Yine mi Gurbete Düştü Yolumuz
YİNE Mİ GURBETE DÜŞTÜ YOLUMUZ
Yine mi gurbete düştü yolumuz
Seyrettim , bizim bağlar görünmez
Dert elinden çok perişan halimiz
Bir çare yok , alem bu imiş
Biz Türkler yurtdışında yabancı , Türkiye'de de Alamancıyız .
Türkiye'de yaşayıp da gurbetin ne olduğunu bilmeyenlere uzun uzun ''Biz gurbetçiler öldük , bittik , yandık kül olduk '' diye dert anlatmayacağım .
Nasrettin Hoca'nın eşekten düşüp de doktor istemediği gibi , kimsenin de biz gurbetçileri anlamasını beklemiyorum zaten .
O yüzden de bu makaleyi herşeyden önce gurbette yaşayan kardeşlerim için yazıyorum .
Gurbetçi kardeşim ; beni bir tek sen anlarsın , bir de Türkiye'de yaşayıp da belki eli vicdanında olan insanlar .
Çünkü sen Türkiye'de Alamancısın .
Avrupa'nın sokakları para kaynadığı ve sen de Türkiye'de yaşayan öpöz vatandaşının gözünde haliyle çöpçü olduğun için her gün sokaklarda para süpürürsün !
O , ne şartlar altında biriktirdiğin üç beş kuruşu da vatanına getirir ve o dövizlerinle ülkendeki sosyal patlamalara karşı yıllarca adeta sübap görevi görürsün de yine de kimseye yaranamazsın .
Yurtdışında , yeni yetişen nesillerinle birlikte milyonlarca imişsin ; kim takar !
Politikacın bile seni adamdan sayıp da bir ''Dış Türkler Bakanlığı '' kurmaz .
Sonra da elin Ermenisi Avrupa'nın her meydanına işte böyle soykırım anıtı diker , sen utanırsın da onlar yine utanmaz .
Hem ne yapabilirsin ki tek başına , sen de haklısın ; arkanda Türkiye yoksa , seni adamdan saymıyorlarsa , örgütlü değilsen ...
Takma kafana boşver ; uğraşsın şimdi Türkiye dışişleri bakanlığının , başta bakan olmak üzere o , çok muhterem ve de akıllı diplomatları .
Konsolosluğa gelen vatandaşını , en ufak bir işlem için yüzlerce avrosunu harç adı altında tahsil edip resmen sömüren kendini beğenmiş diplomatlar ...
Senin avrolarınla o , sıfır mercedeslere binsin , ahçısı 5.000 avro , evini temizleyen temizlikçi de 3.500 avro maaş alsın ( daha bunlara özel ne devlet kıyakları var da anlatsam herhalde satırlar tutar ) , sanki bunları sen değil de başkası finanse ediyormuş gibi daha bir de sana tepeden baksın .
Bilirim , dert küpüsün , sesin bile kısık çıkar , kim duyacak ki seni .
Yalnızlık , gariplik senin kaderin canım kardeşim , çekeceksin ; sana biçilen kaftan bu , giyeceksin !
- Avrupa'ya gitti de adam oldu , Allah'ın çobanı .
İşte bu kadar basittir !
***
Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanı hesabı , dayanamaz , yine sadece ülkene gelirsin ; koca bir yılın stresini , gamını atacaksındır güya .
Vatan hasreti elden ayrıdır , çekmeyene ne gam .
Kapıkule'den girer de vatan topraklarının o mis gibi kokusunu içine çekersin :
- Vatanım gibisi yok , benim insanım gibisi yok .
Sen bu düşüncelerle ülkene ilk adımını atarken , senin insanın da sana nasıl kazık atacağının düşüncesi içerisindedir , çünkü sen Alamancısın .
Alamancı olduğu için de memleketinde işte böyle hoşgeldinlerle karşılanırsın ; alış artık , isyan etme !
