Su politika denen kavrama oldum olasi isinamamis sicak bakamamiks samimi gorememisimdir.
Bunun iki ana nedeni vardir;
Birincisi HIC BIR POLITIK PARTININ TUM TOPLUMUN FARKLI HALKLARINI KUCAKLAYACAK BIR SOYLEMLERI OLAMAMASI
Ikincisi kendi politik ideolojik sosyo-etik (dini, milli ahlaki v.s.) cikarlarini sadece iktidara gelmek ve guc ve otorite olarak topluma TEK NITELIK TEMELINDE DAYATMAK yani POLITIK VESAYET.
Ucuncusu de bu cikar temelli politikalarini yerine goye ve tamamen ortamin kendilerine sagladigi oy koparma temelli duygu somurusune dayanarak, YA POLITIKALARINI ACIKCA DILE GETIRMEK, YA DA DIGER POLITIKALARI ELESTIRIP KENDI ALTERNATIFLERINI HALKTAN YANA GOZUKEREK KENDI POLITIKALARINI "SAKLAMAK/GIZLEMEK"
Butun bunlari neden yazdim. Son zamanda BDP/HDP soylemlerini dusunce ve yapmak istediklerini takip ediyorum.
Biliyorum ki bu ikisi de TUM TURKIYE'NIN TOPLUMUNUN FARKLI SOSYO-ETIK FARKLARINI FARKLARI ILE KUCAKLIYABILECEK BIR IKTIDAR VASFI TASSIMIYOR.
Oturup dinleyin, su ortamdaki konusmalarini; diger butun partilerin soylem dusunce ve politikalarinin CIKARLARINI COK GUZEL DILE GETIRIYOR VE ELESTIRIYORLAR
Kendilerini de "ne o ne bu" ikilemine dahil etmediklerini cok guzel acikliyorlar.
Yalniz kimse tarihi ONLARIN KURDCULUK POLITIKASINI PKK TERORUNE VERDIGI DESTEGI bilmiyormus gibi konusuyorlar ve hic deyinmedikleri bu konulara dayanarak ta, kendilerini sanki tum toplumu iktidar temelli farkli halklarinin hak ve ozxgurlukleri ile kucaklayabilecekmisler gibi aciklama yapiyorlar.
Mesela eskiden yasama/yurutme yargi farki OLMADIGINI MILLI VESAYET ILE ACIKLIYORLAR ve bugun de olmadigini DINI VESAYET ile acikliyorlar. Biz disardayiz diyorlar.
AKP-Cemaat cekismesinde "ya biri ya digeri" ikileminin de disina cikiyorlar ve paralel devletin her ikisi ile birlikte kuruldugunu ve iktidara geldinini soyluyorlar ve kendileri yasama/yurutme ve yargi temelini halkin guvenebilecegi sekile getirebileceklerini soyluyorlar yani milli ya da dini vesayetten bagimsiz.
Suriye'de her turlu katliamlari gerceklestirenlerin hem Esad hem de orada her turlu farkli ad ve yapilanmadaki DINI teroristlerin oldugunu soyluyorlar ve 2. Cenevre ve son gunlerde ortaya cikan insanlik disi katliam/iskence fotograflarinin aslinda ESAD'I DEVIRME ADINA ortaya atilmis ve Cenevre konferansinda emperyalizmin onculugunde dunya'yi kandirmak ve eger Suriye'deki Esad rejimini devireceklerse bunun icin Suriye'ye emperyalist gucler birligi olarak saldirmanin mesru ve mubah cikar araci olarak kullanilacagini soyluyorlar.
Kisaca her konuda gecmis ve bugun hic bir zaman olamamis bir iktidar hukumet olabilme ve tum toplumu kucaklama politikasini ALTERNATIF OLARAK "yani ya o ya bu degil/baska bir sey" saglayabilecek tek HALKIN PARTILERI OLDUGUNU soyluyorlar.
Bunu HSYK yapilanmasindaki eski milli simdi dini ve de AKP-Cemaat iktidar savasinin bir tezahuru oldugunu ve diktatorun bu konudaki pasylasimda cemaati "saf disi birakmak" cabalarini, diger tum kadro degisimlerine de deginerek dile getiriyorlar.
Ne guzel di mi?
