Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Edebiyat

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 03-07-2009, 01:27
parmis parmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Apr 2009
Mesajlar: 523
Standart KEDİLİ KADIN(parmisce)

Günlerdir sinirleniyordum karşı binaya bakarken öfke içindeydim. Her gün özenle silip süpürdüğüm evimin pencerelerini açamıyordum; açar açmaz pis bir koku
doluyordu içeriye iğreniyordum; bazen de kedi tüyleri uçuşarak geliyordu evime.. Çok rahatsız oluyor; problem yapıyor zaman zaman eşimle bu konuda tartışıyorduk. Bu mahalleden, bu binadan gidelim istiyordum ama şimdilik olanaksızdı maddi sorunlarımız vardı ve taşınmakta kolay değildi..,,

Ortaköy’ ün ara sokaklarından birindeki bu daireyi görünce beğenmiş ama aceleyle kiralamıştık. Kokular gelmeye başladığında ve ben pencereden bakıp kırık, dökük binayı ve sakinlerini görünce dehşete kapılmıştım . Belki iki yüz kedi vardı. Hem de çeşit çeşit tombul, zayıf , yavru sabahın ilk ışıklarıyla miyavlamaya başlıyorlar adata bir koroyu andırıyorlardı hem ses hem görüntü kirliliği yapıyorlardı..

Komşulara sorunca anlattılar "bu ev oldukça eski ve kocaman bir bahçesi var. Yarı deli ;yaşlı bir kadın oturuyor bura da. Kimse geçmişini bilmiyor, kimseyle konuşmaz" dediler.. Tüm mahalleli uğraşmış kedilerle ve kedili kadınla hiç kimsenin gücü onu bu mahalleden atmaya; kedileri yok etmeye yetmemiş bazı komşular kedilere zehir vermiş ama kediler öyle miyavlayıp öyle acı feryatlar etmişler ki ..Kadın da beddualar edip pencereleri taşlamış; ölü kedilerine bağırarak ağlamış bir daha kimse cesaret edememiş ne kedilerle ne de de kadınla uğraşmaya..
Önceleri o binanın suyu elektiriği varmış arda da olsa kadın temizler, bahçeyi sularmış. Zaman içinde maddi durumu da kötüleşmiş olacak ki elektirik, su kesilmiş
Çok merak etmeye başlamıştım kedli kadını özellikle pencereden bakıyor onu görmeye çalışıyordum. Bir sabah erkenden demir bahçe kapısı açıldı elinde bir sopa iki büklüm bembeyaz saçları darmadağın; kupkuru kemik torbası bir kadın çıktı iki tarafa bakındı ve yürümeye başladı çöp konteynırının yanına gelince durdu başladı çöpleri karıştırmaya ve bir şeyler bulup yemeye. Ellerini kullanıyordu ama bir hayvan gibi ağzına sıvayarak yiyordu. Üzülmüştüm ;elime büyük bir şişe su doldurarak sokağa çıktım. O dönerken bana yaklaşınca” “teyze su ister misin” diye sordum önce kötü baktı bana ama elimdeki su şişesini görünce duraksadı bende hemen su şişesini önüne bıraktım”istersen arada su verebilirim sana” dedim ilk kez gözlerini gördüm delip geçiyordu o gözler insanı; deli deli bakıyor derler ya bana çok derin bakıyorlar içimi okuyorlar gibi geldi.
Suyu aldı elindeki değneğe yaslanarak gitti. Kediler camlara, duvarlara, bahçeye çıkmışlardı onu karşılıyorlarmış gibi bağırıyorlardı.
Artık her sabah ona su ve yiyecek veriyordum akşamdan biraz fazla yapıyordum yemeği hiç itiraz etmeden alıyor ama benimle tek sözcük konuşmuyordu.Tam acaba konuşma yeteneğinide mi kaybetti diye düşündüğüm bir gün sokaktan gelen çığlıklarla pencereye koştum kedili kadındı. Deliler gibi bağırıyor, kapılara elindeki değnekle vuruyordu ;beddular da ediyordu.. Yerde yatan iki kediyi görünce nedenini anladım. Hangi zalim insan yada çocuk öldürmüştü kedileri bilmem ama kedili kadının tepkisi korkunçtu haklı olarak..
Sokağa indim kolundan tuttum dönüp baktı ben olduğumu anlayınca ağlayarak evine girip gözden kayboldu .Acısı beni şaşırtmıştı kedilerini değil sanki evlatlarını yada torunlarını kaybetmiş gibiydi.. Mahalleli yine belediyeye dilekçe vermişti kapıda temizlik ve zabıta arabası vardı kadın kapıyı açmıyordu delice bağırıp beddualar ediyordu belediyeden gelenler baktılar çaresiz gittiler. Ertesi sabah ona yiyecek ve su çıkardım kapıya ;gelmedi. .. Canım sıkılmıştı"umarım hasta değilsindir" dedim içimden..

