
14-11-2009, 04:00
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
Allah ve Sabır
Gayrımüslimler ve Müslümanlar arasında kısır döngü oluşturan sorulardan biri de şudur: “Allah bizi niye yarattı?”.
Bu soruya verilen en popüler cevap “imtihan”dır. Kuran’da buna atıfta bulunan ayetler mevcuttur:
Hud 7: O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler.
İnsan 2:Şüphesiz biz insanı, karışım hâlindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık.
Kuran’ın bu soruya bir diğer cevabı da şudur:
Zariyat 56:Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Şimdi burada bir çelişki arıyor değilim. “Şurada imtihan için diyor, burada ise kulluk için. Eee, hangisi doğru?” gibi bir sorunun peşinde değilim. Hatta kavramları, birbirini tamamlayacak şekilde de düşünebiliriz: “Allah, insanları kulluk imtihanına sokmak için yarattı”.
“İmtihana ne gerek var?” sorusunu da sormayacağım. Evet hiç gerek yok ama böyle kabul edelim bir an için.
Şimdi, ilk sorumuzu soralım: “Allah bizi neyle imtihan ediyor?”
Kuran’ın bu soruya da cevabı basit:
Enbiya 35: Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
İmtihanın bir aracı da “hayır ve şerrin kullanılması”. Yani iyilik ve kötülük ile sınanmaktayız. Ne zamana kadar? Kişisel olarak bize bahşedilen ömür ve toplu olarak da kıyamet gününe kadar.
İmtihan, her ne kadar mantıklı gelmese de, insanın kafasını karıştırsa da ve imtihana tabi olan kişiler için sabrı zorlasa da, Kuran’ın açıklaması ve emirleri bu.
Bu imtihan, sonuçta getireceği sonsuz ödül ve sonsuz ceza bakımından çok önemli olduğu için, kişinin sağlam bir sabra sahip olması gerekiyor. Çünkü sınanan bir özellik de “sabır”:
Furkan 20:Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.
Allah, “Bakalım sabredecek misiniz?” diye soruyor. Bakılacak ve görülecek demek ki. Sabır konusu çok önemli. Çünkü:
Bakara 153: Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
Şimdi, “Neden imtihan” diye sormadan bu imtihan meselesini anlamaya çalışalım. Bu imtihana canınız istese de istemese de gireceksiniz. “Neden imtihan” diye düşünmeden imtihanın kendisine, yani nefisle mücadeleye ve ibadete yöneleceksiniz. Bunu yaparken müthiş bir sabır göstereceksiniz, çünkü nefis denen şey, insanı kolaylıkla kandırabilecek ve sabrı yok edecek bir şey. Ama sabrederseniz, Allah size yardım edecek ve sonunda sonsuz mutluluğu verecek. Peki bu sabrı gösteremeyen kişiler? Onlar da cehennemi boylayacak, cehennemin odunu olacaklar.
Peki bu sabrı Allah gösteremezse ne olacak?
Sonuçta senaryomuz basit: Dünyaya gel, imtihana gir, sabır göster ve ahrette hesabın kesilsin. Ama bu senaryo, Allah sabır gösterirse geçerli. Yoksa oyunun kuralları her an değişebilir. Bunu Kuran’da görüyoruz:
Maide 54: Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Tevbe 39:Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Nisa 133: Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.
İbrahim 19:Allah’ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.
Muhammed 38:İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
Demek ki imtihan, vaat edilenin aksine her an kesintiye veya bir sona uğratılabilir. Allah, kişiler imtihana uyuyor mu, sabır gösteriyor mu diye uğraşmaktan imtina edip, her an “yıldızlı pekiyi sahibi” bir insanlık gönderebilir.
Eee, sabra ne oldu? Hani sabır lazımdı? Tehdit ettiği kişiler dinlerinden dönmüş olabilirler ama belki de bir gün dine ve hayırlı amellere geri dönecekler. Zaten imtihan maksadı o değil miydi? Ve bunun için de sabır gerekiyordu.