Ama eskiden yaptiklarinin su an tam tersini yapiyorlar, yani KURDCULUK VE PKK TERORU YANLARINA HIC DEGINMIYORLAR.
Suriyedeki teror katliamlarinda PKK paraleli PYD den hic bahsetmiyorlar, ya da gecmis olarak "terore verdikleri destekte hata yaptiklarini" dile getirmiyorlar.
Kisaca su anki ortam onlarin politik cikarlarinin KENDI POLITIK CIKARLARINI "GERIDE TUTMAK/GIZLEMEK/SAKLAMAK" olarak yansiyor.
Peki bu parti nasil "halkin partisi" olacak? Kurd varligi disinda kalan basta kendine turk diyenlere ne verecek, ya da diger sosyo-etik dini/mezhepsel ve milli/etnik sosyo-etik hak ve ozgurluk savunucularina ne verecekler?
Kisaca iktidar olsalar ve bir basbakan olarak hukumetin basina gecseler, hukumeti ve devleti SADECE KURD VARLIGINI O DA KURDCULUK POLITIKASI ILE DEGIL; kurd varliginin sosyo-etik haklari ve diger farkli sosyo-etik haklari nasil kucakliyacak ve temsil edecekler?
Tabi butun bu konusmalarda bunlar henuz yok. Ilerde olurmu, ya da ne yonde olur nasil bir politik cikar icerir v.s. ise muamma.
Diyorum ya su politikayi hic sevemedim ve savunamadim. Cunku IKTIDAR OLDUGUNDA HUKUMET VE DEVLET ADINA TUM TOPLUM VE FARKLI HALKLARININ FARKLI SOSYO-ETIK HAK VE OZGURLUGUNU hic birini digerine ustun ve hakim kilmadan, hic birini yok saymadan, sadece kendisininkini tum topluma iktidar gucu ve otoritesi ile dayatmadan politika yapamiyorlar.
Cunku hala en azindan gezi bilincinin farkinda degiller.
SOSYO-ETIK FARKLAR HIC BIR ZAMAN POLITIKANIN CIKAR OY DUYGU SOMURUSU OLAMAZ. Hic bir politika iktidar temelli guc ve otoritesi ile sadece kendi sosyo-etigini tum topluma dayatamaz.
Bu konu politikanin degil; evrensel hukukun insan haklarinin hak ve ozgurluklerinin antiayrimci firsat esitlikci her bir farkin tanimi temsili ve yasam ve iliski hak ve ozgurlugu konusudur.
Bizim politikacilarimiz Anadolu tarihinde HENUZ BUNU OGRENEMEDILER YA DA FARKINDA DEGILLER, YA DA FARK ETMEK POLITIK CIKARLARINA TERS.
Ustelik politikalarinin her turlu oy ve duygu somurusu temeli sadece bu sosyo-etik fark cikar propagandasina dayaniyor, kisaca 17. yuzyili yasiyoruz, politikada ve herseyde oldugu gibi.
Siyasette üslubun giderek mantıksız bir hal aldığını görüyorum. Yukarıda da görüldüğü gibi. Bir diğer ironi ise karşı olunan görüşün üslubuna uyum sağlamak olsa gerek.
Bunları bir kenara bırakırsak, şuan Türkiye'de en iyi muhalefeti BDP ve HDP'nin yaptığını söyleyebilirim. Selahattin Demirtaş'ın gündeme ilişkin açıklamalarına üstün körü bakmak bile bu dediğimi doğrulayacaktır.
Dinler çoğunluğun korkusu ve azınlığın kurnazlığı üzerine kuruludur. (Stendhal)
Siyasette üslubun giderek mantıksız bir hal aldığını görüyorum. Yukarıda da görüldüğü gibi. Bir diğer ironi ise karşı olunan görüşün üslubuna uyum sağlamak olsa gerek.
Bunları bir kenara bırakırsak, şuan Türkiye'de en iyi muhalefeti BDP ve HDP'nin yaptığını söyleyebilirim. Selahattin Demirtaş'ın gündeme ilişkin açıklamalarına üstün körü bakmak bile bu dediğimi doğrulayacaktır.
Ben de aynı fikirdeyim Sayın İstatistik.
