Bir kaç saat önce bu konuyu Ateforumda açmıştım.. Ama forumu politize ettiğim gerekçesiyle, tamamen ilgisiz bir konuyla birleştirme kararı aldılar.. İnsanların ne kadar adaletsiz olduğunu gördükçe, bu tür Hukuki konulara ne kadar önem vermemiz gerektiğini daha iyi anlıyorum..
Neyse, bu tür bir giriş biraz iç dökme gibi oldu, kabul ediyorum.. Biz yine de esas meselemize gelelim;
Anayasa değişikliği konusunda bir çoğumuzun kafası karışık durumda. (En azından düşünen insanların bu şekilde, çünkü önyargılı insanlar sorgulamaksızın ya tamamen kabul ederler, yada tamamen karşı çıkarlar)
Bu yüzden, bu konuda değişikliklerin demokratik olup olmadığı veya anayasaya aykırı olup olmadığı tartışılabilir.. Mümkünse genel hükümler dışında, tartışma maddeler üzerinden giderse, konu hem okuyanlar için hem de yazanlar için daha bilgilendirici olacaktır.. Ve olası bir referandumda, insanlar daha bilinçli bir şekilde oylarını kullanabileceklerdir.
Çok tartışılan Anayasa Mahkemesi atamaları ile ilgili bir maddeyi ben yazayım, diğer tartışılan maddeleri de ilgilenenler tamamlayacaklardır;
Teklif Metni aşağıdaki gibidir.. Eski halini de daha detaylı öğrenmek için linki kullanabilirsiniz;
http://cdn.dogantv.com.tr/dokumanlar...rmalitablo.pdf
A. Anayasa Mahkemesi
1. Kurulusu
MADDE 146. – Anayasa Mahkemesi
ondokuz üyeden kurulur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi; iki üyeyi Sayıstay Genel Kurulunun kendi baskan ve üyeleri arasından, her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden,
bir üyeyi ise baro baskanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üçer aday içinden yapacagı gizli oylamayla seçer.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılacak bu seçimde, her bos üyelik için ilk oylamada üye tam sayısının üçte iki ve ikinci oylamada üye tam sayısının salt çogunlugu aranır. İkinci oylamada salt çogunluk saglanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için üçüncü oylama yapılır; üçüncü oylamada en fazla oy alan aday üye seçilmis olur.
Cumhurbaskanı; üç üyeyi Yargıtay,
iki üyeyi Danıstay,
bir üyeyi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi genel kurullarınca kendi baskan ve üyeleri arasından her bos yer için gösterecekleri üçer aday içinden;
üç üyeyi Yüksekögretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yüksekögretim kurumları ögretim üyeleri arasından gösterecegi üçer aday içinden;
bes üyeyi üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar veya Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından;
iki üyeyi ise yüksek ögrenim görmüs Türkiye Cumhuriyeti vatandasları arasından seçer.
Yargıtay, Danıstay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıstay genel kurullarından, Anayasa Mahkemesi üyeligine aday göstermek için yapılacak seçimlerde, her bos üyelik için, bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; en fazla oy alan üç kisi aday gösterilmis sayılır. Baro baskanlarının avukatlar arasından gösterecekleri üç aday için yapılacak seçimde de her bir baro baskanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve en fazla oy alan üç kisi aday gösterilmis sayılır. Anayasa Mahkemesine üye seçilebilmek için, kırkbes yasın doldurulmus olması kaydıyla; yüksekögretim kurumları ögretim üyelerinin profesör veya doçent unvanını kazanmıs, avukatların en az yirmi yıl fiilen avukatlık yapmıs, üst kademe yöneticilerinin yüksekögrenim görmüs ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalısmıs olması sarttır. Anayasa Mahkemesi üyeleri arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çogunlugu ile dört yıl için bir Baskan ve üç daire baskanı seçilir. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Pante'nin atamalarla ilgili şu şekilde bir eleştirisi olmuştu;
|
Yargı, siyasal bir kurum değildir ki, üyelerinin bir kısmını meclis seçsin.
Meclise üye seçme hakkı ancak şu şartla verilebilirdi:
Önerilen üye, mecliste grubu bulunan partilerin milletvekili sayısının yarıdan bir fazlasının oyunu almak kaydıyla seçilebilir. ( Ya da "ana muhalefet partisi milletvekillerinin 1/3'ünün" de denebilir)
Böyle bir şartla, önerilen ismin tüm siyasi partilerce desteklenen isim olması sağlanmış olur.
Partiler ortak isimde uzlaşmaya yöneltilmiş olurlar. Uzlaşma olamıyorsa yargı kendi içinden seçer.
Aksi takdirde mecliste çoğunluğa sahip olan parti, daima kendisine yakın isimleri seçtirecektir.
Bu da yüksek yargı üye adaylarının seçilebilmek için partizanlaşması, güçlü partiye yakın hareket etmesi ve seçildikten sonra da, kararlarını kendisini seçen parti yönünde vermesi durumunu doğurur.
Batıda parlamentoda seçilen bir yargı üyesi böyle davranmayabilir ama ülkemizin, partilerimizin yapısı malum.
Suçu tescillenmiş Deniz Feneri sanıklarını, Zahit Akman'ı himaye eden başbakan ve bu himayeye sesini çıkaramayan AKP'liler, bu yapının en bariz örneğidir. Yine son yaşanan hülleli-hileli atama, bu çarpıklığın en güzel örneğidir
|
Kendi adıma atamaların siyasi olacağından dolayı meclis tarafından yapılmaması konusuna katılmıyorum.. Ama alttaki şartın tartışılabilir olduğunu düşünüyorum.. Yine de başlık yazısının objektif olması gerektiğinden dolayı, şimdilik eleştiri yapmayacağım.
Bunun dışında bazı Avrupa ülkelerinde atamalar ile ilgili şu şekilde bir bilgi verilebilir;
http://www.anayasa.gen.tr/aym-uyesecimi.htm
Eğer konuya dair ilgi olup da tartışma olursa, referandum süresine yakın bir zamanda bir anket de eklenebilir.. Ama şimdilik bilgimizin yetersiz olduğunu öngörerek, anket eklemeyi düşünmedim.