Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 15-03-2011, 22:18
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

Kalemine sağlık sevgili Astur; sınırsız değer rölativizminin ve değer nihilizminin bence vurucu bir eleştirisini sunmuşsun.

Şahsen, bu iki akımın günümüzde (Batı Avrupa medeniyeti için) dinlerden çok daha büyük bir tehlike oluşturduğunu düşünmeye başladım son zamanlarda. Günlük hayattan siyasete, basından 'felsefi' ('postmodernist') çevrelere kadar, birçok alana işlemiş ve yerleşmiş olan bir düşünce tarzı olarak görüyorum. Hatta, son yıllarda Avrupa'da sağ-popülist hareketlerin güçlenmesini de (en azından kısmen) diğer uçtaki bu aşırı tutuma bir tepki olarak yorumluyorum. Meselenin bu siyasi yönünü daha sonra açabiliriz eğer sen de dilersen.

Ama önce kuramsal düzlemde, bir açı sunmak istiyorum: Sınırsız değer rölativizminin veya değer nihilizminin reddinde sana katılıyorum. Ama diğer önemli bir ayırımda bu akımla aynı safta yer alıyorum. Kısaca açıklamaya çalışayım.

Etik ekolleri farklı kıstaslar üzerinden muhtelif kategorilere ayırabiliriz. Bu kıstaslardan biri de, etik değerlere (emir ve yasaklara) herhangi bir şekilde objektif 'varlık' isnat edilip edilmediği.
  • ''Ahlaki Kognitivizm'' üstbaşlığında toparlabileceğimiz ekoller bu soruya olumlu yanıt veriyor (Platon'dan, Kant'a kadar çok farklı ekoller olmalarına rağmen). Bu ekoller etik alanında bilginin mümkün olduğunu savunuyor. Etik değerlerin kaynağı, mahiyeti vs. hakkında çok farklı görüşler savunulsa da, ortak yanları, geçerli olan değerlerin bir şekilde 'var' olduğu ve yine bir şekilde 'bilinebileceğini' öğretiyorlar.
  • Buna karşın ''Ahlaki Non-Kognitivizm'' üstbaşlığında toparlanan ekoller, aynı soruya olumsuz yanıt veriyorlar. Buna göre etik alanında 'bilgi'den söz edilemez.

Eleştirmiş olduğun sınırsız rölativizm ve nihilizm de haliyle ikinci kategoriye girmekte. Ama ikinci kategoride sadece bu akımlar yok. Örneğin eleştirel rasyonalizm ekolü de (Popper, William W. Bartley, David Miller, Hans Albert, Gerhard Vollmer vs.) ''non-kognitivist'', fakat etik değerlerin rasyonel ve nesnel bir şekilde tartışılabileceği ve eleştirilebileceğinden yola çıkıyor. Non-kognitivist, çünkü etik alanında bilgi'nin (cognition, Erkenntnis) değil, ancak karar'ın (decision, Entscheidung) mümkün olduğunu savunuyor (bu arada doğabilimlerindeki 'bilgi'nin de her zaman belli oranda bir 'kararı' da barındırdığını savunuyor, ama o ayrı konu). Fakat rölativizmin aksine, kararlar için de nesnel argümanların sunulabileceğini (sunulması gerektiğini) öğretiyor.

Sen ne dersin bu konuda?

Konu ulpian tarafından (15-03-2011 Saat 22:26 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla