Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 25-09-2009, 10:10
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart Biri Gezmiş, Biri İnan'mış, Biri de Arslan'mış

Deniz'lerin idamından 1,5 yıl önce adam kaçırma, banka soyma vb eylemlerin arttığı gerekçesiyle, bu suçların ceza hadleri arttırılır. Fakat idam cezası bu suçlar için öngörülen cezalardan değildir, ve yasada da zaten öngörülmemiştir..

Sevgili Gezmiş'lerin İdam hükmünün yasal dayanağı da yoktur. Ortada adam öldürme, vatan satma, halkı birbirine düşürme, bölücülük, etnik ayrılıçılık, Hazine talanı, sahte belge düzenleme falan yok. Hürriyeti tahdit, adam kaldırma, silahlı soygun..Tamam, bunlar var.Bunlar ceza hukukunda en fazla müebbetle ccezalandırılacak olan fiiler. İnfaz yasası gereği müebbet alan da müebbeten yatmıyor, malum. 3/2 ya da 5/2 o sırada hangi uygulama yürürlükteyse cezasının bir kısmını yatıp işine gücüne gidiyor.. Ya da sivas madımakta olduğu gibi bazıları yatırmak için 'bulunamıyor'; bazıları aranmıyor. Burası Türkiye..Sonuçta üç fidan'ın suç teşkil eden fiilleri süreli hepas cezası. Ve..sonunda da özgürlük.






Ama asıldılar. Neden?

Halit Çelenk -avukatları- sebeplerden biri olarak mahkeme ve hakimin yapısı olarak göstermektedir (Ceza Hukuku Prof Faruk Erem'in mütalaası doğrultusunda):

**Deniz, Hüseyin ve Yusuf'un ''doğal mahkemelerler'' ve ''doğal'' hakimler önünde yargılanma hakları ellerinden alınmıştır. Doğal hakim, doğal mahkeme nedir? 'Olaydan önce kurulmuş; müşşahas (somut) olayla, k u r u l u ş bakımından ilgisi olmayan mahkemelerdir. Bunların hakimine de doğal hakim deniyor.

Ama Denizlerin durumunda Kurulan mahkeme siyasi erke bağlı, güdümlü, emir-komuta zinciri içinde hareket eden; öz olarak muhakeme yeteneğinden yoksun bir kuruldur.

**Avukatlar aynı mahkeme tarafından terörize edilmişlerdir:

Şöyleki; Savunmada savcılığın tutumu 'önyargı' sözcüğü ile nitelendiği için, bu sözü askeri savcıya hakaret sayarak avukatlar hakkında 3'er ay hapis ve 500'er TL para cezası kesilmiş ve eşi bulunmaz bir insafsızlık ve adaletsizlik örneği olarak da: BU mahkumiyet e r t el e n m e m i ş t i r!!.

**Avukatları Halit Çelenk infazlardan sonra aylarca uykusuzluk çeker ve sonraları onluk diazemlerle uyumaya başlar..14 kilo verir üzüntüden.

**Mahkeme başkanı Ali Elverdi ileriki yıllarda AP'den milletvekilliğine adaylığını koyarken propogandasının Ana Ekseni: ''Deniz Gezmiş'leri, komünistleri ben astım''dır...

**1490 sayılı ceza yasası ile yargılanmaları gerekirken; Askeri Yargıtay başsavcılığı Genelkurmaya 146. maddeden yargılanmaları yönünde ikaz yazısı gönderir. Bu yazıyı göndermekle de Hakimlerin bağımsızlığının vurgulandığı 61 Anayasasının 132. maddesi paspas edilmiş olur.
Zira anayasa hükmü gereğince 'hiçkimse, hiç bir mercii mahkemelere ve hakimlere talimat, genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz'!!



****Deniz Gezmiş'in Ankara Sıkıyönetim mahkemesinde yargılanmalar sürerken okuduğu yazılı savunmasından bir pasaja yer vermeli burada:

Lozan Antlaşması, ve ABD'nin bu antlaşmaya nasıl karşı çıktığını, 1927'ye kadar antlaşmayı nasıl onaylamadığını açıklıyor savunmasında Deniz:''...Antlaşmaya karşı tepki (Amerikanın) o kadar büyüktü ki, Antlaşma metni Amerikan Senatosuna bir yılsonra getirilebilmiştir.

18.Ocak 1927 tarihinde Amerikalı senatör Upshow şöyle diyordu:

''Antlaşma Timurlenk kadar hunhar, Korkuç İvan kadar sefih (beyinsiz, zevk ve eğlenceye düşkün yani) ve kafataslarından oluşan bir piramidin üzerine oturan Cengiz han kadar kepaze olan bir D İ K T A TÖ R Ü N zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır. Bu C A N A V A R savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik antlaşma kabul ettirmiştir.

Buna her yerde Türk zaferi dediler....Türkiyeyi uygar uluslar masasında uluslararası bir konuma yücelterek, Amerikayı yüksek ülkülerinden u z a k l a ş t ı r m a d a birleştiler''

Büyük harflerle yazılı hakaretler; emperyalizme karşı Türkiye halkının Ulusal Kurtuluş Savaşına önderlik eden Mustafa Kemal'e edilmiştir'' (Deniz gezmiş'in savunmasından)

İdam kararlarını ortaya çıkaran konjonktürde CIA'nın ''çalışkan'' ve azimli ''işbirliğini'' asla gözardı etmemek gerekir.



Bizim TD sitesindeki Sevr hayranlarına, Mustafa Kemal'e içten ve dıştan diş bileyenlere, emperyalist abd'nin gerçek yüzünü görmek istemeyenlere, Toplumun tek bir yumruk olduğunda ancak güçlü olabileceğini görmek, duymak, bilmek istemeyenlere ve naylon devrimcilere ithaf olunur.

Sevgili Gezmiş, İnan'mış ve Arslan'mışların anısı önünde saygıyla eğiliyorum, şükranla yad ediyorum



Not: Konuyla ilgili Nihat Behram, Erdal Öz, Hulki Cevizoğlu'nun kitapları da son derece aydınlatıcıdır.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)

Konu Mutezile tarafından (25-09-2009 Saat 10:21 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sonunda biri yazdı azınlık Politika 13 06-03-2009 13:40

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:52 .