Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   İslam ve Laiklik (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=4799)

<strong>SİLİNEN</strong> 15-09-2007 15:10

İslam ve Laiklik
 
Ben bu konuya öncelikle laikliğin tanımı açısından doyurucu bulduğum bir tanım ile başlamak istiyorum. Buradaki amacım İslam ve laikliğin bağdaşır olup olmadığını anlamak.
Acaba islam özü gereği laiklik ile çatışma halinde mi yoksa Türkiye'de laiklik sorunu islam'ı siyasete alet etmek isteyenlerin ve bu sayede kendilerine siyasi, ekonomik vb. imkanlar yaratmak isteyenlerin uğraşları sonucu mu böylesine kriz noktasına getirildi.
Bu konuyu hem dünyadaki örnekleri ile (özellikle Fransa) hem de Türkiye gerçekliği içinde tartışmak isterim.



Laiklik, egemenliğin kaynağının beşeri irade oluşundan hareketle, dini ve dünyevi otoritelerin birbirinden tamamen ayrılmasını; devletin ülkede mevcut maruf ve müesses dinleri tanımasını; bunlara ve mensuplarına karşı tamamen tarafsız olmasını; kamu düzenine, genel adap ve erkana aykırı olmamak şartı ile her dine mensup kişilerin kendi dinlerini serbestçe öğrenmelerini, yaymalarını, ibadet ve ahkamını yerine getirmelerini, böylece din hürriyetlerinin sağlanmasını; buna karşılık ülkedeki maruf ve müesses dinlerin, bu dinlerin teşkilatlarının, inanış ve yaşayış biçimlerinin de hiç bir şekilde devlet ve dünya işlerine, siyasete karışmamalarını; teokratik devleti eğilimlerine yer verilmemesini gerektiren bir kuraldır.

(Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı)


Evet önce bu yukarıdaki laikliğin tanımı ile ilgili açıklamalara ilave edeceğiniz veya yanlış bulup düzelteceğiniz ya da eksilteceğiniz bir şeyler varsa onları yazarasanız konuyu genişleterek devam edebiliriz.

dilaver 15-09-2007 15:17

Re: İslam ve laiklik
 
Prof Özbudun başkanlıgında bir heyet tarafından hazırlanan yeni anayasa taslagı önerisinin
medde gerekçeleri kısmında laiklik ile ilgili şu görüşlere yer veriliyor :


Cumhuriyet'in temel niteliklerinden biri olan lâiklik, Türkiye'de siyaseten ve hukuken en çok tartısılan kavramlardan biridir. Kavramsal olarak, lâikligin biri devlete, digeri birey ve topluma hitap eden iki boyutu vardır. Devlete hitap eden yönüyle lâiklik, din kurallarının yönetimde gerek kanun koyarken gerekse uygularken belirleyici olmaması anlamına gelmektedir. Bunun nedeni, lâik düzenlerde siyasî iktidarın kaynagında halk veya millet iradesi gibi tamamen dünyevi kavramların bulunmasıdır. Diger yandan lâiklik, devletin de din kurallarını degistirmeye ve yorumlamaya kalkısmasını engelleyen bir ilkedir. Lâik bir sistemde, devletin resmî dinî bulunmaz ve devlet bütün dinlerin mensuplarına esit davranır.

Lâikligin bireye yönelik cephesinde ise din ve vicdan hürriyeti vardır. Ancak, burada da muhatap devlettir. Devletin, tüm dinî inanıslar karsısında esit mesafede durarak, herkesin inançlarına uygun sekilde yasaması için gerekli ortamı saglama yükümlülügü bulunmaktadır. 1982 Anayasasının 2 nci maddesinin gerekçesinde lâikligin bu anlamına dikkat çekilmistir. Buna göre, "Hiçbir zaman dinsizlik anlamına gelmeyen lâiklik ise, her ferdin istedigi inanca, mezhebe sahip olabilmesi, ibadetini yapabilmesi ve dinî inançlarından dolayı diger vatandaslardan farklı bir muameleye tâbi kılınmaması anlamına gelir." Bu anlamda lâiklik, farklı dinî inançlara sahip olanlar kadar hiçbir dinî inanca sahip olmayanların da hak ve hürriyetlerini koruyan bir ilkedir.


* * *saygılarımla

15-09-2007 15:35

Re: İslam ve laiklik
 
genel *adap *ve *erkana *aykırı *olmamak *şartı *ile *her *dine *mensup *kişilerin *kendi *dinlerini *serbestçe *öğrenmelerini, *yaymalarını, *ibadet *ve *ahkamını *yerine *getirmelerini, *böylece *din *hürriyetlerinin *sağlanmasını;

"Genel adap ve erkan" lafı yuvarlak bir sözdür, tanımının daha iyi yapılması gerekir diye düşünüyorum.

