Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 23-03-2011, 15:09
Firestorm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Firestorm Firestorm isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Dec 2010
Mesajlar: 2.384
Standart Tüsiad'ın Anayasa taslağı

Her ne kadar sert bir şekilde eleştirilsede çok güzel bir taslak oldugunu düşünüyorum Türkiye'yi bir çok alanda ileriye taşıyıcak bir anayasa cıkar bence bu taslaktan..





TÜSİAD’ın anayasa çalışmasında öne çıkan bazı önemli başlıklar:

Vatandaşlık tanımında Türklük kavramı yer alması
Yeni anayasa devlet odaklı değil birey ve insan odaklı bir felsefeyle kaleme alınmalıdır.
Yeni anayasa milliyetçiliğe yer vermemeli çoğulcu bir felsefeye sahip olmalı ve farklı kimliklere hak temelli yaklaşmalıdır. Vatandaşlık tanımlamasında Türklük kavramına yer verilmeden vatandaşlık bağı devletle birey arasındaki anayasal bir ilişki olarak tanımlanmalıdır.

Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlansın
Yüksek komuta kademesinde atamalar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin göstereceği belli sayıda aday arasından sivil otorite tarafından gerçekleştirilmelidir. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalıdır.
Milli Güvenlik Kurulu anayasal bir kurum olmaktan çıkarılmalı,
yeniden yapılandırılmalı, üye kompozisyonu değiştirilmeli ve görev alanı net çizgilerle belirlenmelidir.

Parlamenter sistem benimsenmeli
Yeni anayasada parlamenter sistem benimsenmelidir. Cumhurbaşkanı bugün parlamenter sistemin özelliklerine uygun olmayan bir biçimde geniş yetkilere sahiptir. Bu yetkiler sınırlandırılmalıdır.
Cumhurbaşkanının rolünün parlamenter sisteme uyarlanması çerçevesinde Devlet Denetleme Kurulu kaldırılmalıdır.

Ana dilde eğitim için tedbir alınmalı
Anadilde eğitim ve anadilin öğrenimi konularında adım atılması için gerekli toplumsal ve pedagojik (öğretmen yetiştirilmesi, müfredat hazırlanması...) altyapının oluşturulmasına ilişkin tedbirler alınmalıdır.

Başörtülü milletvekili olabilir
Yeni anayasa başörtüsü ile ilgili görüş ayrılıklarının çözüme kavuşturulmasında bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Üniversite öğrencilerinin, milletvekillerinin, öğretim üyelerinin ve belli kurallar dahilinde, kamu görevlilerinin başörtüsü kullanmalarına engel bir gerekçe bulunmamaktadır.
Bununla birlikte hakim, polis, savcı, asker gibi devletin egemenlik yetkisini doğrudan kullanan ve tarafsızlığın öne çıktığı meslekleri icra eden kamu görevlilerinin, çocukların etkiye açık olmaları nedeniyle okul öncesi eğitim, ilk ve orta öğretimde görev yapan eğitimcilerin, reşit olmamaları sebebiyle üniversite öncesi eğitim alan öğrencilerin din veya inancı belli eden simgeler taşıması uygun değildir.

Anayasa yapımı süreci için üç öneri

Anayasa Meclisi kurulması
Yalnızca yeni anayasanın taslak metnine odaklanacak, burada çalışacak kişilerin seçimle geldiği bir yapı. Bu organın hazırlayacağı taslak metin olağan yasama aşamalarından geçerek kabul veya reddedilecek. Yürürlüğe girmesi için referanduma gidilecek.

Mevcut yöntemlerle yapılması
Mevcut anayasal yöntemlerle yapılır. Ancak daha düşük bir ülke barajı hatta bir defaya mahsus barajsız seçim yapılarak temsil gücü yükseltilir.

Kurucu Meclis
Olağan yasama meclisinden bağımsız temsil kabiliyeti yüksek bir kurucu meclis kurulmalıdır. 100 veya 150 kişilik kurucu meclis doğrudan halk tarafından hiçbir baraj içermeksizin nispi temsil sistemi ile yapılacak bir seçimle belirlenmelidir. Seçim her bir siyasi partinin ülke çapında aldığı oy oranında temsilci bulundurması esasına dayanmalıdır. Kurucu meclis iki yılda Anayasayı tamamlamalıdır. Yeni anayasa kurucu mecliste üçte iki oranında kabul edilmelidir. Anayasa meclisinin demokratik meşruiyeti olduğundan bu Meclis’te kabul edilen anayasa metninin yeniden olağan yasama meclisi tarafından kabulune gerek yoktur.


