Atatürkçülük Anketi
Sizler için özenle hazırladığım aşağıdaki ankete katılabilirsiniz. Anketteki numaralandırılmış ifadeleri kendi fikirleriniz doğruldutusunda; ''Katılmıyorum'', ''Kısmen Katılıyorum'' ve ''Katılıyorum'' yanıtlarıyla değerlendiriniz. Katıldığınız ifadeler sizdeki kemalizmin birer göstergesidir. Bu anketin şıklarında Atatürkçülük denen akımın temel karakteristikleri özet halindeki ifadelerde sıralanmıştır. Siz de, içinizde bir nebze de olsa Atatürkçülük varsa onu tespit edip mücadele edebilirsiniz. Unutulmamalıdır ki tedavi için önce teşhis gerekir. O halde artık anketimizi görelim.
Atatürkçü Düşünce Anketi
Aşağıda numaralandırılmış ifadeleri cevaplandırınız;
1- Laiklik, din devlet işlerine karışmazken, devletin dini zapturapt altına almasına denir. Dinin devlet gözetimine alınması için başka inanç ve düşünce sahibi bireylerden de vergi alınmasında bir sorun yoktur. Dinlere karşı tarafsız tutum takınmak yerine, egemen dini devletleştirerek onun ''çağdaş'' bir yorumunu tüm topluma dayatmak da laiklik olarak görülebilir.
2- Devlet halkın hizmetinde değil, halk devletin hizmetinde olmalıdır. Liderlerin otoritesine biat edilmelidir. Neyin aydınlanma çerçevesinde değerlendirilebileceğine lider karar verir ve aydın bir elit grubu tüm toplumu yönlendirmekte serbest olmalıdır. Halk, başıboş bırakılmaya gelmez. Halkın içinden, tabandan başlayan bir mücadeleyi hedeflemek de fazlasıyla ütopiktir. Tek çözüm, gerektiğinde despotik yollar da kullanarak belli bir elitin toplumu dönüştürmesidir. Devlet, yol göstericidir, toplumun beynidir.
3- Feodal dönemden kalan ulusal sorunları, diğer ulusları bir şekilde yok ederek ve asimile ederek çözmekte bir sakınca yoktur. Tek dile sahip olmak ve tek bir millet olmak şarttır. Unutulmamalıdır ki herşey vatan içindir. Vatan söz konusu olduğunda, insan hakları dahil başka hiçbir şeyin önemi kalmaz.
4- Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda dünyada demokrasi kavramı bilinmemekteydi. İnsan hakları da bilinmiyordu. Sınıf mücadelesi ve emeğin hakları da bilinmeyen şeylerdi. Zaten o yıllarda Anadolu toprakları baştan başa köydü. Ama bunlar da oldukça farklı köylerdi. Sınıf ayrımları bulunmuyordu. Kaynaşmış meslekler bulunuyordu. Bu yüzden, cumhuriyeti kuran kadro, yapabileceğinin en iyisini yapmıştır. Daha iyisi olamazdı.
5- Türkiye'de işsizlik, uzun çalışma süreleri, çalışanların haklarındaki gerilik, söz ve ifade hürriyetindeki eksiklikler, askeri-bürokratik aygıt, kontrgerilla yapıları, insan hakları ihlalleri v.s.'nin fazla bir önemi yoktur. Vardır ama talidir. Asıl önemli olan irtica tehlikesidir. Laiklik güvenceye alınmadan başka hiçbir şey yapılamaz. Herşeyin sırası vardır. Laikliği güvenceye almak da en başta ordunun görevidir. Ordu, laik cumhuriyetin ve devletin bekası için toplumun üzerinde sürekli bir kontrol mekanizması kurmakla ve gerektiğinde müdahale etmekle görevlidir. Ordunun emperyalizmle ve sermaye düzeniyle olan bağları, geçmişte yaptığı gerici darbeler v.s. yüzünden suçlanmasının yeri ve zamanı değildir. Laikliğin büyük kalelerinden biri olduğu için ordunun savunulması gerekir. Ama Kürt bölücülüğüne karşı din birliği bir ilaç olacaksa bu da sonuna dek desteklenmelidir. Bunun irtica tehlikesini güçlendirme olasılığı ise fazla önemli değildir. Mesele vatansa gerisi teferruattır.
6- Halkı kendi haline bırakırsan ya şeriatı ya komünizmi getirmeye kalkar. Halk ya din sömürüsü ya da yoksulluk edebiyatı yapanların peşine takılır. Halkın bunlara kanmaması için elit kesimlerin ve ordu başta olmak üzere bir takım kurumların her daim tetikte olması gerekir. Cumhuriyet, laiklik ve demokrasi halka bırakılmayacak kadar değerlidir. Bu yüzden vesayet düzeni bir gerekliliktir.
7- Ordunun disiplini devlet ve toplum hayatında da egemen olmalı, milliyetçilik ve üstlere itaat bir erdem olarak yüceltilmelidir. Devletle o ya da bu nedenle ters düşen görüşlere kendini ifade hakkı verilemez. Aksi halde komünizm, dincilik ve bölücülük gibi akımlar güçlenebilir. Devletimiz her tür isyankar talebi gücünü göstererek bastırmakla mükelleftir. Bu uğurda yapılan insanlık dışı uygulamalar tali önemdedir.
