Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #11  
Alt 01-03-2008, 10:52
ikixiki ikixiki isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 20 Nov 2007
Mesajlar: 180
Standart Re: ''Mutlak'' nedir?

Sevgili spartacus,

Evren size rağmen sizin iradeniz(zihniniz) dışında olan her şeydir ve o şeylerde sizde okyanusta bir damlasınız. O kadardemişsiniz

Evren benim dışımda ve bana rağmen var,haklısınız,peki ben; ben de bana rağmen var değil miyim?Ben ve siz,evrenin işletim sisteminden farklı bir işletim sistemine mi sahibiz.Aynı fizik kurallarına sahibiz ve evrenin maddesinden ayrı bir maddeye de sahip değiliz ve kendimize rağmen varız.Eğer ben bir mutlak var diyor isem ve siz de mutlak yani tanrı yok diyor iseniz,nasıl kendi çıkarımınıza gerçek *ve evrensel,benimkine öznel diyebilirsiniz ki?

Okyanusta bir su damlası kadar küçüğüz ama şu koca dünyada varoluşunun anlamını ve evreni sorgulayan başka canlı yok.Küçük olabiliriz ama küçümsenemeyiz.

Evrende sizin ben diye ifade ettiğiniz öz maddedir. Oysa siz ben ve özü salt zihinsel bir şey olarak ele *aldığınız gibi, zihnin dışında maddeyi, EVREN'i kabul etmiyor ve aslında özünüzü ret ediyorsunuz. Madde'yi, nesneli yok saydığınızdandır ki ben bu paragrafı bu şekilde ifade ediyorum.

Madddeyi yok saymıyorum,sadece yanına sizin yok saydığınız bilinci ilave ediyorum o kadar.Eğer evreni,beni ve sizi maddeden ibaret kabul ediyor isek.Beni,sizden ayıran hiçbir şey yok demektir,maddemiz aynı değil mi ?Neden aynı şekilde hissetmiyor,ya da duyumsamıyoruz.Sakın bana kültürel,eğitim,sosyal,ırk,cinsiyet gibi farklar yüzünden demeyin.Her şart eşit olsa bile ben,sen farkı yine olacak.Tek yumurta ikizlerine bakarmısınız,aynı işletim sistemi ile çalışan özdeş maddeden imal edilmiş iki tıpkı sistem.Biri aynı durumda ''a'' derken öbürü ''b'' diyebilir,eğer madde ise işte aynı iki madde,farkı yaratan ne,''bilinç'' olmasın ?

Maddenin ve evrenin doğasının arkasında ona hükmeden kurallı yasaların arkasındaki karmaşa,kaos nedir?Bu da sizin karşıt savununuz olabilir ''Maddenin yada nesnenin gereğinden başka bir şey değildir ''.Ben de tekrar soruyorum, maddeyi öne alıyorsak yapay bir zihnin algoritmasından bizi farklı kılan nedir?

Acaba bilinç sadece kendimizden değil,evrenden de ayrı düşünemeyeceğimiz bir şey midir? Sizce evrene ve bize hükmeden yasaları çözdüğümüzde herşeyi de çözmüş mü oluyoruz?

Evrenin karmaşık yapısını çözebilmek için deterministik bilimsel bakış açımız yeterli olacak mı?Eğer evreni koşullar ve kurallar ile çözümleyebiliyor isek aynı başlangıç koşulları aynı sonuçları vermelidir.Gerçekte de öylemi oluyor ? Sizin çıkarımınızı doğru kabul edelim maddeye asıldır, diyelim.Asıl olan madde ise ve kararlı,tanımlanabilir ise,neden kendi içinde atom altı parçacıklarına indiğimizde farklı ve kararsız duruyor.Bu karmaşaya sebep olan bilinç değil midir? Ben maddeyi yok sayıyorsam siz bilinç hakkında ne düşünüyorsunuz merak ediyorum.Bilinci benden ayırırsanız zihnimin yaptığı her işlemi aynı formatta bir yapay zekada yapabilir.Bir diğer bilgisayar da yapar ve aynı koşullarda aynı sonucu sağlar.Verili koşullar aynı bile olsa ben bugün evet dediğime yarın hayır diyebilirim.

Jules Henri Poincare ''Evrenin kararlılığı matematiksel olarak hesaplanamaz'' demiş.Güneş sisteminin bile kararlılığı matematiksel olarak hesaplanamaz.Eğer madde isek ve kuralları olan deterministik olarak anlaşılabilen bir sisteme sahip isek kararlı bir yapıya sahip olmalı ve öngörülen sonuçları verebiliyor olmalıydık, hesaplanabilir olmalıydık.Düzensiz sistemimiz ise altında düzenli sistemleri barındırmakta.Yani hem kontrol edebiliyor,hem de kontrol edemiyoruz.Belki de kontrol ederken kontrol ediliyoruz.