Sadece üstün körü bakmak dahi yeterlidir. İçine girip, tüzüğün pratikte yer aldığı durumu gözlemlediğimde ben de HDP'nin mevcut durumundan memnuniyet duyuyor ve başarılar diliyorum.
Sayın evrensel;
Kendi özgürlük mücadelesini vermeye çalışan halkın milliyetçiliği olmaz.
Milliyetçilik bir yönüyle egemen güçlere aittir. Kürtlerin egemenliği yada özerkliği, devleti vs olmadığından dolayı, ezilip, imha ve inkar operasyonlarına karşı yaptığı-yapacakları milliyetçilik olarak değerlendirilemez. Ne zaman ki kendi devletini yada yönetimini kurar ve diğer halkları ezip yok sayarak onların haklarını ihlal eder işte bahsettiğiniz milliyetçilik burada başlar.
BDP-HDP de bu temelde kesinlikle milliyetçi-kürtçü-ermenici değildir.
Çünkü kürtler egemen sınıf değil, ezilen halktır. Cezaevlerinde kendisini kürtçe ifade etmek isteyen bir mahkum, Türkçe bilmeyen yaşlı anasının karşısında iki taraflı olarak başını sallayarak anlaşmaya çalışmışlardır bu ülkede. Bunların demokratik düzlemde hakkını araması doğaldır.
Bugün vatan-bayrak-millet-sakarya zihniyetinin dışında olarak sadece İNSAN ve insani hak ve özgürlükler temelinde kendisini ifade eden sadece HDP-BDP'dir.
Benim bildiğim kadarıyla Türkiyede ilk defa bir kilisenin elektrik ve su masrafını belediyeden ödeyen ve gerekirse "cebimden ödeyeceğim-cami ibadethane ise kilise ve cem evi de aynıdır" diyen BDP'li Osman Baydemir'dir.
Bunu CHP mi yaptı?
MHP mi?
AKP dinci-yobaz parti mi?
Parti ve partizanlığın dışına taşımak ve yukarıda yazdıklarımı parti savunması olarak görmeyeceğinizi ümit ediyorum. Öyle bir algı verdiysem de şuan da açıkça söylüyorum ki, amacım bu değil.
HDP KÜRTÇÜ OLSAYDI EĞER milletvekilleri kürt olurdu. BDP'de bi dünya Türk vekiller vardır. HDP dediniz.
Sırrı Süreyya Önder Kürt müdür? Peki Kürtçü müdür? Gidin sorun kendisine. Yazın çizin, öğrenin. Ertuğrul Kürkçü peki? HDP halkın yanındadır. Ezilen ve demokrat sosyalist bireylerin, sol-sağ konseptinin ötesinde olarak ezilen-işçi-emekçinin partisidir. Fakat sizin yukarıda kaleme aldıklarınız MHP-CHP'den farklı değildir. Üzüldüm.
Şimdi bir örnek vereceğim:
Hrant Dink'in katledilişinin yedinci yılını anmak üzere Agos gazetesi önünde toplanan binlerce insanın arasında bulunan emniyet görevlilerinin "beyaz bere" takmasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor
Gidin bakın araştırın. Madem araştırmayı seviyorsunuz- ki buna inanıyorum- bu oluşumun kürtçü-ermenici olmadığını da öğrenebilirsiniz. Nerede ezilen halk varsa bu arkadaşları orada görüyoruz. Hrant olayından tut, Alevi hak ve özgürlüklerine ve diğer gruplara..
Sayın istatistiğin de dediği gibi biraz bakmanız yeterlidir.
Kendi özgürlük mücadelesini vermeye çalışan halkın milliyetçiliği olmaz.
Burada neyi anlatmaya calistin. Ben milliyetcilikten degil; kurd culuk politikasindan bahsettim.
Milliyetçilik bir yönüyle egemen güçlere aittir. Kürtlerin egemenliği yada özerkliği, devleti vs olmadığından dolayı, ezilip, imha ve inkar operasyonlarına karşı yaptığı-yapacakları milliyetçilik olarak değerlendirilemez. Ne zaman ki kendi devletini yada yönetimini kurar ve diğer halkları ezip yok sayarak onların haklarını ihlal eder işte bahsettiğiniz milliyetçilik burada başlar.