Allah, kendisinin gösteremediği sabrı kullarından neden bekler?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi, oyunun kuralına aykırı değil midir?
Allah, kendi sözünü dinleyecek bir insanlık gönderecekse, onların neyini imtihan edecektir? Zaten bu “örnek insanlık” onun her sözünü dinleyecek değil midir?
Kuran’da tehdit edilen bu insanların, aslında bu emirlere uyma zorunluluğu bulunmuyor. Çünkü imtihan meselesi söz konusu olduğunda Müslümanlar, Allah’ın bu imtihan sürecine müdahale etmediğini, sonuç itibariyle insanların özgür iradeye, dolayısıyla kurallara uyma/uymama konusunda serbestiye sahip olduklarını savunurlar.
O halde, Allah neden “Uymazsanız uymayın. Ben size yapacağımı bilirim” deyip ahreti beklemek yerine, bu sürece her an son verebileceği ile tehdit ediyor?
Olay imtihan değilse ve Allah sabırsızca emirlerinin derhal yerine getirilmesi peşindeyse, bunun için de her sözünü dinleyecek bir insanlık getirebileceğini söylüyorsa, neden bunu yapmıyor? Bu düpedüz sabırsızlık değil midir? Bunlar Kuran ayeti olduğuna göre, Allah bu sözleri henüz İslam’ın emekleme döneminde bildiriyor; o halde nedir bu sabırsızlık?
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|

14-11-2009, 06:40
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 258
|
|
Sayın Ahbap güzel bir konuya parmak bastınız. Gerçekten de benim çok takıldığım, zaman zaman günaha girdiğim konulardır.
Şimdi Hz. Muhammed efendimiz bilindiği gibi vahiy yoluyla almıştır ayetleri. Nitekim günlük olan olaylara ve İslam'ın yayılmasının tehlikede olduğu zamanlarda insanları biraz korkutmak biraz da motive amacıyla aklında kalanlarla birlikte kendi düşüncelerini eklemiştir. Tabi tam olarak bilemiyoruz lâkin ayetlerin bazısında direk Hz. Muhammed'in hitapları görülmektedir.
Bilindiği gibi bu ayetler gökten zembille gelmemiştir, elbette her cümlenin farklı yorumlayıcıları olduğu gibi Hz. Muhammed'in de insiyatifleri vardır. Efendimiz insanlık için her yola başvurmuş, kan revan içinde kalana dek taşlanmıştır da.
Ben araştırmalarım sonucu, nice tefsirler sonucu böyle bir açıklama getirdim. Tabi tartışalım, objektif şekilde, gözlük takmamak şartıyla.
|

14-11-2009, 07:30
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
siparisci´isimli üyeden Alıntı
Sayın Ahbap güzel bir konuya parmak bastınız. Gerçekten de benim çok takıldığım, zaman zaman günaha girdiğim konulardır.
Şimdi Hz. Muhammed efendimiz bilindiği gibi vahiy yoluyla almıştır ayetleri. Nitekim günlük olan olaylara ve İslam'ın yayılmasının tehlikede olduğu zamanlarda insanları biraz korkutmak biraz da motive amacıyla aklında kalanlarla birlikte kendi düşüncelerini eklemiştir. Tabi tam olarak bilemiyoruz lâkin ayetlerin bazısında direk Hz. Muhammed'in hitapları görülmektedir.
Bilindiği gibi bu ayetler gökten zembille gelmemiştir, elbette her cümlenin farklı yorumlayıcıları olduğu gibi Hz. Muhammed'in de insiyatifleri vardır. Efendimiz insanlık için her yola başvurmuş, kan revan içinde kalana dek taşlanmıştır da.
