi koruma ve ülkelere demokrasi götürme namına yakıp, yıkması, atom bombası atması gibidir- Erdoğan'dan da, BOP projesinden de önce bir yerlerde konum ve stotüko sağlamış aslında daha üst bir stratejk konumda idi, o ara bir yerlerde Erdoğan'a ilgili ittifakta yatağı-yorganı hazırlayan-seren konumundaydı, Erdoğan, ittifakla ters düştüğünde hele, hele bölgede sözde model ülke olmaktansa, gittikçe sözde öngürülen ülkelere benzedikçe(ortadoğululaştıkça), Erdoğan'a ve AKP'ye verilen-biçilen misyonu da kaybetmiş oldu(Kısaca Ortadoğu ABD ve İngiltere'nin dikensiz gül, arka bahçesi olacaktı)...

Geçmiş darbe bir oyun değil, olmuşsa elbette iktidarda devrilememiş ise, böyle bir süreçten ikidar daha güçlü çıkar ve o yenik darbeyi sonuna kadar kullanarak kendi mutlak iktidarının darbesine yönelir ve en büyük hasım başarısız olmuştur...

Yani bir darbenin kimler tarafından organize edildiğini, o darbeye muhatap olanların siyasetine bakarak analiz etmek zordur, zira bu salt siyaset de değil gündelik hayat açısından da böyledir, sizi saf dışı edemeyen rakip, sizi güçlendirir ve sizin propagandalarınız rakibe dayalı hale gelebilir-durumdan muazzam yarar sağlamak adına-...

Bu darbe girişimi ile menderes'e yapılan girişim arasında sebepler bakımından hiç fark görülmüyor, zira Menderes'de, Erdoğan gibi diktatör, istismarcı ve ülkeyi birilerine satarken hırsızlığı, yolsuzluğu, talanı belirli bir elit grubun eline işbirliğinden paylarına düşen olarak veriyordu ve O'da tamamen Amerikancı idi, taaa ki, Amerika'nın bazı isteklerine ya da ABD Menderes'in bazı beklentilerine yanıt vermediğinde, bir ceza olarak SSCB'ye yönelmesi gibi...

Menderes iktidarında aynen bugünler gibi, düşünmek yasak, muhalefet yasak, söz, ifade etmek yasak, menderes'i övmek veya Menders'in temsil ettiği politikalarla doğru orantılı biçimde dillendirmek dışında her türlü siyaset yasak...

Toplum içmeye çay, koymaya şeker, hatta bazı yerlerde insanlar ekmek etmeye un bulamıyorlar(yastıklarını açıp içindeki kepekle kepek ekmeği yapıyorlar), o koşullarda ABD gayet memnun iken, ne zaman ki ABD söz verdiği yardımları yapmadı, Menderes SSCB ile diplomatik ilişkilere girmeye başladı, darbe o zaman geldi...

Kısaca işbirlikçi siyaseti temsil eden Menderes idi, o siyaset işbirlikçilik siyaseti idi, o Türkiye'yi uluslararası tekellere satmıştı, ama işbirlikçi yan çizerse, azmedici affetmez, geçmişte ne yaptığına(ABD'ye altın tepside Türkiye'yi sunması) bakılmaz, o an ne yaptığına bakılır...

Şimdi, AKP'nin yeni bir darbe konusundaki endişesi yersiz değildir, Türkiye'yi her şeyiyle sattı, ancak kendisi ve temsil ettiği işbirlikçi burjuvazi(dinci-istismarcı sermaye grubu), işbirlikçi yani kendisine verilen payla yetinmek konusunda kol çıakrtmaya, el altından işler çevirmeye, kendilerine Ortadoğu petrol, silah ticaretinde ayrılan pay neydi bilemem ama onlar meşru olmayan yollarla pastayı paylaşılmadan ya da kendilerine verilen kemiktense budun tümünü isteyen beklentilerinden dolayı, siyasi ve politik çehreyi, gündemi işbirliği ittifakına ters biçimde değiştirdiler...

