Cumhuriyet 28.11.2008GENİŞ AÇI
HİKMET BİLA
Çocuk Köleliği
İki yıl kadar önce bir Amerikan dergisinde yayımlanmıştı. Tüyleri diken diken eden, ruhları ürperten bir haber. Daha doğrusu kapsamlı bir araştırma. Titremek ve insanlığınızdan utanmak için yazının tümünü okumanıza gerek yoktu. Fotoğraflar her şeyi anlatıyordu.
Afganistan’da ‘çocuk gelinler’i ele alıyordu yazı ve fotoğraflar. Dedesi yaşında, torun torba sahibi erkeklerle evlendirilen küçücük kızların fotoğrafları… Yaşları 11’e kadar inen çocuk gelinler… Saçı sakalı ağarmış kocalarının yanında, kimi, kendine ‘büyümüş de gelin olmuş’ havası vermeye çalışan, kimi çocukluğun saflığıyla gülen, kimi yaşadığı olayın korkunçluğuyla çaresizliğin ezikliği altında ağlamaklı çocuk gelinler…
Aileler, borçlarını kapatmak, aileler arasındaki sorunları gidermek ya da kızın büyütülmesi yükümlülüğünden kurtulmak, geçim sıkıntısını azaltmak için küçük kızlarını çocuk yaşta evlendiriyorlarmış Afganistan’da… Afganistan’da bu durum, ‘tarihsel gelenekler’ede uygunmuş. Nasıl gelenekse?..
Uluslararası araştırmalar, geri kalmış ülkelerde her 7 kızdan birinin 15 yaşına gelmeden evlendirildiğini gösteriyormuş.
***
Ya Türkiye’de?...
CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman, Meclis Başkanlığı’na verdiği bir araştırma önergesinde, Türkiye’de evli her üç kadından birinin çocuk gelin olduğunu belirtti. “Çocukların insan hakkı ihlallerine, cinsel istismarına ve toplumsal halk sağlığı sorununa neden olan erken yaş evliliklerinin nedenlerinin araştırılması ve önlem alınması için Meclis komisyonu kurulmasını” istedi.
Arıtman, önergesinde, tarihe geçecek bir tanımlama da yaptı: “Erken yaşta evlilik çocuğa yönelik şiddettir.”
Şu sözler de Arıtman’a ait: “Erken yaş gebeliklerinde anne ve bebeklerin ölümleri dört katı daha fazladır. Erken evliliklerde berdel, beşik kertmesi gibi geleneksel evlilik oranları yüksektir. Genelde kendi rızası olmadan yapılan bu evlilikleri Birleşmiş Milletler, köleliğin modern biçimi olarak tanımlamaktadır.”
***
Arıtman’ın istediği komisyon kurulur ve gereği gibi çalışırsa, bu vahim tablo daha net olarak ortaya çıkabilir. Çıkabilir de, önlenmesi için ne yapılır, işte orası meçhul…
Evlenme yaşını 14’e düşürmeyi, tecavüzde şikâyet yaşını 15’ten 14’e indirmeyi, evlenme durumunda tecavüze cezayı ortadan kaldırmayı yasa hükmü haline getirme niyet ve çabalarının olduğu bir ülkede, ne, ne kadar önlenebilir?
Çocukları kölelikten kurtarmayı amaçlayan her girişimin, karşısında, ‘gelenek’, ‘örf-âdet’, ‘kültürel özellikler’, ‘toplum gerçeği’, ‘din faktörü’, ‘inanç’ gibi bahaneler bulacağına kuşku yok. Ama o girişimlerin, uzun soluklu bir mücadelenin parçası olduğuna da kuşku yok.
Çocuk köleliğiyle mücadele kutsal bir mücadeledir ve her türlü geleneğin, alışkanlığın, inancın, kültürün üstündedir.
''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
|