Bilirim , bu yıl da yine geleceksin , memleketinle ve memleketindeki yarenlerinle hasret gidermek için ; araçlarla , uçaklarla , katar katar üstelik .
Hakkın bu , kim ne diyebilir ..
Kazıklı voyvodanın hışmına uğramış Osmanlı elçileri gibi Türkiye'nin her bir metrekaresinde yediğin kazıklarla ve büyük bir hayal kırıklığıyla da geri döneceksin ; kös kös , içine dert olmuş bir şekilde .
Senin insanın müslümandır , üstelik de yüzde 98'i , güya !
Geç bunları geç ; yıllardır Avrupa'da yaşıyorsun bilirsin , senin öz vatanındaki o sözde müslüman insanlar kadar yolsuzu , hırsızı , arsızı var mıdır ; gördün , duydun mu ?
Hangi Avrupa ülkesi ve insanları senin öz vatanındaki öpöz yurttaşların kadar , üstelik de tepeden tırnağa aklını fikrini üçkağıtçılığa , adam aldatmaya çalıştırır ve hangi Avrupa ülkesi vatandaşı ülkelerindeki yolsuz hükümetleri , hem de defalarca işbaşına getirir ?
Hangi Avrupa ülkesinde insanlar yağma Hasan'ın yağlı böreği gibi devletin arpalıklarına çöreklenir de çalışmadan , üretmeden , üstelik de 42 - 43 yaşında gepegenç emekli olur ?
O , sana çoban derken , sen çıkıp da şunları söyleyemezsin :
- Hadi oradan !
Kızma bana ancak , sen ayrıca doğru dürüst paranı harcamasını bile bilmezsin , paranla rezil olursun kendi öz vatanında , hem de düzenli ve her yıl .
Sen , gurbetçi kardeşim ; sen her Allah'ın günü sanki sahura kalkıyormuş gibi sabahın dördünde kalkar da işe gidersin , Türkiye'dekinin de bilmem nemneresinde pireler uçuşur , o mu seni anlayacak ?
Vize , iş müsaadesi , dil yetersizliği , şu bu derken bir de bakarsın ki gençliğin gitmiş , sağlığın gitmiş , ömrünü tüketmişsin , kime dert anlatıyorsun sen Allah aşkına !
Türkiye'de yaşayanlar 120 metrekarelik daireleri beğenmezken , sen çoluk çocuğunla 60 metrekare yer bulduğuna şükredersin , Türkiye'dekine anlatma bunu sakın , anlamaz , hatta kendisiyle dalga geçildiğini bile zanneder .
***
Uzatmaya gerek yok ; Türkiye'de işte böyle Alamancısın , bilmez değilsin hani , eh yurtdışında da yabancısın .
Elin gavuruna ( gavur kelimesini dinsel olarak değil , vicdansız ve anlayışsız manasında kullanıyorum ) zaten dert anlatamazsın , zira ırkçılık , kendini beğenmişlik ve kendilerine ait olmayanı derhal dışlamak onların en belli başlı özellikleridir .
Yurtdışında yabancısın ; çünkü kafan kara , gözün kara , bütün bunlar az gelmiş gibi daha bir de kaşın kara .
Ne yapsan ki , saçını sarıya mı boyatsan , sokak ortalarında kendi dilin yerine onların dilini mi kullansan ?!..
Gerçekte öyle yapan Türkler yok mu ?
Tonlarca var hem de .
Bırakınız benzemeye çalıştığı o Alman'ın , o Batılı'nın sömürücü ve faşist tarihini , kendi tarihinden , kültüründen bile habersiz o kadar insanımız var ki , yalan mı söylediklerim ?
Eh , sen ondan habersiz , bundan habersiz yaşarsan , sonunda bülbüle benzemeye çalışan kargaya dönersin ki , haline kargalar bile güler .
Sen ne yaparsan yap , elin Batılısı seni hiç kendinden sayar mı ?
