Terör örgütü Hamas'ın hükümet olması, Filistin'in dünya karşısındaki masum ve mazlum görüntüsünü bozmuş ve İsrail'in elini güçlendirmiştir.
İsrail'e katliamlarında bir haklılık bahanesi oluşturmuştur.
İsrail'in saldırılarından en çok etkilenenler sivillerdir.
Bu saldırılar vahşettir, terördür, katliamdır.
Tahrik eden Hamas da olsa, ilk saldırılar Hamas'dan da gelse bu katliamlar hoşgörülemez, bu vahşet karşısında suskun kalınamaz.
Ama ne var ki 90 yıl öncesi 1. Dünya Savaşı gibi dünyayı kasıp kavuran emperyalistler arası büyük savaş içinde yaşanmış acı olaylara ve katliamlara karşı tek yanlı olarak duyarlılık gösteren batı, gözünün önünde cereyan eden katliamlara karşı aynı duyarlılığı göstermemektedir. Göstermelik demeç ve kınamalarla geçmişte olduğu gibi bugün yaşananlar da geçiştirilmektedir.
İsrail'in katliamları karşısında "Ama Hamas'ın da roket saldırıları ve tahriki var" diyen zihniyet, aynı bakış açısını tehcir olayında ortaya koymamakta, "Şartlar ve tahrikler ne olursa olsun kabul edilemez" bulmaktadır. İşte bu ikiyüzlülükten Filistin halkına fayda gelmez. Bugüne kadar gelmemesinin nedeni de budur.
Bu yüzden ne Avrupa ne Amerika ne BM kılını kıpırdatmaz, sorunu çözmez.
Bu sorun, Hamas gibi terör yaparak da çözülemez.
Bu sorunun çözülmesi ABD imparatorluğunun çökmesiyle ve gerçek anlamda yansız ve barışçı bir BM'nin oluşturulmasıyla mümkün olabilir.
Dayan Filistin, az kaldı...
|