Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Dünya Dinleri

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 06-02-2011, 15:21
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart Gnosis ve Alevilik... Alevilik Nedir?

Erdoğan Çınar adlı bir Alevi var. Onun bir röportajını okumuştum. Çok farklı görüşleri, daha doğrusu beni çok şaşırtan açıklamaları vardı. Alevi bir aileden gelmiyorum. Bu yüzden Aleviliğin ne olduğunu bilmiyordum. Forumlarda bazı Alevilerle konuşarak öğrenmeye çalışmıştım ama anlatılan şeyler hem birbiriyle çelişiyor hem de bir iç tutarlılık sağlayamıyordu. Erdoğan Çınar'ın anlattıkları ise mantıklı bir bütünlük oluşturuyordu. Bunun üzerine onun iddalarını tartışan Alevi forumlarındaki yazışmaları okudum. Bilgili insanlar vardı. Onların anlattıkları da fazlasıyla dikkate değerdi. Sonunda Erdoğan Çınar'ın Alevilikle ilgili üç kitaplık serisini aldım ve bir çırpıda okudum. Daha önceden -tüm bu Alevilik meselesinden bağımsız olarak- hıristiyan gnostisizmiyle ilgili kitaplar okumuştum. Aradaki öğretisel bağlantı gerçekten de çok güçlü ve görmezden gelinemez boyutta. Çınar gnositisizmin öğretsini fazla araştırmadığından olsa gerek bu bağlantıyı fazla vurgulamamış ama tarihsel bağlantıyı vurgulamak gibi başka bir değerli iş yapmış.

Ben de Erdoğan Çınar'ın iddiasını tekrarlıyorum. Günümüz Anadolu Aleviliği, Bizans zamanında Anadolu'da yaşamış olan Pavlikanizmin bir devamıdır. Benim araştırmamdan çıkardığım sonuç da; Pavlikanların -yine Anadolu'da bulunan- Marcionizmin bir devamı olduğu yönünde. Marcionizm de Suriye-Filistin kökenli M.S. birinci yy.'da ortaya çıkan gnostik tarikatların bir devamı. Hıristiyan gnostisizmi özellikle üç ana koldan gelişmiş. Biri, tevratı ve musevi kökeni kabul eden Ebionitlerden oluşuyor; diğeri, tevratı ve musevi kökeni kabul eden ama artık bu kökün bırakılması/aşılması gerektiğini iddia eden Pavlusçulardan oluşuyor; sonuncusu da, tevratı ve musevi kökeni kabul etmeyen, hatta tevratın tanrısı olan Yahova'yı demiurg(sahte tanrı) kabul eden Simon Magus taraftarlarından oluşuyor. Marcion Simoncu gelenekten geliyor ama Pavlus'a da atıflar yapıp saygı gösteriyor. Nitekim aynı tutum Pavlikanlarda da var. Pavlikanizm Aleviliğin de merkezlerinden olan yörelerde merkezleniyor. Tunceli, Malatya, Elazığ, Sivas, Erzincan yöresinde. Bizans'ın doğu sınırında. Bizans'ın ortodoks hıristiyan despotizminin sürekli saldırı ve katliamlarına uğruyorlar. Bu yüzden yer yer takiye de yapıyorlar. Hakiki hıristiyanların kendileri olduğunu iddia ediyorlar. Erdoğan Çınar, bu iddianın ortodoks hıristiyanlığın baskısı yüzünden yapılmış bir takiye olduğunu belirterek Aleviler'in sonradan 'islamın özü biziz' demelerine benzetiyor. Bunu muhtemelen Alevi toplumundaki islama olduğu kadar hıristiyanlığa da mesafeli duran anlayışın etkisinde kaldığı için yapıyor. Oysa Pavlikanların ve genel olarak gnostiklerin 'hakiki hıristiyanlar bizleriz' derken söyledikleri doğrudur. Zira hıristiyanlık kuruluşu itibariyle gnostik bir dindir.

