Ben Neden "Evet" Diyeceğim !
2000 yılı idi galiba.Türkiye üniversitelerinden birinde doktora yapıyordum.Çok ağır hastalıklar geçirmiştim.Ölümlerden ölüm beğenmiştim.
Çok kötü dolandırılmıştım.
Mütahitler!
Vesaire..
Vesaire.
Her şeye rağmen bilime aşıktım.Ağır rahatsızlığıma rağmen hocalarımın teşviki ile doktora sınavlarına girdim.Kazandım.Gerçekten çok iyi idim.
Ve fakat Türkiye'nin sömürge ötesi bir ülke olduğunun henüz ayırdında değildim.
Dünyanın her ülkesinde bilim adamları o ülkenin kendi ana dilinden sınava tabii tutulur.
Meğer Türkiye'de Türkçe'den değil başka milletlerin dillerinden sınava girmek lazımmış.
Asla kabullenemedim.
Ben Türk'tüm.
Burası Türkiye Cumhuriyeti idi.
Bu ülkenin resmi dili Türkçe idi.
Beni başka milletlerin dillerinden sınava soktular.
Sınavlara giriyordum ancak hiç bir zaman bu sınavları kabullenemedim.
Velhasıl..
Başarılı olamadım.
Ne mi oldu?
Delirdim?
Öyle laf olsun torba dolsun deliliği değil.
Adam akıllı delirdim.
Beş bin cilt olan kütüphanemdeki bütün kitapları tek tek ellerimle parçaladım.
Haftalarca süren bir yok edişti,herşeyi.
Delirmiştim.
Tam anlamı ile bir deli.
Bedeli çok ağır olmuştu..
Bu ülkenin sıradan bir sömürge ülkesi olduğunu öğrenmenin.
Böylesine soysuzluklara sesini çıkaramayan üstelik ülkenin en eğitimli kesimi olan bilim adamlarının,devlet adamlarının,halkın,herkesin suskunluğunu,kabullenmişliğini,aşşağılık halini görmek delirmemin ödülü oldu.
Bu ülkenin bilim adamları kendilerinin 13-15 yaşında bir batılı yeni yetme yerine konulmasına ses çıkarmıyorlardı.
Konu Nova tarafından (14-09-2010 Saat 23:08 ) değiştirilmiştir.
|