Bir Yaşam Kayboldu Suçlu Nerede?
Yalvardım"neolur beni görüştürün hanımefendi" diye gözlüklerini düzelterek bana ters ters baktı genç ve güzel bir bayandı"kadın çık buradan Vali bey çok meşgul, hem de seninle görüşmez git" dedi.. Tekrar yalvardım"ne olur güzel kızım, ne olur oğlum kayıp beni Vali Beyle görüştür" "uffff" dedi "ufffff bıktım sizden"..
Telefonu kaldırdı bir şeyler konuştu sonrada sordu"adın ne? konu ne? Oğlunun adı ne?--çık dışarı seni polis alacak Valinin yanına" dedi. Çıktım bir polis otuz beş yaşlarında felan bana kızgınlıkla baktı"çocuklarınızı iyi yetiştirmeyin sonrada kapı kapı merhamet dilenin" dedi üstümü aradı; bu kapıdan gir diye emretti.. Kapıyı vurdum kocaman bir oda Vali Bey masada oturuyor arkasında bir Atatürk resmi.. bir an titredim “Atam dedim içim den Atam uyan gör memleketin halini”"Ne istiyorsun kadın; dedi Vali Bey tüm cesaretimi topladım"Vali Bey on beş yaşındaki oğlum kayıp emniyete aldıklarını düşünüyoruz bana bir bilgi vermiyorlar. Sadece bilgi istiyorum Vali bey sadece bilgi oğlum emniyette mi? Oğlum nerede?"
Bana uzun uzun bir böceğe bakar gibi tiksintiyle baktı; sonra önündeki evraklara baktı baktı"kadın" dedi "kadın siz iyi evlatlar doğurmuyorsunuz siz vatana millete zararlı haşaratlar doğuruyorsunuz sonrada karşıma gelip oğlum diye sızlanıyorsunuz".."Vali Bey benim oğlum daha çocuk on beş yaşında orta son öğrencisi lütfen sizin evladınız yok mu?" Dedim aniden sinirlendi "çık dışarı" dedi "çık dışarı..alın bu kominist karıyı.".polis hemen geldi kolumdan tuttu beni sürüklerken bağırdım "ben kominist karı değil anayım.. anayım.. ben anayım ben anayım"......
Ve beni hükümet konağının kapısına kadar çıkardı polis "sus dedi sus seninde analığının da kadınlığının da" anladınız işte gerisini söylemeye dilim varmıyor..
Ağlayarak geldim eve; hala polisin sıktığı kolumda incinmişlik yanma vardı ama esas acı, esas yangı içimde yüreğimdeydi.. Oğlumdan haber almayalı on günü geçmişti nerelere baş vurmuş, nerelere gitmiştik bana son çare Valiyle görüş bir haber alırsın demişlerdi.
Çekinmiştim; ilkokul mezunu kendi halinde aslında üç kelimeyi üst üste koyamayan biriydim.. Ama evlat acısı bu çekingenlik cahillik korkaklık dinler mi?
Evet 1980 li yıllardı ülkemde yeni bir askeri darbe olmuştu ilk önce aydınları ,öğretmenleri ,üniversitelileri ve onların çocuklarını toplayıp almışlardı çok işkence yapılıyor deniyordu oğlumu da okuldan çıktıktan sonra polis arabasının aldığını hatta dövdüklerini duymuştuk ama kesin değildi.
"Adın ne?" dedi biri kafama bir yumruk atarak "çabuk söyle adın ne?" "Deniz Ali" dedim çıldırdı.. Bana tükürdü yüzüm den aşağı aktı tükrükleri tuuu Deniz miiş dedi bak bak koministin dölüne adını Deniz koymuşlar..Denizin yanına yollayalım şunu Deniz koymayı öğrensin o..... anası. "Sövemeyin ulan anama" dedim kafamdan aşağı bir cop darbesi geldi ah anam dediğim anda "senin ananı senin bacını" .. diye başlayan sövmeler geldi.. sustum
"çabuk söyle ulan örgütünüzün başı kim? baban mı? Abin mi? kim ulan örgütün başı??"
"bilmiyorum babam değil abim de değil" diyorum her dediğimde her sözümde bir darbe yiyorum bir cop yiyorum"kaç yaşındasın pislik" diyor biri "on beş " "yalancı sen yirmi bir yaşındasın seni kominist baban küçük yazdırmış" diyor.. Başımdan aşağı kanlar akıyor bağırıyorum.. bağırıyorum.. kendi sesim bile bana bir hayvanın böğürmesi gibi geliyor; zamanı unutuyorum, kim olduğumu unutuyorum, neden niçin burada olduğumu , hayatımı, okulumu unutuyorum .. Galiba bayılmışım .. Uyandığımda bir betonun üstündeydim hücre gibi parmaklıklı bir yerde.. Her yerim ağrıyordu kan kokusu alıyordum.. Galiba başım yarılmıştı ya da burnum kanamıştı her yerim ezilmişti inledim..