Bunu yaptıkları an FETÖ devreye sokuldu-girdi ve bunların usülsüzlükleri ortaya saçılmaya başlandı -TÜMÜ DEĞİL BİRAZI zira tek seferde tüm cephaneyi boşaltırsa, yarın, öbür gün için elinde hiç koz kalmayacak-, bir denemeydi ancak o'da toplumun cehaleti-koyunluk gösterisi ve etkili din, propagandalarla başarısız oldu....

FETÖ'nün elinde daha nice kaynak var ama şimdi kullanmıyor... IŞİD'e silah ve mühimmat taşıyan TIR'lar meselesi oldu sadece ancak görüldü ki, şimdilik o kanallardan gitmenin topluma hiç bir etkisi olmuyor...

O kaynaklardan bazıları ise Rusya ve İran'ın elinde, yani Erdoğan 3 yılı aşkın bir süre IŞİD'i finanse etmiş bir elitler grubu olarak-gerici sermaye-, 3 yıl boyunca Irak ve Suriye petrolüne kene olarak yapışmış, günlük 3 milyon dolarlık nakliyattan söz ediyoruz, böyle bir pastayı Türkiye'de kaç kişi paylaşmış olabilir ki? IŞİD'in alıcıları Türkiye'de kimler olabilir? Kim böylesine varilller dolusu petrolü alabilir ve pazarlayabilir ki? veya kim cesaret edebilir? Kimler olabilir? Kime satacak? Nasıl yapacak?

İşte kime sattığı, nasıl yaptığına dair Rusya ve İran'ın elinde istihbaratından, uydu görüntüsüne kadar BELGE-KAYNAK MEVCUT ve daha geçen aylarda Rusya ve İran Erdoğan'ın ve oğlunun adının karıştığı bu fahiş hırsızlığı kamuoyuna paylaşacaklarını açıkladılar ve Erdoğan bir anda Rusya, İran konusunda çark etti ve boyun büktü... Oysa ABD bu şantajı henüz yapmamıştı ve belkide ucu kendisine de dokunacaktır ki saklı tutabilir lakin Rusya'ya yanaşan bir Türkiye, öteden beri ABD'nin karakolu olmuş, 3-5 kodoman işbirlikçiyi de parayla satın almış ve kukla hükümetlerle yönetmiş bir pozisyonda iken duruma sessiz kalmayacak ve kukla hükümetini geri isteyecektir...

Konular basit değil ve yelpazede böyle bir kaç konudan ibaret değil, lakin tümüne burada giremeyiz... Tam da yeri iken, bir iki yıl önce zombi, ahmak, kör cahil(ki öyleler işte bir örneği bu), AKP taraftarları ABD'yi övüryordu, öyle böyle değildi, milyonlarcası, hatta sitemizde AKP'li ender sayıda iken bile bulabilirsiniz("Dine mine ne", Yandaş medya'nın sahte propagandasından kopyala/yapıştır yazılarından -ki tümüde öyledir yandaş medyanın kullandığı istismar kelimeleri etrafında döner- yola çıktığı yazılarında görülebilir), ama şimdi sorun bakalım ABD'yi, ne diyorlar? Kısaca bu kadar omurgasızlaşmış bir siyasete köle olmuşluk dahi, tepedekilerin hiçte iç açıcı olmayan işler çevirdiğini, yılan gibi bir o yana, bir bu yana kıvrıldığını gösterir..

O darbe bizzat Erdoğan'a karşı yapıldı, ufkuda çok uzun vadeli değildi, Erdoğan'ı devirmek temelliydi... USULEN-tercihen, açığa çıkan her darbe girişimi, YAPILMADAN ÖNLENMEZ, YAPILMASI BEKLENİR -ki tüm organizasyon açığa çıksın ve sadece o değil, bilinen darbe yenilmeye mahkumdur, yapılsın-yenilsin ki bizlerde sonuna kadar kullanalım, demir yumruklarımızı her kademede rahatça vuralım(Hakan Fidan gayet iyi bilir)... Bu taktik bir stratejidir, eğer darbe yapılacağının istihbaratıyla davranılsa ve 3-5 kişi alınsaydı, darbe organizasyonun geriye kalan %99 kitlesi açığa çıkmaz ve ikinci bir girişim için gücünü tazelerdi, ele geçirilenlerin iletişim ağı ise gizlilik gereği zaten 3-5 kişiyle sınırlıdır....