8- Mustafa Kemal Atatürk bir dahidir, eşsiz bir adamdır, onun gibisi bir daha gelmez. Bu topraklarda güzel olan herşey onunla mümkün olmuştur, bütün olumsuzluklar da ondan sonrakilerin onu anlamaması sebebiyledir. Atatürk'ün ilkeleri ve sözleri milletimiz için birer ışıktır. Onun yolundan ayrılmak, kişinin vatan sevgisinden şüphe etmeyi gerektirir.
9- Aslında bütün dünya halkları ve devletleri Türklerden nefret etmektedirler. Çünkü hepsi içten içe Türklerin ne kadar asil ve yüce bir millet olduğunu bilmektedirler. Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur. Ulus devletimizin bekası herşeyden önemlidir. Onun bekasını sağlamak için soy kırımlardan darbelere dek çok çeşitli şeyler yapılmış olabilir. Bunlar, son tahlilde, öyle gerektiği için yapılmıştır. Türk olmayan ya da daha doğrusu, kendini Türk olarak tanımlamayanlar iç tehdittir.
10- Cumhuriyetin kuruluşuna yönelik tüm bilgi Nutuk'ta bulunabilir. Nutuk, tümüyle objektif ve bilimsel bir kitaptır. Orada yazan herşey kesinlikle doğrudur.
11- Yabancı ve uluslarası sermaye halkları sömürürken, milli sermayemiz saflığını korumuş ve her zaman için millet sevgisiyle hareket etmiştir. İşçiler ve patronlar aynı gemidedir. Bunun aksini iddia ederek toplumu sınıflara bölenler, ülkemizin altına dinamit koymuş olur. Anarşizm, sosyalizm v.b. akımlar dış mihrakların milletimizin birlik ve beraberliğini sarsmak için kullandığı bölücü ve hain akımlardır.
12- Türkiye çok partili hayata çok erken geçmiştir. Çok daha uzun bir süre tek parti yönetimi olmalıydı. Toplumun çoğunluğu bizim gibi düşünene dek askeri bir diktatörlük ya da tek partili bir despotik rejim kurmak hakkımızdır.
13- Modernleşme en başta giyim kuşamla başlar. Ağalara vekillik verilmesi, feodalitenin tasfiye edilmemesi v.b. şeylerin ise fazla önemi yoktur. Önemli olan dünyaya kendimizi nasıl gösterdiğimizdir.
14- Gayrı müslimler başta olmak üzere, dış güçlerin iç işlerimize karışmak için mazeret olarak kullandığı her kesim ülkemizden temizlenmelidir ki devletimiz güvende olsun. Buna çeşitli gerekçelerle karşı çıkanlar, dış güçlerin işbirlikçisidir. Alevilerin de islam dışı görülmesi, milletimizin birliğini bozmaya yönelik bölücü ve dış güçlerin oyunu olan bir görüşü yansıtır. Bu yüzden, Diyanet İşleri başta olmak üzere pek çok kurum eliyle islam tekleştirilme yoluna gidilmiş, bu dorultuda Alevi ibadethaneleri yasaklanmış ve cem ayinleri de kovuşturmaya tabi tutulmuştur. Bunda bir sorun yoktur, çünkü aleviliğin asimile edildiği şey 'gerici' bir sünnilik değil 'çağdaş' bir Türk sünniliğidir. Hıristiyanlar ise ulus devletin bekası için temizlenmiştir. Laiklik gereği her bireyin inanç özgürlüğü vardır ama sünni müslümanlığın dışına çıkanlar dış güçlerin kullanımına açık hale gelerek devletimiz için tehdit oluşturabilirler.
15- Benden farklı düşünen, Atatürk'ü ve devleti benim sevdiğim kadar sevmeyen herkes büyük bir yanılgı içindedir. İşbirlikçi, Türk düşmanı, bölücü, anarşist, şeriatçı ya da hain olması büyük olasılıktır. Bu yüzden böylelerine hakaret etmek, haklarını kısıtlamak ve hatta şiddet uygulamakta herhangi bir sorun yoktur.
16- Ordunun, devleti ve cumhuriyetin temel niteliklerini muhafaza edebilmek için gerekirse toplumu dev bir kışla haline getirmeye, kontrgerilla örgütleri kurmaya, aydın ve öğrencileri suikastlerle öldürmeye, faili meçhul kalan ölümlere sebep olmaya, işkencehaneler kurmaya, darbeler yapmaya hakkı vardır.
17- Düşüncelere olan saygı en başta sembollerine saygı duymakla başlar. Bu yüzden Atatürk resimleri, heykelleri ve Anıtkabir büyük bir saygıyı hak eden, milletimiz için adeta kutsal olan yapılardır. Bugün heykeline önem vermeyen, yarın da düşüncelerine uymaz. Atatürk, hitabesinde gençlere çeşitli vazifeler sıralamıştır. Gençlerin bu vazifelere dört elle sarılması ve Atatürkçü çizgideki devlet büyüklerinin sıralayacağı yeni vazifelerin erleri olması vatanseverliğin açık bir göstergesi olacak ve ülkemizi yükseltecektir.
18- Düşünmemize fazla gerek yoktur. Zaten bir deha olan Atatürk, en temel şeyleri bizim yerimize düşünmüş ve en doğru kararı vermiştir. Bize düşen, onun gösterdiği yolda ilerlemek ve onun çizdiği sınırları aşmamak kaydıyla düşünmektir.
Konu Jolly Jocker tarafından (05-05-2011 Saat 22:10 ) değiştirilmiştir.
|