![]() |
Bilim ve islam ????
Arkadaşlar bir sorum daha olucak lütfen bu konuda bulabilecegim kaynakları bana bildirin...
benim sorum bilindigi gibi islam tarihinde 9 ve 11 yuzyılarıdaki muthis bilimsel gelişmeler bir anda yok oldu,bunun nedenlerini araştıryorum .... yardımlarınızı bekliyorum :D |
Gazali'ye bak istersen.
|
Alıntı:
"Hız kesmesi" diyebiliriz. Yokolma tabiri 16. yüzyıl sonrası için söylenebilir. Hız kesmesinin nedenlerini Mutezile düşüncesinin ve felsefe akımlarının İmam El Eşari ve Gazali gibi ehlisünnetçilerce yoketme girişimleri, bilimsel çalışma yapan alimlere devlet desteği ve korumasının azalması, felsefenin, sanatta tasvirin yasaklanması olarak açıklayabiliriz. Şu linkten bilgi alabilirsin: http://www.atominsan.com/bilimin_yukselisi.php |
bilime gerek yoktur
allah herşeyi kitabında yazmıştır önemli olan allaha ibadet edip cennetteki yeri garantilemektir. gel biz şu olaya tembellik diyelim hamiyoda kendini allaha adayıp cennete gitmek,bilimsel araştırmalara kafa yormaktan daha kolay ve rahattır ;) sevgilerimle |
Sevgili hamiyoda aşağıdaki linkte başladığımız ama sonu gelmemiş bir tartışmamız vardı.
senin katkılarınla geliştirebiliriz. Çağını Aşan İslam Bilginleri |
teşşekürler
teşşekürler arkadaşlar , katkılarınızı devamını bekliyorum:)
|
Yılmaz Örmecinin 2006 yılında kaleme aldığı "Osmanlı neden Türk değildir ? " makalesinde sorunuz ile igili küçük bir bölüm sunuyorum...
Osmanlı yine Yükselme Devri’nden başlayarak bilimden uzaklaşmıştır. Hezarfen Ahmed Çelebi dahil birçok bilim adamı asılmıştır. Şeyhülislam’lar da pozitif bilimleri desteklememişler, medreselerde (o zamanki üniversite) pozitif bilimler yerine İslami bilimlere ağırlık verilmesini sağlamışlardır. Birçok hurafe, bid’at türemiş, üfürükçüler ve büyücüler, muskacılar yüzlerce yıl bu milletin cahilliğinden yararlanmışlar, adeta kanını emmişlerdir. Tekke ve zaviyeler çoğalmış, İslam’ın özünde olmayan “Ruhbanlık” uydurması sayesinde kul ile Allah arasına mollalar, dervişler, şeyhler, şıhlar türemiştir. İslam “Akıl, Bilim ve Barış” dini olmaktan uzaklaşmış, gerici ve yobazların elinde kalmıştır. Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim raflarda tozlanmış, “elleme, çarpılırsın” denilmiştir. Atatürk ise İslam’ın dogma ve “afyon” olmadığını anlatmış, Kur’an-ı Kerim’i Türkçe’ye (mealen) çevirttirmiştir. (Cumhuriyet dönemindeki ilk Türkçe meal Elmalılı Hamdi Yazır’ın yazdığıdır.) Atatürk Diyanet İşleri’nin de görüşünü ve fikrini alarak Türk ülkesinde Türkçe ezan okutmuş, ancak 1950 yılında yeniden Arapça ezan okunmaya başlanmıştır. Matbaa’nın Osmanlı ülkesine gelmesi de yaklaşık iki yüz yıl gecikmiştir. 1727’de İbrahim Müteferrika tarafından kurulan ilk Osmanlı Matbaası’na bile “gavur icadı” olarak bakılmış, sayıları 5000’i aşmayan İstanbul’daki hattat ve kitap elyazmacılarına tüm ülkenin geleceği kurban edilmiştir. Osmanlı Türk Dili’ne hiçbir zaman gereken önemi vermemiş, Arapça, Farsça ve son zamanlarında Latince ve Fransızca kelimelerin etkisiyle Türkçe bilim, sanat ve günlük konuşma dili olmaktan çıkmıştır. |
Alıntı:
gerileme başlamışve ortodoks islam egemen olmuştur. ve bundan sonra bilim adamları büyücü muamelesi görmüştür |
arabça islam, terim bilimine işlenmemiş olsa da, sıfattır ve yaşamın içinde insanlara ''tarif yapan bilgi kullanmak'' anlamlarındadır. din sözcüğüde niteliktir. arabça din sözcüğü demokrasi gibi, halk kitlelerinin seçim eyleminin ardından, halk yoğunluğuna yanıt veren hizmet bütünlüğüdür. günümüzde din kavramı, kabullenildiği gibi ritüelleri olan kült kuruluşu işleviyle ilgisi yoktur. fakat hep önündeki mitlerle beraber kaynadığı için kültlerden ayrı yorumlanamadı. kurucu olan bir din yerleştirmiştir artık. oysa ulusal egemen olan her divan din kurabilir. yusuf 76 pasajında= fi-dini el meliki...o egemenin dini-nde...
toplum gereksinmelerinin hedefe varmada dini kullanmaları odağından sapmıştır. günümüzde toplum gereksinimleri demokrasi kavramıyla yapılmaktadır. nasıl ki demokrasinin de eksiği gediği vardır, suçlu olsalar bile seçtiklerimizden hesap soramayız... din de bunun aynısıdır. çünkü din kavramı ile demokrasi kavramı aynıdır. din kavramı aslına dönemeyecek kadar yağmalanmıştır. asgari kazançla çalışan işçinin sırtından geçinen amirleri ve kurumları vardır. çağın gereksinimleri toplum için nasıl eniyi karşılanacaksa onunla devam edilmelidir. ..Selam |
Bilim ve İslam bir arada yürümez.
Takuyiddin örneğinde olduğu gibi: 1500-lü yıllarda, 3. Murat zamanında, İstanbul Rasathanesi kurulur. Başında Takuyiddin vardır. 1577 yılında bir kuyruklu yıldız belirir. 1578 yılında ise bir veba salgını oluşur. Zamanın şeyhülislamı veba salgının nedenini hemen bilir(!): Rasathanedekiler meleklerin bacaklarını (= kuyruklu yıldız) seyretme cüretini göstermişlerdir. Şeyhülislamın önerisi ile zamanın Kaptan-ı Deryası rasathaneyi top atışına tutarak yıkar. http://www.fizik.itu.edu.tr/eksiy/felek.ppt (sayfa 79'dan itibaren) Eğer müslüman ülkelerde bilimsel gelişmeler olmuşsa, bunlar İslama rağmendir. Sevgiler |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:03 . |