Erdoğan darbe yaptıracak olsa, bu şekilde bir açılımla yaptırmaz, yolsuzluk, hırsızlıktan söz edilmez, daha çok oy aldığı kitleyi korkutan, yaşam biçimlerini hedef alır türden ifadeler içeren bir çıkışla yapardı. Erdoğan'ın darbeye ihtiyacı yoktu, zira O'nun elinde, azınlıklara isnat-zulüm, baskı ve üzerinden vatan, millet, sakarya politikası ve elbette IŞİD kozu vardı ve toplumsal infial yaratmak için düğmeye basması yetiyordu ve eğer Rusya, İran o belgeleri açıklasaydı, muhtemel Erdoğan'da asıl düğmeye basacak, MİT eliyle organize edilen IŞİD hücreleri, TAK hücreleri pasiften, aktife geçecek, toplum galeyana getirilirken Erdoğan bir kurtarıcı edasıyla yüceltilecek ve böylece toplumsal bir zırh perdesi ardında yaptıklarını hasır altı edecek veya bedelini ödemek yerine toplum direnci bu bedeli ödemekten kurtaracaktı. En önemlisi de DEVRAN SÜRECEKTİ...

neyse uzamasın... Sanılmasın ki darbe olmayacak

Olacak hemde Amerikan darbesi olacak, Rusya ve İran'a sığınmak ne derecede can simidi olacak, Rusya, İran tamam suçlarımızı görmezden gelin, kamuoyuna açık etmeyin, ben zaten ülkemde açık edebilecek gazete, haberci bırakmıyorum, bizde siz ne isterseniz yapalım söylemleri ABD'nin çıkarlarına ters... 15 Temmuz darbesi başarısız oldu böylece Erdoğan darbe yaptı, artık meclisi fesh etmekten, bakanları dışarıdan atamaktan kısaca kendisinin general atadıklarının kurmay olduğu askeri yöntemli bir diktatörlükten kolayca söz edebiliyor ve desteğini de artık yol, köprüyle övünemez noktalardan, terörden, vatan, millet, din, ezan, bayrak söylemiyle nemalanmak olarak sürdürüyor ve sürmesi içinde terör faaliyetleri, topluma karşı psikolojik harp yöntemleri işletiliyor...

neyse burada bizim ağırlıklı üzerinde durmamız gereken 3-5 Yıl boyunca IŞİD'den elde edilen petrolü kimlerin aldığı-taşıdığıdır, büyük patronlar-petrol tekelleri- bu işten ne kadar zarar ettiğidir? Batı'nın tercihi bu değil, işine de yaramaz, çünkü batı petrolü yani ülkelerin doğal kaynakalrını kendi kontrollerinde ve resmi yollardan elde etmeyi seçer, bu şekilde harami yol ve yöntemle kim çalarsa O'nun olsun gibi bir bakış açısı, petrol tekellerinin anlayışına ters ve diğer yönüyle hırsızlık(onlardan çalmak oluyor!) ve tercih ederlerse kısa vadelidir, batı ise uzun erimli, istikrarlı, ne idüğü belirsizlerin olmadığı biçimde bir sömürü istemekte...

Kısaca daha dün

Milletin mına koduk diyen o sövüşleme sevinci(ki koydu, zira tüm elektrik gelirleri o kişiye peşkeş çekileli 10 yıl geçmişti), Suriye'nin mına koduk, eline sağlık IŞİD söylemine dönüştürülmüştü...