Dedim ya yazdiklarim yanlis algilanmis. Ben zaten hertazimda her turlu sosyo-etik (milli ya da dini v.s.) farkin, farkinda olarak hak ve ozgurlugunun devletce taninmasini temsilini ve devletin MILLI/DINI POLITIK TEMELI OLMADAN hepsine esit mesafede ve anti ayrimci olmasi gerektigini kac kere acikladim.
BDP-HDP de bu temelde kesinlikle milliyetçi-kürtçü-ermenici değildir.
BDP-HDP nin bilnen politikasi kurtculuk uzerinedir, ben degistirdiklerini duymadim. Ustelik PKK destekcisidirler.
Çünkü kürtler egemen sınıf değil, ezilen halktır. Cezaevlerinde kendisini kürtçe ifade etmek isteyen bir mahkum, Türkçe bilmeyen yaşlı anasının karşısında iki taraflı olarak başını sallayarak anlaşmaya çalışmışlardır bu ülkede. Bunların demokratik düzlemde hakkını araması doğaldır.
Tamam iste o yuzden BDP/HDP nin iktidar olasrak tum toplumun her turlu sosyo-etik farkini koruyamayacagini ve ustelik kurtculuk politiukasina devam edecegini soyledim.
Basta surda anlasalim, kurd varligi kurd varliginin sosyo-etik hak ve ozgurlukleri talepleri taninmasi temsili baska; cikarci kurdculuk politikasi naskadir, yani kurd varligini politik olarak kendi cikarina alet etmek.
Bugün vatan-bayrak-millet-sakarya zihniyetinin dışında olarak sadece İNSAN ve insani hak ve özgürlükler temelinde kendisini ifade eden sadece HDP-BDP'dir.
Toplumu iktidar olarak tum farklari ile kucaklama gibi bir algilari yok. sadece kurd varligini politik cikara tasiyorlar. Su anda da muhaliflik temelinde bunu ikinci plana atmislar.
Benim bildiğim kadarıyla Türkiyede ilk defa bir kilisenin elektrik ve su masrafını belediyeden ödeyen ve gerekirse "cebimden ödeyeceğim-cami ibadethane ise kilise ve cem evi de aynıdır" diyen BDP'li Osman Baydemir'dir.
Bunu CHP mi yaptı?
MHP mi?
AKP dinci-yobaz parti mi?
Zaten olana ikili yapinin disina cikma adina alternatif olabileceklerini ben belirttim. Sorun IKTIDAR OLARAK TUM TOPLUMU VE FARKLI HALKLARINI KUCAKLAYAMAZLAR. Zaten boyle bir dusunceleri de yok.
Parti ve partizanlığın dışına taşımak ve yukarıda yazdıklarımı parti savunması olarak görmeyeceğinizi ümit ediyorum. Öyle bir algı verdiysem de şuan da açıkça söylüyorum ki, amacım bu değil.
HDP KÜRTÇÜ OLSAYDI EĞER milletvekilleri kürt olurdu. BDP'de bi dünya Türk vekiller vardır. HDP dediniz.
Kurdcu olmak icin kurd olmak gerekmez. Bu bir cikar meselesidir. Sen her cemaat uyesini musluman mi zannediyorsun?
Sırrı Süreyya Önder Kürt müdür? Peki Kürtçü müdür? Gidin sorun kendisine. Yazın çizin, öğrenin. Ertuğrul Kürkçü peki? HDP halkın yanındadır. Ezilen ve demokrat sosyalist bireylerin, sol-sağ konseptinin ötesinde olarak ezilen-işçi-emekçinin partisidir. Fakat sizin yukarıda kaleme aldıklarınız MHP-CHP'den farklı değildir. Üzüldüm.
Ben herhalde dedigimi anlatamadim. Bir daha yaziyorum. TUM TOPLUMU FARKLI SOSYO-ETIK HAKLARINI FARKLARI ILE KUCAKLIYABILECEK BIR IKTIDAR OLAMAZLAR. Boyle bir soylemleri de yok. Onlar Kurd varligini temsil etme adina politika yapiyorlar, bu da zaten kurdculuktur. Cunku kurd varligi adina politika yapilmaz. evrensel hukuk insan haklari hak ve ozgurlukler temelinde talep tanim ve temsil hakki icin mucadele verilir ve bu mucadeleyi ayni algidaki diger farklar ve hatta "ustun/hakim" fark da destekler savunur.