Ben araştırmalarım sonucu, nice tefsirler sonucu böyle bir açıklama getirdim. Tabi tartışalım, objektif şekilde, gözlük takmamak şartıyla.
|
Siparişçi,
Bu durumda sen Kuran'da, Allah'ın sözünden başka sözler olduğunu ve bunların Muhammed'e ait olduğunu kabul ediyorsun. Ancak bu söylemini Kuran kesinlikle kabul etmez. O halde ya Kuran(dolayısıyla Allah) yalan söylüyor ya da bu kitap inanıldığı gibi Allah sözü değil.
Hangisi?
Ayrıca araştırdığın hangi tefsirlerin seni bu sonuca götürdüğünü ve Muhammed'in ne zaman kan revan içinde kalana kadar taşlandığını biraz daha açıklar mısın?
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|

14-11-2009, 13:53
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
...............................
Demek ki imtihan, vaat edilenin aksine her an kesintiye veya bir sona uğratılabilir. Allah, kişiler imtihana uyuyor mu, sabır gösteriyor mu diye uğraşmaktan imtina edip, her an “yıldızlı pekiyi sahibi” bir insanlık gönderebilir.
Eee, sabra ne oldu? Hani sabır lazımdı? Tehdit ettiği kişiler dinlerinden dönmüş olabilirler ama belki de bir gün dine ve hayırlı amellere geri dönecekler. Zaten imtihan maksadı o değil miydi? Ve bunun için de sabır gerekiyordu.
Allah, kendisinin gösteremediği sabrı kullarından neden bekler?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi, oyunun kuralına aykırı değil midir?
Allah, kendi sözünü dinleyecek bir insanlık gönderecekse, onların neyini imtihan edecektir? Zaten bu “örnek insanlık” onun her sözünü dinleyecek değil midir?
Kuran’da tehdit edilen bu insanların, aslında bu emirlere uyma zorunluluğu bulunmuyor. Çünkü imtihan meselesi söz konusu olduğunda Müslümanlar, Allah’ın bu imtihan sürecine müdahale etmediğini, sonuç itibariyle insanların özgür iradeye, dolayısıyla kurallara uyma/uymama konusunda serbestiye sahip olduklarını savunurlar.
O halde, Allah neden “Uymazsanız uymayın. Ben size yapacağımı bilirim” deyip ahreti beklemek yerine, bu sürece her an son verebileceği ile tehdit ediyor?
Olay imtihan değilse ve Allah sabırsızca emirlerinin derhal yerine getirilmesi peşindeyse, bunun için de her sözünü dinleyecek bir insanlık getirebileceğini söylüyorsa, neden bunu yapmıyor? Bu düpedüz sabırsızlık değil midir? Bunlar Kuran ayeti olduğuna göre, Allah bu sözleri henüz İslam’ın emekleme döneminde bildiriyor; o halde nedir bu sabırsızlık?
|
Allah aynı zamanda zaten daha önce burada-tartışdığımız-yaradılış-esnasında-bir-kısım-İnsanı-seçilmiş-olarak-yarattığını-öne-sürmüştür. Zaten bir kısmını diğerlerinden ayrıcalıklı yarattığını yazıyor Kur'anda. Daha sonra ise sadece bunları imtihan edeceğini söylüyor ve sonrada bak hala beti tanımaz ve bana tapmazsanız sizi yok eder ve yerinize daha iteatkar bir kavim yaratırım diye tehdit ediyor. Neresinden tutsan elinde kalıyor bu mantığın. Her yönden ikna çabaları var Allah tarafından yarattığı ve iteat etmezlerse yok edeceğini söylediği İnsanlara karşı. İmtihan kavramı sadece İslam için geçerli üstelik. Diğerleri için şans yok, aslında kafası kızarsa Allah'ın kimse için şans yok, Allah'ın öfke kontrol sorunu var sanırım...
|

14-11-2009, 16:08
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 Jul 2008
Mesajlar: 3
|
|
ALLAH VE ŞEYTAN ARASINDAKİ MÜCADELEDE ŞEYTAN AÇIK ARA ÖNDE. Şeytan, Hz. Âdem’e secde etmeyince huzurdan kovuldu ve lanetlendi. O zaman şeytan, Allah’tan şu istekte bulundu:
“‘Ya Rabbi, insanların diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver.’
