Geleceği görebilmek..
"Kader"
A kesimine göre hayatında olup biten her şeyin tanrı tarafından bilinmesi, olacakların çoktan belirlenilmiş olmasıdır.
B kesimine göre kader diye bir şey yoktur. Kararlar kişinin hür iradesince veririlir.
Ama bu iki zıt düşüncenin ortak bir kesişim noktası vardır. Bu, insanın geleceği görmekten aciz olduğu düşüncesidir. Bu fikri iki taraf da kendi prensiplerine göre benimemiştir. Her iki tarafında kalıplaşmış düşüncesi budur.
A kesimi kendini tanrı karşısında aciz bulur,bunu ancak tanrının bileceğini söyler. B kesimi ise metafizik olaylara inanmaz.Bu yüzden geleceğin henüz yaşanmamış olduğuna inanır.
Şimdi bir C kesimi oluşturalım. Geleceğin metafizik dışında, tamamen matematiksel ve olasılıksal veriler dahilinde yüksek doğruluk oranıyla kestirilebileceğine inanan kesim.
Bana bir insanı denek olarak verin. Normal hayatına devam etmekte olan bir insan olsun bu. Düşüncelerini okuyabilecek, duygularını hissedebilecek,fikirlerini ve ideallerini sayısal olarak bilgisayar üzerine dökebilecek bir aletimiz olsun. DNA dizilimlerini,kod ve kod yorumlayabilsin, içinde bulunduğu hayat koşullarını hesaba katabilsin, geçmiş ve gelecek arasında ilgi kurabilsin. Olamaz mı! Çokta uzak değil bu tip aletler. Kişinin yalan söylediğini düşük hatalarla tespit eden aletlerle başladı teknolojinin bu koluna yolculuk. Ve eminim ki dediğim tarzda bir alet de üretilecektir. Ama uzak ama yakın gelecekte.
Elde ettiğimiz sayısal verileri, işleyecek ve kişinin hayatını, gidebileceği, vazgeçebileceği yolları, amaçlarına ulaşmasında, kapasitesinin ve çalışmasının yeterli olup olmadığını olasılıksal olarak ölçen, yüksek işlemcili bir bilgisayarımız olsun. Günümüz bilgisayarlarının ne kademelere geldiğini gayet iyi biliyoruz. Yapılabilecek bir aygıt!
Bu gibi üst düzey koşullarda, takip edilen insanın gelecek yaşantısı bir roman halinde kağıda dökülebilir. Ancak kural, hep bir sonrasını tahmin ederek bütüne ulaşmak olmalıdır. Kişi ekmek almak için bakkala gitsin. Bakkalda çilekli şeker bulunsun. kişinin cebindeki parayı hesaba katarak, kişinin şekeri ne denli sevdiğini, parasını biriktirmenin mi yoksa tat duyularını tatmin etmenin mi baskın olduğunu hesaplayarak, bu kişinin süt almak için gittiği bakkaldan şeker alıp almayacağını yüksek doğruluk oranıyla tespit edebiliriz! Ancak söylediğim gibi, koca bir hayatın gelecek kronolojisini çıkarabilmek için, akla hayale sığmayacak bilgisayarlar, işlemciler lazımdır.
Sonuçta olmayacak birşey değil. Yani aslında kader, kendi isteklerimiz, yetilerimiz, bize bahsedilen veya bizden esirgenenler doğrultusunda, istatistiksel olarak hesaplanabilir. Ütopik bir yaklaşım olmakla beraber, 500 sene sonrası için sıkı bir tahmin..
|