Bu da yepyeni bir devlet yapilanmasi ve isleyisiu demektir ki once birey yetistirimi gerektirir.
Şimdi bir örnek vereceğim:
Hrant Dink’in katledilişinin yedinci yılını anmak üzere Agos gazetesi önünde toplanan binlerce insanın arasında bulunan emniyet görevlilerinin “beyaz bere” takmasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor
Gidin bakın araştırın. Madem araştırmayı seviyorsunuz- ki buna inanıyorum- bu oluşumun kürtçü-ermenici olmadığını da öğrenebilirsiniz. Nerede ezilen halk varsa bu arkadaşları orada görüyoruz. Hrant olayından tut, Alevi hak ve özgürlüklerine ve diğer gruplara..
Sayın istatistiğin de dediği gibi biraz bakmanız yeterlidir.
Ben bunlara karsi cikmiyorum ki, gezi de de gordum. Sadece yukarida koyu yazdigim kisimlar uzerine bir dusunceleri olduklarini gormedigimi ve bunu yapmak istediklerini bile dile getirmediklerini soyledim.
Ayrica su an tum senin anlatrtiklarin,m benim yazimin basindaki politikanin iki yuzunden birini izah ediyor; sartlar durumlar zaman cikari geregi KENDI ANA POLITIKANI "GIZLEMEK/SAKLAMAK" ya da ikinci plana atmak.
O yuzden ben onlarda tum turkiye'yi farkli halklari ile kucakliyabilecek bir potansiyel gormuyorum. Tabiki politik cikar geregi dediklerini yapmalari gayet dogaldir. Temelleri kurdculuk politikasina dayanir ve bu bile toplumsal ayrimcilktir.Politik olarak tabiki kurd olmalari da gerekmez. Che quera kac ulke de savasti?
HDP'nin KÜRT-ÇÜ politikası yoktur. Varsa gösterin. O şekilde devam edelim yoksa sadece atışmaya dönük olacak bu tartışma.
Bu arada Size Türklerin de Kürtlerin de anlayacağı ortak bir dilde bir türkü gönderiyorum.
Bu adam kürt-çü değil mi
Teşekkürler
Kurd varligini politik cikara tasimak kurtculuktur. Bunun icin kurd olmak ta kurtce bilmek te sart degil. BDP ne icin kimin/neyin adina kurulmus, daha onceki kapatilan neyin hangi partinin devamidir?
Peki sen neden devlet terörüne karşı çıkmazsın? Devletin jargonuyla konuşursun? Faşistlerin Doğu'da yaptığı zulmü görmezsin? Görürsün de hala kimlik ve varlık mücadelesi verenlere törörist dersin? Türkiye'de terör sorunu yoktur. Türkiye'de var olma mücadelesi vardır. Konuyu MHP-CHP jargonuyla, kavram ve ithamlarıyla bir yere götüremezsin.
Önce terörist kime denir onu tanımla. Sonra PKK'yi değerlendir bulduğun noktalarla.
HDP-BDP'nin terör eylemi var mıdır? Yoktur. HDP-BDP'nin diğer halkları yok sayması, dışlaması, sömürgeci zihniyeti var mıdır ? Yoktur. Tüzük bellidir. Söylemleri, muhalefeti, eylemleri bellidir. Bir mücadele vardır bu ülkede. Faşizme karşı demokratik düzlemde bir mücadele veriliyor.
KCK operasyonları adı altında işte bu mücadeleyi vermeye çalışanları SENİN DE KULLANDIĞIN BU DİL-ÜSLUP VE ZİHNİYET ile zindanlara attılar. Nice gazeteciyi de zindanlara tıkanlarla aynı kişiler. Şimdi deme ki ben tarafsızım. Tarafsızsan, gözlemciysen bunu gözlemci gibi yaparsın. Kullandığın uslup DEVLETÇİ-MİLLİYETÇİlerin yürek tutumuyla aynı olarak ifade ediliyor. BDP-HDP ,pkk destekçisidir. Sen kimin destekçisisin onu bir söylesene!
Devlet terörü yok mu kardeşim?
Var!
