![]() |
Kitapsızlar
KİTAPSIZLAR Son zamanlarda kendimi kitaplara verdim , okuyorum da okuyorum . Bazen öyle zamanlar oluyor ki , bir oturuşta bir kitabı devirdiğim oluyor . Şu son bir hafta içinde neredeyse tam sekiz kitap okudum desem yalan olmaz . Kitap ve okuma tutkusu bende ta çocukluğumdan beri vardır . Her ne kadar okumak amacıyla internette de yığınla şeyler bulabilseniz de kitabın yeri bir başka . Yurtdışında yaşayan insanlarımız Türkiye'ye geldiklerinde genellikle ya ev alırlar ya da arsa . Ben de Ankara'daki bütün kitapçıları dolaşır , bir valiz kitapla geri dönerim . *** Japonya’da yılda kişi başına 25 , Fransa’da 7 , İngiltere’de 12 , ABD’de 8 kitap üretilirken , Türkiye’de böyle bir şeyden söz etmek pek mümkün olmuyor . Çünkü bizde bir kitaba 12 bin 89 kişi düşüyor . - Kız Hayriye Bacıı ; senin büyük oğlan ne iş görüyor ? * Okuyor ablası . - Ne okuyor ? * Amaaan , Cermanistik mi mermanistik mi , dilim de dönmüyo , işte öyle bi şey . - O da ne Hayriye Bacı , lastik mastik kimin bi şey mi , ha ha ha haaayt , güleyim bari ! * Ne bilem anam , dilim de dönmüyo merete . Hah hatırladım ; fololoji fololoji ... - Ee deyiver hele , orayı bitirince ne olacakmış ? * Benim oğlan ''Ana , ben burayı bitirince fololog olacam'' dediydi , anlamadım ama , ben de ''İyi oğlum,aman oku!'' dediydim . - ?... * Ee , senin oğlan ne okuyor Fati gız ? - Veteriner hekimlik . * Vet... Veter... Amaan bacım , sen de şunun Türkçesini söylesene , dilimiz hepten birbirine dolaştı . - Şey nasıl disem Hayriye bacı , insanlar nasıl hastalanıyorsa hayvanlar da hani işte öyle hastalanıyor ya ... * Ee , n'olmuş hayvanlar da hastalanıyorsa ? - Yani dimem o ki , işte benim oğlan burayı bitirince ... * Haa , şuna baytarlık desene de bizi uğraştırıyon anam bacım , ha ha ha hayt , güleyim bari ! - Senin sohbetine de doyum olmuyo yani Hayriye Bacıı ! Ben gidiyim artıkın , daha yemek de hazırlanacaktı , bizim bey gelmeden ... * ?.. Not 1 : Halkımız ne yazık ki okumuyor . Okumadığı gibi okumak kelimesinden de okula gitmek anlıyor ! *** - Selamün aleyküm . * Eyvallaah!.. Vaay , Remzi abem gelmiş . Abem geç hele şöyle , anlat ne var ne yok ? - N'olsun , iyilik sağlık diyelim iyilik sağlık olsun ! * Hayırdır Remzi abem , dertli gibisin ? - Yav sorma , bizim oğlan okumuyor . * Nasıl yani ? - Alttan ders alıyordu , bu yıl da veremezse okuldan atılacak . 'Oğlum oku ' diyorum , okumuyor . * Okumazlar Remzi abem okumazlar . Ah ulan bizim zamanımızda şu imkanlar olacaktı ki . - Gerçekten de öyle . Yol yok yokuş yok , elektirik yok su yok , okul hiç yok . * Remzi abem be , hem okusa senin oğlan ne olacaktı ki ? Ahanda okuyanları da görüyok , aylak aylak dolaşıyollar . - Doğrusun , hep bunlar devletin hatası biliyor musun ? Madem bu gençleri okutuyorsun , işini de eline vereceksin kardeşim . Belki de benim oğlan bu yüzden okumuyor . * Remzi abem sen işi bilemedin işi . Gönderecektin oğlanı sanayiye , şimdiye gadder elinde bir mesleği olurdu , ahanda böyle geçirirdi bilezik gimin koluna , belkim de köşeyi dönerdi be abem . Kızın Haççe'yi de verdin mi , şimdi ne güzel torun torba sahibi olacaktın . Bilemedin abem sen bilemedin . - Gerçi seninkiler daha küçükler ama , sen oğlanla kızı ne edeceksin , bir de sen söyle bakalım . * Remzi abem zaman kötü , o eskidenmiş , bizim zamanımızdaymış ; ar , haya , namus... Kızı tez elden ilk talipçisine verip satacaam , oğlanı da ortaokulu bitirir bitirmez benim dükkana alacaam , yeter okuduğu . Okuyup da neyim olacak , okuyanları da görüyok . Onu çekirdekten yetiştireceğim çekirdekten . Göreceen Remzi abisi , Sabancı'yı bilem geçecek . - İyi ama ... * Yoo , iyisi miyisi yok bu işin abem . Zaman bu zaman , köşeyi dönen kaptan . - ?... Not 2 : Halkımız 'okumak' kelimesinden 'okula gitmek' anlar demiştik . Halkımızın anladığı , anlayacağınız okul eşittir okumak , okumak eşittir ders kitaplarıdır . Artık günümüzde bu anlayış da değişmiş , ''Oğlum okuyor, kızım okuyor '' diyenlere insanlar önce şaşkın şaşkın , sonra da acıyarak bakmaktadırlar . ( Devam edecek ... ) Aydınus |
