“Dünya ekonomisi iyiye gidiyor”, “ABD köşeyi döndü”, “AB zaten çok yıpranmamıştı” derken, dipten gelen bir dalga, önceki gün Japonya’dan ABD’ye tüm kapitalist finans dünyasını salladı. Özellikle ABD’de, borsaların bir anda yüzde 10’a yaklaşan kayba uğraması, “Yunanistan’daki kriz”le ya da “şişman parmak” suçlamalarıyla açıklanır gibi değil.
Ancak işçi sınıfı, emekçiler ve emek örgütleri için önemli olan şu ki; bu sefer kapitalist propaganda merkezleri, önceki dalgalarda olduğu gibi hazırlıksız değil. Tersine; bu sefer kapitalist güç odakları, önceki dönemdeki gelişmelerden de öğrenmiş olarak, Yunanistan’daki krizi de bahane olarak gösterip, yeni kriz önlemlerini devreye sokmak için ortam oluşturmaya şimdiden koyuldular.
Yani, “kriz önlemlerinde gevşeme yok. Gerekirse yeni önlemler almaktan çekinmeyin” ilkesi devreye sokulmuş bulunuyor. Çünkü çarşamba günkü dalganın, kapitalist dünyada sadece bir “borsa olayı” olmaktan da çok öte yankıları olacağı açıkça görülüyor.
Bunu gördükleri için de kapitalist propaganda merkezleri, bir yandan olanları spesifik, lokal, sürpriz olmayan, hatta sıradan bir “dalgalanma” olarak göstermeye çalışırken, öte yandan suçluları da alelacele ilan ettiler! “Yunanistan halkının tembelliği” (buna şimdi milliyetçi ve tutucu yaşam alışkanlıkları da eklendi), ABD’de Goldman Sachs gibi firmaların yöneticilerinin soygunculukları, “aç gözlü kimi spekülatörleri” suçlayan kapitalizmin ideologları ve propagandacıları, krizin yükünü emekçilere yıkmak için yeni önlemleri devreye sokmak için fırsatı kaçırmayacaklarını gösteren girişimlerini de başlattılar.
Yunanistan’ı suçlayıp sert kriz önlemlerini orada devreye sokarken, aslında Portekiz, İspanya, İtalya, İngiltere gibi ülkeler için de bu önlemlerin adım adım ve ülkelerin özelliklerine göre devreye sokulmasının operasyonunu da yürüttüler; yürütüyorlar.
İhsan Çaralan.
Yazının devamı burada.
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=69055
Tüm dünyada kapitalist sistemden kaynaklanan ekonomik buhran ve yıkımın faturası emekçilere kesiliyor.
Kapitalizmin ömrünü tamamlayıp, artık gözü toprağa bakan bir ihtiyar durumuna düştüğü açık. O nu ayakta tutan güç ise, emekçilerin örgütsüz ve moralsiz oluşu.
Avrupa da yaşanacak tek bir sosyalist devrimin kısa sürede yayılacağını düşünüyorum.
Güzel günler yakındır. Unutulmamalıdır ki, aydınlığa en yakın olunan zaman, karanlığın en koyu olduğu andır.
Saygılar.