Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 20-05-2009, 16:20
sahozgur sahozgur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Feb 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 134
Standart Muhammed okuma-yazma biliyor muydu?

Kuranın en büyük mucizelerinden birinin okuma-yazma bilmeyen muhammede vahyedilmiş olması olarak gösterilir. Muhammedin okuma-yazma bilmediğine dair ayet ve hadisler vardır. Hadisleri bir kenara atarsak, kurana baktığımızda aslında muhammedin okuma-yazma bilmediğine dair bir işaret yoktur.

Ümmi; Anasından doğduğu gibi kalan; yeni bir bilgi edinmemiş olan; okuma-yazma bilmeyen anlamlarına gelir. Kuranda ümmi kelimesi 6 ayette geçmektedir. Bunlar:

Bakara 78. Ve minhum ummiyyune la ya'lemunel kitabe illa emaniyye ve in hum illa yezunnûn.

Bunların bir de ümmî takımı vardır; Kitab’ı bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Bu ayette tevratı okumamış yahudilerden bahseder. Okuma-yazma bilmemekle bir alakası yoktur. Tevrattan bilgisi olmayanlardan bahsediyor.

Ali İmran 20.

Fe in haccuke fe kul eslemtu vechiye lillahi ve menittebean, ve kul lillezine utul kitabe vel ummiyyine e eslemtum, fe in eslemu fe kadihtedev, ve in tevellev fe innema aleykel belağ, vallahu besırum bil ibâd.

Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: “Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah’a teslim ettim.” Kendilerine kitap verilenlere ve ümmîlere de ki: “Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?” Eğer İslâm’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah, kullarını hakkıyla görendir.

Bu ayette de bariz olarak ümmi derken, kendilerine kitap verilmemiş kişiler kastediliyor.

Ali İmran 75.

Ve min ehlil kitabi men inte'menhu bi kintariy yueddihi ileyk, ve minhum men in te'menhu bi dinaril la yueddihi ileyke illa ma dumte aleyhi kaima, zalike bi ennehum kalu leyse aleyna fil ummiyyine sebil, ve yekulune alellahil kezibe ve hum ya'lemûn.

"Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, “Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur” demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah’a karşı yalan söylerler.

Burada da ümmiler diye hitap edilen yahudi ve hristiyanlar dışında kalanlardır.

Cumua 2.

Huvellezi be'ase fil'ummiyyîne resulem minhum yetlu 'aleyhim ayatihi ve yuzekkihim ve yu'allimuhumulkitabe velhikmeh, ve inkanu min kablu lefi dalalin mubîn.

O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Bu ayette yine kitap verilmeyenleri anlatıyor.

Görüldüğü gibi ümmi kelimesi yahudi ve hristiyanlar dışında kalan ve kendilerine kitap verilmeyen ve kitaptan haberi olmayan manasında kullanılmıştır. Şimdi muhammedin okuma-yazma bilmediğine dair yorumların sebebi olan ayetlere bakalım:

Araf 157.

Ellezine yettebiuner rasulen nebiyyel ummiyyellezi yecidune mektuben indehum fit tevrati vel incil, ye'muruhum bil ma'rufi ve yenhahum anil munkeri ve yuhillu lehumut tayyibati ve yuharrimu aleyhimul habaise ve yedau anhum israhum vel ağlalelleti kanet aleyhim, fellezine amenu bihi ve azzeruhu ve nesaruhu vettebeu nurallezi unzile meahu ulaike humul muflihûn.

Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Araf 158.

Kul ya eyyuhen nasu inni rasulullahi ileykum cemianillezi lehu mulkus semavati vel ard, la ilahe illa huve yuhyi ve yumit, fe aminu billahi ve rasulihin nebiyyil ummiyyellezi yu'minu billahi ve kelimatihi vettebiuhu leallekum tehtedûn.

De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. O hâlde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”

Bu iki ayette de görülmektedir ki muhammedin okuma-yazma bilmediği değil, diğer ayetlerde olduğu gibi kendisinin ne yahudi ne de hristiyan olmadığı, tevrat ve incili okumadığı anlatılmaktadır.

Ayrıca ümmi kelimesi mekkeliler için kullanılan bir ifadedir. Çünkü Mekkenin bir adı da Ümmü'l-Kura'ydı. bu ayetlerde ümmi derken mekkeli muhammed denmekte istenmiş olabilir. Ama okuma-yazma bilmediği anlamını çıkarmak gerçekten hadislerin etkisinde kalmaktan kaynaklanır.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:19 .