Her gün aynı işkence günleri de unuttum ben; buradan artık kurtulacağımı düşünmüyorum yeniden sorguya aldılar beni.. Bu defa elimi yüzümü yıkamama izin verdiler ..
Altıma işemiştim o zulümlerden o işkencelerden .. Leş gibiydim belki de başka şeylerde yapmıştım bana bir pijama altı verdiler"al korkudan altına s.....cak san. neden kominist oldun" da dediler.. Sonra bir komiser beni sorguladı yeniden hatta bana çay verdi "iç için ısınsın doğruları söyle" diye.. neyi söylememi istiyorlardı bilmiyorum; beni neden aldılar bilmiyorum arkadaşlarımla laga luga yapar kızların peşinden koşardık.. Kızın biri bana baksa, bir gülücük atsa dünyalar benim olurdu..ona akardım.. Hayatı oyun şamata hatta aşk sanırdım.. Bu başıma gelenler nedendi? N e yapmıştım inanın bilmiyordum ..Babam öğretmendi İstanbul da okuyan bir ağabeyim vardı ve birde anneciğim...Annem aklıma gelince gözyaşlarına boğuldum beş dakika dışarıda oyalansam beni arardı.. Şimdi ne yapıyordu kim bilir?
"Hadi" dedi komiser "hadi bizi oylama bak çayda ısmarladım sana anlat şu örgütü.. sen masumsun biliyorum babanla, abin örgütün başı değil mi?" Sustum orada daktilonun başında oturan polise döndü komiser "yaz "dedi "yaz..ben küçüklüğümden beri servet düşmanıydım evi arabası parası olanları çok kıskanırdım..
Babam bize serveti olanların kötü olduğunu, çaldıklarını anlatırdı. Abim istanbul da insanların gecekondularda aç sefil olduklarını onların kurduğu örgütün bu insanları kurtarmak istediklerini anlatırdı bende babamla abi mi dinlerdim onlara özenirdim" "hayır .. hayır diye bağırdım bunlar yalan yalan hepsi yalan. Yalan yazıyorsunuz" .. birden elindeki copu kafama gözüme nereme rast gelirse vurdu. Vurdu.. vurdu...
Gözümü askeri koğuş gibi bir yerde açtım evet askeriyenin reviriydi.. Her tarafım ama her tarafım acılar ve sargılar içindeydi. Galiba bana bir şey olmuştu bir yerlerim kırılmış ezilmiş yada çıkmıştı henüz algılayamıyordum .. Bir yatakta yatıyordum.. Bu lüks nedendi kuru beton varken..
Bir doktor geldi baş ucuma bana acıyarak bakıyordu önce adımı sordu yaşımı sordu.. "iyisin merak etme" dedi.. Elimi başıma götürdüm sarılıydı gözümün biri kapalıydı..
"Düşmüşsün" dedi "düşmüşsün yaralanmışsın hatta gözün çok kötü yaralanmış kurtarabilecek miyiz bilmem.".
"Düşmedim" dedim "bana vurdular dövdüler.". sus yaptı sus "yok, yok sen emniyetin merdivenlerinden düşüp demirlere çarpmışsın başını.".
Kafam hala bulanıktı algılayamıyordum olanları... Doktor bana bir hap verdi yuttum ve yeniden uyudum galiba...
Üç ay sonra beni bıraktılar gözümün birini kaybetmiştim; hakim karşısına bile çıkmadım beni neden alıp gözümü neden çıkardıklarını o zaman anlayamamıştım.. Tüm bu süre içinde beni ailemle görüştürmediler..
Annem canım annem beni öyle kanadı kırık gözü yok görünce bağırdı bağır dı ..O sesi hala unutamıyorum.
Şimdiyi mi soruyorsunuz?? "Bu kadar aşağılanmadan, dayaktan, şiddetten sonra mı??? Yarım bir adamım..Galiba aklımda yarım Bir anda aklıma geliyor olanlar sövüyorum haykırıyorum ağlıyorum.. Bir iş edinemedim bir aile kuramadım bu arada alkolikte oldum.. Neydi günahım henüz on beş ..on beş yaşındaydım.. Kim verecek benim yok olan hayatımın hesabını kim?????????
Parmis Güneşin_kızı
Konu parmis tarafından (22-04-2009 Saat 01:26 ) değiştirilmiştir.
|