Sevgi ve İman
İnanmıyorum çünkü seviyorum.
Kendimle barışığım. Hayatı ve yaşamayı çok seviyorum. Bu yüzden asla ve asla başımda bir erkek çoban istemiyorum. Caddelerde dilediğimce yürümek, rüzgarı saçlarımda özgürce hissedip mutlu olmak, karşı masada oturan yakışıklının beni beğenen bakışlarından doya doya keyif almak, aşık olmak ve bunu da özgürce yaşamak istiyorum. İnsanlar beni görsünler, varlığımı bilsinler, beni takdir edenler ve beğenenler olsun istiyorum. Kendimi tanıtmak istiyorum,bir kimliğim olsun istiyorum. Kendimi seviyorum ve başkalarının da sevmesini istiyorum. Tüm bu sebeplerden ötürü, bunları yaşayabilmemin önünde koca bir engel olan dinsel tesettüre girmek istemiyorum.
Sevgilimi seviyorum. Onunla yalnız kalmayı da seviyorum. Aşırıya kaçırmadan onu kıskanmayı da seviyorum. Bu yüzden sevdiğim adamı başka kadınlarla paylaşmama göz yuman bir hukuka tahammül edemem.
Özgürce düşünmeyi, laf etmeyi, sorgulamayı,reddetmeyi ve keyfimce kabul etmeyi seviyorum. Aklıma ve kendime güveniyorum. Bu yüzden beni ''adam yerine'' koymayan, şahitliğimi erkeğin yarı değerinde gören, aklımı eksik kabul eden, erkeği başıma imam eden bir zihniyeti kabul edemem.
Ben aşığım. Sevmeyi, sevilmeyi, affetmeyi seviyorum. Ancak kalbimi kazanmaya çalışan, ne olursa olsun beni olduğum gibi kabul eden kişileri sevebilirim. Ama en ufak hatamı bile akıl almaz biçimlerde cezalandıran, tahammülsüz, işkenceci, sadece emir verip hükmetme derdindeki bir Tanrıyı kabul edemem. Çünkü ben duygusalım. Çünkü duygularım var.
Dedim ya aşığım. Aşkımla birlikte olmaktan büyük mutluluk tanımıyorum. Bu yüzden cennet vaatleri tavlamaya yetmez beni. Aşıkları korumayan, sevenlerin birbirine dokunmasına zina deyip taşlayan bir dini kabul edemem ben.
Hayvanları seviyorum. Kedileri, köpekleri, kuşların güzel cıvıltısını seviyorum. Bu yüzden, hayvan kurbanını ibadet kabul eden bir anlayışla barışamam. Benim bir vicdanım var ve vicdanımı da seviyorum ben.
İnsanları seviyorum. Hem de her birini... Hiç tanımadıklarımı bile! Bu yüzden, insana kulluk dışında değer biçemeyen, beğenmediğini de kömürlükte çalı çırpı yakar gibi yakmaya kalkan bir Tanrıyı sevemem ben.
Evet, ben yüreği sevgi dolu biriyim ve tam da bu yüzden Allah'ı sevemiyorum bir türlü. Çünkü cehennemi sevemiyorum, iyilik yapılması için huri vaat edilmesini kabullenemiyorum, tesettürü sevemiyorum. Sevgisizliği, acımasızlığı sevemiyorum. Aşıkların arasına girenleri, hayvanları ritüellerle katleden canileri sevemiyorum.
Ben müslüman değilim. Olabileceğimi de sanmıyorum. Çünkü hayatı ve içindeki herşeyi hala seviyorum. Her zaman sevdim ve biliyorum ki din ile sevgi aynı yürekte fazla kalamaz. ''Aşık-ı sadıklar'' da tarih boyunca islamı, ritüellerini, tanrı anlayışını, şeriatını eleştirmiştir. Onlar bir Rab Tanrı ve kul ilişkisi değil, iki sevgili ilişkisi içindedirler ''Hakk'' ile. Sevginin olduğu yerde din olmaz, olamaz.
|