DNA'ladaki İstenmeyen Şifreler Sorunu
DNA’LARDAKİ İSTENMEYEN ŞİFRELER SORUNU
DNA’lar her ne kadar ait olduğu canlının yapısıyla ilgili bilgiler taşımakta iseler de bir kısmının işlevsiz olduğu yani bilgi taşımadığı iddia edilir.
Evrim teorisi savunucuları tarafından bu durum güdük organlar, yaratılış hataları gibi evrime bir kanıt olarak gösterirler. Bunun nedeni de basittir. Bu mantığa göre evrimleşme sırasında kimi şifreler bozuma uğrayıp ilkel kalmış, kullanılmamıştır. Bu nedenle DNA’lardaki istenmeyen (hurda) şifreler ilkel geçmişten kalkan izler diğer ifade ile evrim kanıtlarıdır. Fakat geçmiş yaşamlardan kaldığı iddia edilen aynı izlerin tersinimin kanıtları olabileceği nedense düşünülmez. Doğa kanun ve ilkeleri göz önüne alındığında bu izlerin tersinimin kanıtları olması daha mantıklıdır. Fakat evrim teorisi savunucuları evrim mantık ve mekanizmalarını en baştan inkârı mümkün olmayan gerçekler gibi kabul ettiklerinden tüm bilimsel bulguların gerçekliğini ya da gerçek dışılığını bu mantık ve mekanizmalarla ölçümlerler. Eğer teraziniz yanlışlıklar üzerine kurgulanmış ise ölçümlerinizin yanlış ve hatalı olacağı açıktır. Doğru ölçümlemek istiyorsanız her şeyden önce terazinizin doğru ölçtüğünden emin olmalısınız.
Henüz kanıtlanmamış evrim mantık ve mekanizmalarının doğruluğunu kabullenme ve inanma ulaşılan bilimsel bulguları bu mantıkla ölçümleyip değerlendirme evrim teorisi savunucularını çok büyük hataların, yanlışlıkların içine itmiştir.
Evrim teorisi savunucularının bu sakat mantığına göre eğer evrim gerçek ise bütün oluşumlar evrime uygun olmalıdır. Kanıtsızlıklar bu gerçeği değiştirmez. Sadece kanıtlara henüz ulaşılamadığını gösterir. İleride nasıl olsa ulaşılacaktır. Bu nedenle evrimi doğru ve gerçek olarak kabul etmek, bilimsel bulguları buna uygun ölçümleyip yorumlamak teoriyi bilimsellikten uzaklaştırmaz. Amacı (gerçeği) ulaşmayı kolaylaştırıp çabuklaştırır. DNA konusu da bu mantığa uygun yorumlanmıştır.
Tersinim teorisi hurda genleri geçmişteki parlak medeniyetlerin günümüze kalan izleri gibi yorumlar. Gerçekte hurda genler yaratılışın ilk dönemlerinde canlılarda faaldi ve pek çok yaşamsal fonksiyonları yerine getiriyordu. Zamanla tersinime uğradılar ve bu özelliklerini ya tamamen yitirdiler yada zayıflattılar. Kimi fonksiyonlarını zayıflatan yada tamamen kaybeden canlılarda zayıfladılar, tersinme uğradılar.
Tersinim teorisi hurda genlerin iyice araştırılarak bilinçli ve bilimsel çalışmalarla kimi canlıların kaybettikleri yada zayıflattıkları yaşamsal fonksiyonlarını yeniden kazanacaklarını yada güçlendirecekleri imkanının olduğu görüşündedir. Bunun nedeni ise değişimlerin türsel gen şablonları sınırları içinde kalıyor olmasıdır. Bu nedenle bu tür değişimler asla evrim değildir.
Görüleceği gibi evrim teorisi hurda genleri yerine daha iyisi ve mükemmeli oluştuğundan iptal edilip atıl bırakılmış organ yada yaşamsal fonksiyonların izleri olarak yorumlar.
Tersinim teorisi ise aynı genler için zamanla oluşan tersinim nedeniyle mükemmelliği bozulmuş bu nedenle işlevsiz kalmış organ ya da fonksiyonların günümüze kalmış izleridir. Bu nedenle hurda genlerin evrim teorisinin kanıtları olabileceği gibi tersinim teorinsin kanıtları da olabileceği tabiidir.
|