Din(ler)in temeli...
din(ler)in kökeni: ölüm üzüntüsü ve ölüm korkusu.
"ölümden sonra yaşam" temennisi inanca dönüşmüştür.
ilkel komünal toplumda insanlar maddeci, tanrıtanımaz ve dinsizdi.
sevdiğimiz bir insan ölünce önce üzülürüz sonra korkarız. üzülürüz çünkü sevdiğimiz insanı bir daha göremeyeceğimizi düşünürüz. korkarız çünkü aynı şeyin(ölümün) bizim başımıza geleceğini biliriz.
işte ilkel komünal toplumda yaşayan insanlar ölen sevdiklerine kavuşabilmek için ve bir de "sonsuza kadar yaşayabilmek" için "ölümden sonra diriliş" temenni ettiler. çünkü ölümün bir son olduğu gerçeğini içlerine sindiremediler.
bu temenni zamanla inanca dönüştü. ardından bu inancı temel alan dinler oluştu.
"reenkarnasyon" ve "ahiret" inancı olmayan din yok gibidir.
din(ler) "öldükten sonraki yaşam" inancı ile başlamıştır.
ölüm dinin çıkış noktası olmuştur.
insanlar ölümün son olduğu gerçeğini kabullendikleri ve ölümden (gerçekten) hiç korkmadıkları zaman din(ler) çöpe atılacaktır.
tıpkı ilkel komünal tolumdaki insanlar gibi komünist toplumdaki insanlar da maddeci, tanrıtanımaz ve dinsiz olacaklardır.
algılayabildiğimiz şeyler vardır(ki buna madde denir). algılayamadığımız şeyler(tanrı,melek,şeytan,cin,ruh...) yoktur.
marxizm-darwinizm bilimin ta kendisidir.
fakat üç önemli soru(n) var:
1-kainat ve canlılık kendiliğinden mi oluştu? (evet denip ispatlanmalı)
2-evrim teorisi çöktü mü? (hayır denip ispatlanmalı)
3-marx ve darwin mason muydu? (hayır denip ispatlanmalı)
dinciler bu üç konuyu koz olarak kullanmaktadır.
marxizm-darwinizm din karşıtı akımlara(materyalizm, ateizm, deizm, agnostisizm, panteizm, panenteizm) en büyük desteği sağlar.
|