
08-06-2008, 13:06
|
|
|
Kitapsızlar
KİTAPSIZLAR
Son zamanlarda kendimi kitaplara verdim , okuyorum da okuyorum .
Bazen öyle zamanlar oluyor ki , bir oturuşta bir kitabı devirdiğim oluyor .
Şu son bir hafta içinde neredeyse tam sekiz kitap okudum desem yalan olmaz .
Kitap ve okuma tutkusu bende ta çocukluğumdan beri vardır . Her ne kadar okumak amacıyla internette de yığınla şeyler bulabilseniz de kitabın yeri bir başka .
Yurtdışında yaşayan insanlarımız Türkiye'ye geldiklerinde genellikle ya ev alırlar ya da arsa .
Ben de Ankara'daki bütün kitapçıları dolaşır , bir valiz kitapla geri dönerim .
***
Japonya’da yılda kişi başına 25 , Fransa’da 7 , İngiltere’de 12 , ABD’de 8 kitap üretilirken , Türkiye’de böyle bir şeyden söz etmek pek mümkün olmuyor . Çünkü bizde bir kitaba 12 bin 89 kişi düşüyor .
- Kız Hayriye Bacıı ; senin büyük oğlan ne iş görüyor ?
* Okuyor ablası .
- Ne okuyor ?
* Amaaan , Cermanistik mi mermanistik mi , dilim de dönmüyo , işte öyle bi şey .
- O da ne Hayriye Bacı , lastik mastik kimin bi şey mi , ha ha ha haaayt , güleyim bari !
* Ne bilem anam , dilim de dönmüyo merete . Hah hatırladım ; fololoji fololoji ...
- Ee deyiver hele , orayı bitirince ne olacakmış ?
* Benim oğlan ''Ana , ben burayı bitirince fololog olacam'' dediydi , anlamadım ama , ben de ''İyi oğlum,aman oku!'' dediydim .
- ?...
* Ee , senin oğlan ne okuyor Fati gız ?
- Veteriner hekimlik .
* Vet... Veter... Amaan bacım , sen de şunun Türkçesini söylesene , dilimiz hepten birbirine dolaştı .
- Şey nasıl disem Hayriye bacı , insanlar nasıl hastalanıyorsa hayvanlar da hani işte öyle hastalanıyor ya ...
* Ee , n'olmuş hayvanlar da hastalanıyorsa ?
- Yani dimem o ki , işte benim oğlan burayı bitirince ...
* Haa , şuna baytarlık desene de bizi uğraştırıyon anam bacım , ha ha ha hayt , güleyim bari !
- Senin sohbetine de doyum olmuyo yani Hayriye Bacıı ! Ben gidiyim artıkın , daha yemek de hazırlanacaktı , bizim bey gelmeden ...
* ?..
Not 1 :
Halkımız ne yazık ki okumuyor . Okumadığı gibi okumak kelimesinden de okula gitmek anlıyor !
***
- Selamün aleyküm .
* Eyvallaah!.. Vaay , Remzi abem gelmiş . Abem geç hele şöyle , anlat ne var ne yok ?
- N'olsun , iyilik sağlık diyelim iyilik sağlık olsun !
* Hayırdır Remzi abem , dertli gibisin ?
- Yav sorma , bizim oğlan okumuyor .
* Nasıl yani ?
- Alttan ders alıyordu , bu yıl da veremezse okuldan atılacak . 'Oğlum oku ' diyorum , okumuyor .
* Okumazlar Remzi abem okumazlar . Ah ulan bizim zamanımızda şu imkanlar olacaktı ki .
- Gerçekten de öyle . Yol yok yokuş yok , elektirik yok su yok , okul hiç yok .
* Remzi abem be , hem okusa senin oğlan ne olacaktı ki ? Ahanda okuyanları da görüyok , aylak aylak dolaşıyollar .
- Doğrusun , hep bunlar devletin hatası biliyor musun ? Madem bu gençleri okutuyorsun , işini de eline vereceksin kardeşim . Belki de benim oğlan bu yüzden okumuyor .
* Remzi abem sen işi bilemedin işi . Gönderecektin oğlanı sanayiye , şimdiye gadder elinde bir mesleği olurdu , ahanda böyle geçirirdi bilezik gimin koluna , belkim de köşeyi dönerdi be abem . Kızın Haççe'yi de verdin mi , şimdi ne güzel torun torba sahibi olacaktın . Bilemedin abem sen bilemedin .
- Gerçi seninkiler daha küçükler ama , sen oğlanla kızı ne edeceksin , bir de sen söyle bakalım .
* Remzi abem zaman kötü , o eskidenmiş , bizim zamanımızdaymış ; ar , haya , namus... Kızı tez elden ilk talipçisine verip satacaam , oğlanı da ortaokulu bitirir bitirmez benim dükkana alacaam , yeter okuduğu . Okuyup da neyim olacak , okuyanları da görüyok . Onu çekirdekten yetiştireceğim çekirdekten . Göreceen Remzi abisi , Sabancı'yı bilem geçecek .
