TD köşe yazısı:
Allahsızlık Ahlâksızlık mıdır? - ateizm ve ahlâk ilişkisi üzerine
dinelestirisi.com
"Din, insan haysiyetine bir hakarettir.
Din olsa da olmasa da iyi insanlar iyi şeyler, kötü insanlar kötü şeyler yapar.
Ama iyi insanların kötü şeyler yapabilmesi için din gereklidir."(1)
Steven Weinberg
Düşünen, sorgulayan, şüphe duyan kimseler için bile, dinlerden zihinsel olarak kurtulma sürecinde en önemli engellerden biri, bilincimize işlenmiş şu dogma olsa gerek:
- "Tanrı şayet yoksa, bu, insanlar için hiçbir bağlayıcı etik kuralın da olmadığı anlamına gelir. Tanrı olmadan iyilik, adalet, hak, hukuk, ahlâk gibi kavramlarımızı hiçbir sağlam temele dayandıramayız, istisnasız herşey serbest olur. Bu yüzden Tanrı mutlaka olmalıdır."
Bu yazıda buna benzer düşüncelerin içerdiği bazı yanlış varsayımları özetlemeyi deneyeceğim. Özellikle göstermeye çalışacağım husus ise şu olacak: Nasıl bir ahlâk ve adalet anlayışı benimsiyor olursak olalım -şayet ‘ahlâk', ‘adalet', ‘hak', ‘hukuk' gibi kavramların
herhangi bir özgün anlamı olacaksa- bu anlayışımızı tanrı iradesi üzerinden temellendirmek (tanrının varlığını
kabul etsek bile) zaten teorik olarak imkânsız.
(Yazının sadece ‘ana-bölümünü' okumak isteyenler, doğrudan 5. altbaşlığa da zıplayabilirler.)
1. Ahlâk/adalet ve tanrı kavramlarının genel çerçevesi
2. Tanrı fikrinin ahlâk için gerekli olması, tanrının varlığını kanıtlayabilir mi?
3. Ateistler ahlâksız mıdır?
4. Ateizmin öngördüğü bir normatif ahlâk felsefesi var mıdır?
5. Ahlâk anlayışımız, tanrı iradesi üzerinden neden temellendirilemez? – Euthyphro'nun ikilemi
6. Ahlâkı tanrı iradesi ile ilişkilendirmenin zararlı sonuçları
7. Sonuç
dipnotlar