İki gün sonra çıktı evin den ; daha zayıflamış daha pis olmuştu. Saçlarından kedi tüyleri, pislikleri sarkıyordu elleri ,yüzü tırmık içindeydi… Nasıl temizlenirdi ki böyle bir kadın? Bende oldukça gençtim ; hem acıyor hem yardım etmeyi düşünüyor ama nasıl yardım edeceğimi de bilemiyordum.
Son günlerde kedili evin sokağa saçtığı kokulara hiç tahammülüm kalmamıştı hamileydim; sürekli bulantı geçiriyordum oldukça dugusallaşmış sulu gözlü olmuştum.
Bir sabah beni çağırdı”gel bak sana ne atlatacağım” dedi merdivenlere oturdu; verdiğim ekmeği yerken anlattı” o gördüğün evde, bahçede bir zamanlar balolar danslar yapılır, şarkılar söylenir, şiirler okunurdu ve kahkahalar çınlardı. Ben çok güzel piyano çalardım, kocam paşaydı bana çok düşkündü küçük oğlumuz Fatih’ e ikimizde tapardık. Bir gün oğlum Fatih kayboldu .Evimizden gözümüzün önünden kayboldu çok aradık; çok ödüller vaad ettik ama bulamadık daha sonra bir gün bir bahçede ölüsünü buldular. Sekiz yaşındaydı önce tecavüz edilip sonra öldürülmüştü. Bu acıya hangi yürek dayanır ki önce kocam dayanamayıp öldü.
Sonra ben hayattan koptum; oğlumun katilini arayacağım derken soyuldum, dövüldüm, tacize uğradım etrafımdaki herkes yavaş yavaş kayboldu elimdeki parada tükendi. Her gün öğlumun mezarına giderdim eskiden..
Mezarlığa gittiğim bir gün; yağmur yağıyordu çok ıslanmıştım ama oğlumla buluşacağım için aldırmıyordum bile.. Bir gittim ki oğlum mezarının başında oturmuş beni bekliyor; yağmurdan sırıl sıklam. Döndü o güzel gözleriyle bana gülümsedi” anne ben bu hayatta kedi oldum beni evimize götür” dedi..
Birde baktım mezarın üstünde minnacık bir erkek kedi ama aynı oğlumun gözleri, oğlumun kokusu oradan aldım oğlumu eve getirdim günlerce konuştuk, günlerce seviştik yavrumla.. sonra büyüdü oğlum o evde gördüklerin hep oğlumun çocukları, oğlumun torunları tam elli yıl geçirdim oğlumun ailesiyle ben çok mutlu bir kadınım bana üzülme” dedi ve gitti dehşet içinde kalakamıştım bir taraftanda karnımı tutuyordum..

Merdivenlerde iki büklüm bağıra bağıra ağlarken bulmuş beni komşularım; evime getirdiler. Hastalandım yattım kaç gün bilmiyorum kalktığım ilk gün yine sabahın ilk ışıklarıyla su ve yiyecek indirdim sokağa ama kedili kadın gelmedi. İkinci günde gelmedi sonraki iki günde gelmedi…
VE o sabah korkunç bir uğultu sardı mahalleyi tüm kediler bir ağızdan miyavlıyordu ağlıyordu adeta. Komşulara “kedili kadın öldü galiba" dedim "hadi gidip bakalım” "sen uslanmadın mı geçen gün aklından olacaktın hastalandın” dediler bana.. Ben de belediyeye telefon ettim geldiler.. Evet kedili kadın ölmüştü o acısı, o ıstırabı dinmişti geride yüzlerce kedi ve çok değerli Ama viran bir mülk bırakmıştı; bir de benim gönlümde yaşayan acılı, darmadağın bir anne , yaralı bir insan…

parmis gÜneşin_kızı
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:29 .