Yalçın Küçük'ün Atatürk düşmanlığı
Bu konuyu açmamın sebebi, Çanakkale ve M.Kemal ile ilgili güneşinzaptıyakın'ın açtığı bir konuda Yalçın Küçük'ün iddialarıdır. Yalçın Küçük'ün bazı kitaplarını (Aydın Üzerine Tezler, Türkiye Üzerine Tezler, Putları Yıkıyorum) incelediğimde bunların sistemli bir biçimde Atatürk'ü ve Milli Mücadele Tarihini karalamaya dayalı iddialar olduğunu gördüm.
Yalçın Küçük'ün sayıklamalarının olduğu kitaplarından biri "Türkiye Üzerine Tezler"dir. Bu kitap serisinde özellikle Atatürk'e ait birçok yalan-yanlış iddiada bulunuyor. Bunlardan bazılarını hatırlayalım
(Atatürk'ü kastederek) "Geçmişinde başarıdan çok başarısızlık olan bir kimse, ihtilal lideri olursa ve iktidarda kalırsa, tarihi, geçmişi güzelleştirebilecek biçimde yazmak ve yazdırmak durumundadır."
Aynı kitabında Atatürk'ün Harekat Ordusu ile İstanbul'a gelmediğini, Çatalca'ya kadar geldiğini, yine aynı kitapta Bakırköy'e kadar geldiğini yazarak çelişki yumağı bilgiler veriyor.
"Kemal Paşa için parlak bir askeri geçmiş yaratmak için bulunabilen ve seçilen tek yer Gelibolu oluyor... Yaptıklarından dolayı zamanında bir kahraman sayılmıyor. Kahramanlığının ilanı çok sonraki yıllara denk düşüyor."
"Benim geliştirdiğim tezlerden birisi, Amasya'ya bulununcaya kadar M.Kemal'in hiçbir planda önemli olmadığıdır. M.Kemal, parlak subaylar için bir model olmaktan uzak düşüyor."
"Gelibolu savaşının askerlik sanatı ile ilgili bir yanı bulunmuyor."
"Gelibolu'da hiçbir komutanın (M.Kemal) kahraman olma imkanı bulunmuyor."
"Kemal'in bütün yaşamı boyunca, savaş sanatında parlaklığa işaret eden tek bir kanıtın bulunabileceğini sanmıyorum. Kemal'de hiçbir deha işareti de göremiyorum. Deha, olağanüstü hızlı görebilmektir. Dahi, süratli şimşek çakması içinde yaşayan insandır.Dahi, her an çaktırdığı şimşeklerle sıradan insanların karanlıklarını yırtabilen insan oluyor. Kemal, hiçbir zaman arkadaşlarından önce görmüyor. M.Kemal Paşa, başkalarının açtığı aydınlıktan yürüyen liderler kategorisine giriyor."
"M.Kemal, Anadolu'ya çıktıktan sonra, bastırmakla görevlendirildiği direnişçilere, yavaş yavaş, güven duydukça katılıyor.(Güya Atatürk'ün kafasında direniş yok, aslında bu fikir ona sonradan geldi demeye çalışıyor.)
"Enver Paşa ve arkadaşlarının Anadolu mücadelesinde istenmemesinin nedeni, başta M.Kemal olmak üzere Ankara kadrosunun, Büyük Britanya ile uzlaşmayı, bütün savaşların temel ekseni yapmalarıdır."
"...İnönü'de zafer değil, bir çarpışma bile olmadığını gösterdim. Çerkes Ethem ve M.Suphi'yi temizlemeye kararlı Anadolu İhtilalcileri, temizlik hareketini maskeleyecek bir zafer arıyorlar. Mutlak yaratmak zorunluluğunu duyuyorlar. İnönü'de yaratıyorlar."
"Kurtuluş Savaşı'nın burjuva ihtilalcileri, halkçı(!) ve köylü(!) tohumlar taşıyan bir gezginci kuvveti(Çerkes Ethem'i kastederek) dağıttılar."
"M.Kemal Paşa ve arkadaşları.. Kurtuluş Savaşı'na sonradan katıldılar ve çöken düzene yakındılar. Başlamış olan kurtuluş ve bağımsızlık hareketine göre daha tutucu oldukları için, daha radikal olanları(güya Çerkes Ethem) tasfiye etmek zorunluluğu duydular. Üç paşa(M.Kemal, İsmet ve Fevzi), hem liderlikleri açısından hem de çok daha tutucu dünya görüşleri nedeniyle, Çerkes'i tasfiye etme gereği duyuyorlar."
Yaçın Küçük bu düşüncelerini söylemesi, eğer iddiaları tek tek ele alacak olursak normal olabilir. Fakat Atatürk'e karşı bulabildiği her konuda, Atatürk'ün dost-düşman herkes tarafından kabul edilen özelliklerine bile karşı çıkması bunların sadece kişisel görüş değil, düşmanlık olduğunu göstermektedir.
Yukarıdaki alıntıladığım ve Atatürk'ü direk hedef alan yalan ve yanlış dolu çarpıtmaların dışında tarihsel, mantıksal, istatistiksel hata içeren daha birçok iddia ve zırvası bulunmaktadır.
|