
04-10-2010, 17:39
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Oct 2010
Bulunduğu yer: Viyana
Mesajlar: 33
|
|
Düşünmekten Korkmadım.
On yaşıma kadar islam hakkında pek bilgim olduğu söylenilemezdi. Ailem müslüman olmasına rağmen bana bu konuda birşey öğretmedi. Özgür ve renkli bir çocukluk dönemi geçirdim. Yaşıtlarıma göre daha zeki ve çabuk kavrayan bir öğrenci olduğumdan söz edilirdi hep, keza ben bu yaşta diğer arkadaşlarımdan bir farkım olduğunu göremiyordum. Anaokulu bittikten sonra Ceren benim sınıfıma gelsin diyen 2 öğretmen arasında kavga bile çıkmıştı. Dokuz yaşına kadar Türkiye'de okudum ve öğretmenlerimin eğitimim için yurtdışında bir okulun daha iyi olabileceğini söylemesi üzerine Avusturya'ya taşındık. Burada çok farklı bir hayat beni bekliyordu.
Tam anlamıyla bir müslüman olmamama rağmen hristiyan arkadaşlarımın o kültürde büyümesi ve nasıl olurda hz. isa'yı tanrı olarak görürler, neden camiiye değil de kliseye giderler diye kafamda bir sürü şey sorguladım. Hala islamı savunuyordum, -bilgim olmasa bile- benim ailem müslümandı, bu kültürde büyümemiş olmasam bile ailemin yanıldığı düşüncesine kapılmadım. On yaşıma geldiğim zaman yaz tatilinde bir kuran kursuna gitmeye başladım. Müslüman arkadaşlarımın bu kurslara gitmesinden dolayı yaz tatilinde onlardan ayrılmak istememiştim. Elime bir kitap verildi, o kitapta yazılan herşeyi öğrenmem emredildi. Türkçe meaili olan sureler ve ayetler yer alıyordu bu kitapda. İki haftada bütün duaları ezberlemiştim. Ve yine 2 haftada kuranı okumayı öğrenmiştim. Hocaların söylediği herşeyi onaylıyordum, çünkü herkes onaylıyordu. Allah birdir denildiği zaman - neden, nasıl - diye hiç düşünmeden, allah şüphesiz birdir diyebiliyordum.
10 yaşında tanıştığım islamla yaz tatili bittikten sonra ilgilenmedim. Ve bildiğim bütün duaları unutmuştum.
Aradan tam beş sene geçti. Bir arkadaşım ağlayarak beni aradı ve iyi olmadığını söyledi. Yanına gittim ve ne olup bittiğini anlatmaya başladı. Sorun, aşık olduğu adamın aşırı dinci biri olması ve islama göre onların birlikte olmalarının yasak olmasıydı. Adam, seni seviyorum ama bizim konuşmamız haram demişti. Ben böyle birşeyi daha önce duymamıştım. Çok şaşırmıştım. Araştırdım ve gerçekten böyleydi bu.
Bundan yola çıkarak birsürü şeyi sorgulamaya başladım. En baştan bilmek istiyordum herşeyi, allah bizi neden yarattı?
Hiçbir şeyin mantıklı bir cevabı olmadığını görüyordum ama bunu düşünmekten korkuyordum. Hala allah birdi. Şirke kaçmak deniliyordu buna. İnkar edemiyordum.
Düşünmekten korkmamayı başardığım birgün, ''Tanrı bize akıl verdi, din değil'' olayını düşünmeye başladım. Evet tanrı olmalıydı, ama her dakika ona tapılmasını istemesinin nedeni neydi? Ben de böyle bir tanrıya inanamazdım. Bencillik ve egoistlikten başka birşey değildi bu. Tanrı bizleri yarattı ve olay burda kapandı diye düşündüm. Dinse sadece bir baskıydı. Cehennemi tehdit olarak kullanıp, insanlara bunun bir tehdit olduğunu, allahın ne kadar bencil olduğunu düşündürmemenin yolu ise cennetti. Cennetin güzelliklerinden bahsedilirdi hep. Din olamazdı. Bu konu hakkında internet ortamında birsürü şey okudum, araştırdım, öğrendim ve yıllardır bizden gizlenen gerçekleri gördüm.
Mutluyum
Bu gün allahı kaç kere s krettin?
|