Başörtülü vekil olur
Nüfus kâğıdında din hanesi bulunmasın
Nüfus kâğıtlarında din hanesi bulunmamalıdır. Bunun uygulamada gerçekleşmesi için Anayasa’daki mevcut hükmün doğru olarak yorumlanması yeterli olduğu halde, yasama ve yargı organları tarafından bu şekilde yorumlanmamaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığına ve yapısına ilişkin görüşler farklılık göstermekle birlikte, katılımcıların tamamı Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mevcut konumunu, laiklik ilkesine ve din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bulmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde temsil edilmek istemeyen inanç gruplarının da paralel kuruluşlar kurmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin ilköğretim okullarında zorunlu ders olarak yer alması hükmü yeni anayasada yer almamalıdır.

Atatürkçülüğe ideolojik anlam yüklenmemeli
Yeni anayasanın başlangıç metninde Atatürk’ün şahsiyetine ve tarihi rolüne saygı ve şükran içeren bir ifadeyle yetinilmeli ve Atatürkçülüğe ideolojik ve hukuki anlamlar yükleyen referanslardan kaçınılmalıdır.

Bölgesel idare
Yerel yönetim reformu kapsamında yerel birimler nüfusun sosyolojisi ve coğrafi dağılımı göz önünde bulundurularak birkaç ilin birleşmesinden meydana gelecek bölgeler şeklinde düzenlenebilir.
Bölgelerin gelirleri kısmen merkezi bütçeden ayrılacak fonlarla kısmen de söz konusu bölgenin vergilendirilmesiyle elde edilecek gelirlerden karşılanabilir. Sağlık, eğitim, bayındırlık, kültür gibi bir çok hizmet uluslar arası örneklerden hareketle belirli ölçülerde bölge idaresine bırakılabilir.
Demokrasinin yerel düzeyde güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu yaklaşım, yerel yönetimlerin etkinlik ve verimliliğini artıracağı gibi, özellikle Güneydoğu’ya hakim olan Kürt sorununun ve diğer kimlik sorunlarının çözümüne katkı sağlayabilecektir. Yerelleşmenin artırılması koşuluyla üniter yapının güncel ihtiyaçlara cevap verebilmesi mümkün olsa da üniter devlet ilkesinin esnetilmesi ile ortaya çıkan bölgeli devlet yapısı da tartışılabilir.
Ulus kavramı hukuki nitelik taşımadığından, Anayasa’da “Türk Milleti” veya milliyetçiliğe atıf yapan ifadeler ve etnik çağrışımı olan vurgular yer almamalıdır.


‘Cumhuriyet dışında değiştirilemez madde olmasına kesinlikle karşıyız’
TÜSİAD’ın yeni anayasa çalışmasını gerçekleştiren akademisyen ve kanaat önderleri arasında yer alan Prof. Dr. Ergun Özbudun, cumhuriyet geleneğinin bir devamı olarak, 1924 ve 1961 Anayasalarındaki gibi devlet şekli olarak cumhuriyetin değişmezliği dışında bir değiştirilemez madde olmasına karşı olduklarını söyledi. Özbudun, “Temelinde şu tespit yatıyor; Hiçbir kuşak, hiçbir neslin gelecek kuşakları ebediyen bağlama konusunda ne ahlaki bir hakkı vardır, ne hukuki ne siyasi hakkı vardır” dedi.
Özbudun, çalışmada din ve vicdan hürriyeti konusuna değinirken, temel hareket noktalarının Türkiye’de laikliğin evrensel anlamına uygun biçimde tanımlanması olduğunu dile getirerek, “Evrensel anlamda laikliğin demokrasinin olmazsa olmaz şartı olduğu konusunda kimsenin kuşkusu yoktur, bizim de elbette yoktur” dedi.
Soruları da yanıtlayan Özbudun, tutukluluk konusunda azami bir sınır konulmasının yararlı olduğunun ve Anayasa’da tutukluluk nedenlerinin belirlendiğinin altını çizerek, “Maalesef yargımız, tutukluluğu esas, tutuksuzluğu istisna kabul eden bir anlayış içinde. Burada kanundan ve Anayasa’dan değil, yargının tutumundan kaynaklanan bir problemle karşı karşıyayız. Kanunen burada bir düzenleme yapılmalı” dedi. Özbudun, değiştirilemez maddelere ilişkin bir soru üzerine, şunları söyledi:

Başkanlık rejimi
“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda bugün mevcut olan değiştirilemez maddeler, 2. ve 3. maddeler zaten bundan evvelki anayasalarımızda da mevcut olmayan, üstelik de değişik yorumlara fevkalade açık hükümlerdir. Bunların değiştirilemez hükümler olarak muhafazası kanaatimce çok sakıncalıdır.”
Prof. Dr. Turgut Tarhanlı da, çalışma heyetinin, parlamenter rejimin yeni anayasaya da hakim olması gereken temel bir ilke olduğunu görüşünü dile getirerek, “Başkanlık rejiminin, Türkiye demokrasisini geliştirme yönünde bir ileri adım olmayacağı kanaatindeyiz. Bu konuda heyetimizde görüş birliği yer aldı ve raporda mevcut” dedi.



Anayasa taslağını hazırlayan ekibin başındaydı
TÜSİAD’ın 12 Eylül 2010 tarihli Anayasa Referandumu ardından başlattığı ve akademisyenler ile kanaat önderlerinin katıldığı “Yeni Anayasa Yuvarlak Masa Toplantıları Dizisi”nin sonuçlarını Prof. Dr. Ergun Özbudun ve Prof. Dr. Turgut Tarhanlı açıkladı. 1937’de Ankara’da doğan Prof. Dr. Ergun Özbudun lisans ve doktorasını Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Şu anda Bilkent Üniversitesi Öğretim üyesi olan Budun, Ak Parti’nin sivil anayasa ismini verdiği anayasa taslağını hazırlayan akademisyenlerin başkanı oldu. TÜSİAD’ın yeni anayasa taslağını hazırlayan heyette yer alan Prof. Dr. Turgut Tarhanlı ise 1956 İstanbul doğumlu. Tarhanlı, çalışmalarını özel olarak uluslararası insan hakları hukuku, barış ve güvenlik hukuku alanlarında sürdürüyor.



‘Değişiklik yapıldı ama baskıcı ruhu değişmedi’
TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, ifade özgürlüğü, adil yargılama, kuvvetler ayrılığıyla ilgili birçok temel demokratik kavramın uygulanmasında bugün ciddi yetersizliklerle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Siyasetin kendi yapısıyla ilgili reformların yapılamadığını söyleyen Erkut Yücaoğlu, şunları kaydetti:
“Yani seçim sistemi, temsili adaleti sağlayacak şekilde değiştirilemedi. Yüksek baraj seçmenin iradesini parlamentoya yansımasını engelliyor. İller arasındaki sandalye dağılımı da temsili adaleti zedeliyor. Bir de çok büyük olarak tarif edilen seçim bölgelerinden dolayı seçmen ile seçilen arasındaki bağ... En güzel örnek İstanbul. Oyunuzu verdikten sonra siz, sizi kimin temsil ederek parlamentoya gittiğini bilmiyorsunuz. Böyle demokrasi olmaz. Böyle temel konularda adımlar atmamız lazım.”Diğer bir konunun da Siyasi Partiler Yasası olduğunu söyleyen Yücaoğlu, parti içi demokrasinin güçlenmesi ve dokunulmazlıkların kaldırılması konusunu anımsattı.
Yücaoğlu, “Maalesef bu konularda parlamentomuzun itibarını çok ciddi şekilde artıracak olan bu uygulamalara siyasilerimiz bir türlü yanaşmadılar” dedi. İfade özgürlüğü, adil yargılama, kuvvetler ayrılığıyla ilgili birçok temel demokratik kavramın uygulanmasında da bugün ciddi yetersizliklerle karşı karşıya olunduğunu belirten Yücaoğlu, bunları Türkiye’nin bir an evvel ele alması gerektiğini vurguladı.
Anayasa’da birçok değişiklik yapıldığını anımsatan Yücaoğlu, “Fakat Anayasa’nın baskıcı ruhu değiştirilemedi” dedi.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:25 .