Allah dedi: ‘Belli vakte kadar mühlet verilenlerdensin.’
Şeytan dedi: ‘Beni saptırmana yemin ederim ki, onlara yeryüzünde fenalıkları süsleyeceğim. Halis kıldığın kulların dışında hepsini saptıracağım.’” (Hicr Suresi, 36-40)
düşünün nasıl bir allahmışki kendi yarattığı ile düelloya giriyor ve sonuçta şeytan açık ara önde insanların yuzde 90 yakını müslüman değil. ayrıca ilgi çekici bir noktada daha varki oda şudurki, kuran allahı, insanları yaratma amacını kuranda net şekilde belirtiyor. 51/56: Ben cinleri ve insanları sadece Bana ibadet etsinler diye yarattım.... demekki allah
insanı sadece kendine ibadet etmesi için yaratmış. ama o herşeye gücü yeten allah malesef amacına ulaşamamış. sonuçlar ortada ,insanların yuzde 90ı ona ibadet etmiyor.
Konu kaan32 tarafından (14-11-2009 Saat 16:08 ) değiştirilmiştir.
Sebep: seçkinülkü
|

14-11-2009, 23:31
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880
|
|
sayın AhbAp,
öncelikle (her zamanki gibi içerikli ve kaliteli) paylaşımınız için teşekkür ederim.
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
(...)
Maide 54: Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Tevbe 39:Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Nisa 133: Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.
İbrahim 19:Allah’ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.
Muhammed 38:İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.
(...)
O halde, Allah neden “Uymazsanız uymayın. Ben size yapacağımı bilirim” deyip ahreti beklemek yerine, bu sürece her an son verebileceği ile tehdit ediyor?
(...)
|
Belki de bu ayetleri aşağıdaki şu ayetlerle birlikte okumak lazım:
- (Bu,) bilen bir kavim için, ayetleri Arapça okunarak açıklanmış bir kitaptır. => Fussilet/3
- Kur’an, ataları uyarılmamış, bu yüzden de gaflet içinde olan bir kavmi uyarman için mutlak güç sahibi, çok merhametli Allah tarafından indirilmiştir. => Yasin/5-6
- Yoksa “Onu Muhammed uydurdu” mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir. => Secde/3
- Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz. => Zuhruf/44
Bu ayetlerde açıkça Kuran'ın belli bir kavim/toplum için geldiği söylenmekte.
Önyargısız bir şekilde Kuran'a baktığımızda -tabii BUGÜNKÜ hiçbir müslümanın kabul etmeyeceği- çıkan tablo şu:
Muhammed, tebliğ ettiği dini aslında kendi toplumu/kavmi, yani en geniş anlamda Arap Yarımadasında yaşayan Arap halkı için öngörmüş olmalı. Her ne kadar, Arap olmayan ferlerin de İslam'a girmesine karşı çıkmasa da, -Kuran'dan anlaşılan o ki- İslam'ı aslında belli bir (coğrafi) toplumun/halkın dini olarak kurgulamış.
Benim verdiğim ayetlerden anlaşılıyor ki: Ve bu topluma kendilerinin İslamla şereflendirilmek için seçilmiş oldukları, ayrıcalıklı oldukları hissini vermeye çalışmış.