Doğadaki tüm oluşumlar ve biz bir görünen düzenin arkasında bir kaosa,yani karmaşaya sahibiz.Bu karmaşanın sebebi nedir ki?

Kalp kaotik olarak atar,hücrelerimizin şekilleri ve çalışma biçimleri kaotiktir.Beynimiz bile kaotik çalışmakta.Doğa bizim anlayabildiğimizin ötesinde bir karmaşaya yani kaosa sahip.Bütün kuralları tanımlamış olsak bile doğa adına kesin bir öngörümüz olamaz.

İki eş bardak suya,iki eş damla mürekkep damlatın sonucu biliyorsunuz.İkisi eş yoğunluğa ulaşana kadar birbiri içinde dağılır.Ama dağılırken asla iki eş bardak sudaki mürekkep aynı dağılım formatını izlemez.

Suyuna mürekkep damlatılmış iki eş bardak olduğumuzu var sayıyorum.Sonunda evrenle bütünleşip maddemizi onunla bütünleştireceğiz,bardaktaki su biz isek,sudaki o tek damla mürekkepte bana göre bana göre bilincimiz.Su ve mürekkep bütünleşip birbiri içinde eriyene kadarki süreçte yaşam süremiz,bir bardak suyun kendi kontrolunda olan sadece mürekkebin tamamen *eşit yoğunluğa ulaşana,nasıl bir dağılım izleyeceğidir belki de.Yani herkes kendi kaosunu yaşamakta yada bilinci ile kaosunu yönlendirmekte olabilir.

Eğer maddeden ibaret isek ve maddenin işletim sistemini kavrayabiliyor isek,yani doğrusal bir düşünce ile herşeyi açıklıyabiliyor isek,kendimizi yapay zekayla eş tutabilirdik.Bilincimiz olmasa maddeden ibaret yapay bir zekayla eşdeğer olurduk.Varoluşumuzun sorgusunu yapan da maddemiz değil,bilincimiz ya da sizin deyiminizle öznelliğimiz.Hiçbir madde varlığını sorgulamaz.Maddeden ibaretsiniz ama siz de sorguluyorsunuz ve ''yok'' diyorsunuz.

Doğadaki ve kendi içimizdeki karmaşayı anlayıp içselleştirdiğim zaman,yani kendi kaosumu farkedip düzenin içindeki,düzensiz salınımımda,salınımımı hızlandırıp,sınırlı salınım alanımın her köşesine dokunmayı hedeflediğimde ben de ''var'' diyorum.

Kuralları öğrenmekle ve maddeyi tanımakla herşeyi açıklayabildiğimiz varsayıyorsak,o zaman doğanın düzenli,doğrusal ve kararlı bir yapısı olduğunu düçünmeliyiz yani deterministik bakış açısı her gerçeği aydınlatmak için yeterli olmalıydı.Oysa kararlı olduğunu varsaydığımız ve kurallarını ortaya koyabildiğimiz düzenimize rağmen,düzensiz,doğrusal olmayan ve kararlı sistemini,kararsız * bileşenlerden oluşturan bir yapımız var.Sınırları belirlenmiş kararlı düzenimiz,kendi içindeki kararsız karmaşayla yani kaosla,bu kararlı düzeni işletmekte. Bu karasızlığın nedeni, bilincimiz.Ben ve siz var veya yok derken aslında kendi öznelliğimizden bakmakta değilmiyiz ?Ben vardır ve öyledir diyemeyeceğim gibi siz de yoktur ve öyledir diyemezsiniz.İtiraf etmeliyim ki içten içe sizin yok demenizin nedenini,kendi kaosunuz içinde dolanırken,onun varlığına ulaşacak yeterli salınıma sahip olmadığınıza bağlamaktayım.Öte yandan da kendi kendime şunu fısıldıyorum,gerçeği arayan biri vardığı sonucun kesinliğine güvendiği an belki de gerçeği elinden kaçırmakta.Bu ikimiz için de geçerli,fakat yokluğun delilini kimse sunamasa bile,ben varlığın delilini,en azından kendime gösterebilmekteyim.

Benim öznel bakışımın kimse için önemi olmayabilir,unutmayın ki öznellik bilincimiz olduğu sürece kaçınılmaz,toplamında düşünürsek doğaya insanın öznesinden bakmakta değil miyiz?

Ben maddeyi red etmiyorum ama özümü sizin düşündüğünüz gibi maddem değil,bilincim oluşturmakta.Eğer maddeyi özünüz kabul ediyorsanız,sorguyu bırakmış olmanız gerekirdi.Yaşamın özü,bilincin maddeye sorduğu sorularda değil mi sizce?
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:45 .