Biraz gnostisizmden bahsedelim. Bunu anlatınca Alevilikle aradaki bağı Aleviler de daha iyi anlayacaktır. Benim iddiam odur ki, gnostisizmi doğru düzgün anlatan bir kaynakla karşılaştıklarında Alevilikle aradaki bağı inkar edecek bir Alevi bulunamayacaktır. Gnostisizm, 'Gnosis' kelimesinden gelir. Gnosis, sezgi ve tefekkürle ulaşılabilen Tanrı bilgisi anlamına gelmektedir. Alevilikteki sırra verilen isim gibi düşünülebilir. Gnostisizm bir gizem inanışıdır. Sır(Gnosis) herkese açık değildir. Belli bir inisiyasyon silsilesinden geçenlere(seyr-i süluk) verilir. Herkes kabının yettiği kadarını alır. Gnosis verilmez, anlatılamaz; çeşitli hikayeler ve alegorilerle belli edilir, aday(talip) onu kendisi kavramalıdır. Gnositisizmde dört basamaklı bir yapı söz konusudur(Dört Kapı). İlk kapıda 'hylic'(kendini bedenle özdeşleştirenler); ikinci kapıda 'psişik'(nefsini terbiye etme yolundakiler); üçüncü kapıda 'pneumatic'(kendinin beden değil ruh(saf bilinç) olduğunu idrak edenler); dördüncü kapıda ise 'gnostik'(sırra vakıf olup kendinin Tanrı olduğunu anlayanlar(En el Hak), Tanrıda eriyip gidenler(Fenafillah)) bulunur. Gnositisizme göre herşey birdir. Tanrı ve evren ayrımı yoktur; evren Tanrıda Tanrı da evrendedir. Her insan Tanrısal özü taşır. Aslolan insanın olgunlaşarak kendini bedenle/nefsle özdeşleştirmeyi bırakması ve inisiyasyon sürecinde yetkinleşip(kamil insan olup) kendisinin Tanrı, Tanrının Sözü, Tanrının Oğlu v.s. olduğunu fark etmesidir(Gnostiklere göre İsa da bunu anlatan bir gnostik öğretmendir). Bunu fark edip gnosise erenler gerçek yaşama kavuşur ve ölmezler. Çünkü onlar yaşarken ölmüşlerdir ve Tanrıda(kutsal ruhta) doğmuşlardır. Bedenleri öldüğünde onlar çıktıkları ana kaynağa geri döner ve Tanrıyla birleşirler(Hakka yürürler). Gnosise eremeyenler ise dünya hapishanesine geri dönerler ve bu geliş-gidiş döngüsü gnostik seviyeye gelinceye dek sürer(Devriye ve dondan dona giriş). Keza gnostisizmde de tıpkı Alevilikteki gibi evrenin oluşumu bir südur süreci olarak açıklanır ve insanın oluşumu da cansız maddeden nebata, nebattan hayvana, hayvandan insana, insandan da Tanrıya geri dönen bir tekamül süreci olarak ortaya konur.

Nasıl? Arada benzerlik var mı? Bence inkar edilemeyecek denli benzerlik var. Gnostikler kendi Tanrısal özlerinin farkında olmayan insanları(hylicleri) biri ikiye düşürmüş kimseler olarak görürler. Amaçlanan, ikiliği aşıp Tanrısal birliğin bilincine geri dönerek kurtulmaktır. Çünkü onlara göre herşey birdir ve baktıkları her yerde sadece Tanrısal hakikati görürler. Tüm insanlar Tanrısal birliğin parçası oldukları için tüm insanların birliğini, milliyet ya da cinsiyet ayrımı yapmamayı, mülkiyeti de ortaklaşa kullanmayı savunurlar. Aslında gnostiklerin, düşmanlarınca maruz kaldıkları iftiralar bile Alevilerin maruz kaldıklarının aynıdır. Onlar için de kendi mekanlarında yaşa, cinsiyete ve akrabalığa aldırmadan toplu cinsel ilişki ayinleri gerçekleştirdikleri yönünde iftiralar atılmıştır.