Sizin vermiş olduğunuz ayetlerden de anlaşılmakta ki: Ayrıca bu toplumun çarpışma iştahını güçlü tutmak için, bir de ''Bakın Allah sizi seçti, fakat layık olmazsanız, sizden alır bu imtiyazı başka bir halka verir'' şeklinde korkutma yoluna başvurmuş.
saygılarımla
|

15-11-2009, 02:17
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Oct 2009
Mesajlar: 100
|
|
AhbAp´isimli üyeden Alıntı
Gayrımüslimler ve Müslümanlar arasında kısır döngü oluşturan sorulardan biri de şudur: “Allah bizi niye yarattı?”.
Demek ki imtihan, vaat edilenin aksine her an kesintiye veya bir sona uğratılabilir. Allah, kişiler imtihana uyuyor mu, sabır gösteriyor mu diye uğraşmaktan imtina edip, her an “yıldızlı pekiyi sahibi” bir insanlık gönderebilir.
Eee, sabra ne oldu? Hani sabır lazımdı? Tehdit ettiği kişiler dinlerinden dönmüş olabilirler ama belki de bir gün dine ve hayırlı amellere geri dönecekler. Zaten imtihan maksadı o değil miydi? Ve bunun için de sabır gerekiyordu.
Allah, kendisinin gösteremediği sabrı kullarından neden bekler?
İmtihanı henüz sona ermemiş kimselerin dünyadan bir anda silinmesi, oyunun kuralına aykırı değil midir?
Allah, kendi sözünü dinleyecek bir insanlık gönderecekse, onların neyini imtihan edecektir? Zaten bu “örnek insanlık” onun her sözünü dinleyecek değil midir?
Kuran’da tehdit edilen bu insanların, aslında bu emirlere uyma zorunluluğu bulunmuyor. Çünkü imtihan meselesi söz konusu olduğunda Müslümanlar, Allah’ın bu imtihan sürecine müdahale etmediğini, sonuç itibariyle insanların özgür iradeye, dolayısıyla kurallara uyma/uymama konusunda serbestiye sahip olduklarını savunurlar.
O halde, Allah neden “Uymazsanız uymayın. Ben size yapacağımı bilirim” deyip ahreti beklemek yerine, bu sürece her an son verebileceği ile tehdit ediyor?
Olay imtihan değilse ve Allah sabırsızca emirlerinin derhal yerine getirilmesi peşindeyse, bunun için de her sözünü dinleyecek bir insanlık getirebileceğini söylüyorsa, neden bunu yapmıyor? Bu düpedüz sabırsızlık değil midir? Bunlar Kuran ayeti olduğuna göre, Allah bu sözleri henüz İslam’ın emekleme döneminde bildiriyor; o halde nedir bu sabırsızlık?
|
Eline sağlık güzel olmuş yerinde tespitler gerçekten.
Bu ayaetler de acıkca görülüyor ki görmek isterseniz tabi (müslüman arkadaşlar) konuşanın muhammed olduğu tartışmasızdır.
Sabır olayına değinecek olursak gerçekten de tanrı neden bu kadar sabırsız bırakın islamiyet ve sonrasını çok önceki zamanlarda dahi tufanlar çıkarmış, denizler yarmış, ateşler yağdırmış hatta hayvanları bile kullanmıştır; kuş(ebabil), çekirge gibi...
Tanrının bu metotlarla insanları helak ettiği, korkuttuğu,sindirdiği,hastalandırdığını biliyoruz şimdi tanrı gösteremediği sabrı neden insanlardan istiyor
Bence bu sabır kavramı hindistan'da ki yeniden dirilme(reenkarnasyon) olayına çok benziyor, onlarda şartlar daha ağır olduğundan yaşayanlar bu defa hamalım ama bi daha ki sefe kesin kral olurum, mantığıyla büyük bir sabır ve saflık gösteriyor.(Tabii burda büyük bir caresizlikte var.)
Bu inanışla yaşayıp huzur içinde ölüyorlar.