Akbabaların önüne bir leş atılmış...

bilgivehis 04-01-2017 16:07

Sevgili spartacus, anlattıklarına elbette katılıyorum, sahibinin avına göz diken it cezalandırılır. Ne var ki, bu sahibin ite gücü yetmiyor ya da planı tutmuyor gibi bir sonuç çıkıyor. Oysa emperyalizm bu gibi sonuçlara karşı deneyimli ve tedbirlidir, söz konusu bir kişiyi her türlü etkisiz hale getirebilir, bunun sayısız örnekleri var.
Bana kalırsa Abd bir darbe ile bir çok kuş vurmuştur.
Bu darbe ile Tayyib'in daha güçlü olmasını sağlamış böylece Bop projesini hızlandırmıştır. Bir yandan da Fetocuların görev süresi bittiğinden onları etkisizleştirmiştir. Diğer yandan da olası bir isyanın önüne geçmiştir.
Abd'nin işine gelen bu olaylar hiç de Abd'yi başarısız yapmamış, tam tersi çok sinsi bir planı tutturmuştur.
Abd Tayyip ile dost da düşman da olsa farklı bir şey olmayacaktı aynen bugünkü faşizm uygulanacaktı hatta darbe bu süreci hızlandırmak için zamanında yapılmış planın bir parçasıydı.
Ayrıca Marshall planıyla başlayan (içinde süt tozu da var) bu sürecin sonunda zaten böyle bir faşizm kaçınılmazdı. Bana göre Tayyip hırsızdan hırsızlık yapsa dahi ki, öyledir yine de süreç aksamadan devam etmiştir...

spartacus 04-01-2017 17:52

Alıntı:

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593927)
Sevgili spartacus, anlattıklarına elbette katılıyorum, sahibinin avına göz diken it cezalandırılır. Ne var ki, bu sahibin ite gücü yetmiyor ya da planı tutmuyor gibi bir sonuç çıkıyor. Oysa emperyalizm bu gibi sonuçlara karşı deneyimli ve tedbirlidir, söz konusu bir kişiyi her türlü etkisiz hale getirebilir, bunun sayısız örnekleri var.

Böyle bir kaide oluşturamayız zira plan ile fiiliyatda gerçekleşen birebir örtüşmeyebilir, her darbe başarılı olmaz, her girişim amaca ulaşmayabilir, ABD olsun, olmasın, feriştahı da olsa sırf istemekle, planla her şey plana uygun gitmiyor...

Örnek: Vietnam, Küba(ABD merkezli sayısız darbe, suikast girişimi!), Latin Amerika Ülkeleri, hatta Afganistan, Irak...

2002 Yılından... *

Kaldı ki tek seferde sonuca varmak her zaman mümkün olmaz, av ve avcı gibi bazen 3 kurşun, bazen 5, bazen elden kaçırma, bazende ilk seferde.

Türkiye'de darbeler ABD organizasyonu olmadan yapılmıyor (Öyle başarısız darbe vardır geçmişte, ABD müdahalesi, darbesiyle boğulmuştur)...

15 Temmuz darbeside sırf başarısız oldu diye, birilerinin öyle üstünkörü, burun kıvırtarak yaklaştığı gibi değil, neredeyse mükemmel planlanmış (ki 5 yıla varan bir planlama süreci var) bir darbe ve belliki içeriden ihanete uğruyor...

Eğer 15 Temmuz darbesinin istihbaratı bir kaç saat daha geç elde edilseydi, o darbe gece 3'den sonra başlayan, yattığı yerden gerçekleşecek kadar mükemmel kurgulanmış...

