Materyalist olsak ve evrimi kabul etsek bile...
Eğer, kainatta insan denen mahluk olmasaydı herşey ne kadar da anlamsız olurdu. Çünkü insan bitmek tükenmek bilmeyen bir açlıkla kainattaki herşeyi araştırıyor, sınıflandırıyor, tespit ediyor... Kainat insanın varlığıyla anlam kazanıyor. İzleyicisi olmayan bir televizyon yayını ne kadar anlamsızsa ve hiçbir şey ifade etmiyorsa insansız bir kainat da o derece anlamsız olurdu sanırım. İnsanların tamamını bir tarafa bırakayım. Yalnızca "ben" olmasaydım, belki gelmiş geçmiş milyarlarca insan açısından değişen hiçbirşey olmazdı, ama "ben"im açımdan nasıl bir durum bu acaba? Kendi yokluğumu, o durumu düşünemiyorum... Halbuki çok değil 23 sene evvel yoktum. O tarihten önce sonsuz bir zaman önce de yoktum. Ya hiç kendi varlığımın farkına varamasaydım? Ya hiç var olmasaydım? Sanki benim varlığım mutlaka gerekli gibime geliyor. Sanki varlığım kainatta olmazsa olmaz gibi... Oysa materyalist açıdan bakarsak, insanın varlığı çok küçük bir tesadüfle yakalanmış bir başarı... Kainatın sadece birbiriyle çarpışan madde yığınlarından oluşma ihtimali daha kuvvetli! Bir de şu var, irade sahibi bir canlı var oluncaya kadar kainat maddeden ibaretti. Bu madde de fizik kanunlarına tabiyse ve eğer insanın oluşumunda doğa üstü bir gücün müdahalesi de yoksa, demek ki kainatın oluşumunun ilk saniyelerinde bile "insan" denen varlığın oluşacağı belliymiş. Çünkü hiçbir dış müdahale olmadığına göre ve madde de fizik kanunlarına bağlı hareket ettiğine göre ve sonuçta tüm maddesel hareketler ve reaksiyonlar da sadece bir ihtimalli bir seyir izlediğine göre (yani aynı şartlar bir daha oluşsa yine madde aynı seyri takip eder) ve sonuçta da insana ulaşıldığına göre, insanın oluşumu kainatın oluşumunun ilk saniyelerinden itibaren belliydi... Eğer insanın maddesel süreçler sonucunda evrimleştiğini kabul etsek bile, bu gerçek bizi yine bilinçli bir yaratılışa götürür...
|