İslam ve Laiklik
Ben bu konuya öncelikle laikliğin tanımı açısından doyurucu bulduğum bir tanım ile başlamak istiyorum. Buradaki amacım İslam ve laikliğin bağdaşır olup olmadığını anlamak.
Acaba islam özü gereği laiklik ile çatışma halinde mi yoksa Türkiye'de laiklik sorunu islam'ı siyasete alet etmek isteyenlerin ve bu sayede kendilerine siyasi, ekonomik vb. imkanlar yaratmak isteyenlerin uğraşları sonucu mu böylesine kriz noktasına getirildi.
Bu konuyu hem dünyadaki örnekleri ile (özellikle Fransa) hem de Türkiye gerçekliği içinde tartışmak isterim.
Laiklik, egemenliğin kaynağının beşeri irade oluşundan hareketle, dini ve dünyevi otoritelerin birbirinden tamamen ayrılmasını; devletin ülkede mevcut maruf ve müesses dinleri tanımasını; bunlara ve mensuplarına karşı tamamen tarafsız olmasını; kamu düzenine, genel adap ve erkana aykırı olmamak şartı ile her dine mensup kişilerin kendi dinlerini serbestçe öğrenmelerini, yaymalarını, ibadet ve ahkamını yerine getirmelerini, böylece din hürriyetlerinin sağlanmasını; buna karşılık ülkedeki maruf ve müesses dinlerin, bu dinlerin teşkilatlarının, inanış ve yaşayış biçimlerinin de hiç bir şekilde devlet ve dünya işlerine, siyasete karışmamalarını; teokratik devleti eğilimlerine yer verilmemesini gerektiren bir kuraldır.
(Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı)
Evet önce bu yukarıdaki laikliğin tanımı ile ilgili açıklamalara ilave edeceğiniz veya yanlış bulup düzelteceğiniz ya da eksilteceğiniz bir şeyler varsa onları yazarasanız konuyu genişleterek devam edebiliriz.
|