Birden fazla dinin bulunduğu topraklarda her dine mensup kişilerin dinini yayma şekli de kendi dinince olur. Daha önce başka bir başlık altında belirtmiştim, kimi filistin askısı bağlayıp boğaz keser, kimi ise incil dağıtır (ya da dağıtıyormuş gibi görünüp çeşitli dünyevi imkanlar dağıtarak taraftar toplar). Bu nedenle, istenmeyen olayların önüne geçmek amaçlı olarak dinlerin mensuplarının dinlerini "serbestçe" yaymaları mümkün olmamalıdır, zira bu serbestlik eninde sonunda çatışmalara yol açar ama elbette bir dinle ilgilenen, o dinin temsilcilerine serbestçe başvurup öğrenme, istiyorsa din değiştirme hakkına sahip olmalıdır.

Bir ülkenin yönetimi laiklik ilkesini benimseyecekse temeldeki amaç, dinlerin birer kontrol mekanizması olduğunu bilerek, toplumun kendi hür iradesi ile bunu görmesini sağlamak ve insanları bu bağımlılıktan kurtarmak olmalıdır. Haliyle, halkının çoğunluğunun dindar olduğu ülkelerde böyle bir ilke ancak "tepeden inmeci" yöntemlerle geçerli kılınabilir ki ülkemizde de öyle olmuştur. Böyle bir amacın hiçbir din tarafından kabul edilmeyeceği aşikar olduğundan dindar iktidarlar tarafından zorlama ile yapılacak laiklik tanımı kaçınılmaz şekilde takiyyeci ve kaypak olmak durumundadır.

okinono 15-09-2007 15:36

Re: İslam ve laiklik
 
Laiklik, insana ait olmayan hiç bir kuralı kabul etmemektir. Velev ki uygulandığı halklar semavi kuralları kabul etmiş olsa bile. *Peki Tanrı'nı olmadığı yerde ne vardır?

Halkın iradesi mi ?

Paranın iradesi mi?

İşte bunlardan hangisi var ise ona göre laiklik tanımı farklılık arz edecektir.

Sayın Fığlalının yapmış olduğu tanımı dikkatle incelersek, eşitliği merkeze alarak eşitçe yapılmış bir tanım olduğunu görürüz. Öyleyse eşitlik esas alınmadan; sırf laiklik kavramını tanımlamak; baskın olanın elinde, tanrısal bir güç olarak kullanılmaktan başka işe yaramayacaktır.

Aslında din kelimesi nin =yaşayış olarak kabul edildiği çok sosyal olay olmuştur. Bu durumda "Dinsizlik dininin" getirdiği serbestlik gibi görünen kısıtlamanın eşitlik ilkesine uymadığı herkesçe de malumdur.

Laikliği tanımlamak için sorulması gereken önemli sorulardan birisi de şudur...

Dinsizliği bir din gibi kullanan oteriter gücün , sırf gökte tanrı yok savıına dayanarak, yerde tanrısal kararlar almasını, eşitlik ilkesinin olmadığı yerde asla uygulanamaycak olan laiklik ile nasıl bağdaştırabilirz?

Sözde bu yer tanrılarının laiklik ile kast ettiklerinin, halkın laik olması ilkesi ile ne kadar bağdaştığını söyleyebiliriz?

Sonuç olarak, Laiklik eşitliğin vazgeçilmez ilkesidir. Eşitliğin konulmadığı her laiklik tanımı içi boş, yer tanrılarının balon kelimelerden başka bir şey değildir.

Selamlar

thunderpoint 15-09-2007 18:27

Re: İslam ve laiklik
 
Laikliği kim nasıl tanımlarsa tanımlasın anlamı açısından İslam ve diğer dinlerin hepsiyle bir arada bulunabilir. Yalnız İslam, siyasi ideali yüzünden Laisizmle bir arada olamaz; çatışır!

Yani bu iki 'izm'in çatışmasının temel sebebi İslam'dır. Laik düşünce açısından İslam'ın diğer dinlerden hiç bir farkı ve ayrıcalığı yoktur.

Sevgiler...

vartor 15-09-2007 21:32

Re: İslam ve laiklik
 
Turkiye'nin laikliginin kendine ozel bir tarifi var wikipediada. Laiklik genel anlamiyla devletin herhangi bir din baskisiyla yoneltilmemesi, devlet ve dinlerin iki ayri unsur olarak kabul edilmesi gibi anlasiliyor. Tabi bu da, daha genis anlamda, sahis icin, fikir ve inanc - inancsizlik ozgurlugu manasi olarak anlasiliyor.
* * * *Secularizm, fikir ve vicdan ozgurlugunu tarif yonunden daha cok benimsenen bir terim *. Benim anladigim kadariyla, secular denilen bir ulkede, devletin birakin uygulamayi, dini bir gorusu de olamaz. Thunderpoint'in gorusune katilir ve, islam, laiklige islam ulkeler disinda ragbet eder ve bunu islamin yayilmasi yonunden kullanmayi dininin bir gorevi olarak benimser diye ilave etmek isterim. Seriatla idare edilen bir ulkede, islamdan cikmayi olumle cezalandiran bir anlayis, nasil laikige tahammul edebilir?Sonuc olarak islam laiklige ancak tek tarafli bakan bir siyasi rejim seklidir diyebiliriz.

