![]() |
Adım Adım Şeriata....
Değerli Arkadaşlar
Bugün izlediğim bir haber tüylerimi ürpertti.Her ne kadar adalet bakanlığı buna yalanlama getirdiyse de olmayacak birşey değildi.Evlenme yaşının 14'e indirilmesi ile ilgiliydi bu haber. Eski dönemlerde genç kızlar çok küçük yaşlarda evlendiriyordu ve bunun mazereti de iklim dolayısıyla olgunlaşma idi.Ancak 14 yaşında bir kız çocuğu bedenen olgunlaşmış olsa da zihnen olgunlaşmış ve evliliğe hazır mıdır? Günümüzde de çocuk sayılabilecek yaşlarda evlilikler gerçekleşiyor ama kamuoyuna çok fazla yansımıyor.Çünkü büyük ihtimalle aileler kendi aralarında imam nikahıyla gerçekleştiriyor bu tür evlilikleri.Her ne olursa olsun ister kız ister erkek olsun ben bu yaşlardaki evliliğe karşıyım ve bunu dile getirmek istedim..... Saygılarımla |
Sevgili akıncı;
Bu sabaha karşı bende bir programda izledim aynı konuyu..Konuklardan biri eski diyanet işleri bakanı Süleyman Ateş ti..Kendisinin de 15 yaşında evlendiğini gayet mutlu olduğunu .bu tür evliliklerin daha sağlam yürütüldüğünü söyledi, kızların regl olmaya başladıktan sonra eğer kızın gönlü varsa evlendirilmesi (dinimizce) uygundur dedi..Tabi bunu söylerken artık (regl)bu yaşın 8-9 lara indiğinin farkında değil.. Kızlarımızın okumaya daha yüksek kademelere gelmesine gerek yok tabi 13 une geldimi ver kocaya gitsin...Gözü onda açılsın... Şuan Ülkemizde 1 milyon çocuk gelin olduğu tahmin ediliyor..Bunu yasallaştırmaya doğru birşeymiş gibi göstermeye çalışıyorlar.. Bakalım nereye varacak bu iş.. |
Toplumumuzda bu yöndeki kaygılar arttıkça medyada da yansımaları oluyor.
Kadın toplumda bir birey değilde mülkiyet hakkı babadan kocaya devredilen bir mal gibi değerlendirildiği sürece bu tip haberleri daha çok okuruz. Aslında çözümü tartışmak lazım bu konuda ... |
mülkiyet hakkı babadan kocaya devredilen bir mal gibi değerlendirildiği
Çözümü sen zaten belirtmişsin yusuf. Mülkiyet hakkını yok edebilirsek pek çok sorun da çözülür. saygılarımla |
Cumhuriyet 28.11.2008GENİŞ AÇI
HİKMET BİLA Çocuk Köleliği İki yıl kadar önce bir Amerikan dergisinde yayımlanmıştı. Tüyleri diken diken eden, ruhları ürperten bir haber. Daha doğrusu kapsamlı bir araştırma. Titremek ve insanlığınızdan utanmak için yazının tümünü okumanıza gerek yoktu. Fotoğraflar her şeyi anlatıyordu. Afganistan’da ‘çocuk gelinler’i ele alıyordu yazı ve fotoğraflar. Dedesi yaşında, torun torba sahibi erkeklerle evlendirilen küçücük kızların fotoğrafları… Yaşları 11’e kadar inen çocuk gelinler… Saçı sakalı ağarmış kocalarının yanında, kimi, kendine ‘büyümüş de gelin olmuş’ havası vermeye çalışan, kimi çocukluğun saflığıyla gülen, kimi yaşadığı olayın korkunçluğuyla çaresizliğin ezikliği altında ağlamaklı çocuk gelinler… Aileler, borçlarını kapatmak, aileler arasındaki sorunları gidermek ya da kızın büyütülmesi yükümlülüğünden kurtulmak, geçim sıkıntısını azaltmak için küçük kızlarını çocuk yaşta evlendiriyorlarmış Afganistan’da… Afganistan’da bu durum, ‘tarihsel gelenekler’ede uygunmuş. Nasıl gelenekse?.. Uluslararası araştırmalar, geri kalmış ülkelerde her 7 kızdan birinin 15 yaşına gelmeden evlendirildiğini gösteriyormuş. *** Ya Türkiye’de?... CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Meclis Başkanlığı’na verdiği bir araştırma önergesinde, Türkiye’de evli her üç kadından birinin çocuk gelin olduğunu belirtti. “Çocukların insan hakkı ihlallerine, cinsel istismarına ve toplumsal halk sağlığı sorununa neden olan erken yaş evliliklerinin nedenlerinin araştırılması ve önlem alınması için Meclis komisyonu kurulmasını” istedi. Arıtman, önergesinde, tarihe geçecek bir tanımlama da yaptı: “Erken yaşta evlilik çocuğa yönelik şiddettir.” Şu sözler de Arıtman’a ait: “Erken yaş gebeliklerinde anne ve bebeklerin ölümleri dört katı daha fazladır. Erken evliliklerde berdel, beşik kertmesi gibi geleneksel evlilik oranları yüksektir. Genelde kendi rızası olmadan yapılan bu evlilikleri Birleşmiş Milletler, köleliğin modern biçimi olarak tanımlamaktadır.” *** Arıtman’ın istediği komisyon kurulur ve gereği gibi çalışırsa, bu vahim tablo daha net olarak ortaya çıkabilir. Çıkabilir de, önlenmesi için ne yapılır, işte orası meçhul… Evlenme yaşını 14’e düşürmeyi, tecavüzde şikâyet yaşını 15’ten 14’e indirmeyi, evlenme durumunda tecavüze cezayı ortadan kaldırmayı yasa hükmü haline getirme niyet ve çabalarının olduğu bir ülkede, ne, ne kadar önlenebilir? Çocukları kölelikten kurtarmayı amaçlayan her girişimin, karşısında, ‘gelenek’, ‘örf-âdet’, ‘kültürel özellikler’, ‘toplum gerçeği’, ‘din faktörü’, ‘inanç’ gibi bahaneler bulacağına kuşku yok. Ama o girişimlerin, uzun soluklu bir mücadelenin parçası olduğuna da kuşku yok. Çocuk köleliğiyle mücadele kutsal bir mücadeledir ve her türlü geleneğin, alışkanlığın, inancın, kültürün üstündedir. |
Balık baştan kokar
Hayrünnisa Gül, 1965 yılında İstanbul Beşiktaş’ta doğdu. İstanbul Beyazıt Koca Ragıp Paşa İlkokulu ve Çemberlitaş Kız Lisesi’nde okudu. 1980 yılında Abdullah Gül’le evlendi. http://www.milliyet.com.tr/2007/09/05/son/sonsiy08.asp Abdullah Gül 29 Ekim 1950 ’de Kayseri 'de dünyaya gelmiştir. 21 Ağustos1980 'de Hayrunnisa Gül (Özyurt) ile evlenmiştir. http://tr.wikipedia.org/wiki/Abdulla....C5.9Fam.C4.B1 30 yaşında doçentken 15 yaşında ki kızla evlenmiş ve şu anda Cumhurbaşkanımızdır. |
En çağdaş batılı kanunları getirip yürülüğe koymuşuz.
Kadın ile erkek hak ve hürriyetler açısından eşit. Artık ailede reis de yok :) Ee, bu mükliyet sorunu niye devam ediyor ;) |
Saygideger yusuf33;
En basta herseyiyle kurulu sistemin edindigi mulkiyet; kisinin kendisidir. Sorun da, buradadir. Saygilarimla; evrensel-insan |
değerli arkadaşlar
aslında insanlar daha doğrusu kadınlar eğitim haklarını kullansalar sorun kalmayacak aileleri de tabiii bilinçlendirmek gerekiyor |
En çağdaş batılı kanunları getirip yürülüğe koymuşuz.
Sayın yusuf bizim çagdaş diye nitelendirdigimiz kanunlar ancak mülkiyetin çagdaşlık kanunları. Çagdaş kanunları bundan sonra yapmak zorundayız ve de mülkiyet ilişkilerine karşı olmalı. Yapılmamış olması bizim yapamayacagımız anlamına gelmez. saygılarımla |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:13 . |