Bu dünya da onların sırtından geçinip, tadını çıkaranlara kalıyor malesef
Konu necip12 tarafından (15-11-2009 Saat 02:31 ) değiştirilmiştir.
|

18-11-2009, 17:02
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Oct 2009
Mesajlar: 32
|
|
alıntı insanların yuzde 90ı ona ibadet etmiyor.)
geriye kalan yüzde 10 un yüzde biri tam ibadet ediyor yani 5 vakit namaz kılıyor.oran budur kim ne derse desin.en azından türkiyede durum bu
|

29-11-2009, 12:19
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 08 Feb 2007
Mesajlar: 242
|
|
siparisci´isimli üyeden Alıntı
Sayın Ahbap güzel bir konuya parmak bastınız. Gerçekten de benim çok takıldığım, zaman zaman günaha girdiğim konulardır.
Şimdi Hz. Muhammed efendimiz bilindiği gibi vahiy yoluyla almıştır ayetleri. Nitekim günlük olan olaylara ve İslam'ın yayılmasının tehlikede olduğu zamanlarda insanları biraz korkutmak biraz da motive amacıyla aklında kalanlarla birlikte kendi düşüncelerini eklemiştir. Tabi tam olarak bilemiyoruz lâkin ayetlerin bazısında direk Hz. Muhammed'in hitapları görülmektedir.
Bilindiği gibi bu ayetler gökten zembille gelmemiştir, elbette her cümlenin farklı yorumlayıcıları olduğu gibi Hz. Muhammed'in de insiyatifleri vardır. Efendimiz insanlık için her yola başvurmuş, kan revan içinde kalana dek taşlanmıştır da.
Ben araştırmalarım sonucu, nice tefsirler sonucu böyle bir açıklama getirdim. Tabi tartışalım, objektif şekilde, gözlük takmamak şartıyla.
|
Kur'an Allah kelamıdır değişmemiştir sözü'nün yalan olduğunu gene bir Müslümanın ağzından teyit edildiğini okumaktayız:
Muhammed'in kelamı Kur'anda ise... Kur'an Tanrı kelamıdır sözü çöpe gider.
Kur'an hem Tanrı hem de Muhammed'in kelamını içerir sözü daha doğru olmaktadır. O halde Kur'anı Muhammed yazmıştır.
Bunu bir Müslümanın açıklaması çok garip.
|

22-04-2010, 11:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
|
|
mitch´isimli üyeden Alıntı
Kur'an Allah kelamıdır değişmemiştir sözü'nün yalan olduğunu gene bir Müslümanın ağzından teyit edildiğini okumaktayız:
Muhammed'in kelamı Kur'anda ise... Kur'an Tanrı kelamıdır sözü çöpe gider.
Kur'an hem Tanrı hem de Muhammed'in kelamını içerir sözü daha doğru olmaktadır. O halde Kur'anı Muhammed yazmıştır.
Bunu bir Müslümanın açıklaması çok garip.
|
Son zamanlarda bu müslümanların sayısında bir patlama yaşanıyor. Hatta daha da ileri gidip, ayet silip ayet uyduran müslümanlar da türemeye başladı.
Muhammed'in sıkıştıkça ayet uydurması gibi, sayısı azımsanmayacak bir kısım müslüman, bu gibi sıkışık durumlarda peygamberlerinin yolundan gitmeye başladılar. "Benim mümin'im işini bilir" dedirtecek bir durum söz konusu.
Hadislerin reddini kanıksadık. Ufaktan ayet redlerine de alışır olduk. Zamanla Kuran'ın tümünün, peygamberin ve Kuran'ın tanrısının reddi söz konusu olursa, şaşırmamak mı gerekir bilmiyorum.
İslam'ı savunmak adına adım adım ilerlenen bu yol, zamanla bu arkadaşları İslam'ın dışına taşıyacak (illa ki bir yaratıcı var söyleminden belki koparmaz). Daha kısa yollar olsa da, eh bu da bir şeydir deyip avunalım.
When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!
----------------
war is over
(if you want it)
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:43 .
|