- İyi ama ...
* Yoo , iyisi miyisi yok bu işin abem . Zaman bu zaman , köşeyi dönen kaptan .
- ?...
Not 2 :
Halkımız 'okumak' kelimesinden 'okula gitmek' anlar demiştik . Halkımızın anladığı , anlayacağınız okul eşittir okumak , okumak eşittir ders kitaplarıdır .
Artık günümüzde bu anlayış da değişmiş , ''Oğlum okuyor, kızım okuyor '' diyenlere insanlar önce şaşkın şaşkın , sonra da acıyarak bakmaktadırlar .
( Devam edecek ... )
Aydınus
Konu Aydınus tarafından (08-06-2008 Saat 13:14 ) değiştirilmiştir.
|

08-06-2008, 13:11
|
|
|
- Merhaba arkadaşlar !
* Oooo , kimler gelmiş kimler!.. Çiçeği burnunda emekli öğretmenimiz , Kerem hocamız . Hocam geç buyur şö'öle !
- Oğlum bana bir çay ver !
* Hocam müsaade var mı yanınıza oturmaya ? Ayağınıza soğuk su mu döksek , sıcak su mu ; hangi rüzgar attı hocam sizi buraya ?
- Evde Köroğlu'nun derdi mi çekilir yahu ! Yok ampül patladı değiştir , yok kapı gıcırdıyor yağla , yok evde tuz kalmadı getir ; erkek isen getir , paran yoksa yetir , bıktım vallahi .
* Arkadaşlar hocam filim adamdır , çok hoşsohbettir , gelin hele buraya gelin !
- Oğlum bir çay !
* Demek emeklilik size yaramadı be hocam , aleeoo , çayları dörtle gözünün yağını yidiğim !
- Emekliliğe çıkınca şöyle iyice bir kafayı dinleyelim dediydik güya . Dinlemekten gel geç , bizim Köroğlu mankafaya çevirdi beni , oğlum bir çay dedik .
* Vay be ! Peki onca öğrencinin gürültüsüne patırtısına yıllarca nasıl katlandın be hocam ?
- Ah sorma ! O gürültü patırtı klasik müzikmiş aslında , geç anladım geç... Şimdiki ise tam bir , nasıl desem ; dır dır dır , zır zır zır , öff ki ne öf , 'evde okumak' bile mümkün değil yahu .
* Okumak mı ?
- Okumak ya , okumak !..
* Hemin de evde ?..
- Tabii ki .
* Hocam , sen zaten yeterince okumuşsun , öğretmen bilem olmuşsun , şimdi de emeklisin , hala daha neyin okuması bu ?
- Evladım , okumanın emeklisi memeklisi , yaşı başı mı olur ?
* Tamam hocam biliyorum , bir yerden duymuştum , insan kırkında bile dışarıdan okul bitirebilir , hatta üniversiteye ...
- Öyle değil evladım , kınalı kuzum , canımın içi ...
* Tamam hocam kızma , nasipse bu sefer hangi yüksekokulu bitireceksiniz ?
- Ne yüksekokulu ?
* Tamam hocam ya , senin hatırın için fakülte olsun , heh heh heh !
- Ne fakültesi ?
* Hocam yani , okul eşittir yüksekokul veya yüksek müksek tepeeelereeee fakülte makülteeee kurmasınlaaar , aşrıııı aşrııı melmeketeee...
- Bak evladım , bak güzel evladım , canım evladım , bak sinirleniyorum bak ...
* Hocamın çayı nerde kaldı ya , aleeoo ! Len garson hüüüooop , sağır mısın nesin , hocama bir çay getirsene lan hırbo ! ( Hocanın bugün heyheyleri üstünde , anlaşıldığı gadderiyle yenge fena kızdırmış , dikkatli olsam iyi olacak )
- ( Şu bacaksıza bak hele ! Benimle dalga mı geçiyor nedir ? Ben 'evde okuyamıyorum' diyorum , o ' şimdi hangi fakülteyi bitireceksiniz hocam' diye dalga geçiyor , gel de sinirlenme ! )
* Eee hocam , yani diyeceğim şu ki , daha daha nassınız ?
- Homur homur ...
* ?..
- ....
* Hocam kızma bak ! İnan deminki şeyi hala daha şeyttiremedim .
- Neyi ne ettiremedin ?
* Hani ne bileyim , okumak felan... Ne demek istediğini tam anlayamadıydım da .
- Evladım bak ; okumak , sadece okula gitmek değildir , okula gidip sadece ders kitapları okumak da değildir . Bunlar elbetteki gereklidir , ama yeterli midir ? Değildir . Hah , çaylar da geldi .
* Niye değildir hocam ?
- Niye değildir ; çünkü okul insana belli bir oranda sadece bilgi ve beceri kazandırır , seni bir yere kadar 'vahşilikten' çıkarır , 'evcilleştirir' , yontar yani .
* Hocam biz hüüüürüp , vahşi miyiz yani ?
- Evet , ne yazık ki öyleyiz . İşte , okulda sadece saf bilgi ve beceri kazanmaz , vahşilikten de kurtuluruz .
* Nassıl yani ?
- Yanisi , insan gibi ve insana yaraşır tarzda oturmayı , kalkmayı , bir toplum içerisinde insanca konuşmayı da beraberinde öğreniriz . Asosyal olmaktan çıkar , sosyalleşiriz .
* Sosyal mi ?... Asosyal... hüüüüüürrüüp... Bunlar nedir anlamadım hocam ama , Sosyal Bilgiler dersini görünce daha mı sosyal mosyal oluyoruz ?
- Heh heh heh , hiç güleceğim yoktu . Evet öyledir , daha da sosyalleşiyor ve insanlaşıyoruz .
* So'ona?.. Şüüürrüüüüp! Garson hüüüüooop , aleeoo , sohbet derinleşti çayları tazele , benim hesabıma !
- Çay için teşekkürler . Ama bir yerden sonra bunlar da yeterli değil . Zira okul sadece dört duvar arasındaki bina değildir , okul her yerdedir . Hayat , doğa , insanlar , vs. ; hepsi , evet hepsi birer okuldur .
* İyi ama hocam , madem hayat , doğa , insanlar vs. hepsi okul da , okula gitmeye ne gerek var ?
- Öyle değil , bak ...
* Yavu biz uzayda mı yaşıyoruz ? Biz de senin gibi hayatı yaşıyoruz be hocam . İnsanlarla konuşuyor , doğayla haşırt ve de neşirt oluyoruz .
- Evladım , sözlerim bitmedi daha , kesm ...
* Hocam vallahi ben seni anlıyorsam Arap olayım .
- Bak şöyle yani ...
* Ya hocam allasen , tamam okumuş adamsın , çok mürekkep yalamışsın , çok sıralar görmüşsün , velakin ...
- Homur homur ! Evladım sözümü kesm ...
* Len garsooon hüüüüüoooop çayları tazele , hocamınki özellikle açık olsun !
- Yok ben ... İçmeseydim... Neyse sağol . Öğrenmenin ne yaşı ne de okulu vardır . İnsan her yerde , her zaman ve her yaşta öğrenme azmi içerisinde olmalıdır . Bunun için de aile bütçesinin bir kısmını buna ayırmalıdır . Günde en az bir gazete ,haftada en az bir dergi , ayda ise en az bir kitap okuyabilmelidir . Gerçi bu bahsettiklerim en asgari olanı . Bence bu bile yetersiz ama , şimdilik ülkemiz açısından bu kadarı bile kafidir .
* Hocam , senin gazete fiyatlarından haberin yok galiba , millette nerede o kadar para ?
- Haberim var . Ne diyorsun sen , dünyanın en ucuz gazetesi bizde be !
* Hocam, senin dergi fiyatlarından da haberin yok galiba , millette nerede o kadar para ?
- Var var , meraklanma ! Elbetteki dergi , gazeteden pahalıdır , ama haftalık yayınlandığı ve sen de haftalık alacağın için çok pahalı da sayılmaz .
* Homur homur! Hocam , senin kitap fiyatlarından haberin yok galiba , millette nerede o kadar para ?
- Allah Allah yahu ! At yarışına gelince para var , lotoya gelince para var , cimbom maçına gelince para var , kahveye gelince , eee ona da para var ; gazete , kitap , dergiye gelince para yok , yok Allah yok , yok Allah yok !..
* Hocam , dur hemen kızma da , her üçüne de para mı yetişir , millette nerede o kadar para ?
- Al bir bilgisayar , yaptır bir internet bağlantısı .
* Yaa ben ne diyorum , hocam ne diyyo ! Hocam bir bilgisayar kaç para biliyor musun sen ; millette nerede o kadar para ?
- Fesüphanallah ! Madem öyle burada pinekleyeceğine internet kafeye gitsene! Hepsini bir arada bulabilirsin , Alla Alla yaa !
* İyi de hocam , sen internet kafenin saat ücretlerini biliyor musun ; millette nerede o kadar para ?
- Bak evladım , bak kuzum , bak canımın içi ... Kütüphane... Kütüphaneye git ... Hıııırk ... Anam kalbim ... Şehir kütüphanesine ... İyyyyiiiiikk!... Orası parasız ... Orasııııı ...
* Anaaaa , yetişin lan milleeet , hoca kalp krizi geçiriyor , aleeoo ! Çabuk ambulans çağırın , yok yok en iyisi taksi çağırın ! Çabukun lan hüüüyooop!
Not 3 :
Sağlığınızı seviyorsanız rica ederim boşuna çenenizi yormayınız , zira bizim millete kolay kolay laf anlatılmaz .
AYDINUS
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:18 .
|