Konu, İslam'a göre müslüman olmayan herkesin ebedi cehenneme gideceği.
Bu konu da forumda çeşitli başlıklar altında çokça tartışılmıştır mutlaka. Fakat yine de, özel bir başlık altında ele almakta fayda var. Çünkü örneğin ben müslümanken bile, bu noktayı bir türlü hazmedemezdim. ''Allah böyle buyurmuş işte. Demek ki, sınırlı aklımız ermiyor'' diyerek bir şekilde bastırırdım gerçi, ama tatmin edici bir açıklama bulamazdım.
=>
Müslüman arkadaşların bu husustaki düşüncelerini merak ediyorum.
İslam inancına göre, İslam dininden haberi olup, öğrenme imkanı bunulup da inanmayan herkes öbür dünyada ebedi cehennemde yanacak. Sadece ''Ehl-i Kitap'' (yani Yahudi ve Hıristiyanlar) hakkında bu konuda görüş ayrılığı var. Bazı hocalara göre Ehl-i Kitap'ın içerisinde kendi dinine samimi olarak bağlı olup, hayırlı ameller işleyen ve İslam'a karşı da savaşmayanlar (belli bir süre günahlarının cezasını çektikten sonra) cennete girebilirler. Fakat bu islam alimleri arasında azınlıkta kalmış bir görüştür, alimlerin büyük çoğunluğu Muhammed'den sonra yaşayan Yahudi ve Hıristiyanların tamamının sonsuza kadar cehennemde kalacaklarını söylemiştir. Çünkü Kuran'daki bu yöndeki ayetler hem çoğunlukta hem de gayet açıktır.
Ama Ehl-i Kitaptan olmayan gayri-müslimler,
bütün islami görüşlere göre her halükarda
ebediyen cehennemde kalacaklardır. Bu konuda çok fazla sayıda Kuran ayeti hiç bir şüphe bırakmamaktadır.
Budistler, Hindular, Çok-Tanrılı Dinlerin mensupları, Şamanistler... Veya hiç bir dine bağlı olmayan
Ateistler, Agnostikler, Deistler, Panteistler... bunların hepsi öbür dünyada
sonsuza kadar cehennemde yanacaklar! Ne kadar iyi insanlar olursa olsunlar, insanlara ve hatta insanlığa ne kadar değerli hizmetlerde bulunmuş olursa olsunlar, isterlerse ömürleri boyunca hiç kimseye en ufacık bir zarar vermemiş olsunlar. Eğer İslam dininden haberleri vardıysa ve İslam'ı öğrenmek imkanları bulunuyorduysa ve yine de müslüman olmadılar ise mutlak suretle yanacaklar, sonsuza kadar, hiç bitmeyecek, hep yanacaklar...
sadece ve sadece inanmadılar diye!
Günümüzde yaşayan bir Budist düşünün mesela, hayatta elinden geldiği kadarıyla hep iyi şeyler yapmaya çalışmış, kimseye kasten zarar vermemiş, ömrünü dinine ve insanlara hizmet etmeye adamış olsun. Tabii ki, diğer bütün dinlerden olduğu gibi İslam'dan da haberdar olsun. Hatta bilgi-görgü sahibi olmak için İslam ve diğer dinleri de belli bir oranda araştırmış, okumuş olsun. Fakat hiçbir zaman anne-babasından, nene-dedesinden, çevresinden, okulundan aldığı, çocukluğundan beri mutlak doğru olarak kabul ettiği Budizm dininin doğru olduğundan hiç şüphe etmemiş olsun (tıpkı milyonlarca müslümanın hiç İslam'dan şüphe etmediği ve milyonlarca hıristiyanın hiç Hıristiyanlık'tan şüphe etmediği gibi). Fakat gerçekten de iyi kalpli, yardım sever, mütevazı, kimseye zulmetmeyen, mazlumlara mağdurlara destek olan biri olsun. İşte Kuran diyor ki,
bu Budist öbür dünyada sonsuza kadar cehennemde yanacak, böğrü ve sırtı ateşle dağlanacak, irinli sudan içirilecek, kemikleri çatırdatacak şekilde inleyecek, derisi yanacak yok olacak, her defasında yeni bir deri örtülecek vücuduna ve tekrar yakılacak... sonsuza kadar, hep, hiç bitmeyecek, ebediyen... sadece inanmadı diye.
Herşeyi yoktan var eden, bu gayri-müslim insanları da yaratan, sonsuz rahmet sahibi bir Tanrı'nın böyle şeyler yapacağı hiç aklınıza sığıyor mu? Ama Kuran işte tam da bunları söylüyor, bir sürü ayetinde ve gayet açık-seçik bir şekilde:
(Ayet sonundaki linklere tıklayarak, ayetlerin hem Arapçasını hem de diğer bütün Türkçe çevirilerini okuyabilirsiniz).
- Doğrusu, inkarcılar için zincirler, demir halkalar ve çılgın alevli cehennem hazırladık. => İnsan/4
- İnkar edenlere cehennem ateşi vardır. Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennemin azabı da hafifletilmez. Her inkarcıyı böylece cezalandırırız. => Fatır/36
- Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. => Nisa/56
- Kim Allah’a ve Peygambere inanmazsa bilsin ki, şüphesiz biz, inkârcılar için alevli bir ateş hazırladık. => Fetih/13
- İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkâr edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür. => Hac/19
- Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir. Onlar için bir de demirden topuzlar vardır. Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yangın azabını” denilir. Hac/20-21-22
- Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir. => Secde/20
- O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılacak da onların alınları, böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve, “İşte bu, kendiniz için biriktirip sakladığınız şeylerdir. Haydi tadın bakalım, biriktirip sakladıklarınızı!” denilecek. => Tevbe/35
- İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar. => Sad/57
- Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir. => İbrahim/16
- Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... => Nebe/24-25-26
- Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler. => Enbiya/100
- Ateş yüzlerini yakar; orada suratları çirkin ve gülünç bir halde bulunurlar. => Müminun/104
- Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler. => Furkan/13
- Kâfirlere şöyle denilir: “Şimdi tadın. Artık bundan sonra yalnızca azabınızı artıracağız.” => Nebe/30
- Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur. O, ne besler ne de açlıktan kurtarır. Gaşiye/6-7
- Ateşte bulunanlar cehennem bekçilerine: Rabbinize dua edin, bizden, bir gün olsun azabı hafifletsin! diyecekler. (...) Halbuki kafirlerin yalvarması boşunadır. Mümin/49-50
Müslüman olmayanların yaptıkları iyi işler boşadır!
- Allah'a ortak koşanlar, kendilerinin kafirliğine bizzat kendileri şahitlik ederlerken, Allah'ın mescitlerini imar etme selahiyetleri yoktur. Onların bütün işleri boşa gitmiştir. Ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır. => Tevbe/17
- Rablerini inkar edenlerin işleri, fırtınalı bir günde, rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer; yaptıklarından hiçbir şey elde edemezler. İşte bu uzak sapıklıktır. => İbrahim/18
- Onların yaptıkları her bir (iyi) işi ele alırız, onu saçılmış zerreler haline getiririz (değersiz kılarız). => Furkan/23
- De ki: Amelleri en çok boşa gidenleri size bildirelim mi? Onların dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiştir. Oysa onlar güzel işler yaptıklarını sanıyorlardı. => Kehf/103-104
- İşte onlar, kendileri için âhirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları şeyler, orada boşa gitmiştir. Zaten bütün yapmakta oldukları da boş şeylerdir. => Hud/16
- İçinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler. => Bakara/217
- Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler. => Beyyine/6
- (Kafir olarak ölüp) cehennem ehli oldukları onlara açıkça belli olduktan sonra, akraba dahi olsalar, (Allah'a) ortak koşanlar için af dilemek ne peygambere yaraşır ne de inananlara. => Tevbe/113
- Allah kendisine ortak koşmayı elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse, şüphesiz büyük bir günahla iftira etmiş olur. => Nisa/48
- Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz, bundan başkasını dilediğine bağışlar. Allah'a ortak koşan kimse derin bir sapıklığa sapmış olur. => Nisa/116