Otuz yıl önce de yok muydu?
Evlerimizi, köylerimizi kimler yaktı?
Topraklarımızdan kimler sürdü bizi?
Ormanlarımızı, meyve ağaçlarımızı kimler yaktı?
Kürtçe konuştuğu için terörist muamelesi yapanlar kimlerdir?
İnsanları zindanlara kapatıp işkenceler yapanlar?
Yaktılar-yıktılar-yok ettiler-
Sonra..??
Parti kuruyor, derdini anlatıyorsun kapatılıyor. Sivil toplum örgütleri kuruluyor. Kapatılıyor. Sen derdini anlatınca- POLİTİK ÇIKARA TAŞIMAK oluyor muşş. Gerçekten mi? Mesela şu mu? Bir iki örnek verelim.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, Muş Cezaevi'nde uygulanan kitap yasağına karşı Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e sunduğu soru önergesinde, "Cezaevi yönetimi hakkında her hangi bir cezai işlem başlatacak mısınız" diye sordu.
Adam derdini anlatınca politik çıkar mı oluyor? Öğrenciler mesela Üniversitelerde kampüste, sokakta, parkta hesap sorunca demokratik, vekilleri Mecliste konuşunca politik çıkar:..??
Savaş kuralları vardır. Ele sağ geçen düşman askeri esirdir. Katledilemez. Belki duymuşsunuzdur. Sağ yakalanan PKK militanları hem VAHŞCE katlediliyor, hem cesetleri PARAMPARÇA ediliyor. KİM TERÖRİST? HANGİSİ TERÖR. HANGİSİ VAHŞİLİK- CANAVARLIK?
Toplumu iktidar olarak tum farklari ile kucaklama gibi bir algilari yok. sadece kurd varligini politik cikara tasiyorlar. Su anda da muhaliflik temelinde bunu ikinci plana atmislar.
Politik çıkara taşımak ve kürtçülük..
Al bakalım şunu sonuna kadar dinle ondan sonra bu tarz cümleleri nasıl kuracağını Gülten'in sözleriyle değerlendir.
Bu videoyu
izlediğini farz ederek soruyosum: Nerede kürtçülük?
Konu Natan tarafından (22-01-2014 Saat 12:55 ) değiştirilmiştir.
BDP ve tayfasına çok gıcık olmaya başladım. Son derece ilkesiz, pragmatik bir siyaset izliyorlar. Akp ve Chp'yi örnek almaya başladılar herhalde.
Öcalan, Tayyip ile neyin pazarlığını yaptıysa artık hükümete her koşulda destek vermeyi boynunun borcu biliyor. Bunlar da haliyle Öcalan'ın peşine takıldıklarından ve haliyle de Kürt Sorunu çözülürse ancak Tayyip ile çözülür diye düşündüklerinden Tayyip'i ayakta tutmak için çabalıyorlar. Bunlar sanki Akp ve cemaat çok ayrı şeylermiş gibi paralel devlet vurgusuyla iktidara destek çıkıyorlar. Öcalan hazretleri de 17 Aralık'a komplo diyormuş ya!
Çözüm süreci denilen soytarılık başladığında Abdullah Öcalan, Tayyip'in tam istediği şekilde yeni Osmanlı fantezilerine paralel şeyler söylemiş, din beraberliğine falan vurgu yapmıştı. O zaman ne oluyoruz demiştik. Devletin Sünni Türk ideolojisinin yerine ortaya çıkan şey Sünni Türk-Kürt birlikteliği idi.
Bunların tıpkı Chp gibi Akp'nin gitmesi halinde ne yapacaklarını bilmediklerinden eminim. Bunca rezilliğe rağmen dostlar alışverişte görsün diyerek Akp'yi eleştiriyorlar.
Hayır, iyiden iyiye diktayla yönetilmeye başlayan bir ülkede Kürtler nasıl özgür olacak?
Memlekete özgürlük gelmeden Kürtler nasıl özgür olacak? Yoksa özgürlük sadece Kürtler'in hakkı mı?
Adamlar 17 Aralık komplosu, süreci baltalamak için kuruldu diyecek kadar uçtular.
Olaya bu çerçeveden yaklaştıkları sürece HDP'nin de herkesi kucaklaması falan mümkün değil.