AB Hayal mi?
AB'nin 70'li yıllardaki adı "Ortak Pazar"dı. ( Avrupa Ekonomik topluluğu-AET)
O dönemin ilerici devrimci kesimi "Onlar ortak, biz pazar" sloganıyla bu birliğe muhalifti. Halbuki o dönemlerdeki asimetri tersti, biz ortaktık, onlar pazar.
"Fakat Onlar ortak, biz pazar" diyenler o günlere değil, geleceğe göre haklıydılar ve haklı çıktılar. Çünkü 96'da imzaladığımız Gümrük Birliği ile AB'nin pazarı haline geldik. O yıldan beri de bizi eşikte tutuyorlar ve içeri sokmak istemiyorlar. Bunu adaylık süreci başladıktan sonra açıkça dile getirenler çoğaldı. Başta Fransa ve Avusturya olmak üzere birçok ülke Türkiye'nin imtiyazlı ortaklık ya da Akdeniz Birliği gibi önerilerle tam üyeliğine karşı çıkıyorlar.
Karşı çıkmayanlar ise ekonomik, sosyal ve siyasi yetersizliklerimiz nedeniyle tam üyeliği uzun bir süreç sonunda görüyor ki bu 2020'lere kadar varabiliyor.
AB'yi şiddetle savunanlar tam üyelik sayesinde Türkiye'nin kalkınmış, gelişmiş ülkeler düzeyine erişeceğini, Halkın yaşam düzeyinin yükseleceğini savunuyor ama önemli bir kesim de bunu bir hayal, bir ütopya olarak görüyor.
Bir kesim ise AB'nin Türkiye'ye asla bir yarar getirmeyeceğini, tersine üye yapma bahanesiyle Türkiye'den sürekli tavizler koparıp oylamalar sonucunda tam üyeliğinin reddedileceği görüşünde.
Türkiye için AB gerçekten hayal mi?
Kriterleri yerine getirsek dahi almazlar mı?
Boşuna mı kürek çekiyoruz, yoksa almasalar dahi çekilen küreklerin faydası var mı?
Bizden kabul edemeyeceğimiz ne tür tavizler kopartmak isteyebilirler?
Türkiye'nin AB'de olmaması Avrupa için bir eksiklik, bir kayıp mıdır?
AB'ye girmemiz Türkiye'ye ne gibi zararlar getirebilir?
|