darbe, şu an Türkiye'nin nasıl yönetildiği ve Erdoğan temsiliyle(bir sermaye grubunca!) yönetilmek istenmesi konusunda, bazı kalemler, tanıdık geliyor mu?... Bu kararlar darbe koşulalrında alınmış, peki şu başkanlık tartışmasında Erdoğan'a tanınacak haklar darbe koşulu mudur? Evet, dini istismar ve soygun, kandırmaca ile gelişen ve 1990'lardan sonra Özal sayesinde önleri iyice açılan, zamanla ülkedeki medyanın çoğuna sahip olan, bilhassa inşaat sektörü veya benzer hizetler alanında holdingleşen, zamanla otomotiv yan sanayisine de sızan, hayli miktarda toplumdan dini yayın, yardım vb söylemle korkunç paralar toplayıp, bu paraları işleri ve medya organları ve vakıf-bağış alanında kendi namına kullanan gerici bir sermaye grubu tarafından yapılmış olan darbe ve devamı...
*
Carmona kararlarının en temel özelliği 1999 Anayasasının geri çekilmesi oldu. İlk kararlar ise ilgi çekicidir:[14]
  1. Devlet Başkanı olan Pedro Carmona Estanga fiili hükümetin yerleşebilmesi için kanun hükmünde kararname yayınlama yetkisine sahiptir.
  2. Ülkenin ismi Venezuela Cumhuriyeti olarak değiştirilmiştir, ismin başındaki Bolivarcı tanımlaması kaldırılmıştır.
  3. Yasama organı kapatılmış ve milletvekillikleri iptal edilmiştir, parlamento 2002 yılı Aralık ayında yapılacak seçimlere kadar kapalı kalacak, yeni oluşacak meclis 1999 Anayasasında değişiklik yapabilecektir.
  4. 35 eyalet ve bölge yöneticisinin katılımıyla Devlet Başkanı Danışma Meclisi oluşturulmuştur.
  5. Devlet Başkanı uygulamaya koyduğu siyasi açılımları eyalet ve bölge temsilcileriyle koordine edecektir.
  6. Yeni hükümetin kurulmasından sonra en geç bir yıl içinde genel seçimler yapılacaktır.
  7. Devlet Başkanının cumhuriyet kapsamında tüm yasama, yürütme, yargı, seçim gibi ulusal, bölgesel ve yerel görevlileri atama ve görevden alma yetkisi vardır. Uluslararası bölgesel parlamento vekillikleri ve temsilcilikler de bu kapsama dahildir.
  8. Yüksek Adalet Mahkemesi, Maliye Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Yüksek Seçim Kurumundaki tüm görevliler görevden alınmıştır. Bu kurumların hepsine devlet başkanı tarafından yeni atamalar yapılacaktır.
  9. 2000 yılı içinde Meclis tarafından yapılan 48 adet kanun iptal edilmiştir. Yeni oluşturulacak komisyon ilgili konularla ilgili yeni kanunlar oluşturacaktır.

bilgivehis 04-01-2017 19:15

Sevgili spartacus, Abd'nin planı sekteye uğramış olabilir ama günümüz ortamı onun istediği gibi gelişiyor, faşizm, islamlaştırma tüm hızıyla devam ediyor.
Darbe Tayyibe yapıldı-yapılmadı veya başarılı oldu-olmadıdan ziyade emperyalist projenin bir şekilde devam ediyor oluşu önem arz ediyor.
Darbe noktasında ben yanılıyor olsam da proje uygulanıyor.
Herhalde projenin uygulanıyor oluşunda hem fikiriz umarım...

spartacus 04-01-2017 20:37

Alıntı:

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593939)
Sevgili spartacus, Abd'nin planı sekteye uğramış olabilir ama günümüz ortamı onun istediği gibi gelişiyor, faşizm, islamlaştırma tüm hızıyla devam ediyor.
Darbe Tayyibe yapıldı-yapılmadı veya başarılı oldu-olmadıdan ziyade emperyalist projenin bir şekilde devam ediyor oluşu önem arz ediyor.
Darbe noktasında ben yanılıyor olsam da proje uygulanıyor.
Herhalde projenin uygulanıyor oluşunda hem fikiriz umarım...

Proje raydan çıktı(yol'un olması ayrı bir şey, trenin raydan çıkması ayrı, sorunu trenin gidişatıyla ilgili ifade etmiştim), vizyon, misyon karıştı...

