![]() |
Felsefi Boyutta İslamı İnceleyen Gerçekleri Görür
Dün akşam;
TRT -2'de Felsefe Konuşmaları adlı programda, bir PRF.'ün söyleşisi dikkatimi çekti ve programı sonuna kadar izledim. Günlük işlerimiz ve ilişkilerimizde yaptığımız her davranışta Duygu ile Düşünce'nin içiçe olduğunu, bir çok şeyi de aslında düşünmeden duygularımıza göre hareket ettiğimizi anlattı. Burada, düşünceyi fazla kullanmadığımız için, ummadığımız bir durumla karşılaştığımızda tökezlediğimizi anlattı. Felsefe'de ise asıl amaç, duyguyu tamamıyla düşünceden soyutlayarak Felsefe'de buna "Nesnel Bakış" denilmektedir. Belirli mantık kuralları çerçevesinde ilerlendiğinde doğru düşünmüş olacağımızı belirti. Bizim yaptığımız bütün düşüncelerimize felsefe de "Öznel Bakış" denildiğini anlattı. Örnek olarak; "Bugün hava çok soğuk" denildiğinde, aslında öznel bir bakış oluşturmuş olmaktayız. Ama, "hava - 10 derecedir" denildiğinde, nesnel bir bakış oluşturmuş olmaktayız. Bu yüzden, Kur'an ve İslamı incelerken, duygulardan uzak ve nesnel bakış açısı ile inceleyen bilen Müslüman olan arkadaşlar en azından bilimsel yaklaşmış olacaklardır. Tabii öncelikle, müslüman kimliğinden sıyrılarak yapabilirler. Tabii bunu nasıl yapacaklar o zor ? |
Re: Felsefi Boyutta İslamı İnceleyen Gerçekleri Görür.
O zaman ateistce bakmış oluruz yine öznel olur.
|
Re: Felsefi Boyutta İslamı İnceleyen Gerçekleri Görür.
''Felsefe'de ise asıl amaç, duyguyu tamamıyla düşünceden soyutlayarak Felsefe'de buna "Nesnel Bakış" denilmektedir. Belirli mantık kuralları çerçevesinde ilerlendiğinde doğru düşünmüş olacağımızı belirti. Bizim yaptığımız bütün düşüncelerimize felsefe de "Öznel Bakış" denildiğini anlattı. ''
''Bu yüzden, Kur'an ve İslamı incelerken, duygulardan uzak ve nesnel bakış açısı ile inceleyen bilen Müslüman olan arkadaşlar en azından bilimsel yaklaşmış olacaklardır. '' Bayraktaro Bilimsel islam olmayacağına göre tabiki ,bilim öznel olamaz Felsefe ise ,bilim ile soyut düşüncenin tartışması olduğundan ,öznel ve nesnel bakış açılarını tartışır. Sizin dediğiniz gibi Kuranı nesnel inceleyebilen Kuran'dan çıkar ,bilime varır. Aklın yolu iki isede doğru olan birdir,bilimdir. Saygılar |
Re: Felsefi Boyutta İslamı İnceleyen Gerçekleri Görür.
Müslümanlar, İncil'i ya da tevrat'ı okurken nasıl okuyorlarsa,
İncil ve Tevrat'tan çelişkileri nasıl görüyor ve bunları kabullenmeyip tahrif iddialarına nasıl inanıyorlarsa, Bu çelişkiler karşısında Hristiyan açıklamalarını nasıl saçma ve kabul edilemez buluyorlarsa, kendileri de Kur'an'ı o gözle okumalı ve objektif olabilmelidir. Ama maalesef, diğer dinleri ve kitapları akıl ve mantık süzgecinden geçirenler, kendi kutsallarına aynı titizliği gösterememektedirler. Örneğin, bir İslami site İncil'deki çelişkileri sıralıyor. Diyor ki, "İncil'de Zekeriya peygamberin babasının ismi "X" olarak geçiyor. Ama Tevrat'ta "Y". İşte çelişki. İncil ve Tevrat birbirine uymuyor." Benzer durumlar Kur'an'da var. Örneğin, İbrahim'in babası Kur'an'da farklı, Tevrat'ta farklı. Fakat bu durumda yanıt: "Tevrat tahrif edilmiş" oluyor. Yahu İbrahim'in babasının ismini ne diye tahrif etsinler? Şimdi birileri çıkıp Muhammed'in babasının ismini değiştirebilir mi? Bunu tüm İslam alemine kabul ettirebilir mi? Kutsal kitapları inceleyenlerin objektif olabilmeleri için Tanrı inancını ayrı tutmaları gerekir. Kitabı Tanrıyla özdeşleştirenler çelişkileri göremeyebilir, kabullenemeyebilir. Evrim teorisi de aynı şekilde, herkesin anlayabileceği, algılayabileceği kadar basit değildir. Dini konulara merakı olanların bunları birbirine karıştırmadan ayrı ayrı değerlendirmesi daha doğru bir irdeleme olacaktır. |
sevgili bayraktaro;
idealist bakış tarzının kökeni zaten dinlerdir.Dolayısıyla, belli bir dini ideolojiyi kabul etmiş birisinin, kendi kitabına ve hatta kitabında kötü olarak gösterilen hususlara karşı nesnel olarak yaklaşması pek mümkün gözükmemektedir.Örneğin, bugün sokakta karşılaştığımız ortalama bir inanana, "hristiyanlar veya museviler kafir değildir, onlar da kendilerine göre ibadet edip, dinlerine uygun olarak hareket ediyorlar" dediğimizde alacağımız tepkileri düşünün bir kere. Zaten dinler, subjektif olmayı zorunlu kılmaktadır.Yani siz, tanrıyı, Muhammed'in peygamberliğini, kaderi, öldükten sonra dirilmeyi, melekleri vs. kabul etmeden zaten müslüman olarak kabul edilmezsiniz.Dolayısıyla, birisinin çıkıp da," ben müslümanım, ancak tanrının var olup olmadığı konusundaki fikirleri araştırmak istiyorum" demesi olacak şey değildir.çünkü inanan insan için, bu fikri aklına getirmek dahi büyük bir günahtır. Evrim teorisi konusunda, sevgili pante ye katılıyorum.Çünkü bazen, ateist arkadaşlar dahi olmayacak materyallerle karşımıza çıkabiliyorlar.(dindarların elindeki malzemeleri(!) saymıyorum bile:)) sevgiyle kalın... |
Alıntı :Bayraktaro:
"... Kur'an ve İslamı incelerken, duygulardan uzak ve nesnel bakış açısı ile inceleyen bilen Müslüman olan arkadaşlar en azından bilimsel yaklaşmış olacaklardır" Bu aralar tamda bunu yapmaya calışıyorum.İslamda daha derinleştiğimi islama daha bir bağlandığımı goruyorum.Zaman buldukca sizlere bazı gorduklerimi aktarmaya calışayım. 1)Ben size desem ki beş altıdan once gelir. Bunun ne anlama geldiğini sizlere anlatmadığım surece bu cümlede hata bulabilirsiniz.Belkide ben size kelime olarak bahsetim.Yani sozlukte altı beşten once gelir. Kuranda bu tip mantıksal hatalar var mı diye baktım.Çünkü Kuranın kendisi bize uzerinde dusunmemizi soyluyor. Şimdi bir papazın yanına gitsem bu kitapta hata var desem ve onlara atıyorum David hata yaptı diye bir ayeti gosteriri işte burada hata var derim.Bu kurnazca bir hareket değil mantıksal nüanslar... Şmdi bunları aklınızda tutun. Kurana bakalım Nisa/82. "Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı." Yani bahsedilen Kuran eger başkası tarafından gelmiş olsaydı birden fazla "çelişki "olurdu deniliyor.Yani birden fazla celişki olmalıydı.İsteyen arastırabilir Kuranda sadece bir kere çelişki (ihtilafun) geçiyor. not: onceden DALGINLIKLA bir çok anlamına gelen kesirun yazdığım için Panteyle bir anlaşmazlık oldu Şimdi çıkıp diyebilirsiniz neden bir çok ve celişki keliğmelerini beraber alıyorsun ki Kuran bu kelimeleri içierdiği için Allahtan gelmiyor senin dediğine gore... Fakat Kurandaki ifade bize bunu soylemiyor Yani Allahtan gelmeyen kitapların bir çok celişki içerebileceğini ve Allahtan gelen kitabın "bir çok çelişki "(kelime olarak) içerebielceğini soyluyor.Boylece Kuranı yalanmlamaya calışanlar Tersleme Yanılgısına dusuyor.Yagmurun yağması caddelerin ıslak olduğu anlamına glir fakat caddelerin ıslak olması yağmur yağdığı anlamına gelmez... Yani Kuranda bir kitap bir çok çelişki içeriyorsa Allahtan gelmiyor demiyor. |
Umarım anlatabilmişimdir
Devam edecek İnşallah |
Alıntı:
Anladığım kadarıyla ayetten "Eğer 'çelişki' sözcüğü Kur'an'da birden fazla ise Allah'tan değil, ama 1 tane ise Allah'tan'dır" diye anlıyorsun. Bu mantığı pek anlamış değilim ama eğer Kur'an'da çelişkiler, hatalar, bilimdışı, akıldışı, mantıkdışı ayetler olmadığına inanıyor ve iddia ediyorsan seçme başlıklardaki "Kutsal Kitaplardaki çelişkiler" başlığında son sayfada yazılı çelişkiye cevap vererek başlayabilirsin. Yok eğer sözcüğe takıldıysan aşağıdaki linkte Kur'an'da birden fazla "çelişki" sözcüğü olduğu görünüyor. :) Kur'an'da "Çelişkiler" |
Verdiğin Linke BakacaĞIM
Fakat ( bir grup ) insanın bu tip matıksal nuanslar oluşturması imaknsız geliyor bunlar bir kaç tane değil zaman bulursam paylaşırım |
Kesirun (çelişki ) kelimesi bir kere geçiyor pante
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:42 . |