O kahrolası şom ağızlarını açıp da senin ülkeni ve senin insanını düpedüz aşağılarken , ufacık da olsa sen de ''sizin ülkenizde de her zaman güneş doğmuyor '' demeye gör hele sen , derhal sana sınır kapısını gösterirler , sen söyle , öyle değil mi ?
O boyattığın sarı saçlarını yolabilirsin artık , eğer birazcık da olsa şahsiyetli isen .
Sana sınır kapısını gösterenlere ''Efendi , bana bak ; ben vergisini veren bir vatandaşım , bu ülkede çalışıyor , bu ülkede kazanıyorum ve vergimi de Türkiye'ye değil , bu ülkeye veriyorum . O halde kapat şimdi o şom ağzını , içinde yaşamadığın ülkem hakkında özellikle benim yanımda bir daha asla böyle konuşamazsın , bunu da böyle bil '' diyebiliyor musun , yoksa Allah'ın ırkçısından hala daha merhamet , anlayış mı bekliyorsun ?
Ama bu lafları suratlarına söyleyebilmek için de öncelikle iyi dil öğrenmen gerekli , bunu da biliyorsundur sanırım .
Merak etme , sen böyle cevaplar verirsen , seni sevmeseler de en azından sana karşı için için saygı duyacaklardır , bundan adın gibi emin olabilirsin .
Onlar kendi ülkelerine hiç laf söz ettirirler mi ?
Ama karşılarına çıkıp da ses etmezsen , etmediğin gibi ''Haklısınız vallahi ; biz Türkler medeniyetsiz insanlarız , insanlarımız oldukça yobaz , devletimiz polis devletidir , Ermenileri de kestik , Kürtleri de ... '' diye daha bir de onlara yaltaklanırsan , belki senin yanında ses etmezler ancak , arkandan da gerçekte senin ne kadar şahsiyetsiz birisi olduğunu konuşurlar .
Kol kırılır yen içinde kalır hesabı , aklını başına al da bunların yanında ülkenin ve insanının açıklarını sakın söyleme !
Sen , benim gurbetçi kardeşim ; sen bilir misin ki , bunların sosyalistlerinin , solcularının bile ağzını biraz deş de şöyle , gör altından nasıl milliyetçi ve yurtsever birisi çıkacak .
İşte bunların en solcuları bile böyle iken , sen nasıl olur da kendinden bu kadar utanır , vatanseverliği onların karşısında kötü bir şeymiş gibi algılarsın .
Görmüyor musun , Türkiye'nin ne kadar ipini koparmış , ipten kazıktan kurtulma adi ve şahsiyetsiz herifi varsa , elin gavurunun yanında sürekli seni ve ülkeni aşağılıyor .
Sen de mi onlar gibi olacaksın , sen de mi ülkene ve insanına darbe vuracaksın ?
Bırak , senin insanın seni beğenmesin , senin insanın seni çöpçü , çoban Alamancı diye aşağılasın !
Olsun , sen yine de ülkene küsme ; senin öpöz ülken böyle değil aslında , yolsuz siyasetçilerin eseri bunlar .
Çocuklarına sahip çık , kendi anadillerini iyi öğrensinler , yoksa iki nesil sonra neslin asimile ( erime ) olur gider , gelecekte torunlarınla diyalog bile kuramazsın .
Ağıtlarını , kahırlarını içine göm , üzülme !
Kimseye de sakın gurbet sancısını anlatma !
Sahipsizsin biliyorum , ama türkülerin var , onları söyle .
Bizim ele bahar geldi
Meler kuzular kuzular
Dağlar çiğdem çiçek açtı
Kokar yazılar yazılar
Duman tüter bacasından
Anasından bacısından
Ayrı kaldık nicesinden
Yürek sızılar sızılar
Şahin derde bürünür
Gurbet ellerde sürünür
Gülermiş gibi görünür
Yürekten ağlar bazılar
Aydınus
|