pante 15-09-2007 22:07

Re: İslam ve laiklik
 
Bu yazılanlardan sonra;
"Demokrasinin olduğu ülkelerde laikliğe gerek yoktur." denilebilir mi?
Liberal kesimden bu yönde görüşlerle arasıra karşılaşıyoruz.
İçinde laikliğin olmadığı bir demokrasi, bilhassa İslam etkisinin olduğu ülkelerde yeterli midir?

zelzeleci 15-09-2007 23:05

Re: İslam ve laiklik
 
Prof. Dr. İlber Ortaylı "Yahudilik ve Müslümanlıkta laiklik olmaz." diyor. Doğru söylüyor da pek açık konuşmamış.

http://www.youtube.com/watch?v=G02Nv0wTpMQ

15-09-2007 23:35

Re: İslam ve laiklik
 
Sitede Laiklik’le ilgili iletiler için bir tarama yaptım. Bu konuyla ilgilenenlerin Sodomo’nun açtığı 17 – 19 Mayıs 2007 tarihli “Laiklikçi” başlığındaki yazılarını okumalarını da öneririm. Zaten bu hususta yazmayı düşünüyordum. Ancak bir süredir internet girişim kısıtlı. Daha sonra devam edecektim.Ama şimdilik şunu söylemekle kalacağım:

Benim burada değinilmediğimi farkettiğim iki husus var : Birincisi laiklik sadece İslamiyetle bağdaşmaz gibi bir özelleştirme yanlıştır. Laiklik hiç bir dinle bağdaşmaz. Laiikliğin şu anda önemli tarafı, dinin devlete karışmaması gerektiğidir. İkinci husus ise laiklik ilkesi olmadan - nekadar cici olursa olsun - demokrasi olmaz. Birincisi bir oranda söylenmiş ama ikincisinden kimse bahsetmemiş. Evet, laiklik olmadan burjuva demokrasisi de olamaz.

Şimdi aklıma gelen 3. husus ise Anayasa taslağının değiştirilmesi ile ilgilidir. Bu taslakta bilidiğim kadarı ile laiklik hasıraltı ediliyor. Eğer böyle bir durum geçerli ise bu, DARBE demektir. Her darbe askeri olmaz. Sivillerin yaptığı darbeler de vardır. Bu sitede askeri darbelerden aklı çıkanların sivil darbeleri de görmeleri gerekir.

dilaver 16-09-2007 01:15

Re: İslam ve laiklik
 
sevgili Burlap

* * dün anayasa taslagını madde madde gerekçeleri ile asmaya çalıştım siteye ama pdf dosyalarını word e çwviremedigimden beceremedim. Gerekçe çıktı anayasa çıkmadı. Ancak ikinci madde şöyle :

Madde 2 : Türkiye Cumhuriyeti insan haklarına dayanan, Atatürk milliyetçiligine baglı, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

* * *Gene kişi hak ve hürriyetlerini düzenleyen bölümde 24. maddede din dersleri zorunlu olmaktan çıkarılıp velinin istegine tabii kılınıyor, ve din ve inanç hürriyeti her kesim için tanımlanıyor.

* * * Gene alternatif öneride din ve inanç hürriyeti devletin sosyal, hukuki, ekonomik ve siyasi temel düzeninin din kurallarına dayandıralamayacagı belirtiliyor.

* * * *Gene aynı maddenin 2 fıkrasında kimsenin dini inançları açısından baskı altına alınamayacagı, kınanamayacagı, zorlanamayacagı belirtiliyor.

* * * * Okudugum kadarıyla yeni anayasa taslagının ( bilim kurulunca hazırlanan ) laikligi hasır ettigi yok. Ancak Diyanet işlerine anayasada yer verilmiş. Diyanet İşleri ile ilgili kanunun birinci maddesi ise şöyle *:

Görev:
Madde 1- İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.

* *Bu kanun 1965 senesinde yapılmış.

* *Bu kanun tek taraflıdır ve dogrudan İslamı empoze etmeyi devlete , devletin bir kuruluşuna vermiştir. Nitekim pervanenin alevilik ile ilgili başlıga astıgı yazılardan diyanetin aleviligi sünnileştirmek için ne menem bir çalışma içerisinde oldugunun kanıtlarını görebiliyoruz.

* *saygılarımla


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:23 .