İnsanlık, Kapitalimzden kurtulmadıkça, büyük balık, küçük balık, kral ve dalkavuklar, soytarılar, aslan payı, köpek payı ilişkisi, filmi de, sürecek...

dine mine ne 05-01-2017 18:52

Alıntı:

bilgivehis´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593905)
Bop projesine göre bu ülke bölünecek ve islamlaştırılacak.

BOP projesi ile müslümanların anasını ağlattılar sen kalmış ne yazıyorsun. Bu ülke islamlaştırılacak da ne demek ?.
Değil miydi ki zaten.BOP projesi dedikleri zaten kürdistandır/büyük İsrail için sadece bir adımdır. Türkiye şu an bu nedenden dolayı birlik beraberlik dirençi vermektedir.
Abd,Tayyip ve Feto halen birlikte olduklarını düşünüyorsunda neye göre düşünüyorsun. Her Allah'ın günü saldırıları görmüyor musun.ABD ve Avrupa Türkiye'nin bölünmesine karşı koyan Türkiyeyi terörle nasıl usandırmaya çalıştığını göremiyor musun.

Maydanoza hasretini okuduğumda inan ki bayağı bir üzülmüştüm ama sen tüm bu olup bitenleri yanlış tarafta duranların gözüyle yorumladığın müddetçe doğruları anlamak sana güç olacak, maydanoz olacak.

bilgivehis 13-01-2017 13:44

Alıntı:

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593977)
BOP projesi ile müslümanların anasını ağlattılar sen kalmış ne yazıyorsun.

Müslümanların anasını ağlatan yine müslümanlardır.
Müslümanın müslümana kırdırılması Bop projesinin bir parçasıdır.
İşte biz bunu söylüyoruz, islam adına bu projenin tuzağına düşen müslümanları uyarıyoruz ama ne fayda sizin gibi tepkinin kaynağını anlamaktan yoksunları uyarmak dahi artık suç sayılıyor...

Alıntı:

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593977)
Bu ülke islamlaştırılacak da ne demek ?.
Değil miydi ki zaten.BOP projesi dedikleri zaten kürdistandır/büyük İsrail için sadece bir adımdır. Türkiye şu an bu nedenden dolayı birlik beraberlik dirençi vermektedir.

Devlet yönetimi ve uygulamada islamlaştırılacak anlamında söylendiğini anlamazsan ben ne yapayım.

Büyük İsrail, Bop projesinin bir parçasıdır.
Mezhepler, halklar ayrılığı, küçük devletlere bölmek ve islamlaştırmak diğer parçalarıdır...


Alıntı:

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593977)
Abd,Tayyip ve Feto halen birlikte olduklarını düşünüyorsunda neye göre düşünüyorsun. Her Allah'ın günü saldırıları görmüyor musun.ABD ve Avrupa Türkiye'nin bölünmesine karşı koyan Türkiyeyi terörle nasıl usandırmaya çalıştığını göremiyor musun.

Tayyip ve feto, bahsettiğimiz projenin uygulayıcılarıdır, bu ülke bizzat bunlar tarafından bölünmeye çalışılıyor. Sen de bunu göremiyorsan şu ön yargıyı biraz bırak da araştır...


Alıntı:

dine mine ne´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 593977)
Maydanoza hasretini okuduğumda inan ki bayağı bir üzülmüştüm ama sen tüm bu olup bitenleri yanlış tarafta duranların gözüyle yorumladığın müddetçe doğruları anlamak sana güç olacak, maydanoz olacak.

Maydanozun dini yok, o yüzden severim kendisini.
Bahar kokusu vardır maydanozda, özgürlüğün havasını serpiştirir zindanlara.
Yeşilin en doğalına sahiptir, dalları gibi narindir.
Her salataya maydanoz olur, çok meraklıdır.
İsterim ki, dindarlar da maydanoz kadar sorgulasa...


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:17 .