Gnostisizme göre Tanrı başlangıçta -yani henüz ortada evren yokken- kendiyle başbaşadır. Tanrı saf bilinçtir. Bilinç, farkındalık demektir. Fakat farkındalık, henüz ortada farkına varılacak birşey(evren) yoksa kendi karanlığıyla başbaşa demektir. Paradoksal biçimde, Tanrının ilk durumu bilinçsiz bir bilinç durumudur. Gnostikler bunu 'mutlak gnosis', 'tanımlanamayan gizem', 'aydınlık gece', 'derin uyku' v.b. adlarla anarlar. Gizeme cinsiyet atfedilmesi elbette olanaksızdır ama gizemi tanımlamak için bazı gnostikler Baba lafını da kullanmışlardır(İncil'de İsa'nın Babasını hatırlayınız). Daha sonra gizem kendine bakmış ve kendi hakkında düşünmüş, kendinin bir imgesini tasarlamıştır(ilk düşünce). Gizem kendini bir kadın olarak düşünür(Sophia). Fakat bir kez gizemden ayrı bir imgelem ortaya çıktıktan sonra bir silsilenin fitili ateşlenmiştir ve gizemin elinde olmadan nefs de ortaya çıkar(Yaldaboth/Abraxas/Yahova). Evren, Yahovanın ortaya çıkardığı bir yapıdır. Artık Yahova ve onun evreni ile, bunu farketmek üzerinden kendinin bilincine varan gizem(Sophia/Kutsal Ruh) vardır. Kutsal ruhtan bazı damlalar evrene dökülür, Yahova bunları çalarak insanı yaratır. Evreni ve insanı yaratan tevratın tanrısı Yahovadır. Yahova Sophia'yı da, onun ilk hali olan Gizem'i de bilmemektedir. Kendini tek tanrı sanmaktadır. Bu yüzden ona 'kör tanrı', 'cahil tanrı', 'sahte tanrı' gibi adlar verilir. ''Benden başka tanrın olmayacak'' türünden istekleri bunun bir göstergesi olarak görülür. İnsan, Yahovanın yarattığı dünyada tekamülle ortaya çıkmıştır, bu yüzden onun yaratımından Yahova sorumludur. Tevrat'ta 'yılan suretindeki Şeytan' olarak anlatılan gerçek Tanrı Sophia'nın elçisidir. İnsana kendi ruhsal özünü öğretir. Adem ve Havva ile sembollenen insan ilişkiye girer, bu bir ayinsel seremonidir. Bu ilişkiyle gnosisi fark ederler ve Yahovaya baş kaldırırlar. Orta Çağın Katharları, Patarenileri, Bogomilleri de gnostiktir. Gnostik gruplar bu görüşleri yüzünden Şeytana tapmakla suçlanmış ve çok ağır cezalandırılarak yok edilmişlerdir. Tarihin ilk, gerçek ve geleneksel satanistleri olduğu söylenebilir. Ki kilisenin iddası bu olmuştur. Benim görüşüm, büyük ihtimalle masonluk da gnostik bir tarikattır ve gönye ile pergelin ortasında ünlü G harfi, Gnosisin G'sidir.

Tüm bu sembolik hikayelerle anlatılan şey, Tanrının mutlak Gizem olduğu, evrenin oluşumundan sorumlu olmadığı, bu yüzden dünyadaki kötülüklerden sorumlu olmadığı, insanın gizemle aynı kökten olduğu, yapılması gerekenin dünyasal yanılsamayı bırakıp gizemi fark ederek dünyadan kurtulmak ve gizemle tekrar birleşmek olduğudur. Buna göre Gizem bir rüya görür, tıpkı gece bizlerin gördüğü rüyaları ayarlayamamaız gibi o da gördüğü evren rüyasını kendi tasarlamamıştır, kendini dünyada pek çok insan olarak her birimizde görür. Tıpkı bizlerin ördüğümüz kabuslarda kendimizi o sırada gördüğümüz kişi sanıp kan ter içinde kalmamız gibi, Gizem de kendini insan sanarak dünyanın tokadını yer durur. Nasıl ki biz henüz rüyadayken bunun bir rüya olduğunu, bizim o rüyadaki bir karakter değil o rüyayı gören esas zihin olduğumuzu fark etmemiz artık kabusumuzdan korkmamamızı getirecekse; Gizem de dünyada insanın gnosisi anlamasıyla içine düştüğü ve hapis kaldığı bu evrenden çıkacak ve kendine uyanacaktır.

Her neyse esas konuya geri dönelim. Gnositisizm hakkında yeterince bilgi verdiğimi ve Alevilikle bağlantılarının altını da yeterince çizdiğimi düşünüyorum. Erdoğan Çınar'ın katkısı ise buradan sonra devreye giriyor. Şöyle ki; Gnostik Pavlikanlar ile Aleviler hemen hemen aynı coğrafyalarda birbirinin ardılı olarak ortaya çıkıyorlar. Pavlikanlar Bizansın yıkılıp Türklerin egemen olmasıyla birlikte o coğrafyada birden ortadan kalkıyor ve yine aynı coğrafyada birden bire aynı öğretiyi taşıyan Aleviler ortaya çıkıyor. Tesadüf mü? Pavlikanlar buhar olup yerlerine Aleviler gökten zembille indi mi yoksa Pavlikanlar Alevilere mi dönüştü? İslam egemenliğiyle birlikte gnostisizm zahir(egzoterik/dış) kısmını değiştirip islamileştirdi ama bu inançta aslolan batın(ezoterik/iç) kısımdır ve o aynı kaldı.

Konu Jolly Jocker tarafından (06-02-2011 Saat 15:36 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilik Nedir? benkimim Alevilik 370 14-07-2013 19:16
Alevilik Nedir? Jolly Jocker Alevilik 13 25-10-2010 00:17
Alevilik Gerçeği mitch İslam 7 19-11-2009 18:36
Alevilik Ve Toplumsallaşma tanselsemir İslam 1 24-10-2007 00:24

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:06 .