Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 26-08-2009, 23:21
ugurce82 ugurce82 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 02 Jul 2009
Mesajlar: 829
Standart Evrensel Kurandan Günlük Ayetler

Kendisini Evinde Ziyaret Edenlerin Yemeğe Kalmalarını Önlemek İçin Kur'an'a Ayet Koyar
(Ahzab Suresi, Ayet 53)
Tanrı elçisi olduğunu ilan ettikten sonra Muhammed, kendisini ziyaret için evine gelenlerin azlığından
şikayet ederdi. Fakat Medine'ye hicretten sonra giderek güçlenince taraftarlarının sayısı artmış ve bu
yüzden ziyaretçileri çoğalmıştır. Evine gelen bu misafirlerin fazlaca oturmalarından ya da yemeğe
kalmalarından rahatsız olmaya başlayınca yine vahiy yoluyla çözüm aramıştır. Örneğin Buharı ve Tirmizi
gibi kaynaklardan öğrenmekteyiz ki, Muhammed, Zeyd'in karısı Zeyneb'e aşık olup da onunla evlendiği
günün gecesinde düğün yapmış ve düğüne gelen davetliler, gecenin geç vakitlerine kadar ziyafetten
ayrılmamışlar ve bu nedenle Muhammed'in sabrını taşırmışlardı. Ve işte bu gibi hallerden rahatsız
olduğunu anlatmak üzere Kur'an'a ayetler koymuştur.13 Bu ayetlerle kendi hzurunda fazla kalınmamasını. yemeğe çağrılmayınca evine gidilmemesini, yemeğe çağrılanların yemekten
sonra lafa dalıp oturmaya devam etmemelerini anlatmıştır:
"Ey inanlar! Peygamber'in evlerine, yemeğe çağrılmaksızın girip de yemeğin pişmesini beklemeye
kalkışmayın; fakat davet edilirseniz girin ve yemeği yiyince lafa dalmadan evden dağılın. Bu haliniz
Peygamber'i üzüyor, o da size bir şey söylemeye çekiniyordu. Allah gerçeği söylemekten çekinmez..." (K.
33, Ahzab Suresi, ayet 53.)
Bazı yorumcular bu hükmün bir "terbiye" kuralı olduğunu ve Müslüman kişilere birbirlerini taciz
etmemeleri, davetsiz yemeğe gitmemelerini, yemekten sonra uzun uzadıya lafa dalıp hane sahibini rahatsız
etmemelerini sağlamak için konduğunu söylerler. Evet ama öyle olmuş olsaydı, yukarıdaki ayetin
Müslümanlar arası ilişkileri konu edinmesi gerekirdi. Oysa ki, burada sadece Muhammed'in evine gidenlere
hitap var; onlara deniyor ki:
"Muhammed'in evine davetsiz olarak gitmekle ya da yemekten sonra fazla kalmakla onu üzüyorsunuz;
böyle yapmayın..." vs.
Öte yandan böylesine basit bir terbiye kaidesini yerleştirmek için Tanrı'yı araç edinmeye, yani böyle bir
kuralı Tanrı ağzıyla koymaya gerek var mı? Muhammed bunu kendisi de söyleyebilirdi. Ne var ki, bunu
kendisi söylemiş olsa ve örneğin: "Evime davetsiz gelmeyin, davetli olarak geldiğinizde fazla kalmayın,
vs." şeklinde bir şeyler demiş olsa, muhtemelen taraftarlarını gücendirmiş olabilirdi. Bundan dolayıdır ki,
kendisini "misafirlere bunu söylemekten utanıyormuş" ve "sözün doğrusundan çekiniyormuş" durumuna
sokmuştur. Nitekim yukarıdaki ayette:
"Bu haliniz Peygamber'i üzüyordu da size bir şey söylemekten utanıyordu, (Tanrı) ise sözün doğrusundan
çekinmez."

diye yazılıdır. Eğer misafirlere böyle bir terbiye kuralını söylemek "sözün doğrusu" ise, bu takdirde
"Tanrı'nın peygamberiyim" diyen bir kimsenin sözün doğrusunu söylemekten çekinmesi niye?
Yine tekrar edelim ki, her hususta olduğu gibi bu hususta da Muhammed, kendi huzuru ve rahatı için
Tanrı'dan vahiy indiğini söyleyerek Kur'an'a ayet koyma kolaylığından yararlanmıştır!

Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:05 .