Saygideger arkadaslar;
Tanri bir kavramdir ve kavram olarak, evrenseldir ve varedilmistir. Inanclar, soyuttur fakat ve de mutlaka bir somuta endekslidir. Yani, bir kisi; inancini somut ile ozdeslestiremezse, inanmasi mumkun degildir. Bir teist; Tanriya olan inancini, somuta; ibadet yerleri, ibadet cesitleri ve sekilleri, ibadeti veren kitaplari ve tarihdeki soyut ve somut degerleri ile, indirger. Bir ateist ise; tanri kavramini ozdeslestirecegi bir somut bulamadini icin; yoka indirger.
Eger birgun, bilim olurda, ya da felsefi kanit olarak olur da; tanri kavrami somutla ozdeslestirilirse; iste o zaman, bir ateistte; tanriyi somut algisindan dolayi varlar ve inanir. Emperyalist zihniyet bunu cok iyi bildigi icin; bilhassa bilimi, bircesit tanriyi ispatlamaya yonlendirmektedir. Adete, bilime bir tanri aratmaktadir. Cunku, bu zihniyetin amaci tanrisal yanasimi daima ve kalici olarak diri ve gundemde tutmak, UNUTTURMAMAKTIR. Cunku bu tanrisal yanasim sayesinde; izmler ayakta kalabilmekte ve bir cesit dini orgutlenmeyle iktidar, guc otorite olma savasi vermektedirler.
Eger emperyalist zihniyet, tanrisal yanasim ve dini orgutlenmenin; ayrimci, cikarci, guce otoriteye ve iktidara yonelik; ideolojik inancsal dogrusallarindan kurtulmak istiyorsak; ne insandisi yanasim, ki tanri ve madde; ne de insanlikdisi yanasim; ki insanoglunun birbiriyle dogruluk temelli yonetim, yonlendirim savasi ve celiskisi, bir cozum degildir. Tek cozum; hem tanriyi, hem de maddeyi kavramlastiran; insanoglunun kendisini baslangic ve bakis acisi almada yatar. Basta; kim sorusuna verilecek cevap; insanoglu olmali; ve ne sorusunun cevabi da; ister soyut, ister somut olsun; kavram ile ozdeslesen olmalidir.
AKSI TUM YANASIMLAR; BU DUZENIN VE SISTEMLENISININ EKMEGINE YAG SURMEKTE VE TANRISAL YANASIMIN OLUMLU YA DA OLUMSUZUNUN, DINI ORGUTLENMENIN HERHANGIBIR IZMININ VE EMPERYALIST ZIHNIYETIN, HEM KENDI HEM DE KARSITININ DISINA CIKAMAMAKTADIR.
Saygilarimla;
evrensel-insan