
Fethullah Gülen'in İnternet sitesinin ana sayfasından duyurulan yazılara, Sızıntı dergisinin Temmuz 1979 sayısında yayımlanmış olan bir yazısı eklenmiş. Başlığı şöyle: "Kullar arasında eşitsizlik mi var?" Belki de, işçilerin eşitsizliklere ve haksızlıklara (yeniden) isyan etmeye başlamış olması nedeniyle lüzumlu görüldü, 31 yıl öncesine ait bu yazının yeniden yayımlanması...
Yazının başındaki soru şu:
"Allah çok insanlara, araba, apartman, mal, mülk, itibar, arkadaş, şan, şöhret vermiş; bazı insanlara da fakirlik, dert, musibet, elem, keder vermiş; sonraki insanlar çok mu kötü, yoksa Allah öbürlerini çok mu seviyor?"
Fethullah Gülen, tahmin edilebileceği üzere, "Mesele Allah'ın ne verip ne vermediği değil, bu dünyanın nimetlerinin çok büyük çoğunluğunun az sayıdaki zenginin elinde toplanmış olması" türü bir cevap vermiyor...
Yazısına bir ikazla başlıyor:
"Böyle bir soru, ancak öğrenmek maksadı ile sorulabilir. Yoksa başka türlü günaha girilmiş olur. Esasen, içinde böyle bir derdi olan insanın da, bunu sorması lâzımdır."
"Sorgulamak" falan, aklınızdan bile geçmesin tabii ki! Soracaksınız, Hocaefendi yanıtını verecek, tatmin olacaksınız, duanızı da esirgemeyeceksiniz... Bundan fazlası, günah...
Gülen, devam ediyor:
"Allah (cc) dilediğine at, araba, han, hamam, taksi, apartman verir; dilediğine de fakr u zaruret. Fakat, bütün bunlarda, âile ve sâireden gelen bazı sebepler de inkâr edilmemelidir. Meselâ, bir insanın mal kazanma dirâyet ve kiyâsetini inkâr etmek mümkün olmadığı gibi, kendi devrinin şartları içinde kazanma yollarını bilmesi de, kazanç sebebi olması bakımından inkâr edilemez."
Haksız yere zenginleşenler? Yok öyle bir şey... Kimin nesi varsa (ve kimin nesi yoksa), Allah'tan... Bir yandan da "âile ve sâire'den gelen bazı sebepler" var (niye var diye sorgulamayacaksınız tabii, izah edildi işte, "âile ve sâire"den dolayı!), diğer yandan "kazanma yollarını bilmek" de pek bir önemli... "Haksız kazanç" sağlayanlar? Dedik ya, yok öyle bir şey...
Hem zaten, zenginlik de her zaman güzel/hayırlı vs. değildir:
"Bir de, mal-mülk mutlaka hayır sayılmamalıdır. Evet, bazen Allah (cc) mal-menâl, dünyevî huzur ve saadet isteyenlere, istediklerini verir; bazen de vermez. Ama, Allah'ın (cc) hem vermesi, hem de vermemesi hayırlıdır. Zira, sen iyi bir insan ve verileni de yerinde kullanacak isen, senin için hayırlıdır. İyi bir insan değil ve istikametten de ayrılmış isen, Allah'ın vermesi de vermemesi de senin için hayırlı değildir."
Dünyanın nimetlerinin zenginlerin elinde olması sizi hiç üzmesin:
"Onun için; müstakillen ne servet, ne de fakirlik bir felâket, veya nimet sayılmamalıdır. Belki yerine göre fakirlik, Allah'ın en büyük nimetlerindendir."
İşte bu bakımdan, mesela TEKEL işçileri, büyük bir yanlışın içinde... Eğer fakirleşiyorlarsa, bunun nedeni AKP değil, Allah'ın böyle takdir etmiş olmasıdır... Belki de, onların fakirleşmeleri, Allah'ın en büyük nimetlerindendir!
Fethullah Gülen'in fakr u zaruret içinde olmaması ise, pek tabiidir ki, "âile ve sâireden gelen sebeplerden" dolayı...
Erkin ÖZALP(haberveriyorum.net)
Fethullah'ın yazısı için Kaynak:
http://tr.fgulen.com/content/view/374/3/
Kaynak:
http://www.haberveriyorum.net/haber/fethullah-gulene-gore-kullar-arasinda-esitsizlik
Ortakyaşam.org'dan alıntıdır.
İslam'ın Allah'ı eleştiriliyor burada ama ben Hıristiyanların ve Yahudilerin tanrısının da aynı eleştiriyi hakettiklerini düşünüyorum.
Diğer dinlerden arkadaşların da bu konudaki düşüncelerini merak ediyorum.