- Merhaba arkadaşlar ! * Oooo , kimler gelmiş kimler!.. Çiçeği burnunda emekli öğretmenimiz , Kerem hocamız . Hocam geç buyur şö'öle ! - Oğlum bana bir çay ver ! * Hocam müsaade var mı yanınıza oturmaya ? Ayağınıza soğuk su mu döksek , sıcak su mu ; hangi rüzgar attı hocam sizi buraya ? - Evde Köroğlu'nun derdi mi çekilir yahu ! Yok ampül patladı değiştir , yok kapı gıcırdıyor yağla , yok evde tuz kalmadı getir ; erkek isen getir , paran yoksa yetir , bıktım vallahi . * Arkadaşlar hocam filim adamdır , çok hoşsohbettir , gelin hele buraya gelin ! - Oğlum bir çay ! * Demek emeklilik size yaramadı be hocam , aleeoo , çayları dörtle gözünün yağını yidiğim ! - Emekliliğe çıkınca şöyle iyice bir kafayı dinleyelim dediydik güya . Dinlemekten gel geç , bizim Köroğlu mankafaya çevirdi beni , oğlum bir çay dedik . * Vay be ! Peki onca öğrencinin gürültüsüne patırtısına yıllarca nasıl katlandın be hocam ? - Ah sorma ! O gürültü patırtı klasik müzikmiş aslında , geç anladım geç... Şimdiki ise tam bir , nasıl desem ; dır dır dır , zır zır zır , öff ki ne öf , 'evde okumak' bile mümkün değil yahu . * Okumak mı ? - Okumak ya , okumak !.. * Hemin de evde ?.. - Tabii ki . * Hocam , sen zaten yeterince okumuşsun , öğretmen bilem olmuşsun , şimdi de emeklisin , hala daha neyin okuması bu ? - Evladım , okumanın emeklisi memeklisi , yaşı başı mı olur ? * Tamam hocam biliyorum , bir yerden duymuştum , insan kırkında bile dışarıdan okul bitirebilir , hatta üniversiteye ... - Öyle değil evladım , kınalı kuzum , canımın içi ... * Tamam hocam kızma , nasipse bu sefer hangi yüksekokulu bitireceksiniz ? - Ne yüksekokulu ? * Tamam hocam ya , senin hatırın için fakülte olsun , heh heh heh ! - Ne fakültesi ? * Hocam yani , okul eşittir yüksekokul veya yüksek müksek tepeeelereeee fakülte makülteeee kurmasınlaaar , aşrıııı aşrııı melmeketeee... - Bak evladım , bak güzel evladım , canım evladım , bak sinirleniyorum bak ... * Hocamın çayı nerde kaldı ya , aleeoo ! Len garson hüüüooop , sağır mısın nesin , hocama bir çay getirsene lan hırbo ! ( Hocanın bugün heyheyleri üstünde , anlaşıldığı gadderiyle yenge fena kızdırmış , dikkatli olsam iyi olacak ) - ( Şu bacaksıza bak hele ! Benimle dalga mı geçiyor nedir ? Ben 'evde okuyamıyorum' diyorum , o ' şimdi hangi fakülteyi bitireceksiniz hocam' diye dalga geçiyor , gel de sinirlenme ! ) * Eee hocam , yani diyeceğim şu ki , daha daha nassınız ? - Homur homur ... * ?.. - .... * Hocam kızma bak ! İnan deminki şeyi hala daha şeyttiremedim . - Neyi ne ettiremedin ? * Hani ne bileyim , okumak felan... Ne demek istediğini tam anlayamadıydım da . - Evladım bak ; okumak , sadece okula gitmek değildir , okula gidip sadece ders kitapları okumak da değildir . Bunlar elbetteki gereklidir , ama yeterli midir ? Değildir . Hah , çaylar da geldi . * Niye değildir hocam ? - Niye değildir ; çünkü okul insana belli bir oranda sadece bilgi ve beceri kazandırır , seni bir yere kadar 'vahşilikten' çıkarır , 'evcilleştirir' , yontar yani . * Hocam biz hüüüürüp , vahşi miyiz yani ? - Evet , ne yazık ki öyleyiz . İşte , okulda sadece saf bilgi ve beceri kazanmaz , vahşilikten de kurtuluruz . * Nassıl yani ? - Yanisi , insan gibi ve insana yaraşır tarzda oturmayı , kalkmayı , bir toplum içerisinde insanca konuşmayı da beraberinde öğreniriz . Asosyal olmaktan çıkar , sosyalleşiriz . * Sosyal mi ?... Asosyal... hüüüüüürrüüp... Bunlar nedir anlamadım hocam ama , Sosyal Bilgiler dersini görünce daha mı sosyal mosyal oluyoruz ? - Heh heh heh , hiç güleceğim yoktu . Evet öyledir , daha da sosyalleşiyor ve insanlaşıyoruz . * So'ona?.. Şüüürrüüüüp! Garson hüüüüooop , aleeoo , sohbet derinleşti çayları tazele , benim hesabıma ! - Çay için teşekkürler . Ama bir yerden sonra bunlar da yeterli değil . Zira okul sadece dört duvar arasındaki bina değildir , okul her yerdedir . Hayat , doğa , insanlar , vs. ; hepsi , evet hepsi birer okuldur . * İyi ama hocam , madem hayat , doğa , insanlar vs. hepsi okul da , okula gitmeye ne gerek var ? - Öyle değil , bak ... * Yavu biz uzayda mı yaşıyoruz ? Biz de senin gibi hayatı yaşıyoruz be hocam . İnsanlarla konuşuyor , doğayla haşırt ve de neşirt oluyoruz . - Evladım , sözlerim bitmedi daha , kesm ... * Hocam vallahi ben seni anlıyorsam Arap olayım . - Bak şöyle yani ... * Ya hocam allasen , tamam okumuş adamsın , çok mürekkep yalamışsın , çok sıralar görmüşsün , velakin ... - Homur homur ! Evladım sözümü kesm ... * Len garsooon hüüüüüoooop çayları tazele , hocamınki özellikle açık olsun ! - Yok ben ... İçmeseydim... Neyse sağol . Öğrenmenin ne yaşı ne de okulu vardır . İnsan her yerde , her zaman ve her yaşta öğrenme azmi içerisinde olmalıdır . Bunun için de aile bütçesinin bir kısmını buna ayırmalıdır . Günde en az bir gazete ,haftada en az bir dergi , ayda ise en az bir kitap okuyabilmelidir . Gerçi bu bahsettiklerim en asgari olanı . Bence bu bile yetersiz ama , şimdilik ülkemiz açısından bu kadarı bile kafidir . * Hocam , senin gazete fiyatlarından haberin yok galiba , millette nerede o kadar para ? - Haberim var . Ne diyorsun sen , dünyanın en ucuz gazetesi bizde be ! * Hocam, senin dergi fiyatlarından da haberin yok galiba , millette nerede o kadar para ? - Var var , meraklanma ! Elbetteki dergi , gazeteden pahalıdır , ama haftalık yayınlandığı ve sen de haftalık alacağın için çok pahalı da sayılmaz . * Homur homur! Hocam , senin kitap fiyatlarından haberin yok galiba , millette nerede o kadar para ? - Allah Allah yahu ! At yarışına gelince para var , lotoya gelince para var , cimbom maçına gelince para var , kahveye gelince , eee ona da para var ; gazete , kitap , dergiye gelince para yok , yok Allah yok , yok Allah yok !.. * Hocam , dur hemen kızma da , her üçüne de para mı yetişir , millette nerede o kadar para ? - Al bir bilgisayar , yaptır bir internet bağlantısı . * Yaa ben ne diyorum , hocam ne diyyo ! Hocam bir bilgisayar kaç para biliyor musun sen ; millette nerede o kadar para ? - Fesüphanallah ! Madem öyle burada pinekleyeceğine internet kafeye gitsene! Hepsini bir arada bulabilirsin , Alla Alla yaa ! * İyi de hocam , sen internet kafenin saat ücretlerini biliyor musun ; millette nerede o kadar para ? - Bak evladım , bak kuzum , bak canımın içi ... Kütüphane... Kütüphaneye git ... Hıııırk ... Anam kalbim ... Şehir kütüphanesine ... İyyyyiiiiikk!... Orası parasız ... Orasııııı ... * Anaaaa , yetişin lan milleeet , hoca kalp krizi geçiriyor , aleeoo ! Çabuk ambulans çağırın , yok yok en iyisi taksi çağırın ! Çabukun lan hüüüyooop! Not 3 : Sağlığınızı seviyorsanız rica ederim boşuna çenenizi yormayınız , zira bizim millete kolay kolay laf anlatılmaz . AYDINUS |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:40 . |