Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 20-01-2011, 23:30
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart Süreklilik Mi Kopuş Mu?

Ülkemizde siyaset hep sistem içi taraflaşmalara sıkışıyor ve devrimci bir alternatif bir türlü yeterli düzeyde görünürlük kazanamıyor. Bunu aşmanın yolu, sistem içi çatışmadaki tarafların aslında aynı tarafta olduğunu, aralarında bir kopuş değil süreklilik bulunduğunu göstermekten geçiyor. Liberal/Osmanlıcı cephe ile kemalist/cumhuriyetçi cephe arasında sanıldığı ve sunulduğu gibi bir zıtlık mı var yoksa paralellik mi? Osmanlı ile cumhuriyet arasında bir kopuş mu var yoksa süreklilik mi? Bence sosyalistlerin savunması gereken tez, arada bir süreklilik olduğudur. Bunu açık eden bir tartışma yürütülürse düzen içi sahte taraflaşmaların aldatıcılığından kitlelerin bilincini kurtarma olanağı doğabilir.

Kemalist cumhuriyeti nasıl tanımlıyoruz? Tepedenci, despotik, militarist, tek tipçi, dayatmacı, merkezci, devletçi, kontrolcü, insan haklarına ve özgürlüklere saygısız v.s... Peki tüm bu karakteristik başlıklar Osmanlı'nın da en temel özelliklerinden değil mi? Kemalizm kendi ''devrimleri'' ile neyi köklü biçimde değiştirdi 'allah aşkına'? Eskinin devlet-i alasının eski zihniyetle devam edemeyeceği, daha modernize edilmiş bir biçimle, ümmet vurgusu yerine uluslaşma vurgusuyla ayakta kalınabileceği politikası ve bunun ürünü olan -çoğu sadece biçimi hedef alan- değişimler gerçekten de bir kopuşa ya da devrime işaret ediyor mu? Hilafet yerine diyanetin kurulması çok mu büyük bir devrim örneğin? Sultan yerine 'ebedi şef' ve sonrasında da 'milli şefin' geçmesi mi büyük değişim? Özellikle de 'alttakiler', emekçiler açısından bakarsak; ezilmek konusunda, sömürülmek konusunda, farklılıkların tanınmaması konusunda Cumhuriyetin öncesi ve sonrası arasında süreklilik mi var kopuş mu?

Ulusalcısı, darbecisi, muhafazakarı, liberali, Osmanlıcısı, Cumhuriyetçisi... Hepsi aynı gemide değil mi? Kapitalizme, emperyalizme, hakkını arayan emekçilere, aydınlanma devrimi isteyenlere tutumları -küçük nüans farkları dışında- aynı paralelde değil mi? Bugün ülkemizde süren it dalaşı da eskinin milliyetçi faşizminin mi yoksa daha islam vurgulu bir yeni faşizmin mi geleceği konusunda değil mi? TÜSİAD yerine MÜSİAD sömürüde aslan payını almaya başlasa, emekçiler açısından ne değişecektir?

Artık bize zerk edilen yanılsamalardan sıyrılmamız gerekiyor. Kemalistler ile islamcıların çok da farklı olmadıklarını, Osmanlı ile cumhuriyet arasında bir kopuş değil süreklilik olduğunu hatırımızda tutmamız ve ülkeye dayatılan sahte cephelerin aslında aynı cephenin siperleri olduğunu teşhir etmemiz gerekiyor. Zira gerçek bir alternatifin önü ancak bu şekilde açılacak, kitlelerin aldatılması ancak bu şekilde durdurulabilecektir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:01 .