|
106. Biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?
|
bütün zamanlara gönderilmiş ilahi anayasa niteliğindeki bir kitapta ''şu ayeti kaldırdık yerine bunu getirdik , şunu unutturduk ama yerine daha hayırlısını gönderdik...'' şeklinde bir yaklaşımın elbette savunulacak bir tarafı yoktur. eğer tanrı tarafından ilk müslümanların , bulundukları şartlara göre yönlendirilmesi uyarılması gerekiyorsa bunu sadece ilham yoluyla halledebilmesi lazımdı , kutsal kitabı yap-boz tahtasına çevirmek tek kelimeyle tanrının acizliğidir. tabii ki dinsel mantık içerisinde düşündüğümüzde tanrıdan daha özenli bir davranış beklemek mümkündür ama işin aslının böyle olmadığını , ayetlerin muhammedin günlük siyasetinin birer parçaları olduğunu biliyoruz.
yukarıda alıntı yaptığım ayette bunu açıkça görebiliyoruz. görünen odur ki etrafındaki gayrımüslimler muhammedin çelişkili hükümlerini ve unutkanlığını koz olarak sıklıkla kullanmakta ve müslümanlarla alay etmektedir. ve her zamanki gibi muhammedin imdadına yine tanrı yetişiyor ve bu çelişkilerin sorumluluğunu ayetler yoluyla üzerine alıyor...