Okuma-Yazma Öğrenmeme Sünneti
İslam kaynakları Muhammedin ümmi olduğunu yani okuma-yazma bilmediğini yazar. Bundan da nerdeyse gurur duyarlar çünkü okuma-yazma bilmeyen birisi nasıl olur da böyle bir kitabı yazar? Onlara göre bu mucizevi bir durumdur. Oysa bununla ancak 1400 yıl öncesinin çöl bedevilerini ve bugünkü takipçilerini kandırabilirler.
İyi eserler ortaya çıkarabilmek için ille de okuma yazma bilmek gerekmemektedir. Bu durum özellikle eski dönemlerde daha belirgin idi. Çünkü insanlar eğer iyi bir dinleyici olabilirlerse de çok şey öğrenebilirler. Bu tamamen zekaya ve hırsa bağlı bir durumdur. Muhammedin islam öncesinde pek çok bilge kişiyle ilişkisinin olduğunu ve Hülful Füdul üyesi olduğunu biliyoruz. Kurandaki şiirsel dile gelirsek, Aşık Veysel'in de okuma yazma bilmediğini ama çok iyi bir ozan olduğunu hatırlarsak ortada mucizevi bir durumun olmadığını anlamamız kolaylaşır. Bu nedenlerden ötürü "Muhammed okuma yazma bilseydi, Kuranı başka yerden okudukları ile yazdı demelerinin önüne geçemezdi" iddiasının mantıklı yanı yoktur.
Hiç kuşku yok ki okuma yazma bilmemesine (ümmiliğine) rağmen dünyada en çok methedilen insanların başında Muhammed vardır. Muhammedin bu özelliği yüzyıllar boyu ümmetine örnek olmuş, sünnet olarak alınmıştır. Bunu sünnet kabul etmemek için hiç bir geçerli neden yoktur. Ancak günümüzde okuma-yazmanın faydası artık o kadar kabul gördü ki dünyada müslümanların buna karşı koyacak hiç bir destekleri yoktur. Muhammedin bu sünnetini redetmek zorundadırlar. Bunu redetmek için komik iddialar ileri sürmektedirler. Bunlardan biri de şudur:
Kuranın nüzul sırasına göre ilk ayeti "Oku" diyerek başlar: Bu emir, İslamcılar da aslında çok iyi bilir ki tüm insanlığa değil Muhammedin şahsına hitaptır. Muhammed, "oku" emrine yanıt olarak "Ben okuma bilmemki" demiştir. Demekki "oku" emri insanlığa değil, Muhammedin şahsına yöneliktir. (Kuranda daha pek çok ayet ve sure genel insanlığa yönelik değil, özellikle Muhammedin şahsına yöneliktir örneğin Kevser suresi ve Ahzab suresinin pek çok ayeti.) Ayrıca "allahın" oku emrine rağmen Muhammedin ömür boyu bu emri yerine getirmemesi de bir başka tuhaflıktır. Kuranda okumanın erdemine yönelik hiç bir ifade yoktur. Oysa oğlunun boşadığı karısıyla evlenme hakkında ve öğlenleri eve kapıyı çalmadan girmemek konusunda pek ala ayetler vardır.
İslam dünyası yüzyıllar boyu "Okuma yazma iyi bir şey olsaydı en başta Muhammed bunu öğrenirdi" diye düşünmüş ve okuma yazmayı azınlık bir grup hariç ihmal etmiştir. Günümüzde bile dolar milyarderi Suudi Arabistanda %40 okuma yazma oranının olması Muhammedin mirasıdır.
Kuşkusuz müslümanların Muhammedin sünnetlerini sorgusuz uygulamaları (örneğin erkeğin sünnet olması, sünnet rekatları vs.) ama iş ümmilik sünnetine gelince kayıtsız şartsız imanı kenara bırakıp "ama...." diye başlayan cümlelerle savunma yapmaya çalışmaları, iman yerine akıl yollu açıklamalar getirmeye